Page 480 - e mushaf TR pdf
P. 480

476
          41-FUSSİLET    Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          SÜRESİ                                                                                      Fussilet /6 – De
          Mekkî olup 54 âyettir. Sûre, 41-Fussilet Süresi   Yaprak 08B  Cüz 24   Süre 41  Sayfa 476  ki: “Ben de sizin gibi
          adını üçüncü âyetinde      Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  bir insanım. Yalnız,
          geçen ikinci kelimeden                                                                  bana şu vahyolunuyor:
          almıştır. Bu isim, Kur’ân’ın
          tam anlamıyla tafsil edilip                     ِ                                       “Sizin İlahınız, sadece
                                                            و و
          açıklandığını ifade eder.       ﴾٤١﴿       تَلصف ةروس            ﴾٤١﴿          476
          Kur’ân-ı Kerimin indiriliş                   ع  ن    َ و                                     bir tek İlahtır.
          maksatlarını bildirerek
          başlar, vahiyden ve                                                                    O halde O’na yönelerek
          nübüvvetten bahseder.                                                                   doğru yolda yürüyün,
          Kâinatın ilk yaratılışı, tevhit
          delilleri, hakkı yalan
          sayanların âkıbetleri, ayrıca                ة                                         O’ndan af dileyin. O’na
          mükâfatları bildirilir.  ﷌                     ف تل ح ص ف  ةةرو س                ﷍      eş, ortak uyduranların

          müminler ve onların
                                                                                                        vay haline!
          Sûrenin son kısmında ise,
          Allah’ın, kâinat sırlarının                                                              Fussilet /7 – Onlar ki
          bazılarını insanlara                                                                    zekât vermezler, âhireti
          açacağını ifade eder.                                                                   de inkâr ederler. [91,9-
                                                                                                   10; 87,14-15; 79,18]
          Bismillâhirrahmânirrahîm
                              مي    ح ي ح    ةرلا نن مفحةرلا        ح لا مـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــسِب  makbul ve güzel işler
          Fussilet /1 – Hâ, Mîm                        ِ ن                                        Fussilet /8 – İman edip
                                               ح
                                                                                                      işleyenlere ise,
          Fussilet /2 – Bu kitap   ۛ                                                     ع       kesintiye uğramayan bir
          rahman ve rahîm (olan                                                                   mükâfat vardır.” [18,3;
          Allah) tarafından                                                                               11,108]
          indirilmiştir. [1,3;
                                         ة

                                     ن
                           انار ق

                                    ة
          26,192-194; 36,5]   ى ن  ف   هتايا  ف تل ح ص ف    بات   ك ﴾٢﴿ مي ي حةرلا نن مفحةرلا   ةن م  ليزفن ةت ـ ﴾١﴿ امنح
                                                  ة
                                                               ح
                                                                         ح

                                                                                   ي
          Sûrenin başındaki iki                           ۛ                               ۜ             ب  ح ز
          satırlık kısımda, başka bazı
          gerçeklerle birlikte        ذ
          Kur’ân’ın başlıca şu on                                                      ى
                                                                         ة
                                                                              ة
                                         ل
                                                             ى
                                                    ى ة
          vasfı da bildirilir:   فم هةف فم هرةث    ك ـ  ا  ۛ ضر  ـ فعا ـ  ةف ۛار  ــ ي ي ذ ـ  ةنةو اري  ي  ةب ـ ش ـ  ﴾٣﴿ۙنو ملفعةي مفوةق  ح  ـ  ل اي ـ   برةع
                                                                                           ة

                                              ة
          1-Hâ, mîm: İ’caz ve                                                                          ﴾٤﴿
          tehaddî özelliğine işaret
          eder. 2-Tenzil (kısım kısım
          indirilen) 3-Rahmet eseri 4-
                                                                                  ة
                                               ة
                                     ا ة ي
          Kitab (yazılan) 5-Âyetleri     يياف  ةو  هفيلا اةنو ع د ــ ف  ةت احمم  ة  ل ة     ـ ل ـ  بو ــ ياف اةن ـ ا ي   ق او    ةقةو ـ لا ـ  ﴾٤﴿ نو ع  ـ ةم ـ  ف سةيل ة
          açıklanmıştır. 6-Kur’ân                        نك ـ حن ـ
          yani okunandır. Zımnî (üstü
          kapalı) olarak “devamlı                                                                     Fussilet /9 – De
          okuyunuz” emri verilmiş
          sayılır. 7-Arapçadır. 8-Akıl                                                              ki: Siz dünyayı iki
                                                             ة
                                       ة ي ف
                            ة
          sahiplerine, öğrenmek   نول  ةع ـ  ما ـ  ـ اةن ـحنا لم  ـ فعا ـــ ة  ةف    باةج ـ  ح ك ن  ـ في ــ  ةبةو اةن   ةو ر ــ فقةو ا  ــ ةن ـ   ناةذا ن  günde yaratan Allah’ın
          isteyenlere hitap eder. 9-                                                 م ـ فن ةب  ـ في ـ  ن ــ  tek İlah olduğunu inkâr
          Müjdeleyici. 10-Tehlikeyi                                                                 edip O’na birtakım
          haber verip uyarıcıdır.                                                                    eşler, ortaklar mı
          Fussilet /3 – Bu kitap;      م                         م                                   uyduruyorsunuz?
                                                                             ل ل ا
                                                          ا ة ي
                                   ن ي
                                                ا ن ي
          bilen, anlayan kimseler    د حاةو  هلا فم ك ـ هلا  امـحنا   ة  ة ة ل    ح يلا ىنحو ي فم ك   لفث م رۛشةب اةنا امـحن   ة  ي ف ة   ق ـ ا ل ﴾٥﴿  Halbuki bütün bunları
          için âyetleri açıklanmış                                                                         yapan,
          bir kitap olup, Arap                                                                   Rabbulâlemindir. [2,29;
          diliyle olan bir                                                                            7,54; 79,27-33]
          Kur’ân’dır, okunan bir
          derstir. [11,1; 41,42]   ة  ة  ة ح ل           ف                          ا ة ي
                           نو تفؤ       ل  ي ـ  ةنيذ ﴾٦﴿ ةنييكرفش مل ل لفيةوةو  هور ففغت ف ساةو  هفيلا   او ميقةت ـ ي  ف ساةف  Müşriklerin bariz vasıfı
                                                                        ة
                                         لا ـ ي
                                                                 ۜ

