Page 483 - e mushaf TR pdf
P. 483

479
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Fussilet /30 –                                                                               Fussilet /36 –
          “Rabbimiz Allah’tır”   41-Fussilet Süresi       /             Yaprak 10A  Cüz 24  Süre 41  Sayfa 479  Eğer şeytandan gelen
          deyip sonra da             Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  bir vesvese seni
          istikamet üzere, doğru                                                                  dürterse hemen Allah’a
          yolda yürüyenler yok                                                                   sığın. Çünkü O, herşeyi
                                                          ِ
          mu,  işte onların   479         ﴾٤١﴿       تَلصف ةروس            ﴾٤١﴿                        işitir, her şeyi
          üzerine melekler inip:                       ع  ن  و و  َ و                             mükemmel tarzda bilir.
          “Hiç endişe etmeyin,                                                                    [7,199-200; 23,97-98]
          hiç üzülmeyin ve size
          vaad edilen cennetle                                                                           Hak ile batıl
          sevinin!” derler.                                                              ة ة       mücadelesinde müminler
                                                                     ن
                                                               ة

                                                                                         لا نا
                                                                         ح
          Fussilet /31- Fussilet /  ة  ةع ــ ل ـ في ـ ه ـ  م     ح  ــ ةتـ ـــ ةن ـــــ ةز   ل  ةت او   م اق  ـــ ةت ــــ ة ــ  ف سا حم   ث  ــــ    ح لا اةنبةر      ةق ن  ـــ ي ي ذ ـ ة ــ لا ـ  او  ح ح ي  kötülüğe karşı iyilikle
          32 – Dünya hayatında                                                                     cevap verdiğinde, şeytan
          da, âhirette de biz sizin                                                               üzüntüsünden kahrolur. Az
          dostunuzuz. Orada sizin                                                                da olsa bir yanlış davranışta
                                                                                                    bulunmalarını ister ki
          canınızın çektiği her                                                      ف  ا            müminlerin lehinde
                                                                               ة
                                                                   ة
                                                                                ح ل
          şey gafur ve rahîm’den   ة ح لا ــ يت ـ ي  ة  ف  ــ لا ـ ةج ـــ حن ـ  ة   ب  اور  ل    ا   فب ـ ش ـ  ةو  او  ـ فح ـ  نز ـ  ةت لةو  او  ـ ةخ ـ  فا ـ  ةتلا   ة  لا ــ ةم ـ ل ـ  ئ ـ ك ــ  ف ن  düşünenleri kandırabilsin.
          (affı, merhamet ve                                ة                                    Hatta müminler, kendilerine
          ihsanı bol olan Allah                                                                     yapılan zulme karşılık
          tarafından) bir ikram                                                                     verirken azıcık ölçüsüz
          olarak sizindir.                          م                                       م      davranırlarsa, “Şeytanın
                                                                                                    vesvesesinin etkisinde
                Hem orada siz              ف              ا    ل              ة                       kalmış” sayılırlar.
                                                                                        ـ
          bütün istediklerinize   ـ اةي فنحدلا   ة  ــ ةح ــ ني ــ و    لا  ي ف  فم ك  ـــ ةي ـ ل ؤا     لفوا  ن  ةن ــــ فح ــــ  ﴾٣٠﴿نو د  ةعوت م  ك فن ـ  ت ـ ف  Müminler bu sebeple,
          kavuşacaksınız.                                                                             büyük kuvvetlerini
          Meleklerin inmesi sırasında                                                             kaybederler. Çünkü yüzde
          müminlerin onları                                                                       yüz haklılıklarına ufak bir
          görmeleri gerekmez.   م      م                                م                              gölge düşürmüş,
          Melekler onları    ك    ة    ك         ل  ف ـ  س ــ          ك    ة        ن ف            aleyhtekilere küçük bir
                                                                                 ة
                                                     ي
          cesaretlendirmek, teselli   فم  لةو ــ فم  ـ فنا ياهـ  ـ فش ـ ةت ــــ  ةتاةم اةه  يف فم ـ ي ـ  ـــ لةو   ةر ـــ  خلا     فةو ــ ي  bahane vermiş olurlar. Bu
          etmek için gelir ve                                                   ۛ                 âyetin pek güzel bir tefsiri
          kalplerine kuvvet verirler.                                                             şu hadis-i şerifte yer alır:
          Fussilet /33 – Allah
          yoluna çağıran, makbul                                                   ة                   Bir gün bir adam
                                                                  ى
                                   ل
          ve güzel işler işleyen ve   نس ــ ۛ  فحا ن  ةمةو ـ ف  ﴾٣٢﴿ ـيــم  ي حةرر  ةغ ن ـ ف ـ  ف ـ و     م ل ز   ن ــ ﴾٣١﴿  ة  ييف ــ اةه ةم  ـ ا   ةت ـ  عحد ـ ۜنو  gelip Hz. Ebû Bekire (r.a)


