Page 238 - e mushaf TR pdf
P. 238

234
             Hud /118- Hud /  Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  12-YUSUF SÜRESİ
          119 – Eğer Rabbin   11-Hud Süresi              /          12-Yusuf Süresi  Yaprak 07B  Cüz 12  Süre 12  Sayfa 234
          dileseydi bütün                                                                             Mekke döneminin
          insanları hakta ittifak    Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  sonlarında nâzil olmuş olup
          eden bir tek ümmet                                                                      111 âyettir. Adını, sûrenin
          yapardı.                   ٍ                                                            nerdeyse esas konusu olan
                                                                   َ
                                                                          و
                                          و
          Fakat O bunu irade   ﴾١١﴿ دوه ةروس ﴾١١﴿          ﴾١٢﴿ فسوي ةروس ﴾١٢﴿            234     Yusuf (a.s.)’ın kıssasından
                                                                                                    alır. Aslında Hz. Yusuf
          etmediğinden ittifak          و َ و                        و و َ و                      (a.s.)’ın kıssası bir çerçeve
          etmemişlerdir                                                                             olup, bu vesile ile çok
          ve işte böylece ihtilaf                                                                sayıda dini prensip zihinlere
          eder vaziyette devam                                                                    yerleştirilir. Bu sûrenin Hz.
          edeceklerdir.      ة ح ي ﴾١١٨﴿ ةني ي ف لةتفخ م ة    ة  ة        ة ة    ة   ة      ة      Peygamber dünyadaki en
                                                  ة
                                                                                      ة
                                                                                                   büyük iki desteğini, yani
          Ancak Rabbinin   لا       ۙ           نولازةي      لةو ىةةد حاةو ىةحما    ۛ ساحنلا لةعةجل كحبةر    ءااش   ۛ  فولةو  hanımı Hz. Hatice (r.a) ile


          lütfederek hakta                                                                            amcası Ebû Talib’i
          birleşmeyi nasib ettiği                                                                 kaybedip büyük bir üzüntü
          kimseler bunun                                                                           içine girdiği bir dönemde
          dışındadır. Esasen O,   ة   ة ة      ة ة ة       ة        ة    ة ن     ة                gelmesi, ona tam bir teselli
          insanları bunun için   ةن م ةمحنةهةج   حنةـلفمل  ك حبةر  ةم لةك   ة  ف تحمةتةو فم هةقلةخ   ك لذ لةو   ۜ كحبةر ةم حةر    فنةم  olmuştur. Diğer peygamber
                                                               ۜ
                                                                                                        kıssaları, siyak

          yaratmıştır.                                                                              münasebetiyle, değişik
          Böylece, Rabbinin                                                                       üsluplarla, farklı sûrelerde
          “Ben cehennemi, bütün                                                                   ele alındıkları halde, Yusuf
          cin ve insanlardan                                                                       kıssası yalnız bu sûrede,
                                               ة ة
                                                                                         ة ف

                                                                                    ة
          müstehak olanlarla   ـ ل   س رلا    ل ا        م ـ فن فنا ـ ةب ا  ء  كفيلةع  ح ص قةن  ى   كةو ـ حل  ﴾١١٩﴿ ةني ي عةمفجا ل    ساحنلاةو  ةحن جلا  ama Kur’ân’ın en tafsilatlı
                                ح

          dolduracağım” sözü                                                                     kıssası olarak zikredilmiştir.
          gerçekleşecektir. [11,99;                                                                  Kıssa, bizi dünyada
          32,13; 51, 56]                                                                           elimizden tutarak âhiret
                                                                                                   ebedîliğine götürdükten
          “ve li zâlike halekahum”   ة              ف          ة         ة                         sonra hatimesinde tekrar
                                                                                    ب ـــ ي ــ ةؤ
                                                                 ة
                              ن
          cümlesi şu iki tefsire   ىرفك ذةو   ةظ  ـ  عفو ـ  ةمةو ق    لا ـــ ةح ـ ح    نه ــ  ه ذ  ييف كءا ـ ا ةجةو      ن ۛكةدا   ف ه   تح ب  ـ ةث ـ   ن اةم  dünyaya döndürür, tevhid
          elverişlidir. Birincisi: Allah                                                           ve tebliğde metod dersi
          Teâla farklı olmalarını                                                                     vererek sona erer.
          dilemiştir, onları neticede
          ihtilafa düşmüş olacakları   م                                                          Bismillâhirrahmânirrahîm
          bir şekilde var etmiştir.          ن          ة       ة     ة  ف ح                ف
                            ة ي
          (Buna göre lâm, akıbet   احنا فم ك  تةناةكةم   ىلةع اولةمفعا نو نمفؤ ـ     يل ةنيذل ل   ي  ل ق ةو ﴾١٢٠﴿ نـ ةني  ـ ي   م فؤ م  ل ل ــ
          ifade eder). İkincisi:   ۜ                                                                  Yusuf  /1 – Elif,
          Zamiri, en yakın mezkûrla                                                               Lâm, Râ. Bunlar, hakkı
          irtibatlandırıp, Allah onları                                                              açıklayan, Haktan
          bu merhametine nail kılmak
          gayesiyle yaratmıştır. Bu                                                   ة             geldiği âşikâr olan
                                           ة
                                ة ف
                                                             ة
                                                                           احنا
                                                                                      ۙ


          âyet, mukadder bir soruya   ضفرلاةو    تاةو ن مسلا   ح    بفيغ  ن ة  ةو   ح   ل ﴾١٢٢﴿نور ظ     م ـ ةتفن ـ  ة ي  اور ظةتفناةو ﴾١٢١﴿نول ماةع  kitabın âyetleridir.
          cevaptır. Hemen önceki                                        ۛ
          kısımla ilgili olarak insan:
          “Neden yeterli salih                                                                          2 – Düşünüp
          insanlar yaratılmıyor?” gibi                                                              mânasını anlamanız
          sorular soracak olursa                                             ح  ة ف              için Biz, onu Arapça bir
                                                              ف ة
                                                                                           ة ي
                                                          ة
                                                  ة
                                        ة

