Page 504 - e mushaf TR pdf
P. 504

500
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Casiye /23 – Baksana                                                                        Casiye /26 – De
          kendi heva ve hevesini   45-Casiye Süresi       /             Yaprak 10B  Cüz 25  Süre 45  Sayfa 500  ki: “Size hayatı veren
          ilah edinen,               Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  Allah’tır. Sonra sizi
              ilmi olduğu halde                                                                    yine O öldürür, sonra
          Allah’ın kendisini                                                                       da hepinizi, hakkında
                                                      ِ ِ
          şaşırtıp,                       ﴾٤٥﴿       ةيثاجعلا ةروس         ﴾٤٥﴿           500       hiç şüphe olmayan
             kulağını ve kalbini                          َ   و  َ و                              kıyamet günü bir araya
          mühürlediği, gözlerine                       َ                                          toplar; ama insanların
          de perde çektiği                                                                            çoğu bu gerçeği
          kimsenin haline!                                                                       bilmezler. [64,9; 77,12-
                Hakkı görmemekte                             ة                                      13; 11,104; 70,6-7]
                                     ن
                                                 ف
                                                                                          ل ل
                                                             ح ل
                                                                           ن ي
                                                                             ذةخحتا
                                          ة
          ve azgınlıkta ısrar        ۛس ـ فم ـ يه ع  ىلةع  ةمتةخةو  مل ع ىلةع  ن ن      ح لا  هلۛضاةو هين  ةه ـ و  هةهلا ة ة    نةم  ۛ تفيارةفا

                                                                                           ة
          etmesi sebebiyle                                                                              Casiye /27 –
                 Allah’ın şaşırttığı                                                                 Göklerin ve yerin
          bu kimseyi kim yola                                                                     hakimiyeti Allah’ındır.
          getirebilir?                                                                              Kıyamet saati gelip
          Düşünmüyor musunuz?  ن    ۜ  ح لا  ةب ن ـــ ف ـ فع ــ  د  ــ ةم ـ ةي فن ـ فه ــ ي ي د ـ  م  ه  ةف ىةةوا     غ ـ ۛش ـ  ــ ۛ ص ــ يهر  ةب ىل  ة ن  ةجةو ـ ةع ـ ل ةع ـ  ف  ةقةو ـ ل ـ  ب ـ يه  çattığı gün, işte o gün
          [7,186]                                       ۜ                                            batıl dâva peşinde
          Bu meal, “alâ ilmin”
          kısmının mef’ul zamirinden                                                             olanlar, en büyük kayba
          hal kabul edilmesi                                                                         uğrayacaklardır.
          durumuna göre verilmiştir.                        ة
                                                                                 ة

                                                                                     ة ة
                                                            ح ي
          İnsan, aklını ve ilmini, ilahî
          vahyin ışığı ile aydınlatmaz اةي  ـ فح ــ  ةنةو     تو م  لااةن ـ فنحد ــ ةي ـ ا   ةن ـ  ـ ةي ـ  تا ــ  ةحلا  ة ي هاةم  اولاةق ةو ﴾٢٣﴿ نورحكذ    ةت ـ  ة لةفا ل  Casiye /28 – O

          da, benlik iddiasına girerse,                                                            gün bütün ümmetleri,
          güneşin aydınlığından                                                                   bir araya toplanmış ve
          kendisini mahrum bırakıp,                                                                diz çökmüş vaziyette
          azıcık ışığına güvendiği                                                                       görürsün.
          için kendisini gecenin   ة       ة ح ي  ف  ف ي  ة ن      ة        ة    ة  ا ح ي
                                                                              لا ـ حد فه ـ

