Page 492 - e mushaf TR pdf
P. 492
488
Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Şura /52 – İşte Zuhruf /5 – Siz
böylece sana da 42-Şura Süresi / 43-Zuhruf Süresi Yaprak 04B Cüz 25 Süre 43 Sayfa 488 haddi aşan bir
emrimizden bir rûh Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 topluluksunuz diye bu
vahyettik. Halbuki sen hakikatli mesajla sizi
daha önce kitap nedir, uyarmaktan vaz mı
iman nedir bilmezdin. ِ geçeceğiz? Bu mümkün
﴾٤٢﴿ ىرو ح شلا ةروس ﴾٤٢﴿ ﴾٤٣﴿ فرخزلا ةروس ﴾٤٣﴿ 488 değil!
ع ح و
و
ى َ و و َ و Burada, Hz. Peygamber
Lâkin Biz onu, (a.s.)’ın risaletinin
kullarımızdan başlangıcından, bu sûrenin
dilediklerimize doğru م indirildiği yaklaşık on yıllık
yolu gösteren bir nûr ف ل ى ة ة ي ا ل ة ن bir sürecin sonuna kadarki
ة
ن
ـ
اة
dönemin, bir cümlede
ي
ۜ
kıldık. بات ك ـ لا اةم ير ـ فد ةت ۛ تفن ك اةم اةنرفما فن م احو ر كفيلا في ـ ةحفوا ك لذةكةو özetlendiğini görüyoruz.
Toplumlarda yerleşmiş nice
Sen gerçekten bozuklukları düzelten,
insanlara doğru yolu hastalıklarını, şefkatle
tedavi eden, onları
gösterirsin. [41,44; فن م ءاا ى ف ك ن ف ة daldıkları bataklıktan
4,174] ۜ اةن داةب ع ۛشةن ب ـ يه فنةم يدفه ـ ي ةن ارون هاةن ةج ـ ةع ـ ل ـ ن فن ــ لةو نام ــ ة ي يلالةو kurtaran; cehalet, zulüm ve
karanlıktan aydınlığa
çıkaran peygamberlerini
Şura /53 – Yani öldürmeye teşebbüs edecek
göklerde ve yerde ة kadar vahşilikte ileri giden
ن ح
bulunan her şeyin اةم ه ــ ة ل يذ لا ـ ي ح لا طار ص ــ ﴾٥٢﴿ مي ي قةت ف س ـ م طارص ن ي ىلا ياد ـ ةت ـ فه ـ ي ة ل ك ة ي ة حناةو ـ o zalimlere böyle hitab
sahibi olan Allah’ın ة ۙ ة ediliyor. Allah Teâla onlara
yolunu gösterirsin. şunu demek istiyor: “Sizi
bu halde bırakmak Benim
rahmet ve keremimle
İyi bilin ki bütün ا bağdaşmaz. Ne kadar
ة ف
ل ي ة ة
ف
işler eninde sonunda ﴾٥٣﴿ ــ رو ملا ري ي ةت ــ ص ـ ن ح لا ل ـ ى ا ل ا ضفرلا ي ف ا ـ ةمةو تاةو ـ ن م ـ ة ح سلا ي ف serkeşlik etseniz de Ben sizi
boğulmaya, helâk olmaya
Allah’a döner, kararlar ۜ terketmem. Allah
O’ndan çıkar. insanlardan vazgeçmez.”
43-ZUHRUF SÜRESİ Zuhruf /6 – Daha önce
gelip geçmiş nesillere
Mekkî olup, âyet nice nebîler gönderdik!
sayısı 89’dur. Zuhruf:
35. âyette geçtiğinden, فرفخ زلا ةةرو س Zuhruf /7 – Onlara
ح
“altın, mücevher” demektir.
sûreye bu isim verilmiştir. hiçbir nebî gelmedi ki
onunla alay etmiş
Hedefi tevhid, risalet ve
ölümden sonra dirilip hesap olmasınlar.
