Page 485 - e mushaf TR pdf
P. 485
481
Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 Ama olur da,
ءزجلا 41-Fussilet Süresi / Yaprak 01A Cüz 25 Süre 41 Sayfa 481 müminlerin dediği gibi,
Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 Rabbimin huzuruna
götürülecek olsam bile,
O’nun yanında en güzel
ِ
ne varsa o da benim
و و
ع
﴾٢٥﴿ 481 ﴾٤١﴿ تَلصف ةروس ﴾٤١﴿ olur, hiç tereddüdünüz
ن
َ و
olmasın!” der.
ذ Biz elbette o
kâfirlere, dünyada
ف
ة
اةه م ام ل ا ك ة فن م تار جر ــ فخ ـــ ةتاةمةو ة ـــ ةع اس مل ـ ع حدر ة ي yapmış oldukları her
م ــ فن ةث ــ ةم ـــ
لا ــ في ـ ي ه ـ
لا ـ ح
ة
ة
Fussilet /47 – ۜ şeyi tek tek bildireceğiz
Kıyamet vaktini bilmek ve onlara şiddetli bir
O’na aittir. ة azap tattıracağız.”
ة
ح ي
O’nun bilgisi ve ي ـ ه ــــ فم ــ ي د اةن ي ةمفو ـ ةيةو ه ف ــ ع ــ ل ـ م ــ ي بلا ع ـ ۛ ض ـ ةت لةو ىنث م ـ فن ا فن ـــ ةمةو ـ ةت ا ـ فح ـــ م ـ ل Fussilet /51 – Biz
insana nimet
izni olmaksızın, ne bir ۜ verdiğimizde o,
meyve tomurcuğundan şükürden yüz çevirir,
çıkabilir, ne her hangi başını alır uzaklaşır.
bir dişi hamile kalabilir, ة ح ة ا ن ة ة ا ل
ne hâmile olan biri ـــــ ل ۛضةو ﴾٤٧﴿ ـيــ د ي ۛش ـــ ه ـ ا م ـــ حن ـ م ا ــ فن ــ ا ل ــ او ةذا حن ـ ا ةم ۙك ةق يءا ة ش ن ا في ـــ ة ـ ةكر ــ ي
ۛ
yavrusunu doğurabilir. ۙ Fakat kendisine
sıkıntı dokununca, bir
Gün gelir: ف de bakarsın uzun uzun
ة
“Neredeymiş Bana ﴾٤٨﴿صي ي حةم م ه ـ ف فن م ة ل اةم اوحن ـ ة ظةو ل فبةق ن ـ ف ـ م نو ك ـ نا ـ ةي او ـ عفد ـ اةم م ةع ـ فن ـ ه ـ ف yalvarır durur. [17,83;
11,9]
ortak saydığınız
putlar?” diye nida eder
de, müşrikler: Fussilet /52 –
“İçimizden buna Artık söyleyin bakalım:
şahitlik edecek bir tek ة ة ف ي ف ا ف ة Eğer bu Kur’ân Allah
ن
kişi bile olmadığını س ؤ ح ـ ح س ـ لا ه ـ حش ــ ةف ر ـ ةي ــ ةم ناةو ر ةعد ـ ا ء لا ـ ةخ ـ في ـ م ــ فن ناۛس ــ فن لا م ةيل ـ ف س ـ ةـ ـ tarafından gönderilmiş
Sana arzederiz!” derler. de, siz bunu red ve
[7,187; 79,44; 6,59; inkâr etmişseniz,
13,8; 35,11]
ا
ة
o takdirde haktan
ة ح
İnsanların çoğunu etkisi ة ـ ح س ـ فت ـــ ه ةم ءاةر ــ فن ةب ـ فع ــ د ۛض ـــ م احن م ــ ـ ىةةم فحةر هاةن ل ةذ فق ــ ة ةو ل ــ ئ ـ ا فن ﴾٤٩﴿ طو ن ةق ــ iyice uzaklaşmış olan
altına alan bir yanlışlık sizlerden daha sapık
da kendisi için en kim olabilir?
