Page 487 - e mushaf TR pdf
P. 487

483
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Şura /11 – O                                                                           Şura /14 – Geçmiş
          gökleri ve yeri yoktan   42-Şura Süresi       /             Yaprak 02A  Cüz 25  Süre 42  Sayfa 483  ümmetler, ancak
          yaratandır.                Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  kendilerine buna
                                                                                                     (tefrikanın haram
                                                                                                    olduğuna) dair bilgi
             Size kendi
                                                                                                   ulaştıktan sonra, sırf
          nefislerinizden eşler   483     ﴾٤٢﴿       ىرو ح شلا ةروس        ﴾٤٢﴿                   aralarındaki ihtiras ve
                                                              و
          yarattığı gibi davarlara                      ى       َ و
          da eşler yarattı. O, bu                                                                     haset yüzünden,
          düzen içinde sizi                                                                             bölündüler.
          üretiyor.                  م                 م
                                                                        ة ف
                                  ل
                           ى اجاةوفزا فم ك س ف    فن ــ  ل  ـ ا فن   م فم ك  ة ة  ـ ةع ـ ل ل ـ  ةج ض فرلاةو    تاةو ن م ح سلا  طاةفـر  Daha önce Rabbin
                                                                                    ة
             Onun benzeri                                           ۜ                              tarafından yürürlüğe
                                                                                                    konulan vaad, yani
          hiçbir şey yoktur. O,                                                                    cezayı belirli süreye,
          her şeyi hakkıyla işitir                                                                    kıyamete kadar
          ve bilir.                        ف               م                                           erteleme sözü
                                                                                    ة ف
                                                                             ل
             Bu âyet, Allah’ın  ۛ  ءي ـ ف  ۛش  ه    ك ـ  م ــ فث ــ  ل ـــ ي  ــ في ـ ۛ س  ة ل  هي ــ يف  فم ك  ف  ى  ـ ۛا   ةي ــــ ذ   ل ؤةر  جاةوفزا  ماةع ــ فنلا مةوـــ ةن     olmasaydı, onların işleri

                                                    ۜ
                                                                                                   çoktan bitmişti bile.
          sıfatları konusunda
          muhkem bir âyettir.                                                                          Ehl-i kitaptan
          Aynı konuda bir çok                                                                        sonra kitaba vâris
                                ة ف
                                                                 ـــ ةق ـ يلا ــ ي ـ   ــ ح س ــ ن م ــــ
          müteşabih âyet de   ضفرلاةو     تاةو  ة  لا د      ةم  ه  ة ل ــ ﴾١١﴿ ريص  ف  ـ ي ي م ــ  ع   لا ـ ةب ـ  ة ح سلا   هةو ــ ةو  kılınanlar (Mekke
          vardır. Zira Kur’ân-ı   ۛ                                      ي                           müşrikleri) onun
          Kerîm’in üslubuna
          müşahhas anlatım                                                                          hakkında derin bir
          metodu hâkimdir.                    م                                                     şüphe içindedirler.
          Müteşabih âyetlerin               ح        ة ي          ءاا          ةقفزر

          zahirleri ilk anda,   ــ يل ــ ي ــ  م  ةع  ءي ـــ ف  ۛش ل  ـــ  ب  ه ــ ك ــ  ۜ    ةو  ةي ــ فق ــ  د   حنا  ر     ةي ن   ل ـ ةم ــ ف ـ ۛش   ح  ـ لا ط  ةي ـ فب ـ  س ــ  Şura /15 – Onun
          Allah’ın bazı sıfat, isim                                                               için sen durma, hakka
          ve fiillerini                                                                               dâvet et ve sana
          yaratıklardaki                                                     م                      emredildiği tarzda
          kavramlarla ifade           ي  ة                                       ة                  dosdoğru ol, sakın
                                  ل
                                       ح ى
                            ا
          ettiğinden, bir benzerlik اةنفيةحفوا ي ذ لاةو  احو  ــ  ن يه ـ   ب ى ـ  ن ح صةوا ـ ةم  نيد    ح    فم  م ــ ةن لا ـ ي  ك ــ ل ةعر  ۛش ـــ ﴾١٢﴿  onların keyiflerine
                                     ي
                                                                                     ة

          hatıra gelebilir. İşte bu                                                                 uyma ve şöyle de:
          benzetmeyi gidermek
          için o müteşabih âyetler                                                                  “Allah hangi kitabı
          bu gibi muhkem                        ا                                        ة          indirmişse ben ona
                                          ف ل ل
          âyetlerin ışığında   ةنيح  ـ ي د لا او    يقا ـ  مي ـ  نا ىس    يعةو ـ ي ـ ن  ىسو ـ ن   مةو ةم ـ يهر  ي  ـ في ــ  باةن ـ ايه   فبا ــ ي ن  ة ح صةواةمةو ك  فيلا ـ  ة ي  inandım.
          incelenir. Böylece
          Allah’ın zat, sıfat ve
          fiillerinde hiçbir                                             ف                               Hem bana,
          yaratığa benzemediği                                                                       aranızda adaletle
                                                                                            ة
                              لا م
          kesinlikle anlaşılır.   ة ي  ـــ ف ــ  هفي              لا ـــ  م ــ فش ـــ يكر ــ ي ــ ةن ةم  ـ ةتا ـــ فد  ع ــ  هو  ة ف  ة  ك ـ  ب ـ ةعر ــ ىل  ح  ـ ةت ــ ةف ـ  قةر ـ يفاو ـ ي ــ  ه  ةتلةو  hükmetmem emri
                           ۜ                                                ۜ                             verildi.
             Şura /12 –
          Göklerin ve yerin                                                                           Allah bizim de
          hazinelerinin      ا                                                                     sizin de Rabbinizdir.
                                                                                            ن ل
                                                          ة ي
                                                                                      هفيلا

