Page 503 - e mushaf TR pdf
P. 503

499
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Casiye /14 – İman                                                                             Casiye /18 –
          edenlere söyle ki:   45-Casiye Süresi       /             Yaprak 10A  Cüz 25  Süre 45  Sayfa 499  Sonra din işinde, seni
          Allah’ın ceza              Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  ayrı bir şeriat yoluna
          günlerinin gelip                                                                         koyduk. Sen ona tâbi
          çatacağını                                                                                     ol, gerçeği
                                                      ِ ِ
          beklemeyenlerin   499           ﴾٤٥﴿       ةيثاجعلا ةروس         ﴾٤٥﴿                        bilmeyenlerin
          ezalarına aldırış                               َ   و  َ و                                 keyiflerine uyma.
          etmesinler, kusurlarını                      َ                                                [42,13-15]
          bağışlasınlar.
                                                                                                     İsrailoğulları bütün
                                                                                                     insanlara yönelik din
          Çünkü nasılsa Allah,                                     ة                    ة          hizmetini yürütemeyince
                                                                   ح
                                                                                            ف ح
                                                             ة
                                                                                  ن
                                           ن
          herkese yaptıklarının   ى    ةق ـ امفو        ل ـ ةي ــ فج ـ ة يز    ح لا    حي ـ  ةما  ل ة ة  ا نو ـ  جر ــ ةيل ةني ي ذل ل اورففغ اون ـ ةما ةنيذ ل ل  ـ ي  ل ق  Allah bu hizmeti Hz.

                                                                            ةي ــ
                                                         ف

          karşılığını verecektir                                                                     Muhammed (a.s.)’ın
          (iman edenlere de sabır                                                                    ümmetine verdiğini
          ve aflarının ödülünü                                                                         bildirmektedir.
          verecektir.)
          Müminler, kâfirlerin   ة  ة     ل                    ة            ة                      Casiye /19 – Çünkü
          dilleriyle, kalemleriyle veya حم ث     اةهفيلةعةف ءااسا   ۛ  فنةمةو    يهسفةن لةف ى ف  اح لاص لمةع      فنةم﴾١٤﴿ نو بسفكةـي او ناةك اةم ب  Allah’tan gelecek
                                                                 ۛ
                                     ة


          her hangi bir vasıta ile             ۛ                                                    herhangi bir cezayı
          yaptıkları suçlamalara                                                                    önleme hususunda,
          karşı, o ahlâksız ve
          düşüncesiz insanların                                                    م              onlar sana hiçbir fayda
                                              ي
          seviyelerine inmek       ف ة                    ن     ة      ة                    ن ي    veremezler. Zalimler
                                                                                  ـ
                                                                               ف
          sûretiyle, kendi yüksek   ۛ باةت  ـ  ك ـ  لا لـ  ة  ــ يـياار ـ  ف سا يان  ةتا د  لةو ـــ ةق ـ ف ـــ في ـ  اةن ةب ـــ ي  ﴾١٥﴿نو ع  ةجرت  فم ك  حبةر ـ   ىلا  birbirinin dostudur.
          vasıflarına zarar                                                                       Allah ise muttakilerin
          vermesinler. Onların işlerini                                                                  dostudur.
          Allah’a havale etsinler.                                                   ذ
                                                                                           ف
                                                                                                      Casiye /20 – Bu
             Casiye /15 – Kim        ة ف  ــ ح ض ــ ل ـــ اةن  ه ــ فم  ةفةو  ت    ــ  حي ــ اةب    ة ح    طلا   م  م     ـــ اةن  ه ــ ف ــ ةن  فقةزةرةو ــ ةةحو  ــ  ب    ة  حنلاةو ةم ك  حلاةو  Kur’ân, delilleri ile,
          güzel ve makbul bir iş                                                                    fikirleri ve kalpleri
          yaparsa, kendisi için                                                                      aydınlatan basiret
          yapar.                                                                                     nurlarıdır ve iman
                                       ة ف
                                                                     ن
                                                                    اةو ةت ـــ في ـ اةن  ه ــ ف ـــ  حي ـــ

