Page 506 - e mushaf TR pdf
P. 506

502
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Ahkaf /10 – De ki:
          Ahkaf /6 – İnsanlar
          diriltilip mahşere   46-Ahkaf Süresi       /             Yaprak 01B  Cüz 26  Süre 46  Sayfa 502  Söyleyin bakalım: Eğer
          toplandıklarında bu        Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  bu Kur’ân Allah
          putlar, müşriklere                                                                     tarafından geldiği halde
          düşman kesilir ve                                                                         siz reddetmişseniz,
                                                      ِ
          onların kendilerine             ﴾٤٦﴿      فاقح ع لا ةروس         ﴾٤٦﴿           502    İsrailoğullarından da bir
                                                          ع
          tapınmalarını şiddetle                        َ َ    و  َ و                            şahit, (tevhid, âhiret vb.
          reddederler. [19,81-82;                                                                    İman esasları gibi
          29,25]                                                                                   Kur’ân’da bildirilen
          “Kânû”daki zamirin                                                                      hakikatlerin) benzerine
          müşriklere de râci olması                                                              şahitlik edip iman ettiği
          mümkün olup buna göre                                   ل ا  ة         ة                  halde, siz büyüklük
                                                                                            ي
                                                            ى
                                                                                    ة
          mâna şöyle olabilir:   ﴾٦﴿ يرـ ةن  ي     ـ ه ـ  فم ـك ـ  فا ـ   تةداةب  ـك ـ  نا ـ  باو ـ  ع ـ  ةو ءاد  فعا م ه ـ ف ـ ة  لاو نا    ـك ـ    ساحنلارش ح اةذاةو  taslayarak iman
          “Müşrikler, onlara                                                                      etmezseniz sizden daha
          taptıklarını inkâr ederler”                                                               şaşkın, daha zalim
          Ahkaf /7 – Âyetlerimiz                                                                 kimse olabilir mi? Allah
          açık açık okunup beyan             ف       ة                                            elbette böyle zalimleri
                                                        ة ح
                                                                                            ي
                                            ل  ـ ل ـ
          edildiğinde o kâfirler   ـ احم ة ة  ل ح قةح ف  اورةف ك  ةنيذ لا  ـ ي  لاةق     تاةن  ــ  حي ــ  ةب اةن  ةيا ـ  تا ــ  ن  ة    لةع ـ في ـ فمه  ن   ت ـ فت ـ ىل   اةذاةو  hidâyet edip emellerine
          önlerine gelen gerçek                                                                         ulaştırmaz.
          hakkında: “Bu, besbelli                                                                Buradaki şahit, Medinedeki
          bir sihirdir!” derler.                                                                   en meşhur Yahudi bilgini
          Sihir diye nitelemeleri bu                                                               Abdullah İbn Selam (r.a)
                                                                                           ا
          kitabın sıradan bir kelam                       ة                       ة                    gibi kimselerdir.
                                                                                         ة فم   ن
                                                                     ۜ


          olmayıp bir insan sözü   ة  ـ ةت ـ فير ــ  ت ــ  ه  ففا  نا   ف ي  ن ۜ  ـ ةت ــ ير ـ   ه  ق ـ ل  ففا نو  ةي فما ـ لو ق ـ  ل  ﴾٧﴿  نييب م رفحس اذه  ـ  هءاةج  Ahkaf /11 – İnkâr
          olmadığının kendi                                                           ۙ
          ağızlarıyla itiraf                                                                           edenler bir de,
          edilmesidir.                                                                              müminler hakkında
          Ahkaf /8 – Yoksa,       ف                                                م              şöyle derler: “Bu İslâm
          “Kur’ân’ı kendisi             ة               ة ل    ى     ن          ة                   dini eğer önemli ve
          uydurdu!” mu diyorlar? ه ب   ي  ىف ك ـ ن    يف ـ   هي  نوض   تام ـ ة ـ ي ي ف ـ     ب  ملفعاةو ه ۜاـفيۛش    ح لا  مـ ةن     ةف ـ ةت ة ل ـ فم ـ  ل ـ ك ـ نو يل ـ ي    değerli bir şey olsaydı,
          De ki: “Eğer ben          ۜ                                                                 bu müslümanlar
          uydurduysam zaten                                                                       akıllarını kullanıp onu
          Allah, çok geçmeden        م                                                                anlamakta bizi
          cezamı verir. Siz bana                                                                      geçemezlerdi.”
          yardım etmek isteseniz  ى ف       ك ـ   تفن    اةم  ف   ق ـ ل ﴾٨﴿ حةرـيـ  م  ــ ي ح  لا رو  ف لا  ــ ةغ ـ  ف ـ  ةو هةو  فم كةـنفيةبةو   ينفيةب   ي  ى اديهۛش  Kendileri bunu
                           اعد ب
                                                                                           ي
          bile Allah’ın azabından                                        ۜ                         başaramayınca “Bu,
          beni kurtaramazsınız.                                                                     zaten eski, modası
          Ben cezamı çekmeye                                                                        geçmiş bir yalan!”
          hazırım. Siz rahat olun.   ا  ة          م                                                 deyip geçiştirmek

