Page 486 - e mushaf TR pdf
P. 486

482
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          42-ŞURA SÜRESİ                                                                             Kur’ân-ı Kerimde
                         42-Şura Süresi       /             Yaprak 01B  Cüz 25   Süre 42  Sayfa 482  velî kelimesi hamî,
          Mekke’de nazil olmuş       Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  koruyucu, idareci, ilah,
          olup 53 âyettir. Adını,                                                                   dost, yardımcı gibi
          38. âyette geçen ve                                                                           anlamlarda
          toplum yönetiminde              ﴾٤٢﴿       ىرو ح شلا ةروس        ﴾٤٢﴿          482        kullanılmıştır. a-Bir
          pek önemli olan şûrâ                          ى     و  َ و                                 şahıs, başkasının
          kavramından almıştır.                                                                   koyduğu kanunlara ve
          Bu sûrenin hedefi,                                                                      hükümlere uyarsa onu
          bütün hak                                                                                 veli edinmiş sayılır
          peygamberlerin İslâm                                                                      [4,119; 7,30] b-Bir
          dinini tebliğ ettiklerini                                                                  şahıs, birinin yol

          karşısına çıkanları  ﷌                    ىنروحشلا  ةةرو س                 ﷍              gösterdiğine inanıp,
          bildirmek ve bu dinin
                                                                                                       öbür yolların
          uyarmaktır. Müminleri                                                                   yanlışlığını düşünürse
          ise cennetle                                                                              onu veli edinmiştir
          müjdelemektir. Sûre                                                                      [2,257; 17,97] c-Bir
          Kur’ân vahyine işaret                                                                    kimse, kötülüklerini
          ederek başladığı gibi,                                                                    gözardı ederek, bir
          yine aynı konu                                                                            başkasının âhirette
          hakkında tafsilat                                                                       kendisini kurtaracağına
                                                        ِ ن
                                               ح
          vererek sona       مي ي حةرلا ن ن مفحةرلا   ح لا  مـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــسِب  inanırsa onu veli
                                   ح
                                                                                                    edinmiş olur. [6,51;
          ermektedir.        ۛ                                                            ع         29,22] d-Bir şahsın,
                                                                                                  kendisine mal ve evlat
          Bismillâhirrahmânirrahîm                                     ف                            vereceğine ve diğer
          Şura /1- Şura /2 – Hâ,   ة      ة ح   ي ة  ة  ة ي       ة ن                                   ihtiyaçlarını
                                                                                         م
                                                                                   اع ـ
                                                                                           ـ
                                                                                           ـ ا
          Mîm. Ayn, Sîn, Kâf.   ۙ ك لفب    ةق ـ  فن م  ةنيذلا   ي    ا   ل ـ ى  ةو ك    لا ــ في ـ  ياحو     ي ـ ي  ك لذ ك ـ ﴾٢﴿ اقاس ﴾١﴿ نح  gidereceğine inanırsa

                                                                                                    onu veli edinmiştir
          Şura /3 – (O üstün                                                                          [11,20; 13,16].
          kudret, tam hüküm ve
          hikmet sahibi) azîz ve                                                                  Şura /7 – Böylece sana
                                                                                 ف
                                                                                            ن ف
                                     ة ف
          hakîm olan Allah,        هةو ــ ةو  ضفرلا  ـ ا   ي ف  ةمةو    تاةو  ة    لا ـ ح س ـ ن م ـ    ي ف  ة ل ـ  ه   اةم  ﴾٣﴿  مييك ـ ةحلاز ـ يزةع    لا ـ    ح لا  Arapça bir Kur’ân
                                                                                      ي

          böylece sana da, senden  ۜ                                                                  vahyettik ki sen
          önceki resullere de                                                                    Anakent olan Mekke ile
          buyruklarını vahyeder.                                                                   bütün etrafını uyarıp
                                                                                                      irşad edesin ve

          Vahy: Asıl muhatabı dışında  ة   نر ة ح ة  ـــ ةت ــ ةف ـــ ط ـ  ةي    تاةوم ـ ن  ة ح سلا داةك  ةت ــ ﴾٤﴿  مي ي ظ    لا ـ ةع ـ    ف  لا ـ ةع ــ ح ي ل  ف  gerçekleşeceğinde hiç
          kimsenin anlayamayacağı            ف  م ـــ فن ةف  ـــ  قفو ــ ه ــ حن                  şüphe olmayan mahşer
          derecede mesela, bir                                                                       günündeki büyük
          elektrik akımının geçmesi
          gibi gizli ve hızlı işaretle                                                               buluşmayı haber
          bildirme anlamınadır.   ا ة                                                   ا                 veresin.
                                                 ة
                                                                                        ن ف
                                      ة ف
                                                                           ة
                            ح
          Şura /4 – Göklerde ve  نا    ة ل ي    لا ضفرلا      ي ف  فنم ل   ة  نور ففغةت ف سةيةو   فمه حبةر    دفمةحبنو ح حبۛس     ي ـ   ةةك ئلةملاةو




                                                                                                        O ne müthiş
          yerde ne varsa          ۜ                                                                 manzara: Bir kısım
          O’nundur. O, yüceler                                                                     cennette… bir kısım
          yücesidir, pek büyüktür.                         ة                                        cehennemde! [64,9;

