Page 229 - e mushaf TR pdf
P. 229
225
Hud /38 – Nuh Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 Hud /41 – Nuh
gemiyi yapıyor, dedi ki “Binin gemiye!
halkından ileri gelenler 11-Hud Süresi Yaprak 03A Cüz 12 Süre 11 Sayfa 225 Onun yüzüp gitmesi de,
her ne zaman yanından Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 durması da Allah’ın
geçseler onunla alay adıyladır.
ediyorlardı.
ٍ
225 ﴾١١﴿ دوه ةروس ﴾١١﴿ Gerçekten Rabbim
و
Nuh da: “Siz, و َ و gafurdur, rahîmdir”
dedi; şimdi bizimle alay (affı, rahmet ve ihsanı
ediyorsanız, elbet bizim pek boldur).
de sizinle alay م
edeceğimiz bir gün ة Hud /42 – Gemi onları
ة ف
gelir.” ــ هفن ماور ـــ خ ـ ۛس ه م ل ة ةم ام ح ةو ك ــ ل ـ ة ـ ةر ةع ـ ل ـ في ـ ةم ه ــ ة ـ فن ةق ــ مفو ـ ي كل لا ـ عةن ف ص ةيةو ــ dağlar gibi dalgalar
ف ف ــ
ۜ ح arasından geçirirken,
Nuh biraz ötede olan
ب ح ز ف م sen de bizimle gemiye
oğluna: “Evladım, gel
ة
ة ف ي
﴾٣٨﴿نور ةت ام ك ـ ة ــ ف س ــ ةخ ـ فم ك ