Page 489 - e mushaf TR pdf
P. 489

485
          Şura /23 – İşte bu,   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Toplumun bütün
          Allah’ın iman edip   42-Şura Süresi       /             Yaprak 03A  Cüz 25  Süre 42  Sayfa 485  fertlerini üretimde olduğu
          makbul ve güzel işler      Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  gibi tüketimde de eşit hale
                                                                                                    getirme hayali peşinde
          yapan kullarına verdiği                                                                   koşmanın tutunduğu 2.
          mutluluk müjdesidir.                                                                       dünya savaşı sonrası
          De ki: Ben bu risalet ve  485   ﴾٤٢﴿                             ﴾٤٢﴿                  Avrupasında dini inkâr eden
                                                              و
          irşad hizmetinden                          ىرو ح شلا ةروس                                 J.P. Sartre, kendisi gibi
                                                                َ و
                                                        ى
          ötürü, sizden akrabalık                                                                münkir bir Sovyet yazarının
                                                                                                  şu tesbitini, benimseyerek
          sevgisinden başka                                                                         nakletmiştir. Bu âyet-i
          beklediğim hiçbir                                                                         kerimenin ihtiva ettiği
          karşılık yoktur.                                                                          gerçeğe, en aykırı bir
                            ا  ف ة        ة               ن    ة ح       ن             ة  ة ح        tarafın tesbiti olması

          İşte kim böyle bir sevgi    ل     ق ـ ل  ۜ   تاةحلا ح صلا اول مةعةو او نةما   ةنيذلا   ي   هةداةب     ع ـ    ح لا حشـر        ي  ـ ةب ـ  يذلا   ي  ك لنذ  itibariyle onu nakletmekte

          olsun, başka iyi işler                                                                  fayda görüyorum: “Refah,
          olsun gerçekleştirirse,                                                                herkese şamil olunca, işte o
                                                                                                  zaman insanlığın trajedisi,
          Biz de onun o iyiliğinin                                                                 yani sonu başlayacaktır”
                                                                         ة
          sevap ve mükâfatını kat       ف فرةتق ـ ف        ف     ة    ف ح ي ى     ة ل        ل        (H. Rousseau, Les
                                                                             ـ
                                                                           ار
                                                        ف

          kat artırırız. Çünkü   فدزةن     ةح ـ ۛس ـ ىةةن     ةي فنةمةو    ىنبر قلا   ي ف  ةةحدةوم ـ ة  لالا فجا    هفيلةع   فم كلةـ ف سا  Religions, s. 9-10.) Demek
          Allah gafurdur,                            ۜ                                            ki, Allah’ın bu dünyayı ve
          şekûrdur (çok                                                                             insanlığı yönetmesinin
          affedicidir, kullarının az                        م                                      hikmetli ve pek isabetli
                                                                                                      olduğunu, gerçeği
          işlerini fazlasıyla   ة        ة         ل                        ة                ة   görmesini bilen herkes ikrar
                                                                         ن ةغ  ـ
                                    ن
          ödüllendirir). [4,40]     ةع ــ ىل  ىر    ففا ـ ةت ـ  نولو ق ــ ةي فما ﴾٢٣﴿ كـ  رو  ـ ۛش  رو ف  ة ح لا  ۜانس   نا ى ح ي  ـ ف   حاةهي  ل ــ يف  ه ــ  etmek zorundadır.
          Buradaki akrabalık sevgisi
          şu şekillerde olabilir: 1.Hz.
          Peygambere (a.s.) şöyle                                                                    Şura /28 – O’dur
          demesi emrediliyor:                                                           ف             ki insanlar artık
          “Sizden hiçbir ücret         ة    ف       ن             ن          ف     ى        ن       ümitlerini kestikten
          istemiyorum, sadece size   ـــــ فم ـــ  ح  ةيةو  ك  ـــــ ل ـــــ  ب ــ ۜ  ةق  ىل     ةي  ـــ فخ ــ  ت ــ  فم ةع ـــ    ح لا ۛشــ  أ  ـــ ةي ن ا ـــــ  بذ    ح لا   ك ــــ   ـ ةف ۛا  sonra yağmur indirir,
          olan akrabalığım sebebiyle,
          bu yakınlığın hukukunu                                                                    rahmetini her tarafa
          gözetmenizi, bundan ötürü,                                                             yayar. O, gerçek dost ve
          bana bir sevgi göstermenizi                                                            hâmidir, bütün övgülere
          temenni ediyorum.”                 ة                        ة ف          ة        ن ف    ve hamdlere lâyıktır.
                                                          ــ

