Page 479 - e mushaf TR pdf
P. 479

475
             Mümin /78 – Biz   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Mümin /81 –
          senden önce de birçok                                                                     Allah böylece size
          resul gönderdik.   40-Mumin Süresi       /             Yaprak 08A  Cüz 24  Süre 40  Sayfa 475  kudretinin alâmetlerini
                                     Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04   gösterir.
             Onlardan bazısını
          sana anlattık, bazısını                                                                      Artık Allah’ın
          ise anlatmadık.                               ِ                                          hangi delillerini inkâr
                            475           ﴾٤٠﴿        ِ نمؤمعلا ةروس       ﴾٤٠﴿                        edebilirsiniz?
                                                              و
                                                         ع
             Hiçbir peygamber,                            و    َ و
          Allah’ın izni                                                                                Mümin /82 –
          olmaksızın bir mûcize                                                                  Onlar hiç dünyayı gezip
          getiremez.                                                                                dolaşmadılar mı ki
                                ة ة                          ة                    ف    ل    ة      kendilerinden önceki
             Allah’ın emri        ةع ـــ ل ـ في ـ ك  ةق ن   م ـ فن ـ  ه ــ فم ةم  ـــ ف ـ ۛ ص ـ ف ص ــ اةن   ك ل     ــ ىل     م ــ فن ةق ـ فب ـ   س ر  ـ ل ـ  اةن  ۛسفرا د  لةو ـ ةق ـ ف  ümmetlerin
          gelince de hak ve                                                                          âkıbetlerinin nasıl
          adaletle hükmolunur ve                                                                   olduğunu görüp ders
          batıl yolda olanlar,                      ف                                                     alsınlar?
          (özellikle ısrarla,   ف
                                  ف ل
          resulün azap          ةي ـ  تأ ــ ة ي  نا      لو سر     ل  ـــــ  ة  ك ـ نا  اةم ةو    ة ة   ص  ة     ةم م   مةو ــ فن ـ  ه ــ ف ـ فن ل ـ ةن فم ـ فق ـ   ص ــ ف ةع ـ ل ـ في ـ ۜ ك  Oysa onlar,
                                            ة
          getirmesini isteyenler)                                                                   kendilerinden gerek
          hüsrana uğrarlar.                                                                        kuvvet, gerek ülkede
                                                                                                    bıraktıkları eserler
             Bir hadis-i şerife                                                                   bakımından daha ileri
          dayanarak müfessirler   ف             ن  ق  ـــــ  ل  ا     ن ةف  ـــ    ة  ي ح  ن               idiler.
                                       ـ ة
                                     ي
                                                         ة

          Allah Teâlanın çeşitli       ب ـ لا ـ ةح ـــ ح ق    ض     ح لا     ـــ  ر  فما  ءا ــ ةج اةذ ا   ۛ  ح لا  ــــ  اـ   فذ     ن   ب  ل   ا  ة  ةي ا ــــ   ب ـــــــ
          devirlerde ve yerlerde                                                                     Ama onların elde
          124.000 peygamber                                                                        ettikleri bu özellikler
          gönderdiğini söylerler.                                                                    kendilerine fayda
          Kur’ân’da isimleri ve   ة         ة ح  ن ل     ة            ف ة                              vermedi. Fecî
          tebliğleri bildirilen   ل ـــــــ  ـــــ ةع  ةج  يذ  لا ـــ ي      ح لا ﴾٧٨﴿  ۟نول  ـــ  م ــ فب ـــ  ط ــ  لا  ك ل اةن ــــ  ه  ر    ة  ــــ س ـــ  ةخ ةو  âkıbetlerini
          peygamberlerin sayısı                                                                    önleyemedi. [40,4-5;
          28’dir.                                                                                           21]
             Müşrikler,      م                 م                       ف                 م            Bu âyet, önceki
                                          ة
                                                                                    ة ف
          kendilerinin tehdid   فم ك  ة لةو ـــ ﴾٧٩﴿  نول  ف   م ـ فن ـــ  اةه ةت ـ أ ك ـ  ةو  اةه  ـــ فن ــ  ك ــ  ب ـ  م او  ــ اةع ةم    ل ـــ ةت ـ  ر  فنلا  م ك ة ل  kısmın özeti olup 4 - 5
          edildikleri azabı pek                                           ف                        ve 21. âyete bir daha
          ciddiye                                                                                  göz atılırsa iyi olur.
          almadıklarından, Hz.
          Peygamber (a.s.)’a:         م                                                                Mümin /83 –
          “Haydi, göster       ة      ك                           ة                                Resulleri onlara açık
          bakalım!” diye acele   ةع ـ ل ـ اةهفي ةو فم         رو  ــ  د   ص ي  ـــ يف ىة ـ  ةح ـ ةجا  اةهفيل  ةع ـ   او غ     ل ـ ةت ـ فب ــ ل ــ  ةو  عـ  ـ  فاةن ــ  ةم اةه  يف ـ ي ـ  açık delilleri getirdikçe,
                                                                                                    bunlar kendilerinde
          ediyorlardı. Âdeta bir                                                                      bulunan bilgi ile
          oyun ve seyir merakı ile                                                                 şımarıp böbürlendiler
          teklifte bulunuyorlardı.                  م                                                (Peygamberlerin
          Allah Teâla ise şunu   ن   ن ة ة       ن                  ة            ف   ف  ف ــ   ـ فح ـ ةم ـ  ة  getirdiği hidâyetle alay
          bildirmek istiyordu:    لا  تا  ةيا يا  ـ  تا ــ ةف ۗيه ــ ح ــ   ح  ةيا فم ك  ي   ي ةو ــ ير ـ  ﴾٨٠﴿  ۜنول   ت كل  ـ لا ىل  ةعةو ــ  ettiler).
          “Mûcize bir oyun değil,
          bir gösteri değil, bir son                                                                  Sonunda alaya
          fırsattır. Mûcizeden   ف                                                                  almalarının cezası,
          sonra, imana      ة                                                 ل ة   ة             kendilerini her taraftan
                                                        ة ف


