Page 482 - e mushaf TR pdf
P. 482

478
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Fussilet /21 –                                                                          Fussilet /26 – Bir
          Derilerine: “Niçin   41-Fussilet Süresi       /             Yaprak 09B  Cüz 24  Süre 41  Sayfa 478  de kâfirler dediler ki:
          aleyhimizde şahitlik       Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  “Şu Kur’ân
          ettiniz?” deyince onlar:                                                               okunduğunda ona kulak
                                                                                                  vermediğiniz gibi, ona
                                                          ِ
                                                            و و
             “Bizi söyleten, her          ﴾٤١﴿       تَلصف ةروس            ﴾٤١﴿          478       karşı yaygara koparıp
          şeyi konuşturan                              ع  ن    َ و                                    onun, başkaları
          Allah’tır.                                                                             tarafından anlaşılmasını
                                                                                                      da engelleyin.
             Zaten sizi ilkin                ا

                                                                                                        Ancak böyle
                            ن
          yaratan ve sonunda da     ح لا قــــاةن  ة    فن ـــ ط ـــ ة    ل  ـ لا ـ ا او  ةق  اةن  ة  ــ ل ــ في ــ  ةع  م   ت د  ـــ ه ــ ف ـــ ف  ۛش ةم  ل  م      ل  ــ  ج ـ ول  د  ه ــ ف ـ  اولا ةقةو ـ  yaparak üstünlük
          huzuruna                                ۜ                                              sağlayıp onu bastırmayı
          götürüleceğiniz                                                                         umabilirsiniz.” [7,204]
          Rabbiniz de O’dur.”                                                  م
                                                       م
                                                                             ة
                                                                             ح
             Fussilet /22 – Siz,  ة نو عةجر  ت ـ لاةو  ةةرـ  هفي ة ي  ـ ةم لحوا فم ك  ة  ةخ ــ ل ــ ةق ـ  ةو هةو  ءي ـ   ف  ۛش ل    ك ـ  ةقط  ل    فنا ـــ  ي ي  ة ح ي  لا ذ  Fussilet /27 – İşte
                                                                                   ة
                                                 ة ة ل
          kulaklarınızın,         ف          ح                                                      Biz de onun için o
                                                                                                     kâfirlere dünyada
          gözlerinizin,                                                                               şiddetli bir azap
          derilerinizin,     م             م                                        م             tattıracağız ve âhirette
                                                               ف ل ة
             aleyhinizde    فم ك     ــ فم ــ  ع  ۛس فم ك  ة  ةع دةه  ـــ فش ــ ة ــ ل ــ في ــــ  ةي نا نو      ةت م    ك ــ فن ــ  ت ــ ف ـ ف س ـ ةت ــ ر ت  اةمةو ﴾٢١﴿  de yaptıkları o pek kötü
                                                                                                  işlere göre hak ettikleri
          şahitlik edecekleri bir                                                                   karşılığı vereceğiz.
          günün  geleceğine
          inanmıyor ve ondan                                                                        “Yakınları ziyaret,
          sakınmıyordunuz,      ة                          م                  م            ا        onlara sahip çıkma,
                                                                        ة
                            ن ح
                                                      ن
                           ة ح لا ا فم ن ل  ــــ ةن ــــ فن ـــ  ت ــ  ة ظ ن ك ـــ لةو فم ك     ـــ ل ـ   دو   ج لةو  فم ك  ر ا ۛ ص    فب ـــــ  ل ة  muhtaçlara yardım,
                                                  ن ف
                                                                                          الةو
             ayrıca siz,                                                                          insanlara faydalı olma
          yaptıklarınızın çoğunu,                                                                        gibi güzel
          Allah’ın bilmediğini                                                      ف             davranışlarını değil de,
          sanıyordunuz.                 ة     ة ح     ة            ة            ى ة     ة    ة        dünya ve âhiret
                                ة     حبر ب ـ فم ك    ظ ـ ةن ـ فم تفن  يذلا   ي   م كـنظ   ح  فم ك لنذةو ﴾٢٢﴿نولةمفعةت       م ـ احم  اريث    ك ي   ملفع ةيل ـ  mutluluğunun esası
             Fussilet /23 – İşte                                                                  olarak insanlığa hediye
          Rabbiniz hakkında                                                                          edilen bu Kur’ân
          beslediğiniz bu kötü                                                        م            hidâyetine düşmanlık
          zandır ki sizi mahvetti   ة            ف                 ف             ة           ل   etme ile ortaya çıkan bu