önemli işi bırakıp daha
tâli işlerle meşgul
ا
ة
ن ي
حنظا اةمةو ييل
olmasıdır. 47-48. ىلا ت ــ فع ـ ج ر ن ة لةو ىة ـ ةم ــ ۙ ــ ئ ـ ف ئاةق ةةةعاسلا ح ل ا ة ــ اذ نه ن ة ة ة ل ـ ةي ـ لو ق ـ ح Fussilet /53 –
âyetler, kıyametin ۙ Evet, Biz ileride onlara
zamanını soranların delillerimizi gerek dış
dikkatlerini, dünyada, gerek kendi
kendilerinin verecekleri ف ة ة öz varlıklarında
ح
ح ة
ا ي
hesaba çekmektedir. Bir اولمةع اةم ب اورةف ك ةني ي ذلا ن ة ـ ل ـ ن ـ ةن ـ ةئ حب ـ ح ةف ىنن ف س حل ة ف ل هد ع ــ فن ـ ة ـ ييل نا يي ح بةر göstereceğiz; ta ki
gün Peygamber ۛ Kur’ân’ın, Allah
Efendimize (a.s.) yolda tarafından gelen
rastlayan biri: “Kıyamet gerçeğin ta kendisi
ne zaman?” diye olduğu onlar tarafından
ي
sorunca: “Ey Allah’ın ة ف ل ا ة ة ة da iyice anlaşılacak.
kulu! Sen kıyamet için ناۛسفن لا ـ ةع ـ فم ـ اةن ةع ـ ىل فنا اةذاةو﴾٥٠﴿ ييلـ ظ ـ ةغ باذ ةع ـ لةو ـ ن ـ ي ذ ي ـ ةق ـ حن ـ ه ــ فم م ـــ فن
ne hazırladın?” diye Rabbinin her şeye
cevap vererek aynı şahid olması yetmez
noktaya dikkat mi? [4,166]
çekmiştir.
ف ق ـــ ل ﴾٥١﴿ض ـ ير ـ ةع ءا ا ةعدو ح ة ة اةذاةو ه ن ـ با ـ ةج ـ نا ـ ب ـ ي ةنةو ۛ ضرفعا ل
ي
ـ
ة
Fussilet /48 – Böylece ي ةم ـ ح س ـ لا ه ـ حش ـ ةف ر ـ ذ ۛ Âyetlerin
daha önce ibadet gösterilmesi başlıca şu
ettikleri putlar ف ف iki şekilde açıklanır: 1-
kendilerini terk eder, ح ة Kur’ân’ın dâvetinin
ن
ة
ل ل
ف ي
müşrikler de kaçacak ــــ ل ل ۛضا ـــــ فن ةم ه ب م ف ك ـــ ةف ـــ تر ــــ ف ـــــ ي حم ـــــــ ث ح لا ع ــ فن ـ د م ـــ فن نا ك ـ نا م ـ ت ـ ف فياةرا kısa zamanda dünyada
yer kalmadığını yayılması. 2-Allah’ın
anlarlar. insanlara yeryüzünde
ve gökte, Kendi
Fussilet /49 – İnsan varlığına ve birliğine
ن ف
ن
mal mülk istemekten ـ قا ةفلا ي ف اةن ةيا م ـــ ير ــ ه ـ ف ـ تا ـ نۛس ﴾٥٢﴿ ــيـ د ـــ ي ع ةب قا ش ـــ ةق ـ ه ن ة م ـ حم ــ ف ــ يف ةو ـ ي dair delilleri
usanmaz, ama ي göstermesi. Kur’ân’da
kendisine maddî sıkıntı bildirdiği birçok
dokununca hemen ye’se hakikatin insanların
düşer, ümitsiz olur. ذ yaptıkları bilimsel
[96,6-7; 10,12] ة ل ف ل ة ة ة ن ل keşiflerle iyice
ـــ ف ك ةـي م ــــ ف لةوا ۜح ل ن ـ ةت ـ ةب ــ حيـ ــ ة ـ ه ــ فم ا حن ــــ ه لا ــ ةح ـ ق ةي ىحت ةح ـ فمهس فن ا ـ ف ـ ييافةو anlaşılarak, Kur’ân’ın
Fussilet /50 – Allah katından
Kendisine uğrayan bir geldiğini anlamaları.
sıkıntıdan sonra, م
ا
tarafımızdan ona nimet ة ي ة ل ح ن ة ل ة Fussilet /54 –
tattırırsak: “Bu benim حن ــــ ه ــــ فم ا لا﴾٥٣﴿ ـــ دي ي ــــ ه ۛش ءي ـــــ ف ۛش ل ك ـــ ىل ـــــ ةع ه ــــــــ ا حن ك ـــ ة ب ـ حب ر Ama dikkat edin ki
hakkımdı zaten, onlar Rab’lerine
Kıyametin geleceğini kavuşma hususunda
de pek zannetmem. şüphe içindedirler.
⇒ ا ا İyi bilin ki O, her şeyi
ح
ة ل ي
﴾٥٤﴿ طي ي ح ـ م ء ف يۛش ل ة حنا ــ ه ب ــ ـك ــ لا فمه حبةر ءاق ن ف ييف م ــــ ةير ــ ة م ــــ ف ل ــــ ة ilmi ve kudreti ile
ۜ
kuşatmıştır.
Önceki Sayfa Öncek Cüzi Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
481