                                               ۙ
          Fussilet /4 – Bu kitap,                                                                 Allah’ı rububiyette bir
                                                                                                  kabul etmekle birlikte,
          Allah’ın rahmeti ile                                                                       uluhiyette O’nun
          müjdelemek, cezasını                                  ف                                şerikleri olduğunu iddia
          haber vererek uyarmak         ن        ة ة  ح ي ح  ة              ن ف                         etmeleridir.
                                                                       ة

          için gönderildi.   اول مةعةو او ن ـ ةما ةنيذ    لا ـ ي  نا ﴾٧﴿نور     ــ فم ك ـ  فا ـ   ه  ةر ــ   خلا  ـ  ب فم ـ   هةو ةةو  ح  لا ـ نكةز ــ  Fussilet /10 – O, yerin
                                                                                                   üstünde yüce dağlar
          Buna rağmen insanların                                                                  yarattı, orayı bereketli
          çoğu ondan yüz                                                                           kıldı ve orada arayıp
          çevirdiler. Onlar artık   ة ح ة  ة         ف ل ة                  ل    ة        ة       soranlar için gıdalarını,



          dinlemezler.     ي ي ذلا ب نور ففكةـتل       ئا ـ حن ــ فم ك  ل ق ﴾٨﴿  نو نفمةم      ـ رفي  ةغ رفجا    ل ـ  ه ـ فم      تاةحلا ح صلا  bitkilerini ve ağaçlarını
                                                            ۟
                                                                                                   tam dört günde takdir
          Fussilet /5 – Ve derler                                                                  etti, düzenledi. Yerde
          ki: “Senin bizi dâvet                                                                   yaratılan bereketlerden
          ettiğin inançlara karşı                                                                  maksat, yüz binlerce
                                                                                     ة
                                                            ة   ة ل
          kalplerimiz kapalıdır,   ﴾٩﴿ ةني ي مل اةعلا    ف ة      ح بةر ك لذ ۜادادفنا  ن  ى ة  ا     هـل   ة  نولةعفجةتةو    ةي ـ فيةمفو ـ ن    ييف  ۛ ضفرلا  ة ف  لةخ ـ ةق  yıldan beri en küçük
          örtüler içindedir;    ۛ                                                                 canlıdan, yüz binlerce
          kulaklarımızda da                                                                        canlı türüne mensup
          ağırlık bulunmaktadır.                                                                 hadde hesaba gelmeyen
                                                                                                        yaratıkların
                                                        ة
                                       ل ا
          Hem bizimle senin   ياف ـ ي اةه  ـ ةتاةو ـ  فقااةهي  ة  ـ حد يفةر ـ  ةقةو اةهي    يف ـ  كةراةبةو     م ـ فن ةف ـ  قفو ـ اةه  ة يساةوةر  ة  ةجةو ـ ةع ـ ل   ييف ـ اةه  faydalandığı hava, su,
          aramızda bir perde                                                                       madenler, bitkiler ve
          çekilmiştir.                                                                                 hayvanlar gibi
                                                                                                       kaynaklardır.
          Artık bu durumda                                                                         Fussilet /11 – Sonra
                                                      ا
                                                                         ا
                                                                                      ة ل
                                                                          ة
                                                                                ا
          yapacağın bir şey varsa     ناةخ د  ة ي هةو  ـ ةم ا  ء  ة ا    ح سلا ىلا ىنوةتسا  ة  ﴾١٠﴿ ةنييل ئا ح سل ل ءاةوس ماحيا  ةبفرا ـ  ةةع  ل  iradesi bir gaz halinde
                                                  ة ي
          yap, biz de bildiğimiz                               ث ـ حم   ف      ى ۛ  ۜ             olan göğe yöneldi. Ona
          gibi yapmaya devam                                                                      ve yere şöyle buyurdu:
          edeceğiz!”                                     ف                                          istemeyerek de olsa
                                                                                                    “İsteyerek de olsa,
                                       ا
                                       ة
                                                            ل ى
                                              ل ا
                                                  لاةق ۜاهر
                           ﴾١١﴿ ي ي عـ ةن  ـ  ئاط اةنفي ةتا اتـ ـ ة ى  ف  ك ـ  فوا اعفو ـ ة ط اةي  ـ  ت ـ  فئا ضفرةل ـ ف   لةو اةه    ة ة  ةقةف ـ لا ل ـ  emrime gelin!” onlar
                                                ة ـ

                                                                                                    da: “Gönüllü olarak
                                                                                                     geldik.” dediler.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          476
   475   476   477   478   479   480   481   482   483   484   485