Page 498 - e mushaf TR pdf
P. 498

494
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Zuhruf /74 –
          Suçlular ise cehennem   43-Zuhruf Süresi       /             Yaprak 07B  Cüz 25  Süre 43  Sayfa 494
          azabında ebedî             Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  Zuhruf /83 –
          kalacaklar.
                                                                                                  Kendilerine bildirilen o
                                                                                                       hesap gününe
                                                      ِ
             Zuhruf /75 –                 ﴾٤٣﴿       فرخزلا ةروس           ﴾٤٣﴿          494        kavuşuncaya kadar,
                                                         ع ح و
          Azapları hiç                                  و       َ و                                onları kendi hallerine
          gevşetilmeyecek,                                                                           bırak, batıllarına
                                                                                                      dalsınlar, varsın
                                                                                                       oyalansınlar.
             orada bütün
                                                                                            ة
                                               ة
                                                     ة
                                                                        ة
                                                                                            ح ي ف
                                          ة
          ümitlerini yitirmiş      هييف فم هةو فم هفنةعرحتف  ل  ي ـ ة    ﴾٧٤﴿ۛنو د لاةخ  ة    ةهةج ـ ةمحن  باذةع    ييف  ةني ي مرفج م    لا ــ  نا
          olarak kalacaklardır.                                                                      Zuhruf /84 – O,
                                                                                                    Allah’tır, gökte de
             Zuhruf /76 –                                                                         yerde de tek ve gerçek
          Böyle yapmakla Biz                  ة                                                            ilahtır.
                                                                        ة ة
                                                                                    ة
                                              ح
                                                        ه ـ  م
          onlara haksızlık   افوةدا ةنةو ـ ﴾٧٦﴿ ةني ي م لاظلا  او ناةك  ن    لةو ـ فن ك  فم هاةنفملظ اةمةو ﴾٧٥﴿ ۛنو س   م ـ فب ـ  ل ـ
          etmedik, ama asıl                                                                          O tam hüküm ve
          kendileri öz canlarına                                                                   hikmet sahibidir, her
          zulmettiler.       م                           م                                       şeyi hakkıyla bilir. [6,3]

                                                                            ة
                                         ة
                                                                     ة
                                                                ة ة ي

             Zuhruf /77 –   فم ك   اةنفئ جفدةقل﴾٧٧﴿نو ث   ة    اةم ك ـ  فم ك    حـنا لاةق   ۜ كحبةر اةنفيلةع   ضقةي ل   ف  ك لاةم   اةي  Zuhruf /85 –
          Cehennem bekçisine                                                                        Göklerin, yerin ve
          şöyle feryad ederler:                                                                    ikisinin arasında olan
                                                              ف         م                         bütün varlıkların mülk
             “Malik! Ne olur,   ة  ى  ل ا    ل ل      ة             ف            ة ن       ف      ve hâkimiyetine sahip
                                                                            ة
                                          ة

          tükendik artık!     ــ حن ا ـ ا  ةف ار ـ فما او مر ــ فبا فما ﴾٧٨﴿  هراـنو       ك ـ     فم   ل ل ـ ح قةح  ك  رةثف ل    كا  حن كلةو    ح قةحلا ب  olan Allah’ın şanı çok
                                                                                                     yücedir, hayır ve
                                                                                                    bereketi sınırsızdır.
             Rabbin canımızı
          alsın, bitirsin işimizi!”                                                                   Kıyamet saatini
                              ن
                                                             ة
                                                                                    ة
                                                                             ل
                                                                حنا نوب
                                                    ح فم
                           ىلةب م ه          ةنةو  ـ فج ـ ينو ــ ف  ــ  هةر ـ  س  ع  ـ ةم ـ  ف سةنل ا ـ ة ل ة     ـ ۛسفحةي فما ﴾٧٩﴿ ـ ۛنو      م ـ فب ـ  م ر  bilmek O’na aittir.
             O da: “Ölüp        ۜ
          kurtulmak yok, ebedî                                                                       Hepiniz sonunda
          kalacaksınız burada”                         ف                                              O’nun huzuruna
          der. [87,11-13]
                                  ة ل ل ة    ة      ة        ف ف ي   ة              ة                götürüleceksiniz.
                                                ح


                                       لةو  ـ ةف ۗ د ـ ا   ةن ـ اا حو   ل  نن مفحةرل ل     ك ـ نا    نا ل ق ﴾٨٠﴿ نو ب تفك  هفي د ـ ة ـ ةي فم ــ  ل اةنل ـ   س ر ةو
             Zuhruf /78 –
                                                                                                       Zuhruf /86 –
          Allah da şöyle buyurur:                                                                   Müşriklerin O’ndan
          “Biz size gerçeği                                                                         başka yalvardıkları
          getirmiştik.                 ف           ة ف                 ة                    ف      sahte tanrıların şefaat
                             ة
                                                               ة
                           امةع شرةع   لا  ـ  ح بةر  ض فرلاةو    تاةو ن مسلا   ح  ح بةر  ناةحفب س ﴾٨١﴿ ني ي د باةعلا  yetkileri yoktur.
                                  ح
                                   ف