          “Ben                                 ۟                                                   sürekli hakaret etti. Hz.
          müslümanlardanım”                                                                       Peygamber (a.s.) da, orada
          diyen kimseden daha                                                                    bulunuyordu. Adam hakaret
                                                                                                    ettikçe Hz. Ebû Bekir
          güzel söz söyleyen kim                                                                 dinliyor, cevap vermiyordu.
                                                                                        ى
                                                       ة
                                                                           ي ا ة
                                                                    ن
          olabilir?”           م ـ ةن يين ـــ ة ي ة  ى  ـــــ  لاۛص ل  ــــــ  م ــــ  ةعةو     ح لا    ل ــ  ى  ا اةع ةد ن  ة  ـــ حم ــ ف   م لفو  ةق ـــ  Hz. Peygamber (a.s.) ise
                                    حنا لاةقةو  اح
          Bu âyetlerin indirildiği                                                               tebessüm ediyordu. Nihayet
          sırada imanını açıklamak,                                                                Ebû Bekir dayanamayıp
          hayatını tehlikeye atmak                                                                sert bir karşılık verince Hz.
          demekti. Hele İslâm’ı                                                                  Peygamberin çehresi değişti
          yaymağa çalışmak, kana   ة                                                                ve oradan ayrıldı. Ebû
                                                                         ة
                                                 ة
                                           ة
                                      ي
          susamışları dâvet etmek   ح   ب ـ لا ـ ييت   فعةففدا  ةةئ حيس    لا ـ ح  لةو   ة  ف    لا ـ ةح ـ ۛس ـ ةن ــ  يو  ةتس    ةت ــ ف ــ  لةو﴾٣٣﴿ ـ ةني   ملا ـ ف س ـ  ل ـ ي م  ف  Bekir peşinden kalkıp
          mânasına geliyordu. Âyet     ۜ                                                          sebebini sorunca buyurdu
          başta Hz. Peygamber (a.s.)                                                                 ki: “Sen sükût ettiğin
          olarak müezzinler ve                                                                      sürece, bir melek senin
          Allah’ın dinine hizmet eden                                                              yerine cevap veriyordu.
          herkesi kapsamına alır.                                        ة                          Fakat sen ağzını açınca
                                                             ة
                                ةو    ل ــ ح ي  ة ة     ـــ اةد ةو      ة ـك ــ ا   حن ـــ  ه  ةع  ه  ـ في ـ ةن ـــ  ةبةو  ك  ــ في ـ ةن ـ  ةب  يذ ــ ي  ح لااةذ ا ــ ةف   ن  ـ ۛس ـ  فحا ي   ه ــ ة  yanına şeytan geldi. Ben
                                                                                        ل

                                                                                                    şeytanın olduğu yerde
          Fussilet /34 – İyilikle                                                                bulunmam” (İmam Ahmed,
          kötülük bir olmaz. O                                                                            Müsned)
          halde sen kötülüğü en
          güzel tarzda           ة ن                      ح   ة ة       ة ن
                                                              ح ي ا

