Page 512 - e mushaf TR pdf
P. 512

508
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Muhammed /20 –                                                                         Muhammed /26 –
          İman edenler: “Keşke   47-Muhammed Süresi       /             Yaprak 04B  Cüz 26  Süre 47  Sayfa 508  Bu böyledir; Çünkü
          savaş hakkında bir sûre    Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  onlar Allah’ın
          indirilseydi?” diyorlar.                                                                     indirdiğinden
                                                                                                    hoşlanmayanlara:
                                                      ٍ
                                                             و
             Fakat net ve kesin           ﴾٤٧﴿        دمحم ةروس            ﴾٤٧﴿          508
          bir sûre indirilip de                         ة  َ و َ و                                       “Biz, bazı
          içinde savaşma emri                                                                      hususlarda size itaat
          zikredilince,                                                                           edeceğiz” demişlerdi.
                                            ا
                                                                              ن
                                                                                    لا ــ ي لو ق
             kalplerinde       ـ  ةةرو   س ت  ة  ـــ لز ـــ ف  فنا اةذ ا ــ ةف  ۛ ةةرو ــ   س ت ـــ ف  ة ل ز ـــ  ن لفو ـــ ة ة  ل او ن ـــ ةما ةنيذ  ة ح    ةيةو ـــ  Halbuki Allah
          hastalık bulunanların,                               ح                                    onların gizledikleri
                                                                                                 şeyleri hep bilmektedir.
             ölüm sekeratına                                                            ف
          giren kimsenin bakışı                      ة                                              Muhammed /27 –
                                                            ل

          gibi boş gözlerle     ضر ـ        ـ  بول ـ ه ـ ةم فم   ق ي  ح    لا ـ ي ي ذ ـ ةن يف  ـ  ــ ۛ ت  فياةر ۙلاةت  ــ  ق ــ  ف لااةه  ة    نك ــ يف ر ــ ي ــ   ذةو كةةم  فح م  Haydi dünyada
                               ة
          baktıklarını görürsün.                                                                      birtakım hile ve
                                                                                                   dolaplar çeviriyorlar,
             Korktukları                                                                          peki melekler, onların
          başlarına gelsin! [4,77]   ة  ن ة      ف        ة            ف ة     ة  ة ي ة             yüzlerine, sırtlarına
                                                                                                    vura vura canlarını
                                                                         ة


                           ۛ    ل ـــ  ه ــ فم   ىلفوا ــ ةف  تفو  لا ن     ةع ـ ل ـ في ـ  م  ه ـ ة ـ ةم ــ    ح يش  ـ ةم ـ فغ ـ  لارظ ـ ةن كفي لا ـ نورظ  ةي ـ فن ـ  aldıkları zaman halleri
             Muhammed /21 –                ۜ                                                      ne olacak? [8,50; 6,93;
          Onlara düşen: İtaat                                                                           4,97; 40,46]
          etmek ve tatlı söz
          söylemektir. İş ciddiye   ن     ة       ة ف                                  ة
                                                       ة


                                                                                                       Bu âyet kabir
          bindiğinde,      ة ح لا     ــ ةد  ق ـ  او  ۛص فو  ـ ل ـ  ةف  ر ـــ فملا ةمز ــ ةع اةذ ا ـــ ةف      فور  ـ فع ـ  ةم لفو ــ ةقةو   ة ــ ةعاط ﴾٢٠﴿  azabına işaret

                                                                                                 etmektedir. Zira, burada
             Allah’a verdikleri                                                                  bildirilen azap, kıyamet
          sözde dursalardı,                                                                        günü hesaptan sonra
                                                                                        ة
                                                                  ف
                                      ف ل
          kendileri için elbette   اود  ـ فف ـ س ـ     ت نا م  ة ح    ةت ن ــ لةو ـ في ـ  ت ـ ف  ي ف  ـ ۛس ـــ في ــ  ت ــ ا فم  ةع ل  ةف ــ ةه ـ  ﴾٢١﴿  هــ فم  ى ة  ـ في ــ ار ل ـ  ةخ نا  ة ل ـ ةك ـ  kâfirlerin görecekleri
          daha hayırlı olurdu.                                             ۛ                         cezadan başka bir
                                                                                                          cezadır.
             Muhammed /22 –
          Demek ki ey                        ة      ا          م                                    Muhammed /28 –
                                                                                        ة ف
                                                                           ا ح
                            ن
                                                             ف
                                             لا ك
          münafıklar! Siz     ح لا     ـ ةع ـ ةن ـ  ه ـــ   م  ة ل ةنيذ ـ ي  ح ة  للوا ـ  ئ ـ  ن    ﴾٢٢﴿ كم    ةم    اةح  ل    فرا او ع طق تةو   ة  ضفرلا ي ف  Bu böyledir: Çünkü
          işbaşına geçecek                                                                        onlar Allah’ın gazabına
          olursanız, ülkede fesat                                                                   sebeb olan şeylerin
          çıkaracak, nizamı                                                                        peşine düştüler, O’nu
          bozacak, akrabalık                                                                      razı edecek şeyleri ise
                                                                          ا
          bağlarını            ن ن ة  لا ـ   نور  ة  ةي ل  ا   ﴾٢٣﴿  هةر اص  ل   ىم  ل    ا   فع ـ ن  ةو  م  ة  ة  ةف ــ ا   ۛص ـ حم ــ  ه ــ ف  beğenmediler.
                                     ة ف  ق ــ ار
                                                     ل ةف ــ ة ــ ةت ــ ةد حب ــ
                                                           م
                                                            ـ ف
          parçalayacaksınız!   ف                                        فبا ـــ ۛ
          (Allah’a verdiği söze
          bile sadık kalmayan                                                                        Bu yüzden Allah
          kimsenin, böylesi                                                                      da onların bütün işlerini
          hakları gözetmesi de       ل ن ا                    ة ة  ح ي ح      ل          ن   ل         boşa çıkardı.
                                                                         ـ
                                                                        ه
                                                                       اة

