Page 502 - e mushaf TR pdf
P. 502

498
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          45-CASİYE SÜRESİ                                                                            Casiye /6 – (O
                         45-Casiye Süresi       /             Yaprak 09B  Cüz 25  Süre 45  Sayfa 498  tekvînî âyetlerin
          Mekke döneminin                                                                         yanında) işte bunlar da
          sonlarında nâzil olup 37   Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  Allah’ın tenzîlî
          âyettir. Câsiye “diz üstü                                                               âyetleridir ki, gerçeğin
                                                      ِ ِ
          çöken” mânasına olup,
          âhirette bütün milletlerin,     ﴾٤٥﴿       ةيثاجعلا ةروس         ﴾٤٥﴿          498         ta kendisi olarak
          Allah’ın hâkimiyeti önünde                   َ  َ   و  َ و                               (Cebrail vasıtasıyla)
          dize geldiklerini ifade eden                                                           okuyup beyan ediyoruz.
          bu kelime 28. âyette geçip,
          sûreye adını vermektedir.
                                                                                                     Allah’a ve Onun
          Sûrenin birinci kısmı,                                                                 âyetlerine inanmadıktan
                                                        ِ ن
                                      ح
                                                ح
          Allah’ı bir tanımaya dâvet   مي ي حةرلا ن ن مفحةرلا   ح لا  مــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــسِب  sonra, onlar acaba daha
          eder ve âhiret hayatını   ۛ                                                 ع          hangi söze inanacaklar?
          zihinlere yerleştirmeyi
          hedefler. İkinci kısım,
          vahyin gerçekliğini ispata                                                                     Casiye /7-
          yöneliktir. Son kısım ise,      ة            ف         ن ف              ف                 Casiye /8 – Yalana,
                                   ة
                                          ح ي ﴾٢﴿مييكةحلا
                                                                         ةن م
          kâfirlerin bozguna uğrayıp,     تاةو ن مسلا   ح    ي ف  نا  زيزةعلا      ح لا  باةت كـلا ليزفنةت﴾١﴿ امنح   sahtekârlığa, günaha

                                                                                  ي
                                                           ي
          âkibetin müminlere ait                                                         ۜ
          olduğunu vurgular.                                                                      dadanan her kimsenin
                                                                                                        vay haline!
          Bismillâhirrahmânirrahîm             م
                                                                                          ة ف
                                                                                  ن ة

                            ة ا
                                                                                                     Böylesi, Allah’ın
          Casiye /1 – Hâ, Mîm    ةحباةد    فن م  ح ث بةي   اةمةو فم ك  ف    ةخ ـ  قل  ييفةو ﴾٣﴿ ـ ةن ـ ي     م ـ ين  ف ل ل ـ فؤ م      تاةيل  ضفرلاةو  kendisine okunan

                                                                  ۜ
          Casiye /2 – Bu kitabın                                                                 âyetlerini işitir de sonra
          indirilmesi o (üstün                                                                     kibrine yediremeyip
          kudret, tam hüküm ve                       ة                                             büyüklük taslayarak,
                                                                      ة
                                ة ن
          hikmet sahibi) azîz ve     ح لا  لز    فن ـ  ل ا     ـ ة حنلاةو ل  ح    لا ـ في ـ  ـ  ت ـ   ف ة ل  فخاةو﴾٤﴿  نـ ۙنو  ـــ  قو ـــ   ي  مفو   ل تا ةيا ـ   ــ ةق ــ  ن  sanki onları hiç
                                    ااةمةو راةه
                                 ة
          hakîm Allah                                                                                  işitmemiş gibi
          tarafındandır.                                                                          inkârında direnir. Ona
                                                                                                    gayet acı bir azabı
                                                                                                         müjdele!
          Casiye /3 – Şüphesiz
                                                         ة ف
                                                                              ــ
                                                                               ـ
                                                                            ف
                                                                            ن

          göklerde ve yerde    يرص  ـ ف ـ   ف  ةتةو اةه  ةم دفع ــ ة ـ  تفو ــ  ةب  ۛ ضفرلا  ة    ةف ــ فحا ـ  باةي ــ  ه     قفزر م ءاةم ـ  ة ا    ح سلا   م ــ ةن
                                ي
          müminler için Allah’ın                                                                        Casiye /9 –
          kudret ve hikmetine                                                                         Âyetlerimizden
          dair çok deliller vardır.                                                                 öğrendiği bir şeyler
                                                                                                 olursa, onları alaya alır.
                                ة ة           ن       ن    ف ة    ة                  ن            İşte onlara hor ve zelil
                                                                                            ح
          Casiye /4 – Siz        ـ ل ــ في ـ ك  ةع اةهول   لا  تا ـ   ح ةن  ــ فت ـــ  ةيا ك   ت ــ ل ـ ﴾٥﴿نول  ـ فع ـ  ق ـ  ةي مفوةق ل     تاةيا  حاةير لا ـ  edecek bir azabın
          insanların                                                                               geleceğini müjdele!
          yaratılışınızda ve
          Allah’ın dünyanın her   م
          tarafında yaydığı                                                                             Casiye /10 –
                                             ة
                                                                                   ة
                                                                 ن ن
          canlılarda, kesin bilgiye  ح   ل ل ـ ك ـ ل     فيةو ــــ ﴾٦﴿  نـنو  ــــ   ي ه  ةياةو  ـ  تا ــــ ي ـــ  مفؤ    ح لا  ةدفعةب    ثي ي دةح  ح يا بةف ق  ف لا ب ـ ةح ـ ح  Peşlerinde de cehennem
                                                                                         ۛ

