Page 517 - e mushaf TR pdf
P. 517

513
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Fetih /24 – Mekke                                                                           Müminlerin onbeş
          vâdisinde size kâfirlere  48-Fetih Süresi       /             Yaprak 07A  Cüz 26  Süre 48  Sayfa 513  günlük mesafeden
          karşı zafer nasib          Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  gelmelerine rağmen bir gün
                                                                                                      içinde umre yapıp
          ettikten sonra, onların                                                                 dönmelerine izin vermeyen
          ellerini sizden, sizin                                                                  müşrikler sırf şu taassupla
          ellerinizi de onlardan   513    ﴾٤٨﴿        حتفعلا ةروس          ﴾٤٨﴿                   hareket ediyorlardı: “Eğer
                                                         ع
          çeken O’dur. Allah                           ِ َ و  َ و                                 Muhammed bu kalabalıkla
          bütün yaptıklarınızı                                                                    Mekkede görünürse bütün
                                                                                                     Arap yarımadasında
          görür.                                                                                   gururumuz kırılacaktır.”
                                                 م            م                  ف
          Fetih /25 – İnkârda   ة  ف                                           ة       ة ح           Allah’ın müminlerin
                                                         ل
                                                                        ة
          ısrar edip sizi Mescid-i  ةة  ـ حك ـ  ةم نط   ب م هفن ـ ف ـ ةب ـ  ةع فم ك ةـي  دفياةو فم ك   هي د  فيا ـ   ـ فم   فـنةع  ل ح ف      ك ي ي ذلا ةو  هةو ـ  kalplerine verdiği güven
          Haramı ziyaret                                                                           duygusu sayesinde onlar
          etmekten ve                                                                               hislerine kapılmadılar,
          bekletilmekte olan                                                                      soğukkanlı, vakarlı, dürüst
          hediye kurbanlıkları      ة                            ة     م                           davranıp bu sabırlarının
                                                                              ف ل ف ل
                                                                                                   mükâfatlarını gördüler.
                                                                                 ن
                                                                                   ا
                                                                           ة
          yerine ulaştırmaktan   ى اريص ــ ةب نولم      ب  ـ اةم ةت ـ فع ـ ة    ح لا  ة ن     ـ ل ــ في ـ فمه     ةو ـك ــ  نا  ةع فم ك   رةفظا   د   م ـ ةب فن ـ فع ـ
                                ي
          geri çevirenler onlardır.                           ۜ
          Eğer orada kendilerini                                                                     Fetih /27 – Allah,
          tanımadığınız için                                                                        Resulünün rüyasını
          tepeleyeceğiniz ve                                 م                      ة                  elbette doğru
                                          ف
                                                                                    ح
                                 ف
          bilmeyerek        ة يفدةهلاةو مارةحلا  د جسم  ف    لا  ـ ف ة  فم   ةع ـ ن  ك    و   حدۛصةو اورفةك   ة  ةنيذلا   ي   م ه ﴾٢٤﴿  çıkaracaktır. İnşaallah

                                      ة
          tepelemenizden ötürü                                                                    siz kiminiz başını tıraş
          zor durumda                                                                                ettirmiş, kiminiz
          kalacağınız mümin                                                                          saçlarını kısaltmış
          erkekler ve mümin                                                             م            olarak, Mescid-i

                                             ة
                                                                                 ف ل ى
          kadınlar olmasaydı,       ت اةن مفؤ م ءااس ن  ةو نون     م ــ  مفؤ ــ   لاةجرلفو ـ ة ة  لةو  ه ة ح  ةم غ     ـ فب ـ ل ــ ة ـ  ح ـ ل ـ  ةي نا كـافو  ةم ـ فع ــ  Harama korkmaksızın

