Page 522 - e mushaf TR pdf
P. 522

518
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Kaf /16 – İnsanı Biz                                                                        Hayır; bazan mal,
          yarattık. Onun için,   50-Kaf Süresi       /             Yaprak 09B  Cüz 26  Süre 50  Sayfa 518  bazan iyilik mânasına
          nefsinin kendisine neler   Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  kullanılır. Burada her ikisi
                                                                                                  de mümkündür. O şahsın,
          fısıldadığını, neler                                                                       malından Allah’ın ve
          telkin ettiğini de Biz                                                                     kullarının haklarını
          pek iyi biliriz.                ﴾٥٠﴿                             ﴾٥٠﴿          518        vermediğini ifade eder.
                                                           و
                Çünkü Biz ona                            ء ق ةروس                                  Yahut hayır ve iyilikten,
                                                             َ و
                                                                                                    hem kendisini hem de
          şahdamarından daha                                                                        başkalarını engellediği
          yakınız.                                                                                     mânasına gelir.
          Kaf /17- Kaf /18 –                                                                       Kaf /27 – Yanındaki
          Zaten onun sağında ve                                                                     arkadaş: “Ya Rabbî,
                                                                                ف
                                                                    ة
                                                                                            ة
                                                                                     ة
                                                                         ة

          solunda yerleşmiş iki     فن م  ة ي     هفيلا    برفقا ل   نفحنةو  ه سفن ة    ف    يه ب    سوسةوت   ف    اةم   ملفعنةو ناۛسفن لااةنفقلةخ فدةقلةو  der, onu ben
                                             ة
                                                                       ة
                                      ة
          kayıtçı vardır.                      ۛ                                                   saptırmadım, kendisi
                 Ağzından çıkan bir                                                               zaten haktan iyice uzak
          tek söz olmaz ki                                                                        bir sapıklık içinde idi.”
          yanında, bu iş için                                                                             [14,22]
                                                               ة ف
                                                     ف
                                                                                       ف
                                                                       ة ة
                                                              ح
                                                                            ي
          hazırlanmış gözcü    ديعةق    لاةمشلا   ح  نةعةو نيمةيلا    نةع   ناةي قلةت ملا ىقلةتةي   ح  فذا﴾١٦﴿ ديرةولا  ةح ـ لفب  Yanındaki arkadaşı şeytan
          olmasın, onun            ي                    ي                           ي            onun cehenneme atılacağını
          söylediğini ve yaptığını                                                                anlayınca böyle diyecektir.
          kaydetmiş olmasın.                                                                       Burada siyaktan Allah’ın
          [82,10-12]                                                                                mahkemesinde bu iki
          İnsanlar yirminci asırda                                      ة                             yoldaşın birbirini
                                                                        ح ي ة
                                 ف
                                                                                    ف
                                               ا
                                     ة
          sesleri ve görüntüleri     تفوملا  ةرفكس   ۛ  ف تءاةجةو﴾١٨﴿ دييتةع    بيقةر   ي   هفيدل   ة  لا       لفوةق    فنم ظفلةي اةم﴾١٧﴿  suçladıkları anlaşılmaktadır.

          kaydeden nice aletler     ة       ة                                                    Anlaşılan kâfir insan şeytan
          geliştirdiler. Bu aletler                                                                 arkadaşının kendisini
          Allah’ın kâinatta zerrelere                                                             saptırdığını ileri sürünce o,
          yaptırdığı kayıt işlemini                                                                bu cevabı vermektedir.
          tesbit etmeye                                                                             Kaf /28, Kaf /29 –
                                     ف
                                                                                           ف
                                           ة

