Page 525 - e mushaf TR pdf
P. 525

521
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Zariyat/41 – Âd
            ءزجلا        51-Zariyat Süresi       /             Yaprak 01A  Cüz 27  Süre 51  Sayfa 521  halkında da alınacak
                                                                                                   dersler vardır. Onlara
                                     Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04
                                                                                                      da ortalığı kasıp
                                                                                                     kavuran köklerini
                                                      ِ
                                                                                                    kurutan bir kasırga
                                                           ة
                                                               و
           ﴾٢٧﴿             521           ﴾٥١﴿      تايِراذلا ةروس         ﴾٥١﴿                  Zariyat/42 – Bu rüzgâr,
                                                                                                        gönderdik.
                                                                َ و
                                                        َ
                                                                                                 uğradığı her şeyi derhal
                                                                                                  kül gibi savuruyordu.
                                                                            م
                                                                                                   Zariyat/43 – Semûd
                                                  ا
                                   ن
                                                                                 ف
                                                                    ف
                                                           ة
                                                                                           ة
                                                    ي ة
                                     ا ف ي
                                  ةق ـــ مفو  ىلا  اةنـلسفرا   ا    ا   حن ـ ا  اولا ةق ـ ﴾٣١﴿نولۛسر ملا    ل    فم   ا   حي ـ اةه  ك  ـبطةخ   اةمةف لاةق  ahalisinde de böyle
                                                                 ف

          Zariyat/31 – İbrâhim:                                                                   alınacak ibretler vardır.
                                                                                                    Onlara da “Bir süre
          “Peki sizin gelişinizin                                                                    hayattan zevk alın
          asıl sebebini öğrenebilir                                                               bakalım!” denilmişti.
          miyim ey değerli                                                                          Zariyat/44 – Onlar
                                                                         ة ة
                             ة
                                        ة
          elçiler?” dedi.   ك حبةر ةدفن ع ىةةمحوۛس م﴾٣٣﴿ني ي ط      فن م  ىةةراةجح فمهفيلةع لسر ن ل﴾٣٢﴿ةني ي م رفج م  Rab’lerinin emrinden

                                                                             ف

          Zariyat/32- Zariyat/34                 ۙ                                   ۙ               uzaklaşıp azıtınca
          – “Biz” dediler, “suçlu                                                                 kendileri baka baka, o
          bir güruhun, haddini                                                                    müthiş yıldırım onları
          aşanların tepelerine,                                                                         çarpıverdi.
                                                      ف
                                                                              ة
                                                                                            ف
          çamurdan pişirilip de   اةهيف اةنفدةجةو اةمةف﴾٣٥﴿ةنيين مفؤ ملا    ةن م اةهيف   ي  ة    ناةك    فنةم اةنفجرفخاةف﴾٣٤﴿ ةنييفر ف س مل ل  Zariyat/45 – Oldukları
                                 ي
          Rabbinin nezdinde                  ۛ                            ة                       yerde çöke kaldılar, ne
          damgalanmış taşları                                                                      doğrulabildiler, ne de
          indirmek için                                                                              yardım gördüler.
          görevlendirildik.”                                                                        Zariyat/46 – Daha
          Zariyat/35 – Derken,   ة  ة ف          ة ح   ا ن                      ف                   önceleri de Nûh’un
                                                    ة
                                                                                          ة   تفيةب
                                                            ي
                                                              ة
                                                                      ۛ
          oradaki müminleri   ۛ باذةعلا   نو فاةخةي   ةني ي ذل ل ىةيا   اةهيف اةنفكرةتةو﴾٣٦﴿ ةني ي م ل ف س ملا      ةن م  رفيةغ  halkını helâk etmiştik.

          şehirden çıkarma                                                                          Çünkü onlar da din
          emrini verdik.                                                                             yolundan çıkmış
          Zariyat/36 – Ama                                                                              kimselerdi.
          orada, bir hane dışında,       ة ف    ة         ن ي  ف      ي ل  ا               ة ف    Zariyat/47 – Göğü Biz
                                                     ف
          müslüman aile    ﴾٣٨﴿نييب م   ناطلس ب      ن فوةعر ف ىلا   هاةنلۛسفرا  فذا ىسو م   ن  يف ةو ي ﴾٣٧﴿ ةمييللا  çok sağlam bir şekilde

                                                                                        ۜ
          bulamadık.                                                                                   bina ettik, onu
          Zariyat/37 – Ve öyle                                                                   genişleten Biziz. Çünkü
          acı bir azaptan                                                         ذ                 Biz geniş kudret ve
          korkanlar için, orada bir        ف                              ة              ن ح       hakimiyet sahibiyiz.