          gelmezlerse, fecî      ف        ةك ـ في ــ ۛ ك ـ نا  اور  ـ ةي ـ فن ـ ظ ــ  ةف ضفرلا ي ـ  ف اوري  ي    ةي م  ةفا ــ ل ــ ف ـ س ـ  ﴾٨١﴿ ر ك نو     ت ــ فن ــ  kuşatıverdi.
          sonları geldi demektir.”
                                                                                                       Mümin /84 –
             Mümin /79 –                                                                         Onlar Bizim azabımızın
          Allah O Yüce Zattır ki,                      ذ        ف                                 şiddetini görür görmez
          sizin binmeniz için   ة   ق ـــ حو   ىة  ة    ۛش ــ حد  ل اةو  م   م  ر  ا ل    م  ــ فب ـ  ل ـ ه ـــ ف ك ــ  نا ــ او ا    ك ـ ةث ــ  ةق فن م ةنيذ ة ح  ـ ةب ــ   قاةع
          hayvanlar yaratmıştır,               ــ فن ــ  ه ـــ ف  ة  ۜ               لا  ة ـ ي      “Allah’ın birliğine
          hem onların bazılarının                                                                  iman ettik, ona şerik
          etlerini de yersiniz.                                                                    saydığımız putları da
                                                                                                     red ve inkâr ettik”
             Mümin /80 –               ذ         ف                                                        dediler.
                                 ة
                                                                               ة ف
                                                                                       ى
                                                                                            ن
          Sizin onlarda birtakım   ﴾٨٢﴿ نو بس ك ةـي  او نا    ك ــ  اةم   ـ فن ـ  ه ـ فم  ةع ى     ا ل  ــ اةم ا   فغ ــ نن ـ  ةف ضفرلا ي ـ  ف ارا ـــ ةثاةو


          başka menfaatleriniz de                                                                      Mümin /85 –
          vardır. Ayrıca içinizden                                                                   Fakat şiddetimizi
          hissettiğiniz bir ihtiyacı                                                                gördüklerinde iman
          onlara binerek ve                                                                        etmeleri kendilerine
          yükünüzü yükleyerek    ه ــــ فم ةدفن عاةم ـ  ب  او ـ  ـ  حر ةف      تاةن  ف     ـ ل ــ  ه ــ  فم  ب ـ لا ـ ةب ـ  حي ـــ   س ر   ـــ  ه ــ  فم  ة  ـ فتءا ا  ة ة  ةف ــــ ل ــــ حم ـ ةج ا  fayda sağlamadı.
          gerçekleştirirsiniz.                                                                        Allah’ın kulları
          Karada onların, denizde                                                                  hakkında carî âdet ve
          gemilerin üzerinde                                                                         tutumu hep böyle
          taşınırsınız.                                          ف                                       olmuştur.
                                            ة
                             ل
             Yerkürenin dörtte  افواةر احم ة ة  ةف ــ ل ـ  ﴾٨٣﴿ نن ؤز   ب ـــ ةي يه ــ ف س ــ ةت ــ فه ــ  او نا    ك ـ  اةم م     ــ ه ـ ف   ب ةقاةحةو  م  ف ف    لا ـ  ع ـ ل ـ  ةن م

                                                                                                    İşte kâfirler burada
          üçü su, dörtte biri ise                                                                 hüsrana uğramışlardır.
          topraktır. Birbirinden
          denizlerle ayrılan                 م
          kıtalar arasında ticaret                       ف                         ا        ف
                                                      ف  ب اةن ـ اةم
          ve sair gayelerle   ــ ةني  يكرفش م  بـــ يه     ة    ك ـــ احن    رةف ك      ةو   ه  ــ ةد  فحةو    ح لا ب  ـــ احن  ةما او   ن ة ن  ةق اةن ـ لا ـ  ةب ـ ۛسأ ــ

          seferler için, su ve
          rüzgâra ihtiyaç vardır.
          Ayrıca geceleyin
          denizde yol alan                   ف

                            ن
                                                 ل
          gemiler, yollarını     ح لا  ة  ــ حن ـ   ۛ ت   س   اةن  ـ ۛسأ ـ  ةب افواةر ام ة ة  ل  م  ييا  م  ـ فن ـ ةف ـ  ع ـ  ه ـ ف ـ اةم  ن ـ  ه ـ ف ـ ح  ةي  ك  ة  ةف ــ ل ـ ةي فم ـ  ﴾٨٤﴿
          bulmada gökteki               ۜ
          yıldızlardan
          yararlanırlar. Bunca
          imkânı, insanın emrine                                                            ة
                                 ة
                                                                                            ح
          veren Allah, elbette bir   ﴾٨٥﴿ نور    لا ـــ  ة ف ةك ــ  فا ــ  ـــ  لاةن ـ ك  ـ س ـ  ه ر  ةخةو  ه  ـــ ةب ـ  دا ي   ع ي  يف  ت  ة  ةخ د ــ ف ـ ل ــ ف ـ  ةق ييتلا
          hesap soracaktır.                                ة    ۛ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          475
   474   475   476   477   478   479   480   481   482   483   484