Page 233 - e mushaf TR pdf
P. 233

229
             Hud /72 –   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Hud /79 – Şöyle
          İbrâhim’in hanımı:                                                                     dediler: “Sen de pek iyi
          “Ay! dedi, ben bir   11-Hud Süresi                Yaprak 05A  Cüz 12   Süre 11  Sayfa 229   bilirsin ki senin
          kocakarı, kocam da bir     Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  kızlarında hakkımız ve
          pir iken ben mi                                                                         onlarla hiçbir alakamız
          doğuracağım!                                                                                yoktur, onlarda
                                                       ٍ
                            229            ﴾١١﴿        دوه ةروس            ﴾١١﴿                    gözümüz yoktur, ama
                                                            و
          Doğrusu bu çok                                  و َ و                                         sen bizim ne
          şaşılacak bir şey!” {KM,                                                                  istediğimizi pekâla
          Tekvin 18,12}                                                                                 biliyorsun!”
             Hud /73 – Elçi
                                                                                                         Hud /80 –
          melekler: “Sen, dediler,  ة  ى ح ي     ة                ل ل   ل      ة ا        ة  ةق ــ لا ـــ  “Keşke” dedi, “size
                                                                          ة  ل ـ ةو  د
          Allah’ın emrine mi   نا  ۜاخ    ۛش ـ في ـــ  ــ فع ـــ يل ـ  ي  ةب اذ ـــ نهةو  زو    ا   ةن ــ ةع ا ـ  ج ــ    ا    ءىنت  ـــ ل ــ  ةي ـ فيةوا ف ت  karşı yetecek bir gücüm
          şaşırıyorsun?                                                                                   olsaydı
          Ey ehl-i beyt! Allah’ın
          rahmeti ve bereketi                                                                        veya pek sağlam
          sizin üzerinize olsun.      ن     ل                  ا   ل                    ة ة              bir kaleye

              O gerçekten her türlü تةم ــ    فحةر     ـ فن   فما ــ ر     ح لا   م نيب  ـ فع ـ ةج ـ ة ي  ةت ا او  ةق ـ لا ـ  ﴾٧٢﴿   بي ي جةع   ءي  ـ ۛش ـ ف  ل اذ  نه ـ  dayansaydım!”

          hamde lâyıktır, hayır ve                                                                       Hud /81 –
          ihsanı boldur.”
                                                                                                 Melekler: “Lût! dediler,
                                                                                                    Biz Allah’ın elçileri
          Hud /74- Hud /75 –        ة ة                            ف  ة ل      ة            ن           seninleyiz,
                                       ةف ـ ح
                                                                                       ة
          Vaktaki İbrâhim’in   ةه ةذ ـ ۛ ب   امل ﴾٧٣﴿ دي ي جةم  دي ي مةح    ة ي       هحنا    تفيةبلا   لفها فم كفـيلةع  ه تاةكرةبةو    ح لا
          kalbinden korku geçip                                ۜ                                      hiç merak etme
          gitti ve ona müjde                                                                          onlar size hiçbir
          geldi,                                                                                          kötülük
          hemen tuttu Lût’un                                                                       yapamayacaklardır.

                                                                       ا

                                                                     ة
                                                           ن
                                                                                      ن
          halkı hakkında bizimle   ﴾٧٤﴿   طو ــ   ل مفو ــ ةق ييف اةنل داةج ــ  ي ىرشب ف لا  ه ـ ف  ــ فتءاةجةو  عفوةرلا  ةمييهرفبا ي  ةع ـ  فن
                                                                              ح
          mücadeleye başladı.    ۜ                                                                    Haydi öyleyse,
                                                                                                  gecenin bir bölümünde
             Çünkü İbrâhim                                                                        ailenle yola çık, yürü.
          çok yumuşak huylu,
          yufka yürekli ve      ة ة ي          ل                        ة ل      ة         ة ح ي ي  Beraberindekilerin
          kendisini Allah’a teslim  هحنا  ۛ اذه    ةع ـ فن   ن  ف ضر    فعا ـ  ـ  مي  ن  اةي   ا   يهرفب  ا ي  ﴾٧٥﴿   بيين م  هاحوا     مييلةح    ل ـ     ةميهر  فبا  ـ ي ن  ن ا  hiç biri geri dönüp

          eden bir kuldu. [9,114]                                                                  bakmasın, yalnız eşin
          {KM, Tekvin 23,32}                                                                         bunun dışındadır.
          Hud /76 – “İbrâhim!                                                                          Zira ötekilere
                                    ة ة
                                                            ة
                                                                                        ا ل
                                                                         ة
                                 ا
                                                                             ة ي
                                                                                       رفما
                                                                                                  ulaşan hangi rüsvaylık
                              ة
                                                 ف
          Vazgeç sen bu işten.   ف تءاةج   احملةو ﴾٧٦﴿   دو درةم رفيةغ    باذةع   فمهييتا ن    فم هحناةو   ۛ ك حبةر        ءاةج   فدةق  varsa, ona da gelecektir.
                                                                                      ة