          Allah ellerinizi                  ۛ                      ۜ                              tam bir güvenlik içinde
          birbirinizden çekmez,                                                                  gireceksiniz. Ama Allah
          savaşmanıza engel                                                                         sizin bilemediğiniz
                                                                                                    şeyleri bildiğinden
          olmazdı.                                  م                                              ondan önce, yakın bir
                                                                            ف ل
                                    ح
                                                           ي
          Dilediği kimseleri      ـ ةغ ـ في ــ ر   ب  ة ةر  ةم م  ــ فن ـ  ه ــ ف ـ ةع ــ   م فم ك ةـبيص  ةف م ــ ف ــ  ت ـ  ن  ة  ــ ط ـ  ه  ؤ  ةت نا م   ه ـ ف و م  ة  ة ل ـ ةت فم ـ فع ـ ل ــ  zafer nasib etti.
          rahmetine nail etmek
          için Allah böyle takdir                                                                   Sefere çıkmadan önce
          buyurdu. Şayet onlar                                                                    Hz. Peygamber, rüyasında
          birbirlerinden seçilip   ة ح  ة  ة    ة                           ن ة            ف        ashabı ile güven içinde
          ayrılmış olsalardı,      ــ ةع ــ ذ فب ـــ اةن  ل اول ـــ  ة  ۛ   ءاا ل  ـ ةتفو ــ حي ز     ــ ۛش  ـ ةي فن  ـ ةم ـ  ت ـ ةم  يه  فحةر ي  يف  ـ    ح لا  خـل      ع ـ ل ــ  ل م ـ  ي ـ فد  umre yaparak Mekkeye
          elbette kâfirleri gayet                                                       ۛ        girdiklerini görmüş ve bunu
                                                                                                  anlatmıştı. Hudeybiye’den
          acı bir cezaya                                                                            dönerken beklentilerini
          çarptırırdık.              ف                                              ف              bulamayınca üzüldüler.
                                             ة
                                                                                            ة
                                                                                                   Münâfıklar ise şüpheye
                                               ة ح
                                                                                            ح
                                                            ى
                                                       ي
             İslâm’a inanmış olup  ييف اورةف ك  ةنيذلا   ي  لةعةج  فذا﴾٢٥﴿ امييلا ى ة ل  اباذ ـ ةع فم هفنم اورةف ك  ةني ي ذلا  düşüp bazı imalarda