                                                                        ۛ
          karanlığına mahkûm eden   نوحن  ــ ظ ــ  ةيلا م ـ ف   ه نا         م ـ فن  ع ـ  مل  ك لذ  ـ  ه ـ  ب فم ـ  لاةمةو ر    لا   اةن ك لفه     ي ـ  اةمةو
          ateş böceği durumuna                 ۛ                                                    Her ümmet, hesap
          düşer. Çünkü heva ve                                                                     defterlerini okumaya
          şehvet, gözü kör, kulağı                      ف                                                 çağırılır.
          sağır, kalbi duygusuz eder.    ا
          O kimse bilgin de olsa,     ف    ة ح ي ل  ة  ة                ن    ة    ن     ي
                                                                                  ةع ـ

          ilmine rağmen hakkı   او تفئا اولاةق      نا لا م ه      ح ـ حج ـ ةت ـ ف    ك ـ نا    اةم    تاةن حيةباةن تاةيا   فمهفيل  ىلفت     ت ـ  اةذاةو﴾٢٤﴿  Daha önce ne
          duymaz olur. Nitekim                                                                      yaptıysanız bugün
          filozofların ve dünya
          menfaatlarına düşkün din                                                                sadece onun karşılığını
          bilginlerinin birçoğu böyle                                                            alırsınız. [17,14; 75,13-
          olmuştur.                   ة          ة           ن                       ف ي  ا ا ن          15; 18,49]
                                                                                          نا
              Diğer muhtemel mâna   فم ك عةمفجةي      حم ث فم ك ـتيم ي   ي    حم ث فم كـييفح ي   ي      ح لا ل ق﴾٢٥﴿ ةنييق داۛص   فم تفن ك    اةن ئاةبا ب

          ise, “alâ ilmin” kaydını:
          failden hal saymaktır. Buna                                                                Casiye /29 – İşte
          göre “Allah’ın, durumunu                                                                   karşınızda sadece
          bildiği için şaşırttığı, yahut                  ذ                                       gerçekleri dile getiren
          Allah’ın bir bilgiye göre   ن  ة  ة  ة    ة       ل  ة ن            ة      ف      ن ي    defterimiz. Biz sizin
                                                  ةيل ـ لفع ـ

          şaşırttığı” demek olur.   ةو   ح   ل ﴾٢٦﴿  ۟نو م  ساحنلا ة    ا ك ـ رةث  حن كلةو  هي     ـ ۛ ب يف ـ  فيةرل  ةةمنيقلا        مفوةي ىلا  yaptığınız her işi bir
              Âhireti inkâr etmek                                                                  yere kaydediyorduk.
          insanın ahlâkını tamamen
          felç eder. Zira insanı                                                                      [17,14; 18,49]
          insanlık dairesinde tutan
          şey, yaptıklarından âhirette   ة    ف        ة                 ة ف         ة      ف             Kaydetme
                                                                       ةيةو ـ ةمفو


          hesap verme inancıdır. Bu   نول طفب ملارۛسفخةي  ذ ئةمفوةي  ةةعا ح سلا  مو قةت  ضفرلاةو   تاةو ن م ح سلا كل م  şekillerinden biri de
          inanç olmazsa insan vahşi                                   ۜ                           yazmaktır. Fakat dünyada
          hayvanlardan daha zalim                                                                 insanlar bile kaydetmenin
          olabilir.                                               م                                bulmuşlardır. Allah Teâla
                                                                                                       çeşitli şekillerini
                            ة
                                       ف ل
                                                      ا ن ي
             Casiye /24 –   نفوزفج ت ةمفوةيلا اةه باةت    نك ىلا ىنعفد ت  ةحما    ح ة    ىةةي ـ     ك ـ ل     ثاةج  ة    حما ـ  ة ح ة      ل ك ىر  ةتةو ــ ﴾٢٧﴿  insanların davranışlarını,
                                                                                                    düşüncelerini kim bilir
          Âhireti inkâr eden   ة         ۜ                                           ن            hangi tarzda kaydettirmek
          kâfirler bir de şöyle                                                                  sûretiyle önlerine serecektir.
          dediler: “Hayat, sadece
          bu dünyada                                                                                Casiye /30 – İman
                                                                      ة
                                                       ة
                                                                               ة
                                               ف
          yaşadığımız hayattan    خسفنتسن ة    ف  ة  احنا  ح قةحلا ب فم كـيلةع   ف   قطفنةي اةن باةت ك اذنه﴾٢٨﴿نولةمفعةت  فم تفن ك اةم  edip makbul ve güzel
                                 ة
                                         ة ي ـك احن