          İşte Rabbinin helâk
          emri gelip çattı ve hiç                                                                      Onların helâk
          şüphe yok ki onlara,                                                                      olma zamanı sabah
                                               ة
                                                                                  ى
                                           ة
                                                                                        ن

                                                                                          ـ
                                                                                       اة
                                                                                         ل
          geri çeviremeyecekleri   ـ ص ـ ي ـ   ب  ةع  مفو ـ ةي اذ ـ نه لا  ى ةقةو ـ  اعفرةذ  فمه ب ةقاۛضةو فمه ب ءي ـ اس اطول س ر  vaktidir.
          bir azap geliyor.”     ي                                         ة    ي                     Sahi! Sabah da
          Hud /77 – O elçilerimiz                                                                  pek yakın değil mi?”
          Lût’a gelince o fena
          halde sıkıldı, onlar                     ف
                                      ة

                                  ة
                                                                                     ا
                                                                   ة ة ي
          yüzünden göğsü daraldı    تاةـ حيسلا   ح  نول    ةي ـ فع ـ ةم ـ  او نا    ك ـ  لفبةق  فن مةو  هفيلا نو عرفه ي  ه مفو ـ ةق  هءاةجةو ﴾٧٧﴿
          ve:               ۜ                                           ة          ة
          “Gerçekten bu gün pek
          çetin bir gün!” dedi.
          {KM, Tekvin 19,1-25}                  م
          Hud /78 – Esasen kötü   ة  ن    ة          ة      ل ة ف           ة  ا ا         ة
          işler yapagelen halkı,   ل ةو         ة ح لا او ق ــــ حتاةف فم ك ـــ       ط ـ ةه ــ ل ر  ا ن   ه  ــ ح  ييتا  ةب ـ ةن ـ    ءلل ؤ ــ نه مفو  ةي ـ ا   ةق ــــ  لاةق
          kötü niyetle koşa koşa
          Lût’a geldiler,
             Lût: “Ey milletim!                        م

          dedi, işte kızlarım!      ةق ـ لا ـ او  ﴾٧٨﴿ يــ  د  ـ شةر ل ـ  جةر فم ك   م س  ـ في ـ ۛ ــ فـن  ة ل لا يف  ـ في ــ ي  ۛض ي ـ يف  ن وز   ت ـــ فخ ــ
          Onlar sizin için nikâh            ي                          ۜ
          akdi ile, daha temiz,
          şaibeden daha uzaktır.
             Öyle ise Allah’tan           ة        ة ي ة ة       ة           ة               ة
                                                          ۛ
          korkun, emirlerini,   ﴾٧٩﴿  دير ن      اةم    ل ـ ةت ــ فع ـ  مل  ـ ك حناةو  ق    ةح ـ ح  فن م  ك تاةنةب  ييف اةنل      اةم  ةع ـ  ل ـ فم ـ ۛ ت   فدةقل
                                   ي
          çiğnemekten sakının da
             bari misafirlerimin
          yanında beni rüsvay                   ذ                         م
          etmeyin, yok mu                                ن ي  ا ن   ة ل             ة ح    ة ة ل
          içinizde aklı başında bir اولاةق ﴾٨٠﴿ ي ي دـ  د  ـــ ۛش ن ك  ر ى ـ لا يوا فوا ىة  ـــ حو     ق فم ك ــ  ب ي ـ يل نا فو  ل ــ   لاةق
                                                             ي

          adam? [26,165-166;
          15,71-72]
             Peygamber                                           ا
                                                                                     ة ي

                                                                           ة ة
                                 ف
                                                         ة
                                         ة
                                                             لا اولصةي فنل
                                                     ب  ــ فها ــ

          ümmetinin babası   ـ ةن   م عط  ـ  ق ــ   ب ك ل  ة    رسا ة  ــ ف  ةف ك  ــ في ـ  ة ي       ك حبةر لس ر احنا طول اةي
          durumunda olduğundan
          halkının kızları
          hakkında böyle
          söylemiştir. Onları                            ة          م                       ة
                                                                                      ة
                                            ي ة
                                                                ل
                                                         ح ي
                                          ـــ ص ــ ي ـ  ب ــ اةه
          nikâhlayıp aile düzeni   ي   م  ه    حن ـــ  ا  ك    ةت ــ ۜ  ل ة  ة  ـ ا ر  فمالا   د ـ ةحا فم ك  ــ فـن   م تف  ف  ــ ل ـ ةت ـ ف    ةي لةو فيـل  ح لا ـ
          kurmalarını istemiştir.
          Aynı şeyi bizzat kendi
          kızları için de söylemiş
          olmasına mani yoktur.                                               ة

                                                                                          ل ا
                                                                              ح ي
                           ﴾٨١﴿ بيرةق ب  حفب ح صلا  ۛ س  ـ في ـ  ة ل لا   ح  ـ فب ــ    ح صلا  م   ه د  ـ  ع فو ـ ة ــ  ةم نا  ۜ  ــ  ه ـ فم    ةب اۛصا اةم
                                   ي
                                                        ۜ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          229
   228   229   230   231   232   233   234   235   236   237   238