Page 494 - e mushaf TR pdf
P. 494
490
Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Zuhruf /23 – İşte Zuhruf /29 – Doğrusu,
böylece senden önce, 43-Zuhruf Süresi / Yaprak 05B Cüz 25 Süre 43 Sayfa 490 Ben bunları da,
uyarıcı bir resul Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 babalarını da
gönderdiğimiz hiçbir kendilerine hakikat ve
şehir yoktur ki oraların onu açıklayan
varlıklı kişileri: ِ peygamber gelinceye
﴾٤٣﴿ فرخزلا ةروس ﴾٤٣﴿ 490 kadar yaşattım.
ع ح و
“Biz babalarımızı و َ و
bir dine bağlanmış Zuhruf /30- Zuhruf /
gördük. Biz de onların ف 31 – Ama bu gerçek
izlerine uyduk” demiş ة ة ح ي ة ف ل ا ة ن kendilerine gelince:
olmasınlar. [11,38; ـ لا ةقلا ر ف ةق ــــ ةير ـــ م ة ـ ةن فن ـ ي ي ذ ـ ييف ك ل ةق ن ــــ ل ـ اةن م ـــ ف ـــ فب ـــــ ۛسفرااةم كلذ ةو ك ــ “Bu sihirdir, biz bunu
17,16] kabul etmeyiz” dediler
ve eklediler: “Bu
Kur’ân, bu iki şehirden
Varlıklı kişilerin büyük bir adama
hak dine karşı çıkmaları ة ـــ ف ـ فق ــ ةت ـ ا ن ن ة ي ة ن ا ا ن ا ة ي ا indirilseydi ya!”
ة
ۙ
şundandır: 1.Bunlar نود م م هر اةثا ـ ا ةع ــ ىل حناةو ة ــ حما ىلةع اةنءاةبااةنفدةجةواحنا اةهو ة م ـ فت ـ فر ــ
mal mülk ile o derecede İki şehir ile: Mekke ile
meşguldürler ki hak - Taifi kasdediyorlardı.
batıl mücadelesine fikir م م
yormazlar. Zihnen ve ا ن ة ة ة ة ل ة Zuhruf /32 – Senin
ة
bedenen ۜ فم ك ءاةبا ه ت د ــ ف ــ فم ةع ـ فيل ـــ ةجةو ام ـ ح م ىد ب فم ـ فها ـ ن ك ـتفئ ج فولةوا لاةق﴾٢٣﴿ Rabbinin rahmetini
tembelleşmişlerdir. onlar mı taksim
Kurulu düzen dışında ediyorlar?
bir şey düşünmezler. Halbuki bu
2.Mevcut sistem ة ف ا dünya hayatında onların
ا ة
ي
ف
sayesinde رظ ةف م ـ فن ـ ه ــ ف ـ فن ا ــ ـــ ةت ـ ةق ـ فم ـ م اةن فناةف ﴾٢٤﴿نور ب ـ يه ـك ـ فا ــ فم تلسفرا اةم ب احنا اولاةق maişetlerini aralarında
zenginleştiklerinden o taksim eden, bir
düzenin devamını kısmının diğer kısmını
isterler. kiminin derecesini
çalıştırması için,
ة
ح
ة
ي ة
ف
Zuhruf /24 – ـ مفو ـــ ياه ةقةو ه يبل م ن ـــ يهر ـ ي ـ ـ ي ــ فبا لاةق فذا ي ةو ﴾٢٥﴿ ـ ةني يب ذةك ملا ة ـ ةب قاةع نا ـك ۛ ففي ـك kimine üstün kılan
۟
Peygamber onlara: Biziz.
“Peki, size
babalarınızın Senin Rabbinin
bağlandığı dinden daha ة ة ة ة rahmeti ise, onların
ة
ح ح ي
حنا ـ ين ـ
ة
ة
doğrusunu getirmişsem, نيد ـ ةي ـ فه ـ ي ة ـ حن ا ـ ۛس ه ةف يينرط ـــ ةف ي ي ذلالا ﴾٢٦﴿ ۙنو د ةت ام ـ ح ـ فع ـ ب ــ م ءاار ــ ةب ي ة ي topladıkları bütün
yine de sürüp gidecek şeylerden daha
misiniz?” deyince hayırlıdır.
onlar: “Şunu bilin ki, ف
dediler, biz, sizinle ة Dünyada rızıklar,
ة
gönderilen mesajı ﴾٢٨﴿نو ع ـ ف ة ح ةع ـ ق ـ ب ــ ل يه ـ ةع ـ ل ـ ه ـ ةي فم ـ جر ك ـ ل ـ ةم ــ ةب ىة ـ ق ا ـــ ةي ــ ىة يف ـ ي ة ةجةو ـ ةع ـ ل ــ اةه ﴾٢٧﴿ rızık vesileleri, içtimai
reddediyoruz.”