                                                                                                     hidâyet rehberi ve
             Kim de kötülük   ام ـــــ ة  ةف    ر ــ فملا ن ــ ة   م      تاةن  ةب  م       ﴾١٦﴿ ــ ةني  ـ لاةع ـ ي م  ف ة  لا ىل ة  ةع ــ  edecek kimseler için
          işlerse kendi             ۛ                                        ۛ                           rahmettir.
          aleyhinedir.
                                                                                                        Casiye /21 –
             Sonunda                 ى           ف   ف         ا                  ة ح ي  ا  ة       Yoksa o kötülükleri
                                                             ة
                                              ۙ
          Rabbinizin huzuruna   ۜ  ــ في ــ ةن ــ  ه ــ فم  ةب  اي  ــــ فغ ــ  ةب    م  ـــ  ع ــ ل ــ  لا   م ــــ  هءا ـ ةجاةم   د ـ    فعةب ن   م ــ ف  لا او ف  ـ ل ـ  ةتفخا  işleyip duranlar, iman
          götürüleceksiniz.                                                                        edip güzel ve makbul
                                                                                                  işler gerçekleştirenlere
                                                  ف                                               yaptığımız muameleyi,
             Casiye /16 –
                                                                                            ة
                                ة
                                                                                                       kendilerine de
                                                                                       ة ة
                                                                                            ح ي

          Gerçekten Biz    ﴾١٧﴿نو ف لةتفخ ـ ةي  هييف اونا ك ـ  اةمييف  ةم  ف    لا ــ ني ق ـ ة    ةب ـ في ـ  هةن ـ فم   ةي ـ ةمفو  يض  ةي  ـ فق ـ  كحبةر  نا  göstereceğimizi,
          İsrailoğullarına, kitap,                                              ي
          hükümranlık, hikmet ve
          nübüvvet verdik.                                                                            hayatlarında ve
                                                                                                  ölümlerinde onları bir
                                                        ة ف
                              ا ل
                                         ة ة
                                                                                          ة
                            ة
             Onları helâl ve has  ءاةوفها فعـ ب  ــ حت ــ  ةتلةو   ـ فع ـ اةه    ة     بحتاةف  ـ ر  فملا  ۛش ـــ ير ـ ةع ــ  م  ة ـ ةن    ـ ىل  ةع كاةن ف ة ن  ـ ةع ـ ل ـ  ةج حم   ث ـــ  tutacağımızı mı
          nimetlerle                                                 ي                            sanıyorlar? Ne kötü, ne
                                                                                                  yanlış bir muhakeme!
          rızıklandırdık ve onları                                                                        [59,20]
          insanlara üstün kıldık.
                            ة
                                                                        ة
                                              ة
                                                                                     ة
             Âyette geçen “hükm”  ح ي ى    ح لا  ةن م ك  ـ فن ـ  ةعاون  ة  حنا ـ  ه ـ ل فم ـ فن  ي ـ فغ ـ  ة ي ﴾١٨﴿نو م  ة  ــــ فع ـــ ل ـــ  ةيل ةني ذ ة ح لا ـ ي  Kâinatta atomlardan
                                      ن
                           ناةو ۜاـفيۛش

                                                                                                   güneşlere kadar herşeyde
          şu üç anlama gelebilir:                                                                 hikmet, intizam, adalet ve
          1.Kitaba dair bilgi, feraset.                                                             ölçü ile hükmeden bir
          2.Kitaba göre amel etme.
                                                                                                   rubûbiyet vardır. Onun,
          3.Muamelatta muhakeme                                                                    yaratma gayesine uygun
          yeteneği.                                                                       ة ح     hareket ederek ömürlerini
                                                                      ل
                                                 ن
                                                                 ا
                           ﴾١٩﴿ ـ ةني       لا ـ  م ـ حت ـ ي ق    ف ة    ةو   ل ـ ح ي    ح لا ةو  ض  ــــ فع ـ  ةب ءاةي ـــ  لفوا م  ةب ني  ــ ي م ــ ة ــ فع ـ   ض ـ  ه ــ ف   لاظلا  geçiren müminleri takdir,


