Page 241 - e mushaf TR pdf
P. 241

237
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Yusuf  /23 –                                                                            Yusuf  /26- Yusuf
          Derken, bulunduğu    12-Yusuf Süresi              Yaprak 09A  Cüz 12   Süre 12  Sayfa 237  /27 – Yusuf ise: “O beni
          evin hanımı, Yusuf’u       Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  arzu ederek bana
          kendisine bağlamak,                                                                    yaklaştı” dedi. Hanımın
          onun nefsinden murad                                                                    akrabalarından biri de
          almak istedi                                                                           şöyle şahitlik etti: “Eğer
                            237           ﴾١٢﴿       فسوي ةروس             ﴾١٢﴿                       gömleği önden
                                                        َ
                                                              و
             ve kapıları                                 و و َ و                                 yırtılmışsa, kadın doğru
          kapatarak “Haydi                                                                        söylemiş, delikanlı ise
          yaklaş bana!” dedi.                                                                        yalancılardandır.
                                 ة ف
                            ۛ باةوفبلا   تة  ة ح  ـ ل ـ   ق    ةغةو    يهسففةن فنةع    ـــ في ــ  ت ــ اةه  ةب ي   ه ــ ةو يف  ـ  ة ح لا  ه ـ ييت    فت ـــ  ةد ةو اةرةو  Yok, eğer gömleği
             O: “Allah’a
          sığınırım!” dedi.                                                                        arkadan yırtılmışsa o
                                                                                                     yalan söylemiştir,
          “Doğrusu, senin kocan                                                                       delikanlı doğru
          olan benim efendim,
                                                                    ة
                                               ا ل
                                                         ن ي
          bana çok iyi davranıyor.  ة ياةو  ةم ن  ـ ۛس ــ ة ـ فث ــ  فحا ي ـــ ي ح بةر  ه  ة حنا   ــ    ح لا  ةذ اةع ـــــ ةم لا ـ ةق   ك ة ة  ل ت  ة    ل ـ ف ت  اةقةو  söylemektedir.”
                            ۜ                                                       ةه ــ في ـ ۛ ـ ۜ
             Hıyanet ederek                                                                          Yusuf  /28- Yusuf
                                                                                                     /29 – Gömleğinin
          zalim olanlar iflah                                                                       arkadan yırtıldığını
          olmazlar.” {KM,                                             ة                            görünce de o hanıma
                                                              ة
                                                                                       ة
                                                                       ح
                                                                                            حنا ـــ  ه
          Tekvin 39,7-20; 37,36;   ة  ـــ حم  ةه ةو  ۗه   ب ت  ة  ةه  د  ة ل ةو ـــ ةق ــ ف ــ حم ــ ف ـــ ي  ﴾٢٣﴿ نو م ـــــ  ل اظلا  ح  ـــــــ فف ــــ  ل ـــ   ي ل     ة ي  hitaben:
          39,1}
             Yusuf  /24 –                             ف                                              “Anlaşıldı!” dedi.
                                                                                                    “Bu, siz kadınların
          Doğrusu, hanım ona                                                       ا             fendinizden! Gerçekten
                                                                ة
                                                                            ن ف ل
          sahip olmayı iyice   ةع ــ فن ــ  ه     ۛ ف رص  ـ ةن ـ ف   ل  ك  ل ذ ـ  ن ة   حبةر ـــ  يه    ك ــــ     نا ـ ةه ر ـــــــــ  ب  ا ةر ن ا ل فو  ة ة  ل ـــ اةه   ب ــ  sizin fendiniz pek
                                                                     ف

          aklına koymuş ve buna                          ۜ                                ۛ              müthiştir!
          yeltenmişti de.
             Eğer Rabbinin                      ة    ف                            ف       ا         Yusuf! Sakın bunu
                                                                     حنا ءاا
                                               ي
          bürhanını görmeseydi o  ـ ةت ـ ةب ـ اةق  ف ساةو ﴾٢٤﴿ ةنيصلفخ ملا اةن    د اةب ع    ــ   ه   فن م  ة ي  ة    لاةو  ـ ةف ــ فح ــ ۛش  ة     لا ـ ح س ــ ءو  kimseye söyleme!
          da kadına                                                     ۜ
          meyledecekti.                                                                             Hanımefendi! Sen
                                                                                                 de günahından dolayı af
                                                                                                  dile, çünkü sen günaha
                                ف
             İşte böylece Biz
          fenalığı ve fuhşu ondan  باةبلا  ــ اةد  ة ل اةهد  ـ  حي ــ ة  ۛس اةي  ـ لاةو  ر        د   ب ــ  ـ فن  ـ  م   ه  ةق  ت   ة  ةو   ةق ــــ حد ف ـ ي م ــ ۛ صي  ةبلا ـ ا   ۛ ب  ف  girenlerden oldun”
                                                    ف ل ةف ــ


          uzaklaştırmak için   ۜ
          bürhanımızı gösterdik.                                                                        Tekvin, 39.
          Çünkü o, Bizim tam                                                                        bölüme göre Yusuf
                                                   ا
                                                   ة
          ihlasa erdirilmiş    ة     ل         ف ل ح ي ى  ا   ة   ة     ل                  ة          (a.s.) elbisesini
                                                                                 ة
          kullarımızdandı.     باذ ـ ةع فوا  ةنةج ـ  ف س ي نا لا اءو ـ   س  ك لفها ـ  ب ةداةرا فنةم  ءاازةجاةم ـ ف ت  ةق ـ لا  Zeliha’nın yanında
                                                                                                  bırakıp çıplak vaziyette
             Yusuf  /25 –                                                                             kaçmıştır. Keza
          Neyse, ikisi de kapıya                                                                   Talmud’a göre vezir,
          doğru koştular. Kadın,                                                ة            ل       mahkemede dâva
                                                                                                     açmıştır. Gerçeğe