                                                         ة
                                      ح ي
                                                                              ل ا
                                           حتا نا فم
                                                                                       ح
                                                                            ي
          Demek ki sizin bu kabil  ىن  ـ حو  ياةملا  ع  ـ  ب ـ  ة ل ف ي  ك ـ  بلةو ي ـ يب لةع   ياةم ــ فف ـ  يرفدااةمةو ل س رلا     م ـ ةن  isterler.
          laflarınız boş sözlerden,             ۜ
          içine daldığınız                                                                           Mütekebbir, mağrur
          yaygaradan ibarettir                                                                   müşriklerin gözü dar dünya
                                                                                                  çıkarlarından başka bir şey
                   Allah da sizin bu                                          ة                  görmediğinden, enaniyetleri
                                                                              ح
                                  ة
                                                ل
                                       ف ي ـك ـ
          atıp tutmalarınızı ve   ــــــ فن   م نا   نا م  ـــــ  ت ـــ ف  فياةرا   ف ل   ق ـ ل ﴾٩﴿ يـ  ن  ـــ    يب ـــ  يذ     ةن ـــــ ي ـ  م ر  لا ا  ــ ةناا ــ  ا ل ي ل  ةمةو ي  ة ي ة  لا ـــ ح  akıl ve görüşlerini
          kopardığınız yaygarayı                                                                  daralttığından, kendilerini
          pek iyi bilmektedir.                                                                    ve görüşlerini hakikatin tek
          Benimle sizin aranızda                                                                       ölçüsü sanırlar.
          şahit olarak O, kâfidir.                                              ف                 Müslümanlar hakkında ise
                                                                                                    peşin hükümlüdürler.
                                                                                       ن
                                               ي
          O gafurdur, rahîmdir      م ـ فث ـ  ل ـ يه  ة ن  ـ يـياار ـ ل ةع ـ ىل  ف سا يان   د هاۛش ةدهۛشةو ه  ك  ةو    ح لا   دفن ع  Onların verdikleri en iyi
                                                                             ف
          (affı, merhamet ve               ة                م ـ  فن ةب ــ ي      ب ـ ي فم ترةف        not: “Akılları fazla
          ihsanı pek boldur).                                                                     ermeyen, safdil” olmaları
          [72,22-23; 69,44-47;                                                                    şeklindedir. Böyle olunca,
          25,5-6]                                                                                    kendilerinin farkına
          Ahkaf /9 – De ki:   ة             ة ح                   ن ة  ة ح ي                ن        varmadıkları önemli,
                                                     ف ةق ـ
                               ةو
          Peygamber olarak gelen لاةق ﴾١٠﴿ ي ي مـ ةن  ـ  لاظلا ةمفو  ـ لا يد  ةيل  ـ فه ـ    ة ح لا  نا م  ف  ـ ةت ـ ـفك ـ ةب ــ  تر ــ ف  ف ساةو ن  ةف ـ ةما ـ ة  gerçek, değerli hiçbir şeyi,
                                                                        ۜ
                                     ۟
                                                                                                  müminlerin onlardan önce
          ilk insan ben değilim                                                                      bulmalarını mümkün
          ki! (Sanki peygamber                                                                     saymazlar. Kendilerinin
          olduğumu söyleyen ilk                         ف                                          malı olmayan hiçbir şey
          insan ben mişim gibi                       ة      ة             ة ح     ف         ة ح     doğru, güzel, önemli,
                                                                   ن
                                                                                  ل  ـ ل ـ
                                                                                                       değerli, faydalı
          nedir bu kadar         ا ة ي  ةنو ق ـ ا   لا ـ في ـ  ه    ۛس ـــ ةب ــ        اةم  ى    ةخ ـ في ــ ار  ـــــ  ن ـ لاو ـــ فو ك ـ نا  ةما ي ي ذــ ةن  اورةف ك  ةنيذ  لا ـــ ي  olamayacağı için, en parlak
          tepkiniz?)       ۜ                                                                      gerçekleri bile onlara kabul
                Dünya hayatında                                                                   ettirmek mümkün değildir.
          benim ve sizin başınıza                                                                  Ahkaf /12 – Bundan
          neler geleceğini                           ا                                              önce, bir rehber ve
                                                                                            ي ة