          Mekke’den Medine’ye                                                                          bulunup halkın
          hicret imkânı bulamayan ve                                                                manevîyatını sarsmaya
          Medinedeki müslümanlarca                                                                     başladılar. Oysa
          bilinmeyen çok mümin                                                                   Peygamberimizin rüyasında
          vardı. Kalınan zor durum şu  ن        ة ن  ة    ة          ة ف     ة     ف                “bu yıl” olacağına dair
                                                  ة
          olabilirdi: Meşakkat,   ىل  ةنيك    ح لا   ۛس ـ ي ـ ةت ــ   ه ـةع   ل ز  ــ فنا ـ  ـ  ل ـ حي ـ ةف   ة   هاةج  ةح ـ  م ـ حي ـ لا ةة ـ  ـ ةح ـ  م ـ حي ـ ةة  لا  م      ق ــ  بول ـ ه ـ  işaret yoktu. Allah Teâla bu
                                                                                                    âyetle, bu zaferin kesin
          diyetin gerekmesi yahut                                                                   olarak vuku bulacağını
          öldürülmelerinden ötürü                                                                   gaybî bir haber olarak
          keffaret, üzüntü, kâfirlerin                                                              bildirmektedir. Bu söz
          kınamaları (mümin mümini           ف
          öldürüyor diye                                                      ة                     ertesi yıl hicri 7. yılda
          ayıplamaları) müminleri   ىن  ة  ــ حت ــ فق ـــ و  لا ةة  ك ـــ  ل ــ ةم ــ  ـــ  ه ــــ  فم  ة    ل ــ ةم ز  ل ف  اةو  ن  لا ـ  م ــ  م فؤ ــ ين ــ ي ـ ة  ف  ىل  ةع ــــ  ـــ  ل و ـــ ةو يه   سةر  Zilkade ayında
          bulup seçme hususunda tam                                                               gerçekleşmiş, “Kaza edilen
          araştırma yapılmaması                                                                    Umre” (Umret’ul-kadâ’)
          sebebiyle günaha girme.                                                          ف        diye tarihe geçmiştir.
                                           ح
             Allah Teâlanın   ى  ــ ييل ـ م ـ ۟ا  ةع ءي  ۛش ل  ة ن  ـك ـ نا     ح لا   ةو  ا  ة  ل  ةو   ا   فه ـــــ ل ــــ ةه ـ  ــ اةه  ة  ـ  ب  ح ق  ةحا او ا ل  ةو   ك ــ  نا ــ  Fetih /28 – Bütün
          gözettiği faydanın diğer     ــ ف       ب  ــــ  ك ــ  ۜ                                 dinlere üstün kılmak
          boyutu şu idi: Mekke’nin                                                                için Resulünü hidâyet
          kanlı bir şekilde                                                                       ve hak dinle gönderen
          fethedilmesini istemiyordu.                                                                O’dur. Buna şahit
          Mekke’yi çevreleyen                                                                       olarak Allah yeter.
                                                    ف
                                                                       ن
                                    لا حنل خ دةت
          şartların hazırlanması ile,   ـ ةد ج  ـ ف سةم ف ة    ـ ف  ة ل  ح قةحلا ب اةيء رلا  ه ــ ة لو سةر    ح لا  ـــ ةد    ةق  ۛص د  ة ل ــــ ةق ــ ف  ﴾٢٦﴿
          kendilerinin kanaat                      ۛ      ف ح
          getirmesiyle İslâm’a                                                                        Hudeybiye seferi
          girmelerini istiyordu.                                                                     hakkındaki âyetlerin
          Nitekim Hudeybiye’den                                                                   peşinden Hz. Muhammed
          sonraki iki yıl bu maksada      م                                                           (a.s.)’ın risaletini
                                                                                 ف ي
                                                                         ح لا
                                                                              ۛ ــ  ءا
          kâfi geldi.       ةنيرصة  ـ ح ق   مةو  فم ك ۛس ن ؤ ر ني  ح   م ني  ن ن  اش نا  ةمار  لا ـــ ةح ـــ  ف  vurgulayan bu âyetin
                           ۙ ي                                ۙ     ما ـ ين ـ ة ـ  لةح ـ ي ق ـ ة  ة  ة  indirilmesinin hikmeti
          Fetih /26 – Kâfirlerin                                                                     şudur: Anlaşma akdi
          kalplerine taassubu,                                                                        yazılırken Mekke
          Cahiliye taassup ve                                                                     müşriklerinin ısrarı üzerine
          tarafgirliğini     ة               ة             ة       ة             ة           ة    “Allah’ın Resûlü” sıfatını
                                                                                                   Efendimiz silmişti: İşte
          yerleştirdikleri o sırada,     ل ــ ك  نذ  نو       د ن  ةف  ــ ةج ــ ةع ـ ل  م  ـ ف  او م  ةت م  ةم ـ لا ـــ ف ـ فع ـ ل ــــ  ــ ةع ــ  ل ــ ةم  ةف  ۜنو ـ  ف اةخ ـــــ ةتل  buna ima ederek Allah
          Allah da Resulünün ve                                                                       Teâla sanki şöyle
          müminlerin gönüllerine                                                                    buyurmaktadır: “Onun
          huzur ve güven                                                                          Allah’ın Resûlü olduğunda
          duygusu verdi.                                               ة ح ي                      en ufak bir tereddüt yoktur.
                                                            ة
                                                                 ل
                                                                                       ى
                                                                                 ى
                                                                                                     Bir kısım insanların
               Takvâ kelimesini      ـ ةح ــ ح ق  ف لا ن ـ يي دةو  ىد  ف  ـ  ب   ه ـ لا ـ  ه ـ ن  ة لو سةر ل ـ ۛسفرا ي ي  لا ذ  ةو ه ﴾٢٧﴿ابير ي  ــ ةق اح  ةف ــ فت ـ  inanmamaları bu gerçeği
          onlara yoldaş etti. Zaten                                                                değiştirmez. Allah’ın ona
          onlar bu söze pek lâyık                                                                 şahitlik edip desteklemesi
          ve ehil idiler. Allah her                   ف        م                                       yeter de artar.”
          şeyi hakkıyla bilir.
                                 ى
                           ﴾٢٨﴿ يـ ۜاد  ي  ۛش  ـ ه ـ  ن  ك ــ نف ـ  ى    ب ـ ا       ح ل   ةو   ۜ  ح  ك ــ  ل ـــ يه     ح  لا  ــ ي ي د ـ  ن  ة  ةع ـــ ل ـ ى     هر    ة  ف   ل ــــــ  ي ــــ ظ ــ ه ـــ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          513
   512   513   514   515   516   517   518   519   520   521   522