          2.“Sizden sadece benim en   ﴾٢٤﴿  د ح صلا    تاذ رو  ــ  ب  مييل  ةع ه ــ ة ي   تام ل ـ ة ـ حنا يه  ةك ب  ح قةحلا  ح ق ح يةو ل طاةبلا    ح لا
          yakın akrabalarıma (Ali,                          ۜ
          Fâtıma ve evlatlarına) sevgi                                                                   Şura /29 –
          beslemenizi istiyorum.”                                                                    Göklerin ve yerin
          3.Allah’a güzel                                                                         yaratılması ve oralarda
          davranışlarla yaklaşmayı                                                     ة ح        bütün canlıları yaratıp
          arzu etmenizi istiyorum.”     تاةـ  ة     ــ ن لا ـ ح س ــــ  حي ـ  ةع او ف    ةيةو ه   ع ن  ة  لا ـ حت ــ ةبفو ــ ةع ةة ـ ف ــ  داةب ي ــ فع ــــ    ةي ـ فق ـ ةب ــ ل  يذ   هةو ــ لاةو ــ ي
          Bu son mâna hem daha                                                                        üretmesi, O’nun
          genel, hem de âyetin                                                                         kudretinin ve
          öncesine ve sonrasına daha                                                                     hikmetinin
          uygundur.                                                                                 delillerindendir. O
          Şura /24 – Yoksa senin                             ة ح                         ة        elbette dilediği zaman

                                                                             ة
                                         ة
          hakkında: “Allah adına   ديزةي      ةو    تاةحلاصلا   ح   اول مةعةو او نةما ن  ةنيذلا   ي    بي ي جت ف سيةو﴾٢٥﴿نولةع    اةم ةت ـ فف ـ   ملفعيةو  onları mahşerde
                                                                                            ة
                                                                    ة
                                                                       ة
                                                                             ۙ

                              ي
          yalan uydurdu”mu                                                                        toplamaya da kadirdir.
          diyorlar? (Bunun
          gerçekle hiçbir ilgisi
                                                                                                         Şura /30 –
          olamaz. Zira buna   ة     ة                  ة       ة ة                                  Başınıza gelen her
                                                                          ف

          ancak kalbi mühürlü        ةب ـــ ۛس ـ ط  فولةو ﴾٢٦﴿  دي  ي دۛش    ب   اذةع م  ـ  ه ـ ف  ل نور ــ  ـ  فاةك لاةو ه  ةف ن ـ ف ـ ف ض ــ  ل ــ ي   ه ـ  م فم
          bazı beyinsizler cür’et                                            ۜ                      musîbet, işlediğiniz
          edebilir).                                                                                günahlar (ihmal ve
                 Halbuki Allah                                                                          kusurlarınız)
          dilerse senin kalbini                                                                     sebebiyledir, hatta
                                                                                            ن
                                                         ة ف
                                             ن ف  ي ـــ ةن ـ لز
          mühürler. Allah batılı          ح  ب  ـ ةق ـــ ةد   ر   ن ك ـــ ن لةو ضفرلا  ي ف  افوةغ  ة ل ــ ةب ـ ه   ل  ـــــ  ع ــ ةب ـ  دا ي  ةقفزر    لا ـــ    ح لا  Allah günahlarınızın
                                                                                       ح
          imha eder, hakkı ise                                                                      çoğunu da affeder.
          indirdiği kitapla                                                                            [35,45; 4,79]
          kuvvetlendirir.
          Gerçekten O, kalblerin                                                                           Bu hitap
                                       ف
          içinde ne varsa bilir.   لا  ـ ةغ ـ في ــ ۛ ث  لز   ي ـ ةن ــــ   يذ ة ح   هةو ﴾٢٧﴿ريصب رييبةخ  يه داةبع ب  ة ي    ۛشةي اةم  günahkârlaradır. Fakat
                                                                                   حنا ءاا
                                                                   ة
          [69,40-47]                    ح           ـــ ةو لا  ـ ي    ي            ـ   ه    ۜ        gösterecekleri sabır
                                                                                                      sayesinde yüksek
          Şura /25 – O’dur ki                                                                     derecelere ulaştırılmak gibi
          kullarının tövbesini                                                                       sebeplerle, günahkâr
          kabul eder, günahlarını                                                                   olmayanların başlarına
          affeder. Hem sizin           ف       ف                                                   gelen musîbetler de yok