          uzaklaştırmaya bak.   ا     ـ ا    ي ـــ ل ــ يحق ــ اةه  ةمةو  اور  ۛص  ــ ةب ــــ  لا ـ ي ي ذ ــ  ةن   لا  اةه  ةمةو ــ  ي ا ــــ ل ـــ حق ــ ي ـــ  ﴾٣٤﴿ ي ي مـ  م  ةح ــ  Fussilet /37 –
                                          ۛ
                Bir de bakarsın ki                                                                 Gece gündüz, güneş,
          seninle kendisi arasında                                                                    ay, hepsi O’nun
          düşmanlık olan kişi                                                                         âyetlerindendir.
          candan, sıcak bir dost                                                            ة
                                                                                  ح
                              ة
                                                              ة ي
                                                                                            ح ي
          oluvermiş!         ناط   ة  لا ن ــ ة ـ حش ـــ في ــ   م  ك ة ة  ــــ حن ـ  ةغ ز  ــــ فن ــــ  ةي  احماةو ﴾٣٥﴿ يـــم  ـــ ي ظ ــ  ةع ظ ــــ      ةحو  ذ لا  O halde güneşe ve
                                                      ة
            Şer, galip göründüğü                                                                  aya değil, onları öylece
          durumlarda bile, aslında                                                                 yaratana secde edin,
          zayıftır.     Zira mahiyeti
          icabı çökmeye mahkûmdur.                                                                   eğer O’na ibadet
             Hayır ve dürüstlük ise                                                                    ediyorsanız!
                                             ف
                                                     ة
                                                                 ن ة ي
          gönüller fetheden, bizatihi    ةو  م ـ فن  ﴾٣٦﴿ ـ  مي  ـ يل  ةعلا  ع ـ ي ي م ح سلاةو ــ  حنا  ــ  ه  ه  ۜ  ح لا ب  ف  ــــــ ةت ــــ  ع ـــ   ذ  ـ ف س ا ةف   غ ز ــــــــــ ةن
          bir kuvvettir. İyilik ve                                                      ف
          kötülük açık bir tarzda karşı                                                                Fussilet /38 –
          karşıya geldiklerinde iyiliği                                                              Eğer kibirlenecek
          takdir, kötülükten nefret                                                              olurlarsa, şunu bilsinler
          etmeyen az insan bulunur.                                                  ة             ki Rabbinin nezdinde
                                                                             ة
                                                  ة
                                                          ف ةق ـ ة
          Şu halde “İyilikle kötülük   سم  ة  ل ل ـ حش ـ ف  اود  ـ ف س ـ  ج ــ    ةتل  رم  ـ لاةو  س  ـ فم ـ    ة حشلاةو  راةهحنلاةو ل  ــ في ـ  ح    لا  ه  ةيا ــ  تا ــ  ن  olan melekler, gece
          bir olmaz.”                               ۜ                                              gündüz O’nu tenzih,
              Kötü davranışı affetme
          bir iyiliktir. Fakat afla                                                                tesbih ederler ve asla
          beraber iyilik etmekle,   م                                                                   usanmazlar.
          karşıdakinin gönlü                                 ة
                                                                                        ف ة
                                      ف ي ة
          fethedilir. Bunun pek az   ك ـــ فن ـــــ  ت ــ فم  نا  ن  ة  ــــــ ل ــ ةق ــ  ه ــ ح  ةخ   يذ    ح   ل    لا ـــ ي  ن ح    اود  ــــ  ج ــــ    ف ساةو  ر  ـ ةق ـ ةم ـــ  ل ل لةو  Bu âyet, secde
          istisnası olabilir ki nadir,                                                                 âyetlerindendir.
          yok hükmündedir. Ama bu,
          öyle kolay bir iş değildir.
                                                             ذ
                                                                                ة
                             ة
          Fussilet /35 – Ama   ك ـــــ  ـــ فن ـــ ةد   ع  ن  ة ح  ةف  اور  ــ ةت ــ ك ــ ةب ـــ  ف سا ن ا ﴾٣٧﴿ نو د  ة ي  ه دجس
                                                                                            حيا ـ ةت  ها ـ فع ـ  ب ــ
                                                                         ةف ـــ
          kötülüğe karşı iyilik    حبةر            ـ لا ــ ي ي ذ ـــ ة
          hasleti, ancak
          sabredenlerin kârıdır,
          faziletten yana nasibi                                                                       ﴾٠٠٠٠﴿
          bol olanların kârıdır.   ة          ة               ة           ة ح   ة ة


          {KM, Luka 19,26}   ﴾٣٨﴿ نو م     ــــ ف س ـ ةـ ـــ  ةيل  م ـــ ف   ه ةو  راةه  ـــ حن ـــــــ  لاةو  ل  ـ في ـــــ  لا ب    ه ــ ل نو   ي ــ ۛس ـ  حب ـــ  ح ــ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          479
   478   479   480   481   482   483   484   485   486   487   488