          beklenemez).             ـ را  ه ـــ فم  ةبفدا ىل ــ ةع  او  ــــ حد    ةتفرا  ةنيذ  لا ـــ ي   نا ﴾٢٤﴿ لاةف ـ فقا بول ق    ىلةع فما
                                                                                                    Muhammed /29 –
                                                                                                     Yoksa kalplerinde
             Muhammed /23 –
          İşte bunlar, Allah’ın                                                                  hastalık (nifak) bulunan
          lânet edip kulaklarını   ة ة ة    ة     ة           ف       ة   ة                        münâfıklar Allah’ın,
          sağırlaştırdığı, gözlerini فم  ل ــ  ه ــ    لحو ــ ۛس  ن اط  ــ في ـــ  حشلا  ىد  ــــ  ه ـ ة  لا   م  ل ن  ةم ـ ةت ا ــــ ةب ـــ حي ـــ ة ــــ  ه ــ  ةب ن   م ــ ف ـ فع ــ  د  kalplerinde müminlere
                           ۜ
          kör ettiği kimselerdir.                      ۙ                                          karşı duydukları kinleri
                                                                                                  açığa çıkarmayacağını
                                              ف                                                     mı zannediyorlar?
             Muhammed /24 –                          ة

                               ة ن
                                                                   حن ا ب ك لنذ ﴾٢٥﴿ ـ فم ه
          Öyle olmasa, Kur’ân’ı       ح لا لةز    ةن ــــ  اةم او هر    ك ـ  ةنيذ  ح   ل ـــ ل ــ ي   اولا ةق  م  ـــ  ه ـ ف ـ  ة ة ة  فماةو ـ ىل ل  ل ن ة
                                 ح
          düşünmezler mi? Yoksa
          kalplerinin üzerinde üst
          üste kilitler mi var?                                                 م
                                                  ن
                                                            ة ف
                                       ي
                                   ة
             Muhammed /25 –     ه ــــ فم  ةرار ــ  ف سا   م  ة  ةي  ـــ فع ــ ل ــ    ح لا  ــــ ر   ةو   فم لا  ض  ـ فع ــ  ةب  ي  يف ـ فم ك  ۛس ـــ  ن ـ ي ط ـ  عي ــ

          Kendilerine doğru yol                        ۛ
          iyice belli olduktan
          sonra, gerisin geri
          dinden çıkanlara                               ا
                                         ة
                                                                              ي
          muhakkak ki şeytan        ـ ةه و ـ  ه ـــــ فم   ج و  نو  ف ن  ة  ـــ ةو   حف ـــ فت ـ  ه ـ  م   لا  ــ ةم ـ ل ـ  ئ ـ ةك ـ ةي   ة ـ ف ض ـ  بر ـ  ةت ا ةذا  ف  ةف ــ ةك ـ في ـــ ۛ  ﴾٢٦﴿
          önce fit vermiş;
             onları uzun
          emellere, umutlara
                                                                  ة
                                                                                           ل
                                           ا ل
          düşürmüştür.     ة ح لا  ة ن        ا   ف س ــــ ةخ ــ  ط  اةم  او  ــ ةب ــ  ع ـ  ة حتا   م  ة ة  ـ ا   حن ـــ  ه ـــ   ب  ك   ل نذ ــ  ﴾٢٧﴿ ــــ فم   ه ةر ا ــ ةب فد ا ةو
                                                                                          ف
                                 ة
                                            ل
                                                           ل ة
                                ـ ي ي ذ ـ ةن  ح لا  ۛ بسةح    فما﴾٢٨﴿ فم هل ة     ـ اةم  فعا  ط  ـ ةب ـ  فح ا ة  ــ ةف   ه ـــ ةن اةو ـــ  ف ضر  او      ةو ك ـ  هر ـ


                                                  ۟
                                                  ن ل
                                                                  ل نا     ض ر
                           ﴾٢٩﴿  هــــ فم  ـــــ ةناةغ ــــــ  ف ضا     ح لا  ةج ر   ي ن ـــ ف ـــ فخ ـــ  ة ف ل  ة  ةم  م      ب ول ـ ه ــ ف ــ        ق ــ   ييف

                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          508
   507   508   509   510   511   512   513   514   515   516   517