Page 529 - e mushaf TR pdf
P. 529

525
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Hz. Peygamber’in
          53-NECM SÜRESİ                                                                              Cibril’i ikinci defa
                         53-Necm Süresi       /             Yaprak 03A  Cüz 27   Süre 53  Sayfa 525  görmesine işaret. Bu
          62 âyettir. Mekke’de                                                                        seferinde onu asli
          takriben risaletin 5. yılında   Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  sûretindeki azametiyle
          inmiştir. Sûre adını, birinci                                                              görmüştü. Sidretu’l-
          âyetinde geçen ve yıldız                                                               Münteha, Hz. Peygamber’e
                                                       ِ
          anlamına gelen necm   525       ﴾٥٣﴿        مجنلا ةروس           ﴾٥٣﴿                   miraç gecesinde gösterilen,
          kelimesinden almıştır.                        ع ة و  َ و                                 hilkatin aldığı son şekli
          Kur’ân’ın vahiy eseri                                                                    gösteren, emir âleminin
          olduğuna, Hz. Peygamberin                                                                 sonundaki “şeceretu’l-
          miracına, onun en yüce                                                                  kevn” yani yaratılış ağacı,
          mertebelere yükseldiğine,                                                                 kâinat ağacıdır. Başka
                                                        ِ ن
          şirkin saçmalığına ve                                                                      izahlar arasında, en
                                                ح
                                      ح
          hakikatin galip geleceğine   مي ي حةرلا ن ن مفحةرلا   ح لا  مــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــسِب  kuvvetlisi bu görünüyor.
          işaret eder. Secde âyeti   ۛ                                                ع           Necm /15 – Me’va cenneti
          ihtiva eden sûrelerden ilk                                                                 de onun yanındadır.
          nazil olan sûredir.                                                                       Necm /16 – O dem ki
          Bismillâhirrahmânirrahîm                    م           ة                                Sidre’yi bir feyiz sarıyor,
                                                                                                     sardıkça sarıyordu...
                                                                                    ي
                             قطفن    ةي ــ    اةمةو﴾٢﴿ ىنو    ةغ ـ  فم   اةمةو  ك     ـب ح    اۛص  ح  اةم ﴾١﴿ ـ    ةه اةذا مفج ـ ة حنلاةو  Necm /17 – Peygamberin
                                                                             ىن
                                                                               و
                                                                          ۛض ـ ل
          Necm /1 – Kayan                  ۛ                                 ۙ                     gözü kaymadı, şaşmadı,
          yıldıza yemin olsun ki.                                                                        aşmadı da.
          Âyette geçen “hevâ”:                                                                       Hz. Peygamber (a.s.)
          düşmek, kaymak, inmek,    ف           ة ح                    ة ح ي  ف ي       ف        Rabbine o kadar yönelmişti
          çıkmak mânalarına   ﴾٥﴿ىنو قلا     ديدش   ي ۛ   هةملةع﴾٤﴿ىنحو  ي ي ــ   ـ  فحةو  لاةو     ه ـ  نا﴾٣﴿ىنوةه        ةع ـ ن لا ـ  ki gök melekûtunda temaşa
          gelebilirse de, burada   ۙ                    ۙ                          ۜ             ettiği sayısız güzellikler onu
          inmek anlamı tercih                                                                          meşgul etmedi.
          edilmelidir. Çünkü yıldız                                                                  Necm /18 – Vallahi
          kavramı ile, Hz.                                                                        gördü, hem de Rabbinin
          Peygambere inen melek   ن ح        ة         ن   ة ف                                   âyetlerinden en büyüğünü
                                                                                         ح
          veya Kur’ân-ı Kerim   ﴾٨﴿ ةد ىل       ث ــ  حم ةد ةن ـ ةفا ــ ةت ــــ  ﴾٧﴿ ــىل  فعلا       ف  ف ـ ق         لا ب   هةو ــ ةو  ﴾٦﴿ىنوةت ـ    ف ساةف  ةةر مو ذ  gördü! [20,23]
          arasında güçlü bir ilgi   ۙ                 ۜ                        ۙ        ۜ          Necm /19- Necm /20 –
          kurulmuştur. Bu meleğin
          veya Kur’ân’ın, yıldız gibi                                                            Şimdi baksanıza şu Lât’a,
          parlak ve ışık verici olduğu                                                              Uzza’ya. Ve bir de şu
          anlatılmak istenmiştir. Zira   ا ل     ن ي  ا  ة              ل ل            ة           geride olan üçüncüleri
          necm’in anlamlarından biri,  ﴾١٠﴿ىنحفوا اةم هدفب    ةع ـ ي      ىلا  ـ ى  نحفوا ةف ـ ﴾٩﴿ نن فداـى    فوا نفيس    ةق ــ فو ۛ      ۛ ب    اةق ناةك  ةف ـــ  Menat’a.