                                                                                            ن
                              ا
                           ءاةي   ل  ــ ايه    لفوا ــ     نو د     م ــ فن  اوذ  ة    حتا ـ ةخ ـ  ح لاةو ـ ي ي ذ ـ ةن  ﴾٥﴿ يــ  م  ــ  ح  ـ ي حةر لا رو  ف   ه  ــ لاةو ــ ةغ ـــ  ف ــ  ة ح لا  11,103-105]
                            ة
          Şura /5 – Öyle ki
          neredeyse gökler                                                                            Şura /8 – Eğer
          üstlerinden yarılacaklar.                                                                Allah dileseydi bütün
                                                                ة
                                                                                     ة
                             ة
                                                                                            ن
                                                                         ا ل
                                                                          فنا ـ ۛ ت
                                                                                     لةع ـ ف
             Melekler      كفيلا  ا ة ي  ـ في ـ اةن  ةحفوا ك ل  ن ة ل  ةو ـك ذ    ﴾٦﴿ ـكلي    ةو ب  فمهفيلةع  اةمةو مهفي  ظيفةح   ي    ح لا  insanları, aynı dine
                                                                                                     bağlı, tek ümmet


          Rab’lerini överek                                                                               yapardı.
          tenzih ve takdis eder ve
          yerde bulunanlar için                                                                     Ama O, insanların
          mağfiret dilerler.                                                      ى                 hak etmelerine göre
                                  ة
                                         ف
                                             ة
                            ۛ بفيةرل عفمةجلا   ةمفويةرذفن ـ     تةواةه ة    ةح ـ لفو ـ    ةمةو ـ فن  ىر  ة   ف      ل ـ  ت ـ فن ـ  ذ ةر حما لا ـ  ق ـ  ح اي برةع   ى ن  ف   ق ـ  dilediği kimseyi
                                                                                        انار
                                                                                     ة
                                                                   ن
             İyi bilin ki, gafur                                                                   rahmetine dahil eder,
          ve rahîm O’dur (affı,                                                                      Zalimlerin ise ne
          merhamet ve ihsanı pek                                                                      hâmileri, ne de
          boldur). [40,7]                                                                           yardımcıları vardır.
                                                  ة
                                                                             ة ف
                             ة      حما ـ ىة  ة    ل ـ ةج ـ لةع ـ فم ه  ن ة      ح لا ءااش   ۛ  فولةو﴾٧﴿ري ي ع ح سلا    ي ف  ـ  ق يرةفةو  ةحنةجلا    ي ف  قيرةف  هييف
                                                              ة
                                             ة
             Allah engin                                                 ي               ي  ۜ        Şura /9 – Gerçek
          merhametiyle yoldan                                                                      bu iken, bilakis onlar
          çıkmış, isyankâr,                                                                           Allah’tan başka
          Kendisini bile inkâr eden            ة                                                     birtakım hâmiler

                                                                                     ن
                                         ة ة
                                                ح
                                                                  يف
                                                                   ي

          müşriklere yıllarca     ح ي لةو    فن م    فم هل    اةم نو م لاظلاةو   يه تةمفحةر  ءاا    ۛشةي  ةم ـ فن ل خفدي  فن كلةو ىةةد حاةو  edindiler. Olacak iş
          mühlet verir, rızıklarını                    ۜ                                          midir bu! Hâmi ancak
          vermeye devam eder. O                                                                       Allah’tır, ölüleri
          kadar ki onlar neredeyse                                                                diriltecek de O’dur ve
          bu dünyanın bir sahibi
          olmadığını zannetmeye      ف      ن     ا    ل                    ل ة             ة      O her şeye kadirdir.
                                                                                     ـ
                                                                                   ري
                                                ة
                                                                                       ي
          bile giderler.    ةو هةو        ه  ـــ لاةو ـ  لةو ــ ح ي    ح لاةف  ءاةي ـــ  ــ ايه    لفوا     نو د  ــ فن   ماوذ    حتا ــ ةخ ــ  ما ﴾٨﴿ ص ــ ةن لةو
                                                ۛ

                                                                                                     Şura /10 – Hangi
          Şura /6 – Allah’tan                                                                    hususta ihtilaf ederseniz
          başka bir takım hâmiler                                                                 bilin ki O’nun hükmü,
          (veliler) edinenlere                                                                       Allah’a aittir. İşte
                                                                                       ف
                                            ة
                                                                         ن
                                                                                          ة
          gelince, Allah onları    ءيش   ف ۛ    فن م     هييف فم تففلةتفخا اةمةو﴾٩﴿ري ي دةق  ءيش   ف ۛ  ح    ل ك ىلةع    ةو ةو ه  ىنتفوملا يـفح ي  Rabbim olan Allah
                                                        ۟

          daima gözetleyip                                                                                 budur.
          kontrol etmektedir, sen
          onlar üzerinde yönetici                                                       ذ
                                                                                                       Ben de yalnız
          değilsin.                                                  م                                O’na dayanır ve
                                                                                     ا
                                                                                   ة ي

                           ﴾١٠﴿   بيينا    ة ي  ۗتل  ة ف  ة    ةع ـ ل ـ في ـ  ه   ةت ــ ةو   حك ــ     لاةو ـ  هفي  ييحبةر  ن      ح لا     م ك     ن نذ   ل ــــ    ۜ  ح لا ىلا  ه م ك  حةف  güvenir, O’na yönelip
                                                                                                   gönül veririm. [4,59]
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          482
   481   482   483   484   485   486   487   488   489   490   491