hayatın teşkilatlanması,
geçimlerin takdir
Zuhruf /25 – Bunun edilmesi âciz insanlara
üzerine Biz de onlardan ا ا bırakılsa elbette dünya
ة
ف
ن
ا ن
ف
ا
ة
ة
müminlerin intikamını م ــ يب ـ ني سةر ـ لو ةو ق ــ ةح ـ ح لا م ــ هءاةج ىحتةح فم هءاةبا ةو ءلل ؤنه تفع ة ةم ـ حت ـ لةب hayatı altüst olurdu.
aldık. İşte bak İnsanlar dünya hayatını
peygamberlere yalancı bile tanzimden âciz
diyenlerin sonu nasıl iken, nerede kaldı ki
oldu gör!” nübüvvet meselelerini,
ة
ة
ة ة
ف
ا
﴾٣٠﴿ نور ـ با ــ يه ـك ـ فا ــ ة ي ـ فح ـــ س اذ ـــ نه اولاةق ح قةح ــ لا م ــ هءاةج احملةو﴾٢٩﴿ nebî olmaya kimin
حناةو ر
ة
Zuhruf /26- Zuhruf / lâyık olduğu gibi
27 – Bir vakit İbrâhim meseleleri bilebilsinler?
babasına ve halkına
şöyle dedi: ن ة ة ة Zuhruf /33-
ن
﴾٣١﴿ مي ي ظ ـ ةع نفيتيرقلا ة ف ةن م ل جةر ىلةع نار قلا ة ف ــ اذ نه لز ن ــ ةقةو ـ لا ـ او ل ـ لفو Zuhruf /35 – Eğer,
ة
ة
ح
ف
ف
“Bilin ki ben sizin bütün insanların
taptıklarınızdan her dinsizliğe imrenecek bir
türlü ilişiği kestim. Ben tek ümmet haline gelme
ancak beni yaratana ة ة ل mahzuru olmasaydı,
ibadet ederim. O bana ي ف م ةم م ه ةب ـ في ـ ةن ـ ف ـ ي ي ع ـ ۛش ـ ةت ـ ه ــ ف اةنفمۛسةق نفحةن ۜ ك حبةر ۛ تةمفحةرنو م ـ سفقةي فم ها
yol gösterecektir.” Rahman’ı inkâr
edenlerin evlerinin
Zuhruf /28 – O, bu tavanlarını ve
ف
sözü hakka dönsünler فم هض ة ة ضفعةب ةقفوةف فم ه ۛ ضفعةب اةنفعةفةرةو فنحدلا ةونيةحلا çıkacakları
ي
ـ
ذ خحتةي ل تاةجةرةد
diye, gelecek nesillere ةب ـ فع ـ اة merdivenleri, evlerinin
devamlı kalacak bir kapılarını, üzerine
miras olarak bıraktı. kurulacakları koltukları
hep gümüşten yapardık.
ا
ى
ة
ف ل
ة
ۜح
ى
Hz. İbrâhim نا ل فو ة ة لةو ـ ﴾٣٢﴿نو عةم ة ةخ ـ في ـ ر م ـ احم ةي ـ فج ـ ك حبةر تةمفحةر ةو ايرفخ س اضفع ةب ـ
(a.s.)’ın neslinde bu Onları altına,
miras devam mücevhere boğardık.
edegelmişti. Hz.
Peygamber (a.s.)’ın م Fakat bütün bunlar
ة ة
ف
risaletinden önce فمه تو ي ب ل ـ نن مفحةرلا ب ر ففكةـي فنةم لاةنلةعةج ة ل ىةد ـ ة ـ ة حما ـ ساحنلا نو ـ ك ةـي dünya hayatının geçici
Mekke’de “hanifler” ح حاةو ىة metâından ibarettir.
diye bilinen ve Hz.
İbrâhim’in inancına, Âhiret ise
bildikleri kadarıyla Rabbinin nezdinde
bağlı olan insanlar ة ف ة ة ى Allah’a karşı gelmekten
vardı. ﴾٣٣﴿ ۙن ور ــــ ظ ـــ ةه ــــ ةي اةه ــــ ل ــــ في ـــ ةع ةج را ــــ ةع ـ ةمةو ة ــــ ف ن ـــ ف ـــ ح ض م اف س ـــ ق ـــ sakınanlara mahsustur.
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
490