          “Kur’ân vahyinden bir   ۜ                              ۛ
          seferde inen bölüm” dür.                                                                 Lât Taif’de; Uzza Mekke
          Necm /2 – Arkadaşınız                                                                   ile Taif arasında Hurad’da
          Muhammed yanılmadı,                                                             ف        bulunup Kureyş kabilesi,
                                  ة
                                                                                   ف
                                                                                        ة
                                                                         ن
                                   ةو ة ن
          sapmadı, aldanmadı.      هاةر فدقل ﴾١٢﴿ىرةي    اةم  ن  ةع ه ـ ىل     ـــ    ةنو ر  ا   ﴾١١﴿ىاةر اةم  دانؤ فلا  ۛ بذ    ك ـ  اةم  Menat ise Mekke ile
                                                                 ل ةف ـ  ت ـ اةم
                                                                                                       Medine arasında
          Necm /3 – O kendi                ن                                                       Kudeyd’de bulunup Evs,
          heva ve hevesiyle                                                                      Hazrec kabileleri tarafından
          konuşmuyor.                                                                                   tazim edilirdi.
          Necm /4 – O, kendisine                                                                    Necm /21 – Erkek
          vahyedilen bir vahiyden  ف      ة ف                    ف                         ة        evlatlar size, kızlar
                                                     ع ـ ة
                                                                                            ف
                                                                                     ن

          başka bir şey değildir.   ﴾١٥﴿ىنوأةم    ةج ـ حن ـ لا ة ـ  اةه دفن ﴾١٤﴿ىنهةتفن ملا    ةةردس   ف  ةدفن ع ﴾١٣﴿ىرفخا  ىةلزةن  O’na olsun, öyle mi?
          “O” zamirinden maksat,   ۜ                                               ۙ               Necm /22 – O zaman
          birçok müfessire göre                                                                    bu insafsız bir taksim
          Kur’ân’dır. Hz. Peygamber                                                                     olmaz mı?
          (a.s.)’ın İslâm tebliği,
          Kur’ân’ı açıklama niteliği   ن  ة  ة         ف                                     ي    Necm /23 – Aslında bu
                                                                                       ح
                                                    اةمةو
                                                    ۛ

          taşıyan sözlerinin hepsi   ىاةر   فدةقل﴾١٧﴿ىنغط    رصةبلا      ةغاةز اةم﴾١٦﴿ى ن شفغةي   اةم ةةةرفدسلا ىۛشفغةي   فذا  putlar sizin ve
          vahiy kaynaklıdır.                                       ۙ                              atalarınızın uydurduğu,
          Necm /5 – Onu                                                                            kuru isimlerden, boş
          kendisine pek güçlü ve                                                                   lafızlardan başka bir
          kuvvetli, o üstün akıl ve                  ة                                              şey değildir. Allah
                                              ف
                                          ح
                                                                         ن
          kemal sahibi olan     ةمةو ـ نن ـ و ةة  ﴾١٩﴿ىنز  ـ  ع ــ  لاةو  ۛ تل  ل  ة  ل ةف ـ فيار ــ  ت ـ  م لا ـ ح  ا   ﴾١٨﴿ىرفب ك  ف     حبةر ــ  ه     ـلا ـ      تاةيا ن   م ـ فن  onların tanrılıklarına
          melek Cebrail öğretti.        ۙ                                                         delil olabilecek hiçbir
          [81,19-21]                                                                                 şey indirmemiştir.