                                                                       ة
          çalışmaktadırlar. Allah’ın   ﴾٢٠﴿دييعةولا     مفوةي ك لذ   ن  روصلا   ح    ي ف  ةخـ فنةو﴾١٩﴿ دي ي حت     هفن م    اةم  ة    ن  ح قةحلا ب  “Çekişmeyin
          melekleri bu aletlere                                             ۛ تفن ك    ك لذ   ۜ    huzurumda! buyurur
          muhtaç değildirler. İnsanın          ۜ
          kendi vücudu ve                                                                         Allah. Çünkü Ben daha
          çevresindeki şeyler, onun          م                                     م              önce gelecek tehlikeyi
          bütün yaptıklarını ve                                                                      size bildirmiştim.
                                                  ة
                                                                                          ا
          konuştuklarını en ince
          ayrıntıları ile kaydeden bir  ن م  ة لفغ   ف ة ـ   ة  ييف  ۛ تفن    ك  فدةقل﴾٢١﴿  ديهۛشةو       ق ئااس   ۛ  اةهةعةم    سفةن   ف  ح    ك ـ ل  ف تءاةجةو  Benim verdiğim
                            ف
                                                                                        ة

                                                           ي
          kamera veya teyp gibidir.                                                               kararlar değiştirilmez.
          Kıyamet günü, kendi kulağı                                                                Ben, kullarıma asla
          ile dünyada söylediklerini                                                                   zulmetmem!”
          işitecek ve yaptıklarını                                    ا                              Kaf /30 – O gün
                                                                           ة
                                                                                           ة
                                                         ة ف
                                   ة
                                                                  ة ة
                                                                                                      cehenneme Biz:
          gözleriyle görecektir.
          Demek Allah kullarına sırf   ه  ي  ةق  ـ  نير ـ  لاةقةو﴾٢٢﴿  دي ي دةح   ةمفوةيلا   كرصةب    ةف ـ ۛ  كءاط غ كفنةع   اةنففۛشةكـ    ةف ـ  اذنه  “Doldun mu, dedikçe

                                                                    ة
          kendi ilmine göre muamele                                                                 O: “Daha yok mu?”
          etmeyecek, bilakis adâletin:                                                           diye iştahını dile getirir.
          iddia, delil, inkâr, şahit,            ف   م
          savunma gibi bütün                                                                        {KM, Süleymanın
          şartlarını yerine   ة                ة   ة ح   ة            ل ف             ة ة  ة       Meseleleri 30,15-16}
                                                                      ا   ل ـ
                                              ي
                                      ۙ
          getirecektir.    عاحنةم ﴾٢٤﴿ ن  د ـ ي ـ  ـ ةعراف    ك ـ ح  ك ـ ل   ةمحنةهةج   ييفاةيق ﴾٢٣﴿ ۜدييتةع  ح يةد ــ لاةم  اذنه  Kaf /31 – Cennet de
          Kaf /19 – Vakti                                                                            takvâ sahiplerine
          geldiğinde ölüm                                                                               yaklaştırılır.
          sekeratı başlayınca, can
          çekiştiği sırada insana                        ة        ة                                 Kaf /32- Kaf /33 –
                                                                  ح ل
          “İşte denir, senin en çok  ة ف  ةف ر ـ ا   ل ــ  ق ــ  هاةي  ة  ــــ    ةخا ى ن  لا  ـــ اه  ن ن ي      ح لا    ةعةم لةع    ةج ـ  ي ي ذلا ﴾٢٥﴿بير م  دةت     م ــ فع ـ  رفيةخ ف ل ل ـ  Onlara: “İşte, denilir,
                                                                            ي

          nefret edip kaçtığın                                            ۙ                       buydu size vaad edilen
          şey!”                                                                                       mükâfat. Hakka
          Kaf /20 – Sûra üfürülür                                                                   yönelen, koruması
          kalk borusu çalar. İşte                                                                    gereken her şeyi
                                                              ة
                                                   ة ا ف ل
          bu da tehdit edilen   ة    ـك ـ نا  ـ فن ك ن لةو  ه تفيةغطا      اةم اةنحبةر  ـــ  ه     نير ي    ةق ــ  لاةق ﴾٢٥﴿ د  دي    ـ ي  ة حشلا باذةع  ف ة    لا ـ  ي ف  koruyan, insanların

