Page 530 - e mushaf TR pdf
P. 530

526
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Necm /27 – Evet,                                                                          Necm /34 – Azıcık
          âhirete inanmayanlardır 53-Necm Süresi       /             Yaprak 03B  Cüz 27  Süre 53  Sayfa 526  verip de sonra cimrilik
          ki melaikeyi Allah’ın      Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  ederek vermeyene!
          kızları iddia ederek                                                                    Necm /35 – Gaybların
          onlara kız isimleri                                                                     bilgisi onun yanındadır
                                                       ِ
          takarlar. [43,19]                                                                         da onları kendisi mi
                                          ﴾٥٣﴿        مجنلا ةروس           ﴾٥٣﴿          526             görüyor?
                                                        ع ة و
          Necm /28 – Onların                                   َ و
          buna dair hiçbir
          bilgileri yoktur.                                                                             ب  ح ز
                                                 ا
                                                                                   ة
                                                                     ن ف ة
                                                 ن ف ة
                                                                                         ح ح ي
                                   فن ـــ
          Sadece ve sadece zanna  ىنث    ف   مس    ةت  ـ ف ـ  ةةةك ئلةملا نوحمس ي ة  ة  ـ ر   ل  ة ـ ۛ   خلاب نو ن    ةني ي ذ ـ ة ة
                                 لا ةةةي
                                                                                         لا نا
                                                                                  ل  ي ــ  مفؤ ـ

          tâbi oluyorlar.
          Oysa zan, hakikat
          karşısında ne ifade eder                                                                     ﴾٢﴿
                                   ة
                                                ة
                                                ح ي ة
                                                              ف
                                   ح
          ki!                  ة ح ة  لا  ـ ظ ـــ حن  نا ةو ن  ة ح ة ي  ـ ظ ــ ۛح  لا لا  نو ع  ة  ـــ حت ـــ  ب ـ  ةي نا   ف ي      م ه ــــ ي ـــ فن  ع ـ ل ــ م  ة    ل ــ  ه ـ  ب فم  اةمةو ﴾٢٧﴿
          Necm /29 – O halde                                     ۜ
          Bizi anmaktan, bu Yüce
          Kitabımızı dinlemekten  ذ
          uzak duran ve dünya            ن ح               ة        ى          ف             ة      Necm /36- Necm /
          zevkinden başka bir şey اةنر    ك   ذ  نةع   ف  ىلةوةت  نةم   ف  فنةع  ف ضرفعا ةف ـ ﴾٢٨﴿ ۛاـفي  ۛش ق  ـ ةح ـ ح ـ  لا ةن م ين  ل    ي ـ فغ ـ ي  44 – Yoksa o Mûsâ’nın



          istemeyen kimseleri sen                                                                     ve o çok vefalı
          de bir tarafa bırak!                                                                   İbrâhim’in sahifelerinde
                                                                                                     bulunan şu kesin
          Necm /30 – Onların     ة    ف ف          ة     ة                        ة ح ي ف   ة       gerçekler hakkında
                             ة ة

          bilgi seviyesi ancak bu   كحبةر  نا   ح ي   ملعلا      ةن م فم ه غ    ةم ـ فب ـ ل ـ  ك ل  نذ   ﴾٢٩﴿ فنــاةي    حدلا ةةونيةح    لا ـ  لا  فدر  لةو ـ  ي فم ـ  bilgi edinmedi mi ki:
          kadardır; bildikleri      ۜ                             ۜ                              Hiçbir kimse başkasının
          bilecekleri budur.                                                                     günah yükünü çekemez.
             Senin Rabbin, kimin                                                                      İnsan, emek ve
          yolundan saptığını,                                             ة                       gayretinin neticesinden
                                                                          ح
                                                    ة ل
                            ن
                               ةو ح
          kimin doğru yolda    ل  ﴾٣٠﴿ ىندةتفها   نم ب   ة   ملفعاةو ه  ۛس ن ـ ف ـ  لييب ـ ةو يه  ةع ل ـ ۛض ن  ل ة   ه ـ ةو   فعا ـ ل ـ  ب  م ـ ةم ـ ف  başka şey elde edemez.
          yürüdüğünü pek iyi                                                                      Bu gayretinin semeresi
          bilir.                                                                                      de ileride ortaya
                                                                                                   çıkacaktır. Emeğinin
          Necm /31 – Göklerde                                                                     karşılığı kendisine tam
                                                      ة
                                                                    ة ف
                                                                                     ة
                                                      ح

