Page 481 - e mushaf TR pdf
P. 481

477
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Fussilet /12 –                                                                          Fussilet /15 – Âd
          Derken, iki gün içinde,   41-Fussilet Süresi       /             Yaprak 09A  Cüz 24  Süre 41  Sayfa 477  halkına gelince: Onlar
          gökleri yedi kat olarak    Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  dünyada haksız ve
          şekillendirdi ve her bir                                                                sebepsiz yere büyüklük
          göğe kendisine ait işi                                                                          taslayıp,
                                                          ِ
          vahyetti.         477           ﴾٤١﴿       تَلصف ةروس            ﴾٤١﴿
          Biz dünya semasını                           ع  ن  و و  َ و                               “Kuvvet yönünden
          kandillerle, yıldızlarla                                                                   var mı bize galip
          süsledik, bozulup                                                                         gelecek?” dediler.
          yıkılmaktan koruduk.
          İşte bu, azîz ve alîm
                            ة ة
                                                          ل
          (üstün kudret sahibi,   احنحيةزةواةهرفما  ا  ء  ا ل    ةمۛس  ح    ل ك    ييف ىنحفواةو نفيةمفوةي    ييف    تاةومس   ن ۛ  ةعفبس   ۛ  ة حن هي ن ضةقةف  Halbuki
                                    ة
          her şeyi en mükemmel   ۜ                                                                  kendilerini yaratan
          tarzda bilen) Allah’ın                                                                         Allah’ın, o
          takdiridir.                                                                               mahlûklardan daha
          Cenab-ı Hak kâinatı                                                                       kuvvetli olduğunu
          yaratmayı dileyince sonsuz   ف      ف        ة    ى                           ا ة       görüp anlamadılar mı?

                                                                                      ة
                                          ي
          kudretini izhar ederek,   ﴾١٢﴿ يلةعـمي  ــ لازيز ـ ةعلاريدف    ةت ـ ي ق  ك لنذ ۜاظفف حةو ۗحي ـ ة  يبا ۛ صم  فندلا   ح ـ  باةي ـ ة  ءاةم ح سلا
          ölçüsü belirsiz bir enerji
          meydana getirdi ve o enerji                                                                   Onlar Bizim
          zamanla yoğunlaşıp gaz                                                                   âyetlerimizi bile bile
          halini aldı ve sonra da                                 م                                  inkâr ediyorlardı.
          yoğunlaşıp bugünkü katı                    ة                   ة
                                                                             ف ل
                                                                                           ف ل
                                    ة
                                                                                      ة
          durumuna geçti. Yerküre iki  ﴾١٣﴿ ةدو مثةو  داةع    ةةق عاص   ۛ  لفثم      ىةةق عاص   ۛ  فم ك     ـتفر    ذفنا ل     قةف او ضرفعا   ن اةف
          jeolojik devirde oluşmuş ve  ۜ                                                             Fussilet /16 – Biz
          sonra da oradaki kaynaklar                                                               de onların üzerine, o
          belirlenerek, plan uyarınca
          dört jeolojik devirde oluşup                                                             uğursuz günlerde bir
          bugünkü duruma gelmiştir.   ة  ا  ة    ف                                                  kasırga gönderdik.
                                         ح ل
                             ح ي
                                                                                         ا
                                                                                       ة
                                                                                ح
          Zira âyetteki yevm kelimesi,  لا اود  ـ فع ـ  ب ــ  ةتلا       ةخ ـ ل ـ  ف ـ ه ـ فم    ــ فن   مةو فمهيد  ل       ةب ـ في ـ ن فيا ـ ي  فن م ل س رلا    م هفتءاةج فذا ي

