Page 508 - e mushaf TR pdf
P. 508

504
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Ahkaf /21 – Bir                                                                            Ahkaf /24-
          de Âd halkının   46-Ahkaf Süresi       /             Yaprak 02B  Cüz 26  Süre 46  Sayfa 504  Ahkaf /25 – Vaktâ ki,
          kardeşleri Hûd’u           Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  bildirilen azabı,
          hatırla.                                                                                   vâdilerine doğru
                                                                                                   enlemesine yayılarak
                                                      ِ
                                                        َ َ
             O Ahkaf’da                   ﴾٤٦﴿      فاقح ع لا ةروس         ﴾٤٦﴿           504        ilerleyen bir bulut
                                                               و
          kavmini uyarmıştı.                              ع     َ و                                  halinde görünce:
             Gerçekte ondan                                                                          “Bu, dediler, bize
          önce de, sonra da                                                              م          yağmur getiren bir
                                                         ة ف
                                                                                                          bulut!”
                                                                                     ل
                                                                         ل ي
          birçok uyaran              لا ت ة  ـــ ل ـ   ـ حن ـــ ذ  ر  ةخ د ـــ ف  ةقةو    فاق ـ ة  فحلا  ةق ـ ةمفو ــ   ه  ب ـ  ة  ــ ذ ةر  فنا فذا  دا ـ ةع اةخار    ك ــ  فذاةو  Hûd: “Hayır, dedi, bu,
          peygamberler gelip                                                 ۜ        ف           sizin gelmesi için acele
          geçmişti.
                                                                                                 edip durduğunuz şeydir,
             O: “Yalnız Allah’a  م                     ة   ا       ة                             yani can yakıcı bir azap
                                                                                                   taşıyan bir rüzgârdır!
                                                                        ف
                                                                   ح ل
                                                   ن ي
                                                       ح ي
          ibadet edin.      فم ك  ة  ةع فا     ةخا ـ   ـ فـيل  ا ل  ي ح نا  ـ ي  ۜ ة ح لا لا اود    ةت ـ فع ـ  ب ـ    لا ايه فلةخ    فن مةو  هفيد       ةب ـ في ـ ةي ن ـ ة  فن م  şeyi devirip yerle bir
                                                                                                   Rabbinin izniyle her
             Doğrusu ben, sizin                                                                    eden bir kasırgadır.”
          başınıza gelecek müthiş
          bir günün azabından           ف                ف          ا                      ة           Derken hepsi
                                                                       ل
                            ةندعت
                                        ب ـ اةم
          endişe ediyorum.”   ا    ة      ا  اةن تأةف اةن تةه لا ن         فنةع اةنةك فأةت ل اةنةتفئجا      اولاةق﴾٢١﴿مي ي ظةع   مفوةي  ۛ باذةع  helâk olup sadece
                                          ۛ
          demişti.                                                                                   meskenleri kaldı.
             Ahkaf sözlükte     م                                                        م             İşte Biz, suça
          “kum tepeleri”    ا        ح     ن           ف ف    ة ة ي           ة             ف ي     gömülmüş gürûhu
                                      ة
          anlamına gelir. Özel   اةم فم ك  غ لباةو        ح لا  ةدفن ع    ملع    لا ـ      حنا ـ اةم  لاةق ﴾٢٢﴿ ةنييق دا ح صلا      ةن م  ۛ تفن    ك نا  böyle cezalandırırız.
          isim olarak, Arap                                                                        [7,65; 11,50; 26,123
          yarımadasının güney                                                                               vd.]
          batı kısmı olup bugün                                                                     Burada yalnız canlıları
          meskûn değildir.   ى        ل    ة ة     ة        ى      م        ا ل  ن       ف          öldürüp binaları tahrip

                                                                                                     etmeyen ve yirminci

          Uman’dan Yemen’e   ـ ا ضرا    ةع ـ   هفواةرام  ةف ـ ل ـ ح  ﴾٢٣﴿نولةهـفج ةت  ـ  امفوةق   فم ك    ينرا ـ     ب ـ يه   لةو ـ  ك ـ يي ح ن  ـ   ت لسفرا  yüzyılın son çeyreğinde
          kadar bu bölgede Âd                                                                       icad edilen bir bomba
          kavmi yaşamıştı. Burası                                                                 çeşidine işaret bulabiliriz.
          eski çağlarda yeşillik
          iken sonradan kuraklığa                                                                Ahkaf /26 – Gerçekten,
                                                                    ة

                                 ف
                                                                                      ة ل
                                                    ة ـ ل


          mâruz kalmış olabilir.      ب ـ يه  فم تلةج  فعةتسا   ف ـ    اةم    ةو ه  ف  ةب انر طم م   ف    ضراةع اذن    ه اولاةق فمه تةي دفوا ل بفقةت ف س م  Biz onlara, size
                                                                            ۙ
                           ۜ                       ۜ                                              vermediğimiz imkânlar
             Ahkaf /22 –                                                                                 vermiştik.
          Onlar: “Sen bizi                                                                          Kulaklar, gözler ve
          tanrılarımızdan        ة ا      ة         ة       ة ح              ل   ة                 gönüller lütfetmiştik
                                                                         ۙ
                              ن
          vazgeçirmeye mi   ىر ي ل او حةبصاةف   ف  اةه حبةر رفما ب     ءيش   ف    ر  ك ـ ل ۛ     حمةد ت﴾٢٤﴿ مييلا      باذةع اةهييف  حير ي  kendilerine.