          ulaşıp gerçekleri tasdik                                                                 onları beklemektedir.
          edecek kimseler için                                                                        Ne kazandıkları
                                                                                                      servetler, ne de
          deliller vardır.                                                                            Allah’tan başka
                                                                                            ة
                                                        ة
                                              ح
          Casiye /5 – Gece ve     فمل ناةك   ى ف ة ة     م ـ ةت ف س ـ كك ـ ار ب   رص    ة    حم ث  ي ـ   هفيلةع ىلفت ت    ن ن      ح لا    تاةيا ن     عةمس ةي ـ ف ﴾٧﴿مييثا ل       كاحفا ل  edindikleri dostlar ve
                                                                                                   hâmiler, kendilerine

          gündüzün peş peşe                                                          ۙ             fayda vermez. Onlara
          gelip müddetlerinin                                                                     müthiş bir azap vardır.
          uzayıp kısalmasında,
                                                                           ة
                           ى
                                   ة
                                                             ي
                           ۜاوز     ه ـ  اةهذةخحتا  ى ة  اـفيش اةن تاةيا ن    فن م ةم لةع اةذاةو﴾٨﴿مييلا ل  باذةع ب  هرشةبةف اةهفعةم ف سةي  Casiye /11 – Bu
                                               ۛ
                                                                                       ح
             Allah’ın gökten                                                      ف  ۛ                Kur’ân, hidâyet
          bir rızık, yani yağmur                                                                  rehberidir. Rab’lerinin
          indirip onunla                                                                          âyetlerini reddedenlere
          ölümünden sonra                                                                        ise, en fenasından gayet
                                                                                           ا
          yeryüzünü                                  ة ة                        ة       ة ن         acı bir azap vardır.
                                                             ا
                                                                                         فم هل
                                                                       ۜ ي

          diriltmesinde,   او بسةك   ۛ    اةم  فم هفنةع   ينفغ ي   ي    لةو ۛ  محنةهةج   فمه ئاةرةو    فن م﴾٩﴿  نيه م      باذةع    ة  ك ئللوا
                                                                                                    Casiye /12 – Allah
             rüzgârları evirip                                                                    o yüce Zattır ki, içinde
          çevirmesinde,                                                                           emri ve izni ile gemiler
                                               ة
                            ة

                                                      ة
                           اذنه ﴾١٠﴿  مي ي ظةع    باذ    ةع ـ  فم هلةو   ة     لفوا ـ ءاةي  ن ل ا      ح لا     نو د  اوذةخ ة    حتا ـ    اةم    لةو ى ة  فيۛش ـ اـ  akıp gitsin diye,
                                                                             م ـ فن
                                    ۜ
             akıllarını kullanıp                        ۛ                                         lütfundan nasiplerinizi
          düşünecek kimseler için                                                                      arayasınız ve
          Allah’ın kudretine ve                                                                      şükredesiniz diye
          hikmetine dair birçok                                                ف     ة                 denizleri sizin
          deliller vardır.   ن ل        ل             ة     ة           ن            ح            hizmetinize vermiştir.
                             ح لا ﴾١١﴿  مييل   ازفجر       م ـ فن    باذةع      ل ـ فم ه  فمه حبةر      تاةيا ب         ك ةف ـ اور  ةنيذلاةو ىىد ه
                                    ۟
                                                                                          ي


             Rüzgârlar gâh sıcak,                                                        ۛ          Casiye /13 – Hem
          gâh soğuk, gâh hızlı, gâh                                                                göklerde ve yerde ne
          durgun, bazan kuru, bazan                                         م                      varsa, hepsini Kendi
                                           ة
          nemli olurlar. Bazan                       ف ف                ف       ة ة         ة ح     tarafından bir lütuf
                                                                  ة
                                                                                 ة

          yağmur getirirken, bazan   او غ  ـ ةت ـ فب ـ ةت ـ   لةو  ه      ـ ر ي  فما ب  هي ـ يف كل فلا  ة يرفج  ـ ةت ـ   ل رفح  ـ ةب ـ  لا  م ك ل ـ رحخ ـ ۛس  ي ي ذلا
          bulut götürürler. Bunlar                                                               olarak sizin hizmetinize
          elbette tesadüfî olmayıp,                                                               veren de O’dur. Elbette
          hikmet sahibi Allah’ın                                                                     bunda düşünecek
          kanununa bağlıdır. Elbette          م                            م                       kimseler için ibretler
          mevsimlerin değişmesi,   ة                 ة ة       ة               ة ح ة                  vardır. [16,53]
                                                   ة ۛ

          yeryüzünde yağmur     تاةو ن مسلا   ح  ي ف اةم فم ك    ل رحخسةو ﴾١٢﴿ ۛنور كفشةت فم ك لةعلةو يه ل ف ضةف   فن م
          dağılımı, su deveranı;
          güneşin, arzın, rüzgârların,
          suyun, bitkilerin,
          hayvanların yönetiminin
          birbirinden bağımsız      ة                          ة
                                ة
                                                                                   ة ف
                                                        ة ن ة
                                                                ح ي
                                                                      ى


          düşünülmesinin imkânsız   ﴾١٣﴿نورحكةفةتةي مفوةق     ل ـ    تاةيل ك لذ   ن  ييف نا  هفن م اعيم    ةج ـ ي  ضفرلا     ف ـ ي  اةمةو
          olduğunu ortaya                                         ۜ
          koymaktadır.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          498
   497   498   499   500   501   502   503   504   505   506   507