                                                                                      يه ن ةو
          alâmet bıraktık.    ه ةد ون ـــ  جةو   ه     ة  ةف ـ ةخا ــ ذ ةن ـ ا    ﴾٣٩﴿نو ن    ةمفو ـ فج ــ  ل     ـ ا ر   حاۛس     لاةق      ك ر ب ىل  ةف ـ ةت ـ ةو    Mûsiûn: Geniş güç ve
                                                                                                    kudret sahibi mânasına
          Burada Ölü Deniz (Lût                                                                    olduğu gibi “genişleten”
          Gölü) kasd edilmektedir.                                                                mânasına da gelir. Allah’ın
          Bu gölün güney kısmı,                                                                    bu büyük kâinatı bir kere
          büyük bir felâketin izlerini   ة  ف  ي ل                          ف           ف           yaratıp bırakmadığını,
                                                                                       ة ـ  فم
                                                            ۜ
          bu gün bile taşımaktadır.      ةع ــ ل ـ هفي ـ  م   اةنلۛسفرا     فذا     داةع ييفةو ﴾٤٠﴿ ييل  م ـ  لا  ـ ةي ـ  حم    هةو ــ ةو  م ـ  ي ف   ه ان  ةف ــ ةبةن ـ ذ    bilakis onu devamlı olarak
          Uzmanların tahminlerine                                                                 genişlettiğini gösterir. 20.
          göre Lût kavminin büyük                                                                 yüzyılda bulunan “kâinatın
          şehri, şiddetli depremden                                                                genişlemesi” düşüncesi,
          dolayı yer altına gömülmüş,  ف                                                         evrenin sonlu bir büyüklüğe
                                                                                      ف
          üzerini de Lût gölünün        ة     ة ح ي ة                 ة                            sahip olmasına rağmen,
                                                                         اةم ةت ـ ذ  ر
                                                                                           يح
          suları basmış olmalıdır.   ميمةر  ـ  ه ك ـ لا ـ ي ح  فتلةعةج لا  هفيلةع  ل    ا   ةت ــ ف ت    ۛش ـ  ءف ي    فنم    ﴾٤١﴿ ةمي ي قةعلا   ةحيرلا  alan olarak sürekli
          Batma zamanı da, M.Ö.   ۜ                                             ۛ                  genişlediğini ifade eder.
          ikibin yıl kadar öncesine                                                                    Zariyat/48 –
          yerleştirilmektedir ki bu da                                                               Yeryüzünü de Biz
          Hz. İbrâhim ve Hz. Lût
          (a.s.)’ın yaşadığı zamana                                                               döşedik, bakınız Biz ne
                                                                          ة ة
                                                           ن
                                                                  ة
          rastlamaktadır.   فمه حبةر  ل    فما ـ ر    فنةع افوةتةعةف﴾٤٣﴿ني ي ح ىحتةح او عحتمةت   ة    فم هل ليق  ي    فذا ي  ةدو مةث ييفةو﴾٤٢﴿  de güzel döşedik!
                   Lût gölünün “Ellisan”                                                          Zariyat/49 – Her şeyi
          adlı yarımada                                                                              de çift yarattık ki
          görünümündeki bölümü                                                                    düşünüp ders alasınız.
          güneyde bulunmakta ve
          daha sonra meydana geldiği                                                                  [36,36; 43,12]
                                          ة
                                                           ة