                                                             ي
          de, o yüzden hüsrana   ىىوفثةم    راحنلاةف اور بص    ةي ـ ف  ن اةف ﴾٢٣﴿ ةنيرساةخلا   ةن م  فم تفحةب ف صاةف   فم ك ـيندفرا  en büyük suçu göz
          uğrayanlardan oldunuz.                                                                       önüne alarak
                                                                                                      müstahaklarını
                                                                                                   vereceğiz” anlamına
             Bir hadis-i kudside                                                                           gelir.
                                           ة
                             ا
                                                                                      ف ي
          Allah Teâla şöyle   ءاةنر ق م ه ة  اةنضحي ﴾٢٤﴿ ةنييبةتفع  ف    لا ـ  م ـ    ةن م  امةف   ة   فم ه    ةي ـ ف س ـ ةت ـ فع ـ  ت ـ او ب  ناةو فم هل ة
                                            ةقةو ـ ف ل ـ ف
          buyuruyor: “Kulum   ة ة                                                         ۛ
          Beni nasıl bilirse, Ben                                                                    Fussilet /28 – İşte
          ona öyle muamele                                                                         Allah düşmanlarının:
          ederim”                                                                                    cezası da: O ateş!
                                            ة
                                 لا ـ  م  ة  ةع ق ـ ح ـ ل ـ في ـ ه ـ  ةحةو م  ف  ةخ اةمةو م  فيا ن  اةم   ة  ة  ةف ـ حيز ـ او ن ل ـ  ه ـ فم
                                                                         ل
                                 ف ةق ـ لفو
             Fussilet /24 –                              ـ ل ـ ةف ـ  ه ــ ف       ةب ـ في ـ ة ـ ي  ي د ـ ه ـ ف     ة  Âyetlerimizi bile
          Eğer sabredip                                                                               bile red ve inkâr
          dayanabilirlerse,                                                                         ettiklerinden ötürü
          cehennem zaten kendi   ف                                                                  onlara orada ebedî
          yerleşme yerleridir.           ي ة    ف       ف                     ة                       kalmak vardır.
                                ك ـ  نا ــ او    حن ــ  ه ــ فم  ا س ـ فن لاةو ن     ـ ةن لا ـ  ج ـ ح         م ـ فن ةق ـ فب ـ  ل ـ ه ـ  م فم  ةخ د ــ ف ـ ل ـ   ف ت  ةق مةم    ا    يياف


                                           ۛ

             Şayet özür dileyip                                                                        Fussilet /29 –
          Rab’lerini razı etmek                                                                    Kâfirler cehennemde:
          için tekrar dünyaya                                   ف       ة                          “Ey Ulu Rabbimiz!”
                                                                          ة ح
                                                         ة
                                    ن
                               ف
                                           ة ف
          dönmek isterlerse,   افوةغلاةو    نار قلا  اذنه ل او عةم ف سةتل اورةف ك  ةنيذلا لاةقةو ﴾٢٥﴿ ةنيرساةخ  derler,
                                                                            ي

          onlara bu imkân            ف                                              ۟ ي
          verilmez.                                                                                  “gerek cinlerden,
                                                  ف                                               gerek insanlardan bizi
                                                                                                   saptıran o şeytanları
             Fussilet /25 – Biz
                                                                           ة
          onların yanına birtakım  ى  ــ ي ي د ـ اد  باذ ـ ۛش ا  ة ى  ـــ ةع اور    ك ـ ةف ـ  ةنيذ ة    لا ـ ي  ة ح  حنقي  ة  ةف ـ ل ـ  ن ـ ي ذ   ة  ﴾٢٦﴿نو ب لفغةت فم ك ة  ة ح  ل  ـ ةع ـ ل ـ   هييف  bize bir gösteriver de

          arkadaşlar katarız.                                                                      onları ayaklarımızla
                                                                                                  çiğneyelim, aşağıların
             Bunlar, onların                                        ف                             aşağısı olsunlar” [7,38;
                                                                                                           16,88]
          önlerinde ve      ن        ل ا      ة        ة                  ة  ل ح  ل  ة      ة
                                         ة

          arkalarında ne varsa       ح لا       فعا ـ ةد  ءا  ءاازةج ك لنذ ﴾٢٧﴿نولةم    ةي ـ فع ـ  او نا    ك ـ  يذلا  ـ ةو   ا   ي  ف سا فم هحنةيزفجةنلةو

          yaptıkları her türlü işi
          süsler, cazip gösterirler.
                                                     ف
             Böylece cinlerden   ة             ن                         ف ف               ة ة
                                              ة
                                                            ى ة
                                                                    ۜ
          ve insanlardan gelmiş   ﴾٢٨﴿نو دةحفج ـ ةي اةن تايا ب او نا    ك ـ  ــ اةم   ب ءااز ــ ةج دل  ـ  خ ـ    لا راةد اةهي  ل  ـ  ه ـ فم يف  ـ  ۛ  راحنلا
          geçmiş toplumlar
          hakkında yürürlükte
          olan cezalandırma                                               ف
          hükmü, onlar hakkında   ف         ة    ل      ة ح ة     ة ا ل              ة  ة ح

          da gerekli olur.        لا ــ  ج ـــ حن  ـــ ةن  ــ ةن ح ل ـ  م  ا  ۛضا     ةنرا  ـ  ا لا ـ فيذ ـ  ن     حبةر ـــ اةنـ   اورةف ك  لا  ــ ي ي ذ ــ  ةن  لا ـــــ ةقةو
             Çünkü onların
          hepsi kendilerini                         م
                                                               ل
                                         ة ف
                                                                                           ف
          hüsrana atmışlardı.   ﴾٢٩﴿ ييلـ ةن  ـ ةف ـ  ف سلا  ةنم   ـ ةـي ك   لاةن ماةدفقا ت  ةت ام  ف  ةن س ـــ فن لاةو
          [43,36-37]                             ةنو ـ ا                          ـ فج ـ ةع ـ ل ــ  ه ـ ة ـ فح ـ ۛ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          478
   477   478   479   480   481   482   483   484   485   486   487