          geldin!                                                                                  Fakat ne kulakları, ne
                                                                                                  gözleri, ne de gönülleri
             Haydi, iddianda                                                  ف                  kendilerine hiçbir fayda
                                                                                                         vermedi.
          tutarlı isen, geleceğini   ة  ة  ة             ف     ف         ة ن                ة ح ي  Çünkü onlar Allah’ın
                                                 ي
                                                  ـ
                                                   ي ة
                                               ن


                                                                                ۜ
          bildirerek bizi tehdit   فم هاحن      ةم ـ حك ـ  لةو ـ فدةق ﴾٢٥﴿ مرفج ملا   ةمفوق    لا ـ ة  يزفج    ةن ـ  ك لذ ك  فم ه ن    اسةم   ۛ نك  لا  âyetlerini bile bile,
          ettiğin azabı başımıza                                                                 inatla inkâr ediyorlardı.
          getir bakalım!” dediler.                                                               Neticede alaya aldıkları
                                                                         م                         o azap kendilerini her
             Ahkaf /23 – O   ى      ل ى              ة   ف                     ة  ة  ف ي ا          taraftan sarıverdi.
                                                                              اح
                                                                               ـ
                                                                               ن
          şöyle cevap verdi:   ارا ۛ ص ـــــ فباةو اع  ـــ فم ــ  ۛس  م  ــــ ةع ــ ل ــ ةن ـ ا   ل ـــ  ه ـ ف  ةجةو   ه  ــ ي ـ  يف فم ك حك ــ ةم نا ام  يف ـــ ي ـ ة
                                                                                                        Ahkaf /27 –
             “Azabın vakti                                                                             (Mekkeliler!)
          hakkında kesin bilgi         ا              ا                                             Etrafınızda bulunan
                                                    ل ة
                                     ل ة
                                                                                ل ا
          Rabbimin nezdindedir.     ـ  ـ ــ  تةد ــ  ه ـ فم  ففالةو م ـ ف   ه راص ـ ۛ  فبالةو م  ۛس م    ةع ـ فن ـ  ه ـ ف ـ فم ـ  ع ـ  ه ـ ف  فغا ـ ىنن اةمةف ىة    ففاةو ــ  ـ ـ ةد  ل  birçok şehirleri yerle bir

                                                                                                   ettik ve yanlış yoldan
                                                                                                      dönsünler diye
             Ben sadece                                                                              âyetlerimizi farklı
          benimle gönderilen                                                  ف                   üsluplarla tekrar tekrar
          mesajı size                                    ة                                               açıkladık!
                                            ن
                                                                                 ي
          duyuruyorum.            ـــــ ه ــــ فم   ب ةقاةحةو    لا  ت ا  ن  ــــ ةيا ـ   ح   ب  نو    دةح ـــــ  ـــــ فج  ةي  او  ك ــ  نا ــ   فذا  ءف ي  ۛش  ــ  فن م
                                                                                                        Ahkaf /28 –
             Ne var ki sizi                                                                        Kendilerine Allah’ın
          cahilce davranan bir   م                                                       ف           nezdinde yakınlık
          toplum buluyorum.”      ة                 ل ة   ة       ة                                   sağlasınlar diye
                            فم ك    ـــ لفو ـــ  ةح اةم اةن  ـــ ل ــ فك ـــ  فها د  لةو ــ ةق ـ ف  ﴾٢٦﴿  ؤز          ك ــ  نا ـــ او  ب ــــ  يه ةي ــ ف س ــ ةت ــ فه ــ   اةم  Allah’tan başka
                                                                  ۟نن
                                                                                                   edindikleri tanrılar, o
                                                                                                 müşrikleri kurtarsalardı
                                                                                                             ya!
                                                       ة
                                                                   ن ف
                                        ة
                           لفو  ة ة  ةف ـ ل ــ  ﴾٢٧﴿نو ع ــ   جر      ة ح  ل  تا ــ   ـ ةع ــ ل ــ  ه ــ  فم ةي ــ  ةيلا اةن  ح  ــ ففةر ـــ    ۛصةو  ىر  ف      م ـ ةن لا ــ  ق ـــ  Bilakis onlar
                                               ف
                                                                                    ن
                                                                                                    ortalıktan kaybolup
                                                                                                  kendilerini terk ettiler.
                                              ن

                                 ن ى
                                                                                      ة
                           ۜ   ــــ ةه ــ ىة   لا  ا  ف  ــــ ةبر ـ نا ـ   ق      ح لا   نو د  ن ــــ ف   م   اوذ  ة حتا ــ ةخ ــ  ـ ي ي ذ ــ ةن  ة ح لا    م ـــ  ه ر ـــــ  ةن ــ ۛ ص  sapıtmalarının ve
                                                                                                        İşte onların
                                                                                                    uydurup durdukları
                                                ف           م                                       iftiralarının neticesi

                                                                                                     bundan ibarettir.
                                 ة
                                                                                           ف
                                                                 ي ة
                           ﴾٢٨﴿ نور     ـــ فف ـ ةت ـ  ةي  اونا  ـ ا ك ــ  ةمةو  م  ـــ ك ـــ  ه ــ ف  ففا  ك ــ  لنذةو  م  ــ فن ــ  ه ـــ ف  ةعاول ح  ــ ۛض ل  ةب ــ


                                                                           ۛ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          504
   503   504   505   506   507   508   509   510   511   512   513