                               ح
          anahtarları O’nun   او قةرف    ةت ـ ة  اةمةو ﴾١٣﴿   بي     ـ ةم  ه ـ فن  ي ـ ين ـ  فيلا ياد  ةيةو ـ فه ـ ي   ءاا     ةم  ـ فن ةي ـ ۛش  ة ي  ياب    فجةي ت ي    ح لا
          yanındadır.                                                                 َ              Bizim işlerimizin
                                                                                                     sorumluluğu bize,
             Dilediğinin                ف                                                          sizinkilerinki ise size
          nasibini bollaştırır,            ة ة          ى          ف ف      ا               ة ح ي          aittir.
                                                                          ة
          dilediği kimsenin   ف تةقةبۛس  ةم ل    ك ـ ة  لفولةو  م  ـ  ع ـ ل ـ ةب  م ـ فغ ـ ةب اي ـ في ـ ةن ـ  ه ـ ف  لا  م ـ  هءاةجاةم فعــ  د     ــ فن ةب ـ   ملا
                                                ۜ
          nasibini daraltır. Çünkü                                                                     Bizimle sizin
          O, her şeyi bildiği gibi                                                                 aranızda bir tartışma
          her duruma en uygun                                                                         sebebi yoktur.
          olanı da bilir.        ة ة                       ة                    ا ن ي ة
                                                               ى
                                                                            ل
                                 لا ناةو  م
                                 ـ ي ي ذ ــ ةن  ح ح ي  ۜ  ـــ في ــ ةن ــ  ه ــ ف  ةب  ة يض    ل  ــــ  ق ـــ  ىم     ـــ ل    م ـــ ۛس ــ ح  ةجا ى لا ـ ك   حبةر ــ   م ـــ  فن

                                                                                                    Allah hepimizi bir
             Şura /13 – O,                                                                         arada toplayacaktır.
          “Dini doğru anlayıp
          hükümlerini uygulayın
          ve o hususta tefrikaya   ة ن               ح       ة                       ف              Hepimiz de O’nun

                                           ي
          düşmeyin” diye, din   ك لذ لةف ﴾١٤﴿ بير م  هفن م    كۛش ي ي ف   ه د   م ــ فن ةب  ـ فع ـ   ـ فم   ل ـ    ۛ باةت  ـ  ك ــ  لا او ــ  ثرنوا  huzuruna
          esasları olarak Nuh’a                                                                  götürüleceğiz.” [10,41]
          emrettiğini, hem sana
          vahyettiğimizi, keza
          İbrâhim’e, Mûsâ’ya,
                                                           ة
                                               ل
                                                                      ا
                                          ا
                                                                         ـك ــ ة
                                                                 ف
          Îsâ’ya emrettiğimizi   ف   قةو ــــ ل    م ـــــ ف   هءاةو ــــ فها  فع  ة  ـــــ حت ـــ  ب ــ  ةت لةو   ۛ تر ــ  ما ام م  ـ ةت ــ  ق ــ ف  ف ساةو    ۛ  عفدا  ةف ـ
                                        ة
          sizin için de din kıldı.   ۛ                        ۛ
             Senin insanları   م
          dâvet ettiğin esaslar,      ة     ة                          ن ة      ل ا          ن
                                                                             ة
                                                  ف

          müşriklere çok ağır   ۜ فم ك    ـــ  د   ةب ل ـ في ــ ةـن  فع   ل    تر ــــ     ماةو   باةت  نك ــ   م  ــ  فن    ح لا لز    ا ام   ب  ت  ةما ـ فن ــ   ــ ة فن ــ
          gelmektedir.                                    ۛ
             Halbuki Allah             م           م                     م
                                                ل
                                   ة
                                                                  ل ا ة


          dilediği kullarını bu din  ة  ــ حج ـ ةة   حل فم ك    ـ لاةم  فعا فم ك ــ ة لةو اةنلام  فعا اةنـل  فم ك ـــــــ   حبةر   ةو حبةر    ح لا    ن ل
                                                                                      ن
                                                                                       ــ
                                                                                       ـ
          için seçer ve gönülden     ۜ                          ـ ة    ۜ             اة
          Kendine yöneleni ona
          hidâyet eder. [33,7;
          5,48]                                                             م
                                                                       ن ل
                           ﴾١٥﴿ ـــيـر  ي  ف  ــ في ـ لا  ه ـ ةم ــ ص  ة ي  ۛ  ـ في ـ ةن ـــ  ةب   ع  ةي   ـ فج ـ ةم ـــ    ح لا   فم ك  ــ في ــــ ةـن  ةبةو اةن  ةب ـ في ـ ةن ـــ
                                               لا ةو   اةن

                                                                          ۜ
                                ۜ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          483
   482   483   484   485   486   487   488   489   490   491   492