Page 538 - e mushaf TR pdf
P. 538

534
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Vakia/17- Vakia/18 –                                                                           Vakia/34-
          Etraflarında, cennet   56-Vakıa Süresi         /             Yaprak 07B  Cüz 27  Süre 56  Sayfa 534  Vakia/35 – Onlara, pek
          şarabından dolu testiler,  Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  değerli eşler de verdik.
          sürahiler, kadehlerle,                                                                 Biz o eşleri, yepyeni bir
          ebedîliğe ermiş                                                                        yaratılışla yaratıp, sûret
                                                      ِ ِ
          çocuklar dolaşıp hizmet         ﴾٥٦﴿       ةعقاوعلا ةروس         ﴾٥٦﴿          534     ve sîretlerini son derece
          ederler.                                            و                                       güzelleştirdik.
                                                       َ َ     َ و
          Bu gençlerin yaşları                                                                        Yepyeni yaratılışa
          değişmez. Bunlar,                                                                       mazhar olanlar, bir hadis-i
          dünyada ne günahları,         ف                            ة                               şerife göre, dünyada
                                                                                    ة


                                                                 ة
                                                                     ح
                                                          ة
                                                 ل
          ne de sevapları   نيعةم   ي    فن م سأةكةو ةقيراةباةو باةوفكا ب ﴾١٧﴿ۙنو دلةخ م   نادلو   ة ف  فمهفيلةع    فوطةي  kocakarı olarak vefat etmiş
                                               ي

          olmayan çocuklardır.   ۙ                                                                      olan eşlerdir.
          Müşriklerin büluğdan                                                                    Yaşlı bir kadın Peygamber
          önce vefat eden                                                                              Efendimize: “Ya
          çocukları, cennetliklere                                                                 Resulallah, beni cennete
                                                                                  ة
                                ة
                                                                              ة
                                                              ة
          hizmet edecekler.   ﴾٢٠﴿ۙنور ة     ة  ـ احم ةي ــ ةت ــ ةخ ـ حي ـ   م  ةةه نك اةفةو ﴾١٩﴿ ۙنو فزفن     ي ـ  ة    لةو اةهفنةع نو عحدص ي  ة  yerleştirmesi için Allah’a
                                                                                         ۛ
          Böylece onlar da büyük                                                       ل﴾١٨﴿      dua eder misin?” dedi. O:
          bir lütfa mazhar                                                                            “İhtiyarlar cennete
          olacaklardır. Zira                                                                      giremez!” buyurunca kadın
                                                                                                    ağlayarak huzurundan
          cennete girmelerine                                                                          ayrıldı. Az sonra
          vesile olacak               ف    ح       ة                   ة         ة    ة     ة     Efendimiz: “Ona söyleyin

                                                                                     ح
                                                                       ۜ
                                        ل
                               ۛ

                                                         ۙ
          yükümlülükleri yerine   ﴾٢٣﴿نو نفكةملا   ؤلفؤللا      لاةثفماةك ﴾٢٢﴿ نييع    رو حةو﴾٢١﴿نو هةتفشةي   امم رفيط مفحلةو  ki cennete, bu yaşlı haliyle

          getirmedikleri halde                                                                    giremez. Zira Allah Teâla:
          cennetlik olacaklardır.                                                                  “Biz, o eşleri yepyeni bir
                                                                                  ف                 yaratılışla yarattık (...)
          Vakia/19 – Bu içkiden     ف   ة  ى ة      ة          ة     ة                                   “buyurur.”
                                ى
                                                                                        ى ة
          ötürü baş ağrısı   ﴾٢٥﴿ۙامييثأ ةت ـ  لةو  اوفغل اةهيف   ي  نو ع  ةمس ةيل ـ ف ـ  ﴾٢٤﴿نولةمفع    ةي ـ   او نا    ك ـ     اةم ب ءاازةج
          çekmezler, sarhoş da                                                                    Vakia/36- Vakia/38 –
          olmazlar.                                                                               Böylece onları, ashab-ı
                                                                                                     yemin için bakire
          Vakia/20 – Bir de...                                                              ة     kızlar, kocalarına âşık
                                      ف
                                                         ف
                                                                         ى
                                                                   ل
                                                                                                      yaşıtlar kıldık.
          tercih edecekleri   ﴾٢٧﴿ني ي مةيلا    باةحصا   ف  ا ل    اةم نيمةيلا   ي    باةح ف صاةو﴾٢٦﴿ام ة لۛس ى املۛ  ىليق  ة س  لا ي  ح ي
          meyveler...           ۜ                                                                 Vakia/39- Vakia/40 –
                                                                                                      Birçoğu önceki
          Vakia/21 – Canlarının
          istediği kuş etleri...                                                                  ümmetlerden, birçoğu
                                                                   ف ة
                                                                                                     da sonrakilerden.
                              ةمةو ا  ء
                              ا ﴾٣٠﴿  دفمةم   دو  ح   ظةو ـ ل  ﴾٢٩﴿د و   ضفنةم      حلط ةو﴾٢٨﴿دو   ضفخ  ردس   ف ةم ـ  ييف
          Vakia/22- Vakia/23 –       ۙ                 ۙ                    ۙ
          Ve gün görmemiş saklı                                                                     Vakia/41 – Ashab-ı
          inciler gibi güzel eşler...                                                               şimal ki ne ashab-ı
                                                                   ف                   م           şimal! Ne bedbahttır
          Vakia/24 – Bütün               ة          ةمل ـ ف  ة                                             onlar!
                                                              ة