                                                    ي
          Yusuf’un gömleğini   فنم  ـ  ها ـ    د    ۛش  ده ــ ة  ۛش ةو  يس   ين    فت ــ ي   ةع ـ ةن فن ـ فف ـ  ةد ةو اةر    ه ـ ة ي    لا ةق ـ ﴾٢٥﴿ يلاـ  مي  uymayan bu bilgiler
          arkadan yırttı.
                                                                                                   Kur’ân’da yer almaz.
             Kapının yanında,                                                     ف               Böyle bir çok ayrıntıya
                                                                                                       Kur’ân’ın yer
          birden, hanımın                                       ة              ة    ف ي      ل     vermeyişi şu gerçeği
          efendisi ile karşılaştılar! ةن  ـــ   ةو  م ــ   هةو  ت  ةق د         ق ن ــ ف ـــ  ب ـ ل ةف  ـــ ۛ ص ــ ة ــ ف  ــ  ق  ه ــ  م حد  ــ ي م ــ   صي  ةق نا    ك ـ  نا  ل  فها ــ  ortaya koyması
                                                                                        ه
                                                                                         ـ
                                                                                       اة
                                                                                       ۛ
                                                                                                   yönünden önemlidir:
             Kadın hemen                                                                            Kur’ân daha önceki
          “Senin ailene kötü        ف                                 ف                           dinî metinler üzerinde
                                                    ة
          maksatla yaklaşanın   ـــ ف ت  ة  ـــ ك ــ ةب ذ  ةف  ر     د ن   م د ـــ ح ـ ف  ب ـــ  ــ  ق  ه    ةق  ـــ ي م ـ   صي  ة  ك ـ نا  ي ف  ةو   ا    ن  ﴾٢٦﴿ ـيـ ةن  يب ذ ا  ةكلا ـ    ف  bir hakem ve düzeltici
          cezası, zindana                                                                            durumdadır. Hâşâ
          atılmaktan                                                                                  Kur’ân bunları
                                                                                                   nakletseydi, oradaki
                                                                                                    bilgilere elbette yer
             veya gayet acı bir          ة                                                       verirdi. Şu halde birçok
                            ة
                                                                              ة
                                                     ن ةق  ـ ي
          azaptan başka ne   لاةق ر ب  ـ فن    د      م حد ق  ه ۛ صيم    اةر ام  ة ة  ةف ــ ل ــ ح  ﴾٢٧﴿ يـ ةن  ـــ يق  د اص  لا ن ــــ ة ـــ ح  ـــ  م ةو   هةو  oryantalistin Kur’ân’ın

          olabilir?” dedi.                                                                         Tevrat’tan naklettiği
                                                                                                    şeklindeki iddiaları,
             Yusuf sûresindeki                               م              م      ف                 tamamen batıldır.
          emarelerden anlaşılıyor                          ة           ة ح ي ة
                                   ا  فس و ﴾٢٨﴿  مي ي ظ
          ki o devirde Mısır’daki  ضر    فع ـ  ل     ي ـ    ـ ةع حن ك  ـ  ةد  فيةك نا حن ك  ة ي         Yusuf  /30 –
                                                                                            حنا ــــ  ه  م  ــ فن   ك في ـ  د
                             ف
                                                                          ۜ

          medeni hayat, cinsel                                                                       Şehirde bir takım
          özgürlük, Yirminci asır                                                                  kadınlar: “Duydunuz
          Batı tipi toplumlarında                  م                                                   mu” dediler:
          görülen duruma
                                                                                     ة
                                         ف
                                                         حنا  ك
          benziyordu. Yusuf (a.s.)  ﴾٢٩﴿ ةنييـ طاةخلا      ةن م    تفن ك  ـ     ك ة ي  ۛ  ة  ـ فنذ ـ  ب ـ     ل  ير  ـ ةت ـ فغ ــ  ف ـ  ف ساةو اذ  نه ن  ةع ــ ف ــ
                                                                        ي
          böyle bir toplumda    ۟                                                                     “Vezirin hanımı
          çalışacaktı. Allah Teâla                                                                   uşağına gönlünü
          onu daha ilk safhada,                                                                    kaptırmış, ondan kâm
          çok soylu, güzel,                                                                           almak istemiş!
                                                     ف
                                                          ل
          zengin, mevki sahibi ve  فنةع   اةهي    ةف  د ـ نت ـ  ي   ة    ــ ةع ـ يز ـ  ت ز ـ ار و  لا    تار ــ  ةني د  ف    لا ــــ ةم ــ ي ـ فما  ة  ي ف   ة ةو   ن ــ ف س ــ  ة  ةقةو ــ لا
          kendisine aşık olmuş                             ة                                        Sevda ateşi bağrını
          bir kadınla denedi.                                                                     yakmış. Kadın besbelli
          Bütün bu cazibeler, onu                                                                 çıldırmış! Doğrusu biz
          kadına celbetmeyince                                                                          bu hali ona
          artık diğer kadınların   ﴾٣٠﴿ يـن  ــ يب ــ   م    ل ل ــ ة  ۛض ي ـ  ة  ـ ا   ل ـ ةن ــ ير ـ يف اةه  ة ي ۜح ى  ــ  ح اةه  ۛش د  ةق  ه  ةن ــ فف ــ س ــ ي ــ ف ــ ةغ ـ ةف ــ  yakıştıramıyoruz!”
                                                               حنا  اب
          ondan tamamen                                  ن                           ۛ
          ümitlerini kesmeleri
          sağlandı.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          237
   236   237   238   239   240   241   242   243   244   245   246