Page 500 - e mushaf TR pdf
P. 500
496
Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Duhan /19- Duhan /21 Duhan /30- Duhan /31
– Sakın Allah’a baş 44-Duhan Süresi / Yaprak 08B Cüz 25 Süre 44 Sayfa 496 – Böylece,
kaldırmayın, zira ben Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 İsrailoğullarını
size apaçık bir delil gerçekten zelil eden,
getiriyorum. aşağılayan o
ِ
﴾٤٤﴿ ناخدلا ةروس ﴾٤٤﴿ 496 işkenceden, Firavun’un
َ ح و
işkencesinden
Beni taşlayıp َ و kurtardık. Doğrusu, bu
öldürmenizden, benim adam, haddini aşan,
de sizin de Rabbiniz büyüklük taslayan
olan Allah’a م zorbanın teki idi.
sığınıyorum. ف ة ة Burada Mekke müşriklerine
ة ف ل
ن ي
﴾١٩﴿ يــن م ـــ يب ـ ـــ س ــ ل ـ ط ـ نا ب فم ك ــ ـي يتا ي ا ن ي ح نا ــ ۛ ح لا ىل ــــ ةع اول ــــ فع ــــ ةت ل ناةو şöyle bir tehdit
Bana ۛ sezdirilmektedir: “Mısır’ın
ihtişamlı hükümdarını bir
inanmıyorsanız, bari kağıt parçası gibi büzüp bir
beni kendi halime م tarafa atan Allah, sizi de
bırakın (bana kötülük ي ف ة ف ل ك ف ي perişan edebilir.”
ةو ا ن ل ـ ت فم
ة
etmeyin).” [40,6] ييل ـــ مفؤ ــ او ن ﴾٢٠﴿ نو م ــ ف ـ جر ةت نا فم حبةر ةو ييحبر ب تذ ع ـ ييحناةو
Duhan /22 –
Onlar kabul etmeyince ا ب ح ز
ة
ة
ة
Rabbine şöyle yalvardı: ر ف ساةف ﴾٢٢﴿نو مر ـ فج ــ م مفو ـــ ةق ءلل ؤ ـــ ا ة ـــــ ه ا نه ن ة ا ل ح حبةر ةف ــــ ةد اةع ﴾٢١﴿ نولزةتفعاةف
“Ya Rabbî, onlar suçlu
bir güruh! (Onları sana
havale ettim, Sen
onların hakkından ﴾٤﴿
ة ي
gel.)” ف ة ة ة
ج ـ فن ـ د حنا ـ ه ـ فم ى ة ي ـ ۜاو فهةررفح لا ـ ةب ـ كرفتاةو﴾٢٣﴿ ۙنو عةب ـ حت ـ م فم كحـنا ىل ـ في ـ ل يد ب ـ ع ـ ةب ـ ا ي
ة
Duhan /23-
Duhan /24 – Yüce م
Allah buyurdu: ف
ة
ـ
ة ف
و
ن
“Mümin kullarımla ماقةمةو ة ع و ر زةو ﴾٢٥﴿ ـ نو ـ ي عةو تاحن ة ةج ـ فنم ك او رةت م ك﴾٢٤﴿ قر م ـ فغ ــ Duhan /32 – Mûsâ’ya
geceleyin çıkıp git. ۙ ة bağlı olanları da,
Muhakkak ki sizi takip durumlarını bilerek, o
edeceklerdir. Denizi devirdeki bütün
yarıp maiyetini ف ف ف insanlara üstün kıldık.
geçirdikten sonra, onu ل ن ة Duhan /33 – Onlara,
ن
ـ ة
olduğu gibi açık bırak. اةهاةن ـ فثةرفواةو ك ل ك ـ ذ ﴾٢٧﴿ يه ي ـ ا نك ـ ةف اةه ـ ي ـ ةنةو ـ فع ـ ةم ــ ة ك ـ نا ـ يف او ﴾٢٦﴿ يرــم ي ك açık ve zahir nimetleri
ۙ
Çünkü onlar boğulacak ۙ ortaya koyan nice
bir ordudur. mûcizevî haller verdik.
ف ف Duhan /34- Duhan /36
– Mekke müşrikleri ise,
ة
ة ف
Başka âyetlerde
bildirildiği üzere, Hz. Mûsâ او نا ك ـ اةمةو ضفرلاةو ءام ـ ة ة ا ح سلا مهفيلةع ف ت ةف ـ اةم ةب ـ ك ﴾٢٨﴿ ةنير ى ن ةخا ـ امفو ةق ــ derler ki: “Biz bir kere
ي
(a.s.) asasını denize öldük mü iş biter, artık
vurarak, deniz sularının dirilmemiz mümkün
yarılmasını sağlamış, kavmi değil. Ama siz dirilme
rahatça karşıya geçmiş, iddianızda tutarlı iseniz,
onları takip eden Firavun, ف ف ة ة ي ة ة ة daha önce gelip geçmiş
ordusu ile beraber denizde ن م﴾٣٠﴿نيه ملا باذةع لا ـ ةن م ليـياارسا ف ةب ــ ييان اةنفيحجةن فدةقلةو﴾٢٩﴿ ةنيرظفن م
ف
ة
ي
۟ ي
boğulmuştu. ۙ atalarımızı diriltin de
görelim!”