                                                                                        ة ة
                                                                                ة

          anlaşılmaktadır. Eski Lût   ـ فن  ق ـ ماةي   م او ــ  عاط    ف سا ـ ةت ــ  ةف ـ اةم ﴾٤٤﴿ نورظفنةي     هةو ـ فم   عاصلا   ح ـ   ةةق  ـ  م ه فتذةخاةف  Zariyat/50 – “O halde,
          gölünün bu yarımadanın                                                                   Allah’a kaçın, çabuk
          kuzeyine kadar görülen                                                                   Allah’ın himayesine
          tarihi kalıntıları, güneydeki                                                           koşun. Zira ben Onun
          kalıntılardan çok farklıdır.                                                  ف        tarafından, sizi uyarmak
          İşte bundan dolayı, önceleri
                                                             فن م
          güney kısmının bu göl   ةني ي قساةف ى امفوةق او نا    ـك ـ  فم هحنا    ة ي      ۜلفبةق  حو ن  ةمفوةقةو﴾٤٥﴿ ةنيرصةتفن م       ك ـ ا   او ن  اةمةو  için gönderi-len âşikâr
          yüzeyinden yüksekte   ۟                                        ۙ ي                           bir elçiyim.”
          olduğu, daha sonra batarak                                                                Bu âyette Allah Teâla,
          o gölün altına gömüldüğü                                                                 Peygamberinin dili ile bu
          tahmin edilmektedir.                                                                    hitabı yapmaktadır. Mesela
                                                                                                    Fatiha sûresinde de bu
                                         ة ف
                                                  ة
                                                              ة ي ة
          Zariyat/38 – Mûsâ’nın   اةهاةن ف شرةف  ۛ ضفرلاةو﴾٤٧﴿نو عسو م    ل ـ  احناةو  دفيا ة   ب اةهاةنفي  ـ ةن ـ  ةب ءام ـ ة  ة ا  ح سلاةو﴾٤٦﴿  durum vardır. Fatihanın baş
                                                                                                  tarafında gizli bir “de ki:”
          olayında da alınacak    ة                                  ـ          ة                 fiili bulunur; zira o ifadeler
          dersler vardır. Onu                                                                     kulların söylemesi matlub
          âşikâr bir delille                                                                       olan sözlerdir. Kur’ân’ın
          (mûcize) ile Firavun’a   م  ة                           م                                daha başka yerlerinde de
                                                                                       ف
                                                                ح
                                                                              ة
          göndermiştik.     فم ك    ــ ةع ـ ل  ة ح  ل ن  ــ في ــ  ةجفوةز اةن  ة  ــ ل ـ فق ـ  ةخ ءي ـ ف  ۛش ل    ك ـ  فنم ةو   ﴾٤٨﴿نو د ه املا ةمفع نةف  bazan meleklere, bazan
          Zariyat/39 – O                                                                  ة       peygamberlere ait sözlerin
                                                                                                    Allah’a izafe edildiği
          vargücüyle ve bütün                                                                      görülür. Sözün akışından
          ordusuyla sırtını çevirdi                                                                kime ait olduğu anlaşılır.
          ve “Mûsâ, ya bir                          م                                              [Bkz. 19,64-65; 37,159-
          büyücü, ya da bir                         ك   ة      ن ي   ة ي  ا        ة      ة ـ       167; 42,10; 51,57-58]
                                         يب ـ

                                                                         ح
          delidir” dedi.   ﴾٥٠﴿ يـ ۛ ن  ـ  مريذ  ــ فن ــ ةن  ه ـ ي   م فم     يحنا  ـ ي ل ــ  ۜ  ح لا  ـ  ى لا او رف  ةف ـ   ﴾٤٩﴿نور  ك ــ  ةت ـــ   ذ  Zariyat/51 – Sakın
          Zariyat/40 – Biz de                                                                     Allah’ın yanısıra başka
          hem onu, hem                                                                             mabud icad etmeyin.
          ordularını yakalayıp                       م                                            İşte ben O’nun tarafın-
          denizin dibine                                 ة                                  ة     dan, sizi uyarmak için
                                                                           ن ي ن ى ن
          geçiriverdik.    ﴾٥١﴿ يـ  ن  ــ    يب ـ  ـ فن ـ ةن  ه ــ ي ي ذ ـ  م ر   م فم ك  ي  ة يحنا  ـ ل ي    ةخا ـ  ر  ا    ل ـ اه    ح لا  ـ  ةع  ةم اول  ـ فج ـ ةع ــ  ةتلةو  gönderilen aydınlatıcı
          Boğulurken,                                          ۜ                                        bir elçiyim.
          pişmanlıkla kendi
          kendini kınıyordu.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          521
   520   521   522   523   524   525   526   527   528   529   530