Page 533 - e mushaf TR pdf
P. 533

529
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Kamer/28 – “Hem                                                                           Kamer/40 – Yemin
          onlara bildir ki su,   54-Kamer Süresi       /             Yaprak 05A  Cüz 27  Süre 54  Sayfa 529  olsun: Biz, ders alınsın
          aralarında nöbetleşe       Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  diye Kur’ân’ın
          olacak, her su                                                                               anlaşılmasını
          nöbetinde, sahibi hazır                                                                  kolaylaştırdık. Haydi,
          bulunacaktır.” [26,155]                                                                var mı düşünen ve ibret
                            529           ﴾٥٤﴿         ِرمقعلا ةروس        ﴾٥٤﴿                            alan?
                                                          َ و
          Kamer/29 – Onlar en                           َ     َ و                                  Kamer/41 – Firavun
          yakın arkadaşlarını                                                                     hanedanına da uyaran
          çağırdılar, o da bıçağı                           م                                      peygamberler geldi.
          çıkarıp deveyi kesti.                                                    ة
                                                                                   ح ل ف ا
                                                                            ة ف
                           افوةداةن ةف ـ ﴾٢٨﴿ر ۛ ض  ـ فح ـ ةت ـ   م برش   ح   م هةن  ـ في ـ ف ك ـ ل  ةب  ةةمس ــ  قءام    لا ـ ة  نا م هفئ  ةنةو ـ  حب ـ ف        Kamer/42 – Onlar

          Kamer/30 – Nasılmış                        ف        ۛ                                    âyet ve delillerimizin
          Benim cezalandırmam                                                                     hepsini yalan saydılar.
          ve tehdidim! Görsünler                                                                   Biz de onları mutlak
          bakalım!                                ف       ف                                         galip, tam muktedir

                                                                            ن
                           ﴾٣٠﴿  نةوــرذ  ة    ة     ف      ـةف ك ـ في ــ ۛ ك ـ نا     ةع ــ يباذ ـ ي  ﴾٢٩﴿ ةعـرةق  ـ ى ةف ـ  طاةع    ةف ـ ةت ـ     ح ـ فم هةب  اۛص  olan Allah’ın şanına
          Kamer/31 – Biz onlara                                    ة                                   yaraşır tarzda
          bir sayha, müthiş bir                                                                       cezalandırdık.
          ses gönderdik, davar
          ağılındaki kuru ot ve                  ف                                                     Kamer/43 – Şimdi
          çırpı gibi oldular.            ف                                      ة     ف     ا ة ي ل     söyleyin (ey
                           ﴾٣١﴿ر ظةتفح ملا   ميشةهـ  ـ او ك   ناةكـةف ىةةد حاةو ىة    ۛص ـ ةحفي ـ     ـ ةنل ـ ا   ةع ــ ل ـ هفي ـ  فم  ۛسفرا   احنا  Mekkeliler!) Sizin

                                              ي
          Kamer/32 – Yemin                                                                         kâfirleriniz onlardan
          olsun, Biz, ders alınsın                                                                  daha mı güçlüdür!
          diye Kur’ân’ın                                                                          Yoksa ilahî kitaplarda
          anlaşılmasını                          ة ح       ة     ف      ح  ة ن ف            ة    sizin ebedî olan âhirette
                                                                                      ة


                                                                                    ف
                                                                              ف

          kolaylaştırdık. Haydi   ﴾٣٣﴿رذحنلا ب      طول     مفوةق  ف تةبذةك ﴾٣٢﴿ر كحد م      فن م لةهةف رفكذل ل نار قلا اةنرسةي   ح  فدةقلةو  kurtulacağınıza dair


          var mı düşünen ve ibret                                                                  berat senedi mi var?
          alan?
                                                                                                    Kamer/44 – Ne o,
          Kamer/33 – Lût halkı                                       ا ة                    ا      “Biz tam dayanışma
                                                                                  ة
                                                                                      ف
                                                                                            ة ي ل
                                                          ة
          da peygamberlerini   اةندفن ع        فن م ىةةمفع ن﴾٣٤﴿رةحۛس ب فم هاةنفيحجةن      طول  ة    لا  ى ح ي ن      لا ابصاةح فمهفيلةع اةنلسفرا احنا  halinde olan, muzaffer
                                                                                             ۛ


          yalancı saydılar.   ۜ               ۙ                ۜ                                    bir topluluğuz” mu
                                                                                                         diyorlar?
          Kamer/34- Kamer/35
          – Biz de Lût’un ailesi
                                                                                        ة ن
                                                           ة
                                                   ف

                                                                 ة ل
          dışında, hepsinin   ﴾٣٦﴿رذحنلا ب افوةرامةتةف   ة  اةنةتۛشطةب فم هةرذفنا فدةقلةو﴾٣٥﴿رةكۛش    فنةم يزفجةن ك لذةك  Kamer/45 – İyi
          üzerine taş savuran bir                                       ة          ي              bilsinler: Onların toplu
          fırtına gönderdik.                                                                        kuvvetleri bozguna
          Onları ise, tarafımızdan                                                                uğrayacak ve arkalarını
          bir nimet olarak seher                                                                   dönüp kaçacaklardır.
                                                                                            ة
          vakti kurtardık. İşte          ة                   ا ل  ة                      فدةقلةو
                                                                                     ةع ـ فن

          şükredenleri Biz böyle   ﴾٣٧﴿رذ نةو ييباذةعاو قوذةف  فم هةن ي    فعا ـ  اةن ف سمط         فيۛض ـ يه ف ةف ـ ة     هودةواةر   Bu âyet hicretten 5 yıl

