Page 490 - e mushaf TR pdf
P. 490
486
Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Şura /32- Şura /35 – Şura /39 – Onlar o
Denizlerde dağlar gibi 42-Şura Süresi / Yaprak 04A Cüz 25 Süre 42 Sayfa 486 kimselerdir ki zulme
akıp giden gemiler de Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 mâruz kaldıklarında
O’nun kudretinin ve yardımlaşıp haklarını
hikmetinin alırlar. {KM, Çıkış
delillerindendir. Eğer O ﴾٤٢﴿ ىرو ح شلا ةروس ﴾٤٢﴿ 486 32,26-29; Luka 19,27}
dilerse rüzgârı ى و َ و
durdurur, gemiler de
denizin üstünde ب ح ز
durakalır. Elbette bunda
sabrı ve şükrü bol ف
ف
ة ف
ف ي
olanlar için alacak ةحيرلا ن كسي ف أۛش ــ ةي نا ﴾٣٢﴿ م ة ل ــ فعلاةك رفحةبلا ي ف راةوةج ف ن تاةيا ـ ه لا ـ مةو ــ فن
يح
ibretler vardır. ۜ
Yahut işledikleri
günahlar sebebiyle o ﴾٢﴿
gemileri batırır,
ة
ة ن ة
ن
ف ة ف
ح ي
günahların birçoğunu رو ك ة ح ـ ك ـ ل ۛص ـ راحب ل تاةيل ك لنذ ييف نا هرفه ة ىلةع د نك ة اةوةر ةنللظةيةف
da affeder. ۙ ۛش ـ ۜ ظ ـ ي
Böyle yapmasının
bir sebebi de,
âyetlerimiz hakkında ف ف Şura /40 – Ama
tartışanların kaçacak bir ة ح ة ة ل unutmayın ki
yerleri olmadığını ـ ي ذ ةني لا ةم ةيةو ـــ فع ـ ل ـ ﴾٣٤﴿ رييث ك فنةع ففعةيةو او بس ك ۛ اةم ب حن هق فوا و ي ب ـ ف ﴾٣٣﴿ haksızlığın karşılığı,
onlara bildirmektir. yapılan haksızlık kadar
Kureyşliler ticaret amacıyla olabilir, fazlası helâl
Hind okyanusuna, olmaz.
Afrika’nın sahil ülkelerine
ة
gemilerle yolculuk yapıyor, ا ة ن ة
يياف
Kızıl Deniz’den عاتمةف ة ءيش ف ۛ فن م فم تييتنوا اةمةف﴾٣٥﴿صي ي حةم فن م ۜ اةم فم هل اةن تاةيا نول داةج ي Bununla beraber
geçiyorlardı. kim affeder, haksızlık
Şura /36 – Size verilen edenle arasını düzeltirse
ne varsa hep dünya onun da mükâfatı artık
hayatının geçici ن ن ة ح ل ن ف Allah’a yaraşan tarzda
ۛ
metâıdır. Allah’ın فمه حبةر ةعةو ــ ىل ةما ـ ن ـ او ةنيذل ل ي ىق ةخ ـ في ـ ر فباةو ــ ن ح لا ةدفن عاةمةو اةي ـ فنحد ــ لا ةو لا ـ ةح ـ ني ـ olur.
yanında, âhirette olan
nimetler ise iman
edenler ve Rab’lerine ف Şu kesindir ki
güvenenler için hem ة Allah zalimleri sevmez.
ف
ة
ف ةف ــ
ة
daha değerli, hem de ۛ ش حاةو ـــ لاةو م ـــ فث لا ر ـــ ا ك ـ ئاةبـ نو ب لاةو ــ ي ي ذ ـ ةن ةي ـــ فج ـ ةت ـ ن ــ ح ﴾٣٦﴿ۛنول ـ ة ةتي ـ ةو ك ـ ة [2,194; 16,126]
devamlıdır.
Şura /37 – Onlar öyle Şura /41 – Kim
kimselerdir ki büyük zulme uğradıktan sonra
günahlardan ve hayasız ة hakkını alırsa, bunlara
ة
ي
çirkin işlerden فمه حبر ل ـــ ةت ــ ةج ـ با ــ او ف سا ةنيذ ح لاةو ــ ي ﴾٣٧﴿ۛنور ةي م ـــ ف ـــ فغ ــ ف ـــ ه اوب ـ ةغا ـــ ض ـ ةم اةذاةو hiç bir sorumluluk
ة
kaçınırlar, kızdıkları yoktur.
zaman öfkelerini yutar,
karşıdakinin kusurlarını Şura /42 –
affederler. [3,134] Sorumlu olanlar, ancak
ة
ة
ل
Şura /38 – Onlar öyle ﴾٣٨﴿ ۛنو ق ففن ي فم هاةنفقةزةر احممةو فم هةنفي ةب ـ ىنروش فم هر ـ فماةو ةةول ـ ة ن ح صلااو ما ةقاةو ـ ل insanlara zulmedenler
kimselerdir ki ve ülkede haksız yere
Rab’lerinin çağrısına başkalarının hukukuna
kulak verip, namazı saldıranlardır.
hakkıyla ifa ederler.