          azabın günüdür.                                                                         görmediği yerlerde bile
          Kaf /21 – O gün herkes                                                                   Rahmana hep saygılı
          beraberinde bir                                                                         olan ve daima Rabbine
          muhafız, bir de şahit                                                                     dönen bir gönül ile
                                                 ة
                                     ف
                                                                         ة ة
          olarak Yüce Divana   ﴾٢٨﴿دييعةولا ب  فم كـيلي ة    ف ا    تفمدةق   ح    فدةقةو  ة ة  او مصةتفخةت    ل لاةق دي ي عةب  ييف  gelen herkese bu
                                                                                             ة ض
                                                              ح يةدل
                                                                            ﴾٢٧﴿
          gelir.                                                                         للۛ          mükâfat vardır.
          Kaf /22 – Allah ona
          buyurur: “Sen bundan                                                                    “Rahmanı görmediği halde
          gaflet içindeydin. İşte                                                                 O’na saygı duyan” mânası
                                                                  ل ل ا
          gözünün önünden    ة                          ف   ة            ة   ة      ف   ة          da mümkündür. “O’nun
          perdeyi kaldırdık, şimdi ةمحنةهةج     ل ـ  لو قةن    ةي ـ ةمفو ﴾٢٩﴿ ييبـ  د  ـ ةع ـ  ل ل ملظ ـ ح ة   ب اةنااةمةو ية  ــ ح د  ل لفو  ـ ةق ـ  لا لد   ياةم ـ ةب ـ ح  Rahman olduğunu
                                                                                                      bilmesine rağmen,
          artık gözün pek                         ۟                                              rahmetine güvenerek günah
          keskindir!” [19,38; 32,12]                                                              işlemedi, O’na saygısızlık
          Kaf /23 – Yanındaki                                                                         etmedi” inceliğini
          arkadaşı “İşte! der,             ف ة ف ة                          ف                          düşündürmesi de
                                                      ةف ـ   ت
                                ح
          onun defteri! Her ne   ةنيقت     ـ حن ـ   ة ل ل ـ  م ـ ي      ةجلا     ل ـ  فزاةو﴾٣٠﴿ يزـ  د  ي           ـ ل  م ـ فن ةم ـ  ةه لو ق      ةتةو ـ      ت    فما ـ ةت ـ ف ة ل  لةه  mümkündür.

          yapmışsa, burada                                                                           Kaf /34 – “Haydi
          yazılı!”
          Yanındaki arkadaşı, bazı                                                                 selametle girin oraya,
          müfessirlere göre şahit                                                                  bugün artık ebediyet
                                                              ة
                                                         ح ل ة
                                                                           ة
          melektir.         ة يشةخ  فنةم﴾٣٢﴿   ظي ي فةح باحو  ل ك ـ  ل نود     ت ـ ةعو ـ    اةم اذ  نه ـ ﴾٣١﴿ دي ي ع    ةب ــ  رفيةغ  günüdür.”
          Kaf /24- Kaf /26 –               ۛ              ا                               ة
          Allah muhafızla şahide                                                                  Kaf /35 – Orada onlara
          veya cehennem                                                                              istedikleri her şey
          görevlisi iki meleğe:                                                                     verilir. Nezdimizde
          “Atın! buyuracak, atın                                 ف                ف                  bundan da fazlası

                                                                       ا
          cehenneme, her nankör, م  ة ل  ـــ ۛس ــ   ب اةه و  ــــ ل ـ   خ فدا﴾٣٣﴿ بيين م  بلةق ب  ءاةجةو  بفيةغلا ب   ةنن مفحةرلا  vardır. [10,26]

                                                                     ة


                                                                                           ح
          inatçı kâfiri: Hayra   ۜ
          mani olan, haddi aşıp
          azan, şüpheye dalanı!
                       Allah’ın            ة        ة            ة              ف        ة
                                                                          ل
                                                                       دو
                                                                 ل ـ ف

                                   ي
          yanısıra başka bir tanrı   ﴾٣٥﴿ ديز ـ  ـ فيةد ـ ةم اةن  لةو اةهي ـ  يف نن ؤاا    ةي ـ ۛش  اةم م ه ﴾٣٤﴿ ــــ  ــــ  خ  لا  مفو ـــــ ةي ك  نذ    ل ـ
          benimseyeni! Atın onu
          o çetin azaba!”
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          518
   517   518   519   520   521   522   523   524   525   526   527