          bilemem. Ben sadece   ةو  م ـــ فن  ﴾١١﴿ ي ي دــ  م  ـ ةق ك  ففا  ـــ  ة ي  نه ــــ اذ    نو   ة  ــ ةف يه ـ ۛس ــ ةي ـ  ق ـ ل و ـ   ب اود  ةي م  ل  ــ ف ـ فه ـ ةت ـــ    فذاةو  rahmet olarak Mûsa’nın
          bana ne vahyediliyorsa                                                                    kitabı vardı. Bu ise,
          ona uyarım. Çünkü ben                                                                   zalimleri uyarmak, iyi
          açıkça uyaran bir                                                                      hareket eden müminleri
          elçiden başka bir şey                                                                     müjdelemek üzere
                                                                            ا
                                                                   ى
                                                                        ي
          değilim.         ى اناس        ـ ۛ ص ـ   حد   م    بات  ة    ةو  ىة  ــ ةم ــ  فحةرةو اماةما ىسو   باةت    نك ـ  ةق ـ فب ـ يه ل  indirilmiş, onu
          Âhirette insanların mâruz   ـ ۛ   ل ق   ة      ۜ نه ـ اذ   ك ــ        م ــ ن           doğrulayan Arapça bir
          kalacakları durumları
          bildirmek peygamberlerin                                                                        kitaptır.
          görevine dahildir. Fakat                                                                 Ahkaf /13 – Onlar ki
          dünyada neler olacağını                                                                  “Rabbimiz Allah’tır”
          bilmek böyle değildir. Onun      ة ة  ح ي ح      ف             ة ة     ة ح    ى ح        deyip sonra da dürüst
                                                                ن  ل ـ ل ــ

                                                                                           ة

          için mealde “dünya   اولا ةق  ـ  ةنيذ    لا ـ ي  نا ﴾١٢﴿ ةنيينسفح م      ىرفش بةو ۗاو ملظ    ةنيذلا   ي  ةرذفني ل      اي برةع  hareket ederler, işte

          hayatında” kaydını koymak                                                               onlara korku ve endişe
          gerekmiştir. Müşriklerin
          keyfi tahakkümle, alay etme                                                                  yoktur, onlar
          ve işi yokuşa sürme gibi                                                                  kendilerini üzecek
                                                ة
                                                                                      ن
          maksatlarla Hz. Peygambere                                                                 hiçbir durumla da

                                ة
          yönelttikleri olur olmaz   ﴾١٣﴿  نزـ ۛنو  ة  ـــ فح ـ  ةي فم هلةو م     ة  ــ ل ـ في ـ ه ــ ف  ةع ففو ــ    ةخ ة لةف او   ماق  ة   لا    ح  ث  ـ حم ا   ةت ف س ــ ة ـ  اةنحبةر  karşılaşmazlar.
          isteklerinin saçmalığı
          vurgulanmış ve                                                                            Ahkaf /14 – Onlar
          Peygamberin görevine,                                                                       cennetlik olup,
          kendilerinin ondan nasıl           ف                                                     yaptıkları güzel işlere
          faydalanacaklarına işaret                                                        ا       karşılık olarak ebedî
                                                                        ة ف
                                ة
                                                                                      ل ة ن
                                            ـ

          edilmiş oluyor.   ﴾١٤﴿ نولةمفع ةياونا ك ـ  ـ اةم  بءاازةجاةهي ـ يف ةني ي دلاةخ  ةحنةجلا    باةح ف صا ك ئللوا  cennetlere girerler.
                                                   ى ة
                                                                                                      kalmak üzere o
                                                        ۛ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          502
   501   502   503   504   505   506   507   508   509   510   511