          bütün yaptıklarınızı da   ﴾٢٨﴿  دي ي مةحلا  ح ي   هةو ــ ةو   لا ــ  لةو ـ  ۜ  ـ ةم ــ ةت ـ    ه  فحةر ر  ــ فن ــ  ش ــ  ةيةو اوط    ةق ـ ةن ــ  اةم د  ةب  ـ فع ــ    فن م  değildir.
          bilir.
          Şura /26 – Hem iman                                                                         Müminlere gelen
          edip makbul ve güzel                                                                       sıkıntılar, onlar için
          işler yapanların                                                                        keffarettir. Allah’ın dinine
                                                           ة ف
                              ا ة
                                              ة
                                                                                       ن
                              اةد حب ـ  ة
                                                                                                      hizmet için çalışan
          dualarına karşılık verir,     فن م          يف ث    ةمةو ـ ةب ا ــ ح ـ ي ـ ه ــ اةم  ضفرلاةو    تاةو  ة  لا ق ف  ــ ل ـ   ـ ح س ـ ن م ـ  ةخ ه ـ ي   تاةيا    مةو ـ فن  kimsenin çektiği sıkıntılar

          hatta lütuf ve   ۜ                                                                           ise, onun sadece
          ihsanından onların                                                                         günahlarına keffaret
          ödüllerini artırır.                                                                       olmakla kalmayıp aynı
          Kâfirlere ise şiddetli bir                                                               zamanda Allah katındaki
                                                                                      ن
                                                                        ي
                                                                  ۛ
          azap vardır.      ةةبيص   م  ـ   م ك ــ ف فن م  ةباۛصاا ا ل  ةمةو ـ ﴾٢٩﴿ ري ي د ـ ةقءااشةي اةذا م       ةج ـ فم ـ  ع ـ ه ـ ف  ىلةع    هةو ــ ةو  derecesinin de
                                                          ۟
                               ي
                                                                                                   yükselmesine vesiledir.
          Şura /27 – Eğer Allah                                                                   Dolayısıyla öyle bir zatın,
          kullarına rızık ve                                                                        günahlarının cezasını
          imkânları bol bol                                                                        ödediğini düşünmek çok
          yaysaydı, onlar                                ف                             ف                  yanlıştır.
                                                                                ل
                                            ل ا
          dünyada azarlardı.   ةنيزجفع  ــ  م ـ     ب فم تفنااةمةو ﴾٣٠﴿ رييث    ك    ةع ـ فن  او ففع ـ ةيةو فم كـيد ـ ي  فيا  ف تةبس ك ۛ  اةم بةف
                 Lâkin O, bu   ي
          imkânları dilediği bir                      ۜ                                               Şura /31 – Siz,
          ölçüye göre indirir.                                                                      kaçmakla Allah’ın
          Çünkü O kullarından                                           م                          cezasından kendinizi
          haberdar olup onların           ة              ن              ك    ة         ة ف        kurtaramazsınız. Sizin



          bütün yaptıklarını ve   ﴾٣١﴿ يــر  ي  ـ ص ـ  ةن لةو  ي      م  ــ فن   ةو   ل ـ ح    ح لا      نو  د ن ـــ ف   م فم  ـــ ل اةمةو ضفرلا   ي ف  Allah’tan başka ne
          yapacaklarını                                                            ۛ                  haminiz, ne de
          görmektedir.                                                                             yardımcınız yoktur.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          485
   484   485   486   487   488   489   490   491   492   493   494