          Necm /6- Necm /7 –                                                                      Onlar sadece zanlarına
          Melek kendi aslî                                   ة    م                               ve nefislerinin heva ve
                                                             ح

                                   ى
                                                                                     ف
                                                       ة ف
                                       ة ف ي
          sûretine girip doğruldu.    ةةمس ـ ف   ق اذا كل ت﴾٢١﴿ىنثفنلا  هلةو رةكذلا   م كـ  ل ة  ا   ل ﴾٢٠﴿ىرفخلا  ة  لا ـ  لاحث ـ  ةةةث  heveslerine uyarlar.
          İşte o zaman kendisi en                                               ن                Halbuki onlara Rab’leri
          yüce ufukta idi.                                                                         tarafından uyacakları
          Necm /8- Necm /9 –                                                                        mükemmel Rehber
          Sonra yaklaştı ve iyice   م                                  ا                               çoktan gelmiş
                                                                ا
          sarktı. Öyle ki araları   فم ك  ا ن    فن ــ  ت ـ فم   ةو  ةبا ـ ل ؤا  ل ا  ة  ــ فيحم ــ  ت ـــ  ۛس ءام ــ ة  ف سا   ة ح ي ل     لا  ــ ة ي   ه نا﴾٢٢﴿ ىزي ض ـ  bulunuyor!
                                                                               ف ي
                                             ا اةه و م
          yayın iki ucu arası                                                               ي ن      Necm /24 – Ne o,
          kadar veya daha az                                                                      insanoğlu kurduğu her
          kaldı.                                                                                  hülyaya, içinden geçen
          Necm /10 – O da                                                                          her şeye nail olur mu
          kuluna vahyetmek        ة ح ة  ة ح ي ة   ة     ي ف     ف ة                 ة ن    ا ل      sanıyor? [4,123]
                                                           ۜ
          istediği her şeyi   اةمةو ن  ـ ظ ــ ح  لا لا  نو  ــــ حت ـــ  ب ـــ  ع ـ    ةي ن ا  ن ا     س  ـــ ل ـ ط ـ     م ـ فن اةه   ب  ــــ    ح لا     ل ة     ةم ـ ا ا فن ــ ز  Necm /25 – Hayır, öyle
          vahyetti.                                                                               değil! Âhiret hayatı da,
          Necm /11 – Gözlerinin                                                                       dünya hayatı da
          gördüğünü kalbi yalan                                                                     Allah’ın elindedir.
          saymadı.                                                                                     Kime ve neyi
                                                                           ة
                                      ل
                                                                      ا
                                                                   ة
          Necm /12 – Şimdi siz    ناس ـ ۛ  فن  ف ل ل فما﴾٢٣﴿ ىند ه ف      م م ــ ف ـ فن    حبةر ـ ه ـ  م لا ـ   ه ءاةج   فدةقلةو    س ففن   ة ف    لا  ةت ــ فه ـ ىةو  vereceğini, Kendisi
                                                                               ۛ
          kalkmış da onun                    ۜ                                                          takdir eder.
          gördükleri hakkında                                                                      Necm /26 – Nitekim
          şüphe edip kendisiyle                                                                   göklerde nice melaike
          münakaşa mı                                                           ن                 var ki, Allah’ın dilediği
                                                   ة
                                                                                ح ف
                                                                            ن
                                                                  ن   ف
                                          ة
                                                                                        ن
          ediyorsunuz?     ينفغ ت   ي  ة    ل    تاةونمسلا   ح    ي ف    كلةم    فن م فمةكةو﴾٢٥﴿ىلنولاةو  ةر خلا  هل لةف﴾٢٤﴿ىحنةمةت اةم  ve razı olduğu kimseler
          Necm /13- Necm /14 –                                   ۟         ة                     hakkında geçerli olması
          Onun bir başka inişini                                                                   için izin çıkmadıkça,
          Sidretu’l-Müntehanın                                                                     onların şefaatleri asla
          yanında görmüştü.                                ف               ة                      fayda vermez. [2,255; 34,23]
                                                              ف ل
                                                        ة ن
                                                                           ح ي ى
                           ﴾٢٦﴿ى ن ضرةيةو ءااشةي فنةم ل    ح لا  نةذأ ـ ةي نا دفع ةب  ـ    فن م  لا اـفيۛش م ه ت    ةع ـ ف  اةفۛش
                                           ۛ
                                     ف
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          525
   524   525   526   527   528   529   530   531   532   533   534