          başlangıç ve sonu kesin
          bilinmeyen uzun bir devir                                                                 Bunu onlara dünya
          anlamına gelmektedir (...)                                                             hayatında bir rezillik ve
          Gökler, yerküre ile birlikte             ف                                              rüsvaylık tattırmak için
                                                             ة
          iki uzun devirde yedi                         ا                                                 yaptık.
                                     ا
                                                                                            ن ةق  ـ لا ـ لاو ـ فو   اش ـ  ءا
                                     ام
          tabaka haline getirilmiştir.   ف  ـ ل ـ فم ت  سفرا ــــ ة  ة  ــ حن ا ــ  ب ا  ةف  ىة  ن  ـــ ل ـــ  ئ ــ ك ـــ  ةم  ل ة  ُ    حبةر ـــ اةن    ُ ل فن ـــــ ز  ۛ ة    ة  ة ح لا
          Çünkü hepsi gaz halinde                                                          ۜ
          idi. Yoğunlaşıp katılaşması                                                                 Âhiret azabı ise
          hep birlikte, iki devirde                                                                daha çok rüsvay eder.
          olmuştur. Bu âyetler                   ذ                                      ف          Hem orada hiç kimse
          müteşabih olduğundan                                                                      kendilerine yardım
                                ة ف
                                                                               ة
          başka yorumlar da   ضفرلا ي ــ  ف  اور      ــــ ةت ـــ ك ـــ ةب ــــــ  ـ ف س ا ةف   دا  ة ة  ةف ـــــ ا   حم ـ   ا ةع ـ  ﴾١٤﴿نور   ب ـــــ  يه ك ـ  ف ا ــ
          mümkündür.                                                                              edemez. [69,7; 54,19]
             Âyette sümme bağlacı                                                                    Burada Âd halkının
          zaman tertibi değil, beyan                                                               felakete uğradığı günler,
          tertibini ifade eder, onun   ة ح ل  ة ل  ة  ة       ل                       ف            onlar için uğursuz olarak
          için “derken” diye çevirdik. نا افور ـــــ ةي  م ـ ف  لةو ا    ۜ  ـــ حو   ىة   ق  احن ـــ  م  د ـــ ح  ۛشا   ةم  ــــ فن  ةق ةو ــ لا ـ  او     ق  ـ ةح ــــ ح  لا ر   ب ـ ةغ ـ في ـ  nitelendirilmiştir. Aksi
                                 ة


                                                                                                    halde bu günlerde bir
                                                                                                  uğursuzluk olsaydı, başka
             79, 30 âyeti önce gök,                                                                   zamanlarda, başka
          sonra yer; 41, 12 âyeti önce   ف                                                         kimselere de uğursuzluk
          yer sonra gök; 21,30 âyeti                                           ة         ة  ن ح       meydana gelirdi.
                                 ن
                                 ا ب ةي ـ ا    ت ــ اةن
                                   او
          ise beraber yaratıldıklarını     ــ  ة   ق م     م د   ل    ه م       ــ ل ــــ ةق ـــ  ه ــــ ف ـــ ةو ا    ۛش ـــ ح ــ فن ــ  ه ـــ ف ــــ حو     ىة ةو   ك ـ  نا  ةخ يذ    لا ــ ي  ة ح لا
          ifade eder gibidir. Bu             ۜ
          durumda ortaya çıkan                                                                         Fussilet /17 –
          sorunun cevabı şöyledir:                                                                Semûd halkına gelince
          Yaratmanın başlangıcında                                                                  Biz onlara da doğru
          gökler ve yer beraber iken,                                                              yolu gösterdik; fakat
                                                                                    ة
                                                                   ة
                                                                        ف
                                                                             ة
                                                         ى
                                               ى
                                                                   ي
          yerküre diğer cisimler     تاس  ةن ما ـ  ح ـ ۛ  ل ة    ا   حي ـ  يياف  ارۛصرۛص اح    ير  ـ  فمهفيلةع اةنلۛسفراةف﴾١٥﴿  دةحفج نو  ةي ـ
          arasında hepsinden önce                   ف                                             onlar körlüğü hidâyete
          yoğunlaşıp katılaşmış,                                                                       tercih ettiler.
          derken Allah’ın iradesi
          göğe yönelerek orayı yedi
          sema halinde düzenlemiş,                                                                   Derken işledikleri
                                               ة ة
                                                                                 ة
                                 ل
                                        ن ف
                                                                           ف
                                                                ف
                                   ة
                                     ـ
                                    ر