          ibarettir: Ölürüz,                 ۜ                                                     işler yapanların yüce
          yaşarız. Bizi yalnız                                                                     Rab’leri, kendilerini
          zamanın akışı helâk                                                                      rahmetine alır. İşte en
          eder.                                                      ة                            kesin başarı, en büyük
                                                                               ة
                                                                       ة ة ح



                                                 ة
                            فم هحبةر فم هل خد يةف   ف    تاةحلاصلا   ح  اول مةعةو او نةما ن  ةنيذلا   ي  احماةف﴾٢٩﴿نولةمفعةت  فم تفن ك اةم  mutluluk budur.

             Aslında, buna dair
          hiçbir kesin bilgileri
          yoktur, onlar sadece                                                                          Casiye /31 –
          zanlarıyla böyle       ف                                                               Kâfirlere ise yüce Allah
                                                                      ف
                                                                ف
                                                                              ة
          söylüyorlar.     اورةف ك      يذ   ة ح  ة ل  ﴾٣٠﴿ ييبـ  ن  ـ  م ـ  لا زفو ـ ةفلا ةو     ه ـ   ك لن    فحةر ـ  تةم ـ ذ يه  ييف  tarafından, şöyle
                                                حماةو ـ ا   لا ــــــ ي ــ  ةن
                                                                                  ۜ              denilir: “Âyetlerim size
                                                                                                     okunduğunda siz
          Casiye /25 –                                                                             büyüklük taslamış ve
          Kendilerine iman                                                                            hep suç işleyen
          esaslarına ve bu arada     م          ذ          م                      م                kimseler olmuştunuz
                           ى
          âhirete dair âyetlerimiz                              ة     ن                      ل ة
          açık açık okunduğunda, امفوةق فم ت    ك فن ـ  ةو  م  ف  ـ ةت ــ ك ةبـ ـ  تر ــ ف  ف ساةف فم ك    ةع ـ ل ـ فـي  ىلفت  ةيا ـ يتا ـ ي    ت ـ  ن  فن ك  ةت مل  ةفا ــ ف ـــ  değil mi?”
          onların ileri sürdükleri
          tek iddia: “Eğer siz bu                                                                   Casiye /32 – Size:
          inancınızda tutarlı                                                                         “Allah’ın vaadi
          iseniz, gelip geçmiş         ة      ة           ن        ة                              gerçektir, kıyamet saati
                                                                             ي
          atalarımızı diriltin de   يف ب ـ ۛ ـ اةهي  فيةرل  ة ــ ةعا ح سلاةو ق    ةح ــ ح    ح لا  ــ  ةد  فعةو نا   ة ح ي    يق ــ ي ـ ل  اةذاةو ﴾٣١﴿ ةني ي مرفج م  mutlaka gelecektir”

          önümüze getirin”                                                                           denildiğinde siz:
          demekten başka bir şey                                                                       “Kıyamet neymiş
          olmaz. [2,28; 30,27]                                                                    bilmeyiz, biz olsa olsa
                                                           ة
                                                                                                    bir zan ve tahminde
                                                           ح ي
                                                            انظ
                                                                   ف ي  ةةعاسلا
                           ﴾٣٢﴿ ةنيين قفيةت ف س م ب  نفحةن    ى   اةمةو ح ة  لا حنظةن   نا ۙ  ة  اةم يردةن   ف    اةم  ف   ق ـ فم تل  bulunabiliriz, ama biz
                                                                               ح
                                                                                   ي
                                                                                                    kesin bir tarzda ona
                                                                                                 inanmayız.” demiştiniz.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          500
   499   500   501   502   503   504   505   506   507   508   509