             Burası                                    ۛ                                          bunun aksine hayata tuzak
          İsrailoğullarının daimî bir                                                             kuran, nizamı bozan kâfir
          üstünlükleri mânasına                                                                       ve fâsıkları tekdir
          gelmeyip, o dönemde                                                                        etmemesi, adalet ve
          seçildikleri ve hakkı tebliğ  نو  ــ  قو ــــ  ن ـ   ي  مفو  ـــ ةق ــــ   ل    ةةم ـــــــ فحةر ةو  ىد ــــ ى   هةو  ساحن   ل ـ ل ــــ ر  ۛ  ــ اص ـ  ئا ــ  ةب  اذ  نه ــ  mânasına gelir. Gerek
          Allah’ın dinine hizmet için   ة                                 ة               ة        hikmetinden vazgeçmesi


          için kitabın taşıyıcıları                                                                müminler mükâfatlarını,
          kılındıklarını gösterir.                                                                 gerek kâfirler cezalarını
                                                                                                     ekseriya bu dünyada
                                                                                                  almadıklarına göre, demek
             Casiye /17 –
                                                                                         ل
                                        ف ل
          Onlara din işinde parlak فم  ة  ـــ فج ـ ةع ـ ل ـ  ه ـــ  ةن نا     تاةـ  ـــ  حي ــ  ة ح سلا  او ـ  ة  ــ ةت ـ  حر  فجا  ن  ة ح لا ب     ـــ س ـــ ۛ ــ ي ي ذ ـ ة  ةح فما﴾٢٠﴿  ki netice, büyük bir
                                                                                                         mahkemeye
          deliller, mûcizeler                                                                          bırakılmaktadır.
          verdik.                                                                           ف           Casiye /22 –
             Şimdi onların din               ا                ة                    ن     ة ح      Halbuki Allah gökleri
                                           ى
          konusunda ihtilaf       ـــــ اةي  ه  ـــ فم  ـــــ فح  ةم  ءاةو ــــ  ۛس  تا  ـــ ةح ــ     ل اص ـ ح  لا او  ةعةو ــ  م ــ ل ـ  ةما ن  ك ــ ا   ي ي ذل ـ ة ـ  ن ـ او  ve yeri hak ve hikmetle,
                                                    ۙ
          etmeleri, sırf                                                                           gerçek bir maksatla
          kendilerine gerçeğe dair
          ilim geldikten sonra                                        م                              ve bir de herkesin
          haset ve ihtirastan   ة ف          ة    ن    ة         ة        ـ فح ـ ك                    ne kazanmışsa,
                                                                              ة ۛ
                                                                                   ۜ
          dolayıdır.        ۛ ضفرلاةو    تاةو  ـ ن م ـ    ح لا   ح سلا  ـ  ةق لةخةو﴾٢١﴿  ۟نو م  ةياةم ءااس م   تام  ةمةو ـ ة ـ  ه ـ ف  kendilerine asla
                                                                                                  haksızlık edilmeksizin,
             Senin Rabbin                                                                            ona göre karşılık
          kıyamet günü, ayrılığa                         ف              م                               görmesi için
                                ة
                                          ة
          düştükleri hususlarda   ﴾٢٢﴿نو مل ف ة  ـ ظ ـ   يل م   هةو ت  ـ اةم    ح    ك ـ ل ةن ـ فف ـ  ىز   لةو ق  ف لا ب ـ ةح ــ ح ــ  ت ـ فج ــ  yaratmıştır.

          aralarında hükmünü                  ـ ف        ك ۛس ـ ةب ـ ف   ب س     ن
          verecektir.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          499
   498   499   500   501   502   503   504   505   506   507   508