          ne var, yerde ne varsa   ة يزفجيةو اولمةع        اةم ب ان ؤااسا ل      ۛ  ةنيذلا   ي  ة يزفجةي ل ضفرلا    ي ف    اةمةو    تاةو ن م ح سلا    ي ف اةم  tamına ödenecektir.
                                 ة
          hep Allah’ındır.                                        ۙ                                  Elbette son durak,
                 Böyle olduğu için,                                                                  Rabbinin huzuru
          sapanı ve doğru yolda                                                                       olacaktır. O’dur
          olanı pek iyi bildiği,                                                                   güldüren ve ağlatan;
          yaptıklarını kaydettiği    ف      ف      ة ا          ة ح ل        ف         ل    ة ح      O’dur öldüren ve
                                             ة
          içindir ki, kötülük   ۛ ش حاةوةفلاةو   مفث لا ر ئاةبـةك نو ب نةتفجةي   ةني ي ذلا﴾٣١﴿ىنن ف س حلا ب   او نۛسفحا   ةني ي ذلا  yaşatan. [2,124; 16, 123;

                                                                                                       35,18; 36,12; 9,105]


          işleyenleri,                                                 ۛ
          yaptıklarının karşılığı                                                                    Hz. İbrâhim (a.s.)’ın
          ile cezalandırarak,   م         م                                                        “sahifelerin”den, Kur’ân
                iyi hareket edenlere   ة  ل ي        ل ة          ف         ة ة ح ة  ي  ح   ة ة  ح ي  dışındaki mevcut kutsal
                                                            ة   ة
                                                                                ن
                                                                                                   kitaplarda bahis yoktur.

          de en güzel mükâfatı   ك فم    فن ـ اۛش  ا فذا فم ك   ب ــ     ة  ه   ـ ةو   فعا ــ   مل  رففغملا  عساةو  كحبةر ا ةم    للا ــ ةم ـ  لا            38. âyetten şu kaide
                                                                                    ۜ

          verecektir. [53,32; 4,31]                       ۜ                                          çıkar: Herkes kendi
          Necm /32 – O iyiler,                                                                    yaptıklarından sorumludur.
          ufak kusur ve                                                                            Hiç kimse bir başkasının
          günahlardan olmasa da,  ا     م                                                             cezasını çekmeyi
                                                                                      ة ف
                                                                           ا  فذا
                               ة
          büyük günahlardan,     اوحك ز ت  ة لةف فم ك ــ  ت اةه    ة  ا نو  ــ ط ـ   حم ــ   ب يف   ة  ل ة     جا ـ حن ــ ي    فن ــ فم ت  ل ي  ةوضفرلا ةن   م ـــ  kabullenemez.

                                      ۛ
          aşikâr hayasızlıklardan                                                                   39. âyetten çıkan bazı
                                                                                                          kaideler:
          kaçınırlar. Senin                                                                             a-Her kişi, çalışmasının
          Rabbinin mağfireti                                                                        karşılığını görecektir.
          boldur.                          ن      ة                                                     b-Hiç kimse yapmadığı
                                                  ح
                                           ح
                                                       ل ل
                              ن ل
                                                                              ة ل
                   O sizi topraktan   ىطفعاةو﴾٣٣﴿ىلةوةت يذلا     ي  ۛ تفيا رةفا﴾٣٢﴿ ـىنق ة     ب ـ ةم ـ ن حتا   ملفعا    ةو ه فم كۛس ففنا ل  işin karşılığını alamaz.
                                                         ة
          yaratırken ve siz              ۙ                        ۟                  ۜ               Bazıları bu âyetleri
                                                                                                  anlamada aşırılığa saparak
          annelerinizin                                                                           hata etmişlerdir. Başkasına
          karınlarında döl halinde                                                               bedel hac, sevap bağışlama,
          iken mayanızın ne                                                                        başkası için dua etmenin
          olduğunu gayet iyi bilir. ف  ل ة
                                                                                       ل
                                   فما ل ـ فم  ي ـ ةن ـ حب ـ
                 Öyleyse kendinizi  أ ة       ﴾٣٥﴿ىر       ةف ــ  ه ــ ةو ةي ـ   ب  ف     ف         عا ـ فن ـ ةد    ه  ع ـ ل ــ   م لا ـ ةغ ـ في ــ  ل  ﴾٣٤﴿ىندفكاةو ىلييلةق   faydasız olduğunu iddia bu
                                             ن