                               نولمفعةت


                                                                                       ف
          Allah, hikmeti ile insanlara   ﴾١٢٣﴿ ة      ة  امةع   ح  ل فاةغ ب كحبةر    اةمةو  هفيلةع لحكةوةتةو  هفدبفعاةف     هل ك رفملا  عةجري  هفيلاةو  Kur’ân olarak indirdik.
          tercih hakkı verip                            ۜ
          sonuçlarına katlanma
          imkânını verdiğini                                                                         Arapça olmasından
          bildirmektedir.                                                                          maksat, Kur’ân’ın nâzil
                                                                                                 olduğu çevrenin dili olarak,
                                                                                                       arap toplumunun
          Hud /120 –                                                                                 bahanelerini ortadan
          Peygamberlerin                                                                           kaldırmaktı. Elbette ilahî
          haberlerinden, senin                                                                         mesaj insanların
          kalbini takviye edecek   ﷌                      ۛ ف سو ي  ةةروس                      ﷍  konuştukları dillerden biri
          her şeyi sana                                                                            ile gelme durumunda idi.
          anlatıyoruz. Bu sûrede                                                                     Evrensel de olsa her
          de sana hak ve gerçek,                                                                    hareketin mutlaka ilk
                                                                                                    çekirdeğinin bir yerde
          müminlere de bir öğüt                                                                    oluşturulması gerekir. Bu
          ve talimat gelmiştir.                                                                   âyet, Kur’ân adının ancak
                                                       ِ ن
                                               ح
          Hud /121- Hud /122 –   مي  ح ي ح    ةرلا نن مفحةرلا      ح لا مـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــسِب  Arapça olan aslî şekline
                                                                                                        denilip, onun
          İman etmeyenlere de de  ۛ                                                      ع          tercümelerinin Kur’ân
          ki: “Siz yerinizde                                                                      olmasına imkân ve ihtimal
          sayarak elinizden geleni                                                                 bulunmadığına kesin bir
                                                                                                           delildir.
          yapın, ama biz de
          çalışacağız, gerekeni   ى ح  ى      ف       ا  ي ة ل      ف        ف      ن ة ف ا
                                               ة
                              ة
                                                                                           ن
                                     ن ف


          yapacağız.       اي بر  ةع ــ   انءر ق    هاةن ـــ ل ز     ا   حن ـ ا ا فن ــــ  ﴾١﴿ نييب ملا باةت كـلا    تاةيا كل ت رـلا  Yusuf  /3 – Biz, bu

          Siz bizim için felaket                                                                       Kur’ân’ı sana
          gözleyin bakalım, biz                                                                    vahyetmekle, geçmiş
          de eski ümmetlerin                                                         م             ümmetlerin birtakım
          başına gelen                         ل  ة ة                     ة              ة   ة ح    haberlerini en güzel
                                     ف ةق ــ ۛ ص ـ

          felaketlerin size   ص      ــ لا ةنس ـ ۛ  فحا  كفيلةع  ح ص قةن  ةن ـــ فح ــ   ن  ﴾٢﴿ نول ق  ةت فم ـ فع ـ  ك  ل ــ ةع ـ ـل  şekilde beyan ediyoruz.
          gelmesini gözleyip                                                                       Şu bir gerçek ki daha
          bekliyoruz.                                                                             önce senin bundan hiç
                                                     م                                                haberin yoktu.
          Hud /123 – Bununla
                                                                          ة
                                                            ة ن
                                                       ف ي
                                                                                        ل ا
          beraber, göklerin ve   ة     ةق ن ـــ ف ــ فب ــ  ل ــ ل يه ــ  م ــ ةن   م  ت    ك ــ فن ــ ۛ  ناةو   ۗنار قلا  ة ف  ــ اذ  نه  ك  ا ي ة  ــ في ــ اةن ا   ل ــ في ــ  ةحفوا  بـاةم  Yusuf  /4 – Bir
                                                              ف
          yerin gaybını bilmek                                                                    zaman Yusuf babasına,
          Allah’a mahsustur.                                                                        “Babacığım!” dedi.
                                                                                                   “Ben rüyamda on bir
          Bütün işler hükmetmesi                                                                  yıldızın, güneş ve ayın
                                     ل
                                                        ا ل
                                                                         ة
                                           ل
                                                             ة
                                                                              ي
                                                 ي
          için O’na götürülür.   رۛشةع ةدةحا ت ـ    فياةر ييحنا ت    ا   ةب ـ    اةي  هي ـ يب   ل    فسو  ي  ـ    لاةق  فذا﴾٣﴿ ةنييل     لا ـ اةغ  ف ــ  ف  bana secde ettiklerini
                            ة
          Öyleyse sen yalnız                                                                             gördüm.”
          O’na ibadet et, yalnız
          O’na dayan, O’na                                                              ف   ف
          güven.           ﴾٤﴿ ي ي دـ ةن     ۛس ـ ا    ج ــ  ييل م  ل  ةر  ر  ــ ف ةق ــ ةم ـ  لاةو  س  ة  لاةو  ا  ك ـــ فو ك ـــــ ب ـ
                                                                                   ى
          Rabbin yaptıklarınızdan                         ا   في ــ  ت ـــ  ه ــ ف  ة  ــ حش ـ فم ــ ۛ
          asla habersiz değildir
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          234
   233   234   235   236   237   238   239   240   241   242   243