          ödüllendiririz.                                                                          önce Kureyş’in ve diğer
                                                                                                     İslâm düşmanlarının
          Kamer/36 – Lût onları                                                                    hezimete uğrayacaklarını
                                                                                                  mûcizevî olarak bildiriyor.
          Bizim yakalarından              ة                            ة             ة      ة     O dönemde müslümanlar o

                                                                           ة
                                                           ح
          tutup azaba      ﴾٣٩﴿  نةوــرذ    ييباذ ـ  ـ ةعاو  قوذ ةف ـ ﴾٣٨﴿ۛ ر قةت ف س     م ـ    باذ    ةع ـ  ىةرك     ب ـ ف  فم هةححبص   ۛ  فدةقلةو  kadar güçsüz idiler ki bir
          çarpacağımızı                                                                           kısmı Habeşistan’a hicret
          söyleyerek tehdit                                                                         etmişlerdi. Mekke’de
          etmişti. Ama onlar                                         ذ                              kalanlar ise Şi’b-i Ebî
          uyarmalara karşı   ة                ة         ة              ح                    ة      Talib’de kuşatma altında
                                                                                     ة
                                                                                ف
                                                                ف
                                                                          ة ن
                                    ة ن ا
                                      ة
                                                                                    ف


                                                                             ف
          şüpheye düştüler.   نفوةعر     ف ـ  لاءاةجد  لةو ـ ةق ـ ف  ﴾٤٠﴿ر كحد     م ـ    فن م لةهةفر    ك     ذل ل نار ق ـ لااةنر ح سةي فدةقلةو  idiler. Üç yıl sürecek olan
                                ف
                                                                                                     bu kuşatma sırasında
          Kamer/37 – Onlar                           ۟                                                açlıktan nerdeyse
                                                                                                        kırılacaklardı.
          Lût’un misafirlerine                                    م              ف
          karşı niyetlerini                                                    ة
                                           ة
                                               ل
          bozdular, onlarla yalnız  ـ فق ـ ةت ــ رد   مزي ز ـ ةع ذ ـ فخا م  ف  ة  ةف اةه ح  ك ـ  ل ـ  ــ  اةن  ن  ـ  تاةيا  ح  ك ﴾٤١﴿ ـ  رذ      حنلا  Kamer/46 – Daha
          kalmak için gidip gidip         ي                 ـ ةخا ــ ذ اةن  ه ـ ف   ب او بذ  ۛ     doğrusu, onların asıl
          geldiler. Biz de                                                                          buluşma zamanları,
          gözlerini silme kör                                                                        Kıyamet saatidir.
          ettik. Haydi tadın                        م           ا              م       م
                                                        ة ل
                                                                ن
          Benim cezalandırmamı   ﴾٤٣﴿ ر ب  ز    لا ـ  ي ف  ةءاار  فم ةب ـ  ك ـل فما فم ك ئللوا فن م رفي ـ ةخ فم ك  اف  ر  ة  ل ح  Kıyamet saatinin
          ve tehditlerimi! [11,77-    ح     ة ة                                          ا ك ﴾٤٢﴿     dehşeti ise tarif
          83; 15,61-74] {KM,     ۛ                                                                  edilemeyecek kadar
          Tekvin 19,11}                                                                              müthiş ve acıdır!
          Bu kıssa Tevrat’ın Tekvin      ة ح    ف                                   ة        ل
                                                    ة ۛ ﴾٤٤﴿ رصةت
                                                                                   ة
                                                                                                        Kamer/47 –
          Kur’ân’dakinden biraz daha ة   بدلا   ح ـ ر   نولةو ـ  يةو  ع  ـ فم ـ    ةجلا     م زفه يس       ـ فن ـ   م  عيمةج   ي   نفحن   نولو قةي فما  Mücrimler tam bir
          babında, 9,1-22
          ayrıntılı anlatılır. Kur’ân’da                                                           şaşkınlık ve çılgınlık
          nisbeten uzun anlatıldığı                                                                     içindedirler.
          yer şu bölümlerdir. [11,77-
                                                 ل
                                       ح ي ف
                                                               ة
                                                         ل
          83; 15,61-74]                ة
                                                                                   ة
                                                ـ
                                              ر
                            ةني ي مرفج ملا نا ﴾٤٦﴿ ةماةو ىنهفدا  ة ـ ةعا ح سلاةو  فم ه   ـ د   عفوةم  ةةعاسلا   ح  لةب﴾٤٥﴿  Kamer/48 – O
                                              ح
          Kamer/38 – Bir sabah                                                                       gün cehennemde
          kendilerini, sürüp                                                                            yüzleri üstü
          gidecek bir azap                                                                          süründürülürler ve
          bastırıverdi.                 ن   ة      ة                                               kendilerine: “Tadın”



          Kamer/39 – Haydi   ۜ فمه هو ج و ىلةع   راحنلا   ي ف نو ـ  بةحس ـ ف   ي ةمفو ةي ـ ﴾٤٧﴿  عـــر          لل ـــــ ة    سةو ـ       ۛض  يف ــ ي  “cehennemin temâsını!”
                                                                                                          denilir.
                                                                        ۢ
          tadın Benim
          cezalandırmamı ve
                                                                                                        Kamer/49 –
          tehditlerimi!                                      ة  م                                  Muhakkak ki Biz her
                                                                                  ة
                           ﴾٤٩﴿ ـــرةد  ـــ ةق   ب   ه اةن  ة  ـــ ل ــ فق ـ  ةخ  ءي  ح  ة ي ﴾٤٨﴿ ـ ةقــر  ۛس  س ـــ ح  ةم او قو  ذ  şeyi bir kaderle, bir
                                                                   حنا ـ  ا ك ــ ل   ۛش  ــ ف

                                                                          ة
                                                                                                  ölçü ile yarattık. [25,2;
                                                                                                          87,1-3]
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          529
   528   529   530   531   532   533   534   535   536   537   538