          daha sonra yerkürenin   ىزفخا  خلا    باذةعلةو اةيفنحدلا  ةونيةحلا ي ف  يز خلا  ۛ باذةع فم هةقي ي ذ ن ل  işler sebebiyle alçaltıcı
          düzenlenmesini      ن     ة                 ۜ                 ف                        bir azap yıldırımı onları
          gerçekleştirmiştir.                                                                             alıverdi.
          Fussilet /13 – Eğer yüz
          çevirirlerse sen şöyle   ة        ف                        ة ل     ة         ة               Fussilet /18 –

          de: “Ben, sizi Âd ve   ىلةع   ىمةع    لا ـ ن  اوحبةحةت ف ساةف م  ـ  هاةن ـ ف  فيةدةهةف    دو مةث   احماةو ﴾١٦﴿ نور ۛ صفن ـ  يل م  هةو ـ ف  İman edip de Allah’a
          Semûd halklarını                                                                            karşı gelmekten
          çarpan kasırga gibi bir                                                                      sakınanları da
          kasırganın geleceğini                 ف                                                        kurtardık.
          bildirerek uyarıyorum.”     ذ
                                                                ة ف
                                                                                            ف
                                ة
                                                                                 ة ة
                           ﴾١٧﴿ ۛنو بس ك     ةـي او نا    ك ـ    اةم ب   نو ه ف    لا ـ  باذةعلا    ةةق عاص   ۛ  فم هفتذةخاةف   ىند هلا  Fussilet /19 – Gün


          Fussilet /14 –                                                                               gelir, Allah’ın
          Kendilerine önlerinden,                                                                   düşmanları toplanıp
          arkalarından                                              ف                                cehenneme sevk
          resullerimiz:                                                            ة              olunmak üzere, baştan
                              ا
                                                        ة
                                  ل ة
              “Allah’tan başkasına   ءاد ــ فعا ر ـ ۛشفح ــ  ي ةمفو  ةيةو ـــ  ﴾١٨﴿  قـ ۟نو  ة  ن    ةما ـ  ن ـ او ةو ك ـ  نا ـ او   ةي ـ حت ـ  ــ ي ي ذ ـ ةن  ح لا اةن  ة  ةنةو ـ حج ـ في ـ  sona tutuklanırlar.
          sakın ibadet etmeyiniz”
          dediklerinde onlar:
          “Rabbimiz olan Allah                                                                         Fussilet /20 –
          dileseydi, üstümüze                             ا                                            Nihayet oraya
          melekler indirirdi,   ة                          ن ي     ة               ة        ن ة ي  ulaştıklarında kulakları,
          böyle olunca biz sizinle م     ةع  ده  ـ ةهن ـ ۛشا ــ ة ـــ ل ـ في ـ ه ـ ف  ا  ؤا  ةجاةم اةذا    ةح ـ ىحت  ﴾١٩﴿  عةزوـنو     ـ  ه ـ فم  ي ـ  ةفراحن    لا ـ  ىلا     ح لا  gözleri ve derileri


          gönderilen şeylerin                                                                         yaptıkları işleri
          hepsini inkâr ettik”                                                                        söyleyip kendi
          dediler.                               ف                                                 aleyhlerinde şahitlik
                                                                                                          ederler.
                           ﴾٢٠﴿ ـنو   ة       ةي ـــ فع ـــ ةم ــ ل  او نا ك ـ   ه دو    ـ ل ـ   جةو  م ــ ف   ه  راص  ل    فبا ــ ۛ  ةو  م  ۛس ــ فم ـ  ع ـ  ه ـ ف
                                                             ــ فم  ب  ـ اةم
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          477
   476   477   478   479   480   481   482   483   484   485   486