                                ۙ
          bunlar dünyada   ﴾٣٣﴿ ةةعو نفمةم لةو   ةةعوطق  ﴾٣٢﴿ يـ ةر      نك ــ ةه ـ  ة     ك ــ يث ــ  اةفةو﴾٣١﴿بو  ةم ـ ف س ـ ك ـ
                                                            ۙ
                                                                                   ۙ

          yaptıkları güzel işlere                                                                    Vakia/42 – Onlar
          mükâfat olarak                                                                          kızgın ateşte ve kaynar
          verilecek.                                                                                     sularda...
                            ة    ف     ةف ـ ةج ـ     ي ة     ف      ا ة ي ل                 ف ةو ـ  Vakia/43- Vakia/44 –
                                                                            ـ
                                                                            ة
                                                                             ـ

                                                                    حنا ـ ا فنا ـ ۛش ـ أ   ةن ـ  ه ا ــ ح ــ ۛ ى
          Vakia/25 – Onlar   حن ه اةنلةع  ﴾٣٥﴿ اشـءا  فنا ن           ﴾٣٤﴿ ةعو    ف  ـ  فر ــ  ةم شر  Ne serin, ne de faydalı
                                                                           ۜ
                                              ۙ
          cennette ne boş bir söz,                                                                   olmayan, kapkara
          ne de günaha sokan bir                                                                      duman tabakası
          laf işitmezler.               ة                                                         altındadırlar. [77,29-34]
                                                               ة
                                                                      ى
                               ة ة ف
                                                                                       ى
                                                     ف

                                                                         ة


          Vakia/26 – İşittikleri   ۙ ةنييلحولا     ةل ث  ةن م  ح  ﴾٣٨﴿ۛني ي مةيلا باـةح ف ص   ل ﴾٣٧﴿ۙابارـفتا ى ل  ابرـ ع﴾٣٦﴿ۙاراةكفـبا ل  Vakia/45 – Çünkü


          söz, hep: “Selam!                    ۜ                                                    onlar dünyada iken
          selam!” sesleridir.                                                                           refah içinde
                                                                                                       şımarırlardı.
                                                                                ن ف
                                                                    ل
          Vakia/27 – Ashab-ı   ﴾٤١﴿ لاةمحشلا    باةحصا   ف  ا ل    اةم    لاةمشلا   ح    باةح ف صاةو﴾٤٠﴿ ةنير خل    ا   ةل ثةو  ةن م  ة ح  ﴾٣٩﴿

          yemin ki ne ashab-ı   ۜ                  ۙ                      ۜ  ي                    Vakia/46 – O en büyük
          yemin! Ne mutludur                                                                        günahta, şirkte ısrar
          onlar!                                                                                         ederlerdi.
                                    ف
                                                                  ح
                                               ة
                                                     م
          Vakia/28 – Dalbastı   ﴾٤٤﴿مير    ك  ة    لةو  دراةب ل﴾٤٣﴿ و م    ةي ـ فح ـ    فن م ل ظةو﴾٤٢﴿ مي ي مةحةو مو مس   ۛ  ييف  Vakia/47- Vakia/48 –


                                                                                                   Ve derlerdi ki: “Ölüp
          kirazlar,                ي                 ۙ                      ۙ                       toprak olduktan ve
                                                                                                  çürümüş kemik haline
          Vakia/29 – Dolgun                       ف                                   ف           geldikten sonra mı biz
          salkımlı muzlar,                                                                       diriltilecekmişiz? Gelip
                                                                      ة
                             ة
                           ىل ــــ  ة    ةع ن  ص ــ و ر    ح  ــــ  ةو   ك ـ  نا ـ  ي او  ﴾٤٥﴿ ةنييف ر  ـ فت ـ   م  ك     ل ذ   ة  ـ فب ــ ل ن ـ  ةق او نا ك ـ  ة ي  geçmiş atalarımız da
                                                                                            حنا ـ  ه ــ  فم
                                                               ة
                                                          ۛ
          Vakia/30 – Yayılmış                                                                               mı?”
          gölgeler... [4,57; 13,35;                                                               Vakia/49- Vakia/50 –
          77,41]                     م                             ف                               De ki: “Öncekiler de,
                                   ة
                                                                                            ف
                           ى    ــ بار ـ ا   ت احن    ك ــ      ئا  ـــ اذ    م ــ فت ــ اةن ةو     ة ل ة  لو ق ـ نو  ــ    ﴾٤٦﴿ ـ  ف    لا ـ ةع ـ ي ظ  ـ     ث  فن حلا  sonrakiler de belli bir
                                                                            م
                                                                     ةو ك ـ  نا ـ ةي او
                                                                             ـ
                                                                              ي
          Vakia/31 – Şarıl şarıl   ة                                        ۛ                      günün, belli vaktinde
          akan sular... [47,15]                                                                           mutlaka
                                                                                                     toplanacaksınız.”
          Vakia/32- Vakia/33 –                                                                         [11,103-105]
                            ة
                                                                  ة
                            ح ي ف
          Tükenmeyen,      نا ل    ق ـــ ﴾٤٨﴿ ل حوـنو   ة  ة ف ة  ا   ةو   ةبا ـ ا   ل ؤ   ةن ـ ا   لا  ل ا ن  ﴾٤٧﴿  ثوـ ۙنو  ــ لا ــ ةم ـ فب ــ  ع ـ  ة ي ة  حناء ا  ة ى  ـــ ظ ـ ما ـ   عةو
          eksilmeyen, hiçbir                                                      ة
          surette esirgenmeyen
          birçok meyveler
          içindedirler.
                                                     ن ي ة

                                                                                          ة ة ف
                                                                                ن ف
                           ﴾٥٠﴿مولفعةم مفوةي    تاةقي ي م   ىلا نو ع و مفجم ة ل ـ ة ﴾٤٩﴿ ةنير ـ  خلا    ةو  ـ  ةني  يل حولا
                                                                         ۙ ي
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          534
   533   534   535   536   537   538   539   540   541   542   543