                                                                                                   kabildendir. Ehl-i sünnet
          temize çıkarmayın,                                                                       başkası için duanın fayda
          övünüp durmayın.                                                                         vereceğinde ittifak etmiş
                                                                                                    olup, sevap bağışlama,
          Çünkü kimin Allah’ı                                                                    vekâletle yapılan işin sevabı
          daha çok sayıp O’na           ة ح ل    ن      ة ح      ي                                 hususunda da prensipte
                                                                                            ييف
                                                               ن
          karşı gelmekten    ةةر  ز اةو             رزةت لا﴾٣٧﴿ىحفةو  ي ي ذلا  ةمييهرفباةو﴾٣٦﴿ى ن سو م        ف حص      اةم ب  mutabık olup ayrıntılarda
          sakındığını O pek iyi                 ۙ                       ۙ                         farklıdırlar. Mesela: İmam
          bilmektedir. [39,53; 4,39]                                                             Malik ile Şâfii’ye göre mali
                                                                                                   ibadetlerin (sadaka gibi)
          Kur’ân ve Sünnette kesin   ة                ة                                               keza mali-bedeni
                                                      ح ي
                                                                        ل ناةو﴾٣٨﴿ ـ

          olarak haram kılınan,    هةيفع      ۛس ـ  ح ل  ةو نا ﴾٣٩﴿ىنع ــ ۛس اةم   لا  ناس  ــ فن  ف ل ــ ۛ   ل  ۛ سفي ــ ة ف ل  ى ر       فخا ةرفزو  ibadetlerin sevabı
          haklarında had cezası            ۙ                                       ۙ  ن          bağışlanabilir, ancak bedeni
          bildirilen veya âhirette azap                                                           ibadetlerin (namaz, Kur’ân
          sebebi sayılan günahlar                                                                  kıraatı) sevabı başkasına
          büyük, diğerleri küçük                                                                  bağışlanamaz. Hanefilere
          günahlardır. Küçük          ة                                                             göre mezkûr her çeşit
                             ة
                                                    ة ف
                                   ن ي ح ل
          günahların affedilmesi,   ك حبةر  ىلا ناةو ﴾٤١﴿ىنففولا ءااز  ف   ي حم ـ فج ـ يز ـ  ه   لا  ـ ةج ــ  ة   ث ــ ﴾٤٠﴿ ـىر     ي  ۛس ـ فو     ۛ ف  amelin sevabı başka bir
          onların günah                         ۙ       ة ة         ن               ن               mümine bağışlanabilir.
          sayılmamasından değil,                                                                    Buna dair birçok hadis
          Allah’ın rahmetinin                                                                        vardır. Allah, rûhuna
                                                                                                     bağışlanan kişiyi bu
          genişliğindendir.                                                                       amellerden faydalandırdığı
          Necm /33 – Şimdi iyice                                                                   gibi, bu fazileti gösteren,
                                                ة ل
                                    ل
                                                                                            ف
                                                             ل ة
                                                                             حناةو ـ  ه     ةو ه
          dikkat edin şu sırtını   ﴾٤٤﴿ اةيفحاةو  ۛ تاةما ل    ةو ه  هحناةو﴾٤٣﴿ىنكفـباةو كةح ف ضا ل  ة ل  ﴾٤٢﴿ىنهةتفن ملا  bağışlayana da mükafat
          çevirip uzaklaşana!   ۙ                        ۙ                            ۙ                     verir.
          [75,31-32]
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          526
   525   526   527   528   529   530   531   532   533   534   535