Page 509 - e mushaf TR pdf
P. 509
505
Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Ahkaf /29 – Hani Ahkaf /33 – O
Biz bir vakit cinlerden 46-Ahkaf Süresi / Yaprak 03A Cüz 26 Süre 46 Sayfa 505 kâfirler şu gerçeği hâla
bir takımını Kur’ân Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 anlamadılar mı ki;
dinlemeleri için sana gökleri ve yeri yaratan
göndermiştik. ve yarattıktan sonra
ِ
505 ﴾٤٦﴿ فاقح ع لا ةروس ﴾٤٦﴿ hiçbir yorgunluk
َ َ
و
Kur’ân’ı işitip ع َ و çekmeyen Allah, ölüleri
dinleyecek yere gelince diriltmeye de, haydi
birbirlerine: haydi kadirdir!
ة
ة ف
ة ة
ى
ة ن
ي
لااةنففرص
“Susun, dinleyin!” هور ـ ۛ ض ـ ةحاحملةف ۛنار قلا نو ع مةتس ف لا ـ ج ـ ةي حن ـ ف ـ ةن م ارف ةن ـ ة كفي ـ ة ي ا فذاةو Evet, O her şeye
kadirdir. [50,15.38]
dediler. ف ة ۛ {KM, Tekvin 2,3; Çıkış
31,17}
Okuma
tamamlanınca kendi ة ا Ahkaf /34 – Gün
ن ي ح
ل
ا
toplumlarına birer اةنةمفو ةقاةي ـ لاةق ـ او ﴾٢٩﴿ ةنير ذفن م فمهمفوةق ىلا افولةو ة يض ق ة ة ـ احمل ةف او تصفنا اولاةق gelecek, kâfirler
ي
ۛ
uyarıcı olarak döndüler. cehennem ateşine karşı
[12,109; 25,20; 29, 27; tutulacaklar.
6,130]
ة
ة ي
اقد
Sahâbe ve ى ح م ـــ ۛ ص ــ ل ـ ةباةم ـ في ـ ةي ةن ـ فيةد ــ ه ىسو ةب ــ فع ـ د م ــ ن فن م لز ى نك ـ ةت ـ با ـ ا فنا ــ اةنفعم ۛس ـ احنا İşte o zaman,
tabiundan birçok zat, kendilerine: “Nasıl, bu
cinlerin Batn-ı Nahle’ye ateş doğru değil
gelip dinledikleri miymiş?” diye
hususunda ittifak ederler. sorulunca:
ف
İbn İshak gibi Siyer ن ا ل ة ن ي ح قةحلا ة ي
ي
ي
sahipleri bu hadisenin, ح لا ة ي عاةد او بيجا اةنةمفوةق اةي ﴾٣٠﴿مي ي قةت ف س م قيرط ىلاةو ىلا يادفه ةي ـ ي “Evet, Rabbimize
Peygamberimiz (a.s.)’ın
Taif’ten çok üzgün bir yemin ederiz ki haktır,
şekilde döndüğü ve bu gerçektir” diyecekler.
yerde konakladığı sırada م م
ة
ن
ف
vaki olduğunu bildirirler. ل يلا ـ ي ـ م باذ فم م ـ فن ةع ــ ك رج يةو م ك ن ذ ـ ب و ـ ف ـ فنم فم ك ة ف ـ ةي يه ـ فغ ـ ف ـ لر باو ن ماةو Yüce Allah da
şöyle buyuracak:
Ahkaf /30 – “Ey
kavmimiz! dediler, biz “İnkâr edip
Mûsâ’dan sonra ة ة ة ف ن ة ة durduğunuz için haydi
gönderilen, kendisinden ل ـ ه لةو ـ ۛ سفي ضفرلا ـ ز ف ـ ي جفع م ـ ب ۛ سفيلةف ح لا ة ي عاةد ف بج ـ يل ن ةمةو ـ ف ﴾٣١﴿ öyleyse tadın bakalım
önceki vahiyleri tasdik azabı!”