             Fakat çoğunuz
          hakikatten                                                                                Ancak bilerek hak
          hoşlanmamıştınız.”                                                                        ve gerçeğe şahitlik
                                                                                     ة
                                  ــ ةمفو ــ  ه ــ  م   قل ــ ة ـ ةي او   ي ىت ن ح  ـ ةحاوب  ف  ــ ل ـ ةع ـ  ةيةو او ضو خ     هفر ـ ةي فم ـ  ة  ةف ـ ذ ﴾٨٢﴿نو ف  ةي ـ ص ــ  edenler bunu

             Zuhruf /79 – Ey                                                                        yapabileceklerdir.
          Resulüm! Onlar size
          hile kurmakta işi
                                                                                                    Zuhruf /87 – Eğer
          sağlama aldıklarını mı                                                                  kendilerine: “Sizi kim
          düşünüyorlar?         ة ف        ن       ة ا ي       ة ح          ة               ة ح
                                                           لا ـ ح س ـ ة
                           ضفرلا           لا ـ  ه ةو   ف ــ ي    ءام  ي ف يذ  ةو    ه ــ ةو   لا ــ ي  ﴾٨٣﴿  د نو  ــ ةعو ــ   ي يذ  لا ـــ ي  yarattı?” diye sorarsan

             İşte Biz de işi                                                                      “Allah yarattı” derler.
          sağlam tutuyoruz.                                                                            O halde, nasıl
                                          ف
                                                                                            ن ي
          Zuhruf /80 – Yoksa     تاةوم  ة    لا ـ ح س ـ ن  كل  ة    ل ـ  م  ه ـ  يذ ـ ي  ة ح ة  ةتةو ـ ﴾٨٤﴿ ييلـ  م  ف  ف  ــ لاةو ـ ةح ـ ييك ــ  م لا ـ ةع ـ   هةو   هلا  oluyor da O’nu tek İlah
                                                    لا كةراةب
          onlar, bizim sırlarını ve                                                        ۜ          kabul etmekten
          gizli konuşmalarını                                                                         vazgeçiyorlar?
          işitmediğimizi mi
          sanıyorlar? Hayır                                                                            Zuhruf /88 –
                                 ة
                                                                                          ة ف
                                                       ة
          işitiriz ve yanlarındaki   ﴾٨٥﴿ ـنو  ـ  ع  ةجر  ــ في ـ  ت  ه ــ  ة ي  ةعاسلا  ف   ع  هد  ـ فن ـ ة ـ ل ـ  م   ح ـ   عةو ام  ـ في ـ ةن ـ  ه ـ ة  ةباةمةو ضفرلاةو  Allah, elbette
                                               لاةو  ة
          elçilerimiz de her            ف         ۛ                     ۛ                         Resulünün: “Ya Rabbî!
          yaptıklarını yazarlar.                                                                  Ne yapayım, onlar, bir
                                                                                                  türlü imana gelmeyen
             Zuhruf /81 – De            ة                                       ة                     bir topluluktur”
                                                                                            ة
                                                                 ة
                                        ح ي
          ki: Faraza Rahman’ın   ــ ه ــ ةد  ۛش ن    ةم ــ ف  لا ةة  ةعاف  ة  لا  ه ـ حش ــ ة ــ     نو ــ   د ن ــ ف   م نو   ع د ةن  ـ ي ي ذ ـ  ح    ــ فم ــ  ةيلةو  demesini de biliyor.
                                                                                لا ك ل
                                                                         ةي ـــ ف ـ
                                                                                                          [25,30]
          çocuğu olsaydı ona ilk
          ibadet eden ben
          olurdum! [39,4; 19,90-                                                                       Zuhruf /89 –
          91]                                                                                    Şimdi sen onlardan yüz
          (Ben bunu bilmediğime  ة    ة   ة             ة ف    ة       ة    ة              ف      çevir ve: “Selam size”
          göre demek ki böyle bir نلو ق    ةخ ن  ةم م ه    ل ـ ةت ـ ف ـ ف ـ ل ـ ةق ـ  ه ـ ل فم ـ ةي ـ  اۛس ن  لةو ـ  ئ ـ ف  ﴾٨٦﴿ نو مل   هةو ـ ةي فم ـ فع ـ       ا ب ل ـ ةح ـ   ح ق  de.
                            ح
          şey yoktur!)
                                                                                                       Artık yakında
          Zuhruf /82 – Göklerin                                          م                           mâruz kalacakları
          ve yerin Rabbi, o Arşın,   ا ة  ا ة ح ي                     ة              ن ة    ن ةف  ــــ حن ا ـ  âkıbeti öğrenirler

          o muazzam saltanatın    م فو ــــــ ةق  ءل ل ؤ ـــــ نه نا   ح بةر  ةي ه  يقةو ـــ ي ـ  ل ـــــ ي ـ  ا  ﴾٨٧﴿ ـ ۙنو  ـــ ك  ةف فؤ ــــ  ي ى    ح لا
          Rabbi,
             Kendisine eş,
                                     ة
                                                                                   ة
                                ة
          ortak uyduranların   ﴾٨٩﴿نو ملفعةي  ۛ ففوۛسةف  م ة ل  ۛس  ـ  ف   ق ـ ل  ةع ح  ـ ةف ـ ف ـ فن ـ  ه ـ ةو فم  ف صاةف ﴾٨٨﴿نو ن   يل ــ  مفؤ ــ  ة
          iddialarından                          ۜ                                 ۢ
          münezzehtir, yüceler
          yücesidir.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          494
   493   494   495   496   497   498   499   500   501   502   503