İşlerini istişare ile ا ة ف ا ل ي ة ح
ة
ن
yürütürler, kendilerine ۛ اةهلفثم ةةئ حيس ۛ ةةئ حيس ۛ ال ؤزةجةو﴾٣٩﴿نورصةتفنةي فم ه يفغةبلا م هباصا ۛ اةذا ةني ي ذلاةو İşte böylelerinin
nasib ettiğimiz hakkı gayet acı bir
imkânlardan hayırlı azaptır.
işlerde sarf ederler
[3,159] ة Şura /43 – Her kim
ة
ح
ة
ة
ة
ة
ة ۛ
İstişare şunlardan dolayı رصةتفنا نةملةو﴾٤٠﴿ ةني ي م لاظلا ح بحي ل هحنا ن ة ي ۜ ح لا ىلةع هرفجاةف ةحل ف صاةو افةع ة ل فنةمةف dişini sıkarak sabr eder
gereklidir: 1.Eğer bir ve kusurları affederse,
mesele iki veya daha fazla
kişiyi ilgilendirdiği halde, o
konuda bir kişi karar işte onun bu
ة
ة
verirse, diğerlerine ا hareketi, ancak
ة ن
حنا ــ اةم
haksızlık edilmiş olur. ىل ةع ـــ ــ لي ة لا ـ يب ح س ة ي ﴾٤١﴿لييبۛس فن م فمهفيلةعاةم ك ئللواةف ـ يه م ف لظ د ةب ـ فع ــ ة büyüklere yaraşan
2.Müşterek işlerde bir ۜ
kimse tek başına karar örnek alınacak
vermek istiyorsa bu, ya davranışlardandır.
kendi çıkarını
gözetmesinden, ya da ا ة
ة ف
ة ة
ف
ة
ح
ة ن
kendisini öbür kişilerden ك ئللوا ق ـ ح ةحلار ـ ةغ ـ في ـ ب ضفرلا ف ـ ي نو غ ةيةو ـ فب ـ ۛ ساحن لا ـ نو م ف ةي ـ لظ ـ ةني ي ذلا Şura /44 – Allah
üstün görmesinden ileri ۜ kimi şaşırtırsa, artık
gelir. Her iki durum da ondan sonra kendisini
geçerli olamaz. 3.Müşterek koruyacak hiçbir hâmi
işler hakkında karar vermek bulunamaz.
büyük sorumluluktur. ة
ة
ل
ة
ح ي ن
ل ك لذ
Âhirette hesap vereceğine مزةع فنم ــ ة ة نا رف ـ ة ةغةو رةب ـ ۛص فنةملةو ﴾٤٢﴿ ــيـ م يلا ب اذ ةع م ة ل ــــ ه ــ ف ـــ
inanan hiç kimse, bu yükü ف ة ة O zalimlerin azabı
tek başına görünce, imanlı itaatli
yüklenmemelidir. kul olmak için “Acaba
Hz. Peygamber (a.s.)
ashabı ile istişare ettiği gibi, geri dönme imkânı var
ف
ondan sonra ashab da bunu ىرةتةو يهدفع ح ي لةو فنم ة هل ن ةف ـ اةم ح لا ي ن ةمةو ـــ ف ــ ف ض ـ ل ل ﴾٤٣﴿ ر و ــــ م لا mıdır?” dediklerini
yapmıştır. Mesela: halife ة م ـ فن ةب ـ görürsün. [18,17; 6,27-
seçimi, mürtedlerle savaş, ۜ ۟ 28]
şarap içenlere verilecek
ceza, Irak arazisinin
durumu gibi birçok konuda ة
﴾٤٤﴿ لييبۛس فن م حدر ـ ةم ىلا ل ـ ةه نولو ق ـ ةي ۛ باذةع لا ـ ا واةرام ـ ح ل ةنيم ل ـ ي اظلا
müşavere yapmışlardır. ن ي ف ة ل ف ة ة ة ح
ة
ۛ
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
486