eden, gerçeğe ve
dosdoğru yola götüren
bir kitap dinledik.” ة ا Ahkaf /35 – O
ة
ل ا
لةوا ــ ةي فم ـ افور
ييف
للوا ءا
م ــ يب ـ
[6,115; 9,33] ن ة ح لا ح ل نا ة ة ل ﴾٣٢﴿ يــن ل ة ۛض ـ ل ك ئ ــ ن ۜ ـ ةي ــ لفوا اه ــ ي نو د م ــ فن halde ey Resulüm! O
üstün azim sahipleri
Cinlerin Hz. Mûsâ olan peygamberler nasıl
sabrettilerse, sen de
(a.s.)’ı ve diğer semâvî
kitapları bilip inandıkları ا öyle sabret.
ة
anlaşılıyor. ف ف ن ل ة ة ف ة ة ف ة ةقلةخ ة ح
ىنتفوملا ة ة ي يفحي نا ىلةع ر داق ب حنه قلةخ ب ة يفعةي فملةو ۛ ضفرلاةو تاةو ن م ح سلا ي ي ذلا
ۜ Onlar hakkında
Ahkaf /31 – “Ey azap gelmesi için acele
kavmimiz! Allah etme!
yoluna dâvet eden bu ة ا
ة
ن
ح
ة
ن ي
ة
elçinin çağrısını kabul راحنلا ىلةع اورف ـك ة ةنيذلا ي ضرفعي ةمفويةو﴾٣٣﴿ري ي دةق ءيش ف ۛ ح ل ك ىلةع ة حنا ـ ه ىلةب Onlar, tehdit
ة
ve ona iman edin ki ۜ edildikleri azabı
gördükleri gün,
Allah da sizin م dünyada gündüzün,
günahlarınızı affetsin ة ف ة ن ف ة ل ة sadece bir saatinden
ve gayet acı bir azaptan فم تفن ك اةم ب ۛ باذةعلا ـ او قوذ ـ ةف لاةق ۜ ةو حبةر ـ اةن ــ ىل ةباولاةق ةحـ ح ق ب ـ لا ـ اذه ن ا فيل ـ ۛ س daha fazla
ۜ
sizi kurtarsın. kalmadıklarını
düşüneceklerdir.
Muteber rivayetlerden ف
ة
anlaşıldığına göre, 30. Bu bir duyurudur.
ف م ـ ةن
لا اوللوا ر
ح
âyette zikredilen olaydan ة ـ ل لةو س رلا مز ــ ةع ــ ف ة ــ ةب ـ ۛص ام ةف ـ ف صا ـ ب ـ ر ك ــ ة ﴾٣٤﴿نور ةت ـ فك ــ ف ـ Sözün kısası: “Allah’ın
sonra cinler, peşpeşe ف yolundan çıkmış
heyetler halinde Hz. güruhtan başkası helâk
Peygamber (a.s.)’ın
huzuruna gelmişlerdir. Bu edilmez.” [55,46-47;
hadisenin en az altı kere ة 18,107; 79,46; 10,45;
ا
ة
ح ي
ل ۙنود
vaki olduğu hadislerden لا او ث ف ــ ةي فم ــ ل ــ ةب ــــ ة ة ــ ةعو ــ ي اةم نفور ةي م ه ة ة ـك ــ ا حن ــ ف ــ ةمفو ةي ــ ف ة ةت ـ ةت ف س ـ فع ـ ج ـ ل ل ـ ه ـ فم 73,11; 86,17]
anlaşılmaktadır. ة ۜ
Ahkaf /32 –
Allah’ın elçisine icabet ة
ح ي ة
ة
etmeyen kimse bilsin ﴾٣٥﴿ نو ق ف ة س ـ لا ـ اف لا ـ ف ةق ــ مفو لا كل ي ل ـ فه ـــ ف ـ ةه ـــ ةف ۛ غل ـــ ة ةب را ــ ةه ـ ــ ىة م ـ ةن فن ةعاۛس
ki, ۜ
Allah’ın
cezasından asla kaçıp
kurtulamaz ve Allah’tan
başka hiçbir hâmi ve
ة
dost bulamaz.
Onlar besbelli bir دحمةح م ةةرو س
sapıklık içindedirler.
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
505