Burada “İlk ölüm” var diye,
Duhan /25- daha başka ölümlerin
Duhan /27 – Geride ف ن ة ف ى ة ة ي ة geleceği düşünülmemelidir.
ف
ف
neler bırakmadılar مل ع ةع ـ ىل فم ه اةنرةتفخا دةقلةو﴾٣١﴿ فر ف س ملاـ ةني ي ةن م اي لاةع ناةك هحنا ۜنفوةعر ف Mesela: “Falancanın ilk
çocuğu dünyaya geldi”
neler!... Ne bağlar, denildiğinde, o kişinin bir
bahçeler, ne pınarlar, ne çocuğu daha dünyaya
çiftlikler... Ne güzel geleceği değil, sadece o
güzel konaklar, ne ا ن ن ف ن ة ف ة şahsın daha önce çocuğu
makamlar, içinde zevk- ﴾٣٣﴿ نييب م ـ ا ؤ لةب هي ـ يفاةم تا ـ ةيلا ن ـ ة ـ م فم ه اةن ةتاةو ـ في ـ ﴾٣٢﴿ مـيـ ةن لا ـ لاةع ـ ي ةع ــ ىل olmayıp ilk çocuğunun
ۛ
u safa sürdükleri ne dünyaya geldiği anlaşılır.
nimetler!... [26,59; Duhan /37 – Onlar mı
daha güçlü kuvvetli,
7,137] yoksa Tübba’ halkı ve
ة
ا
ة
ن ف
ف ي
ح ي
onlardan önceki
نه نا
Duhan /28- ــ فح ــ ن ةناةمةو ىلنولا اةن ــ ةتفو ــ ت ــ ةملا ي ـ ة ه نا﴾٣٤﴿ ل و قـ ۙنو ة ــــ ةي ـــ ة ل ءلل ؤ ــــ ا ة ح ي toplumlar mı? Belli ki
Duhan /29 – İşte böyle onlar daha güçlü idiler.
oldu! Sonra bütün Ama ağır suçlar
bunları, başka bir م işlediklerinden imha
topluma miras bıraktık. ف ettik onları!
ل
ا ا ن
د
Merhamete lâyık olma فمار ةخ ـ في ــ ل ا ه ـ فم ﴾٣٦﴿ ةنييق اۛص م ت ك ـ فن ـ ف ف ي نا اةن ئاةبا ب ـ او تأ ةف ـ ﴾٣٥﴿ ةنيرۛش ب ـ م ـ فن ـ Kayser, Kisra, Firavun:
ي
haklarını Roma, İran, Mısır
kaybettiklerinden, hükümdarlarının lakapları
perişan hallerine gök de olduğu gibi Yemen
ağlamadı, yer de ة (Himyer) hükümdarlarına
ة
ل
da Tübba’ denirdi. M.Ö.
ع
ــ
حنا م
ağlamadı. Artık onlara او نا ة ي ة ا م ةق ن ـــ ف ــــ فب ــ ل ــ ه ــ ف فه ــــ ل ــــ فك ــــ اةن ه ـــ ف ــ ه ــ فم ـك ـ ـــ ي ي ذ ـ م ةن ح لاةو حب ت ـ مفو ةق ـــ 115 - M.S. 300 arasında
yeni bir mühlet de ۜ ۙ Sebe ülkesinde hükümran
verilmedi. [26,59; olmuşlardır.
7,137] Duhan /38 – Biz
gökleri, yeri ve ikisinin
ة ف
ة
ة
Hasan el-Basrî (r.a.) ـ يب ـ ةني عل اةم هةن ـ في ـ ةباةمةو ۛ ضفرلاةو تاةو ـ ن م ـ ة ح سلا اةنفقلةخاةمةو ﴾٣٧﴿ ةني ي مرفج م arasındaki varlıkları
mirasçı toplumun eğlenmek için
İsrailoğulları olduğunu yaratmadık!
söyler. Katâde ise der ki:
“Bunlar, Firavun ذ Duhan /39 – Evet,
hanedanlarından sonraki ة onları hak ve hikmetle,
ن
ة
ل ة
لا بلا ام
toplumlardır. Zira ﴾٣٩﴿نو م ة ةيل ـ فع ـ ل ـ ة ك ـ ةث ـ ر فم ه ا حن ك لةو ق ـ ةح ـ ح ـ ف ح ي ا ه اةن ة ـ ل ـ فق ـ ciddî maksat ve
İsrailoğullarının tekrar ة ن ـ ة ةخاةم﴾٣٨﴿ gayelerle yarattık, ama
Mısır’a döndüklerine dair onların çoğu bunu
bilgi yoktur.” anlamazlar.
Önceki Sayfa Öncek Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
496