verme gerçeklerini
hatırlatmaktır. Cahiliye Zuhruf /8 – Biz
devrindeki garip inanç ve bunlardan, senin
ِ ن
uygulamaları da (meselâ مي ي حةرلا ن ن مفحةرلا ح لا مـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــسِب Mekkeli
kız evlat istememe, ح ح muhataplarından daha
meleklerin Allah’ın kızları ۛ ع
olduklarını iddia etme gibi) kuvvetli olan toplumlar
reddeder. Cahiliye arapları helâk ettik. Nitekim
başta olarak şirke düşen öncekilerin kıssaları
insanları şirkten م ة ى geçmiştir. [40,82;
ف
ة ي
لةعل اي
م
ــ
ـ
ن ا
vazgeçirmek için Hz. فم ك ح ة ح ة ةع ـ بر ـ ى انءر ق هاةن ف ـ ةع ـ ل ـ ةجاحنا﴾٢﴿نييب م ف لا ـ باةت كلاةو﴾١﴿ ح 43,56; 40,85; 33,62]
İbrâhim’in dininin gerçek ن ف ۙ ۜ
yüzünü ortaya koyar. Sonra Zuhruf /9 – Onlara:
Hz. Mûsâ’nın tebliğ ve
hizmetine geçilir. Sûre “Gökleri ve yeri kim
inananların ve kâfirlerin yarattı?” diye sorarsan,
ة
ة
ل
حناةو ــ ه ي
âhiretteki âkıbetlerini بر ف ضةنةفا ﴾٤﴿ مييكةح ح ي لةع ـ ة ل اةنفيةدل باةت ك ف حما لا ـ ياف ة ي ﴾٣﴿ ۛنول قفعةت mutlaka: “Onları o azîz
anlatarak sona erer. ۜ ve hakîm (O mutlak
galip, tam hüküm ve
Bismillâhirrahmânirrahîm hikmet sahibi) yarattı.”
ف م ذ م derler.
ى
ف ل ى
Zuhruf /1 – Hâ. فم ك ةو ﴾٥﴿ ةنييفر ف س ـ م امفو ةق م ت ك ـ فن ـ ف ـ نا اح ـ فف ـ ۛص ر ك ـ ح ـ ذ لا م ك ةع ـ فـن
ة
Mîm Zuhruf /10 – O
Yaratıcıdır ki
Zuhruf /2 – Açık ف yeryüzünü sizin için
olan ve gerçekleri ة ف beşik gibi yapmış ve
ة ة ف
ف
yol bulmanız için
ح ي
açıklayan bu kitaba او نا ك ـ لا ي م مه ــ يتأ ـ ي ـ ف ـ فن ةن ــ ب ـ ح ةي اةمةو ﴾٦﴿ ةنييلحولا ي ف ـ اةن م ـ ةن فن ـ ب ـ ح ي لۛسفرا ل yerden yollar ve
yemin olsun. geçitler var etmiştir.
Zuhruf /3 – Biz Başka yerlerde, yer
düşünüp anlamanız için ة hakkında firaş denilirken
ة
ل ح ـ هفن ـ ةب فم ـ ط ـ
ة
onu Arapça bir Kur’ân لةثةم ىض ةم ــ ن ةو اش ف ى ـ م د ۛشا اةنـك ة ة ا ةف ــــ فها ـ ل ـ ف ﴾٧﴿ ن ن ؤ ز ــ فه ـ ةت ف سي ه ب ـــ ي burada mehd (beşik)
denilmiştir. Böylece
olarak indirdik. beşiğinde rahat eden bebek
[26,195]
gibi, yeryüzünün insanlar
için döşendiği anlatılmıştır.
Zuhruf /4 – O, Bizim Oysa gerçekte yerküre, en
ة ف
ة ة ف
ة
ل اۛس ن
nezdimizdeki ana ۛ ضفرلا ةو تاةو ـ ن م ح سلا ق ة ةخ ن ةم م ـ ةت ـ ه ــ ف ــ ف ـ ل ــ ة ف ة ة لةو ــ ئ ـ ف ﴾٨﴿ يــ ةن ـــ يل حو لا hızlı bir uçaktan daha fazla
kitapta saklı olup çok bir hızla uzayda
yücedir, hikmet dönmektedir. İçindeki
sıcaklık, madenleri ve
doludur. [56,77-80; taşları bile eritecek
80,11-16] ة güçtedir. Nitekim bazan
ة ف
ف
ح ل
ۛ ضفرلا ة ة ـ ةع ـ ل ل ـ ك ــ م ةج ي ي ذلا ﴾٩﴿ مييل ـ ةعلاز ـ يزةع ف ة ة ةخ ن ــ ح ـ ل ـ ةق ـ ه ـ ح ـ ة ة ل ـ ةي ـ لو ق volkanik püskürmeler de
لا ن
Ümmü’l-kitab: bütün ۙ ي bunu hatırlatmaktadır. Allah
peygamberlere gönderilen böylesine büyük bir varlığı,
ilahî mesajın, kendisinden kapsadığı bitmek tükenmek
alındığı asıl, ana kitap bilmez imkânlarıyla,
demektir. Levh-i Mahfuz م ة م insanlığın emrine
ة
ى
ل ل
olarak tefsir edilir. ﴾١٠﴿ ۛنو د ةت فم ـ فه ـــ ةت ــــ ك ح ـــ ةع ـــ ل ــ ة ل ىل ــ ب ــ س اةه ـ ي ــ يف فم ك ة ة ـ ةع ــ ةجةو اد ةم ـ فه ـــ vermekteki nimetlerini
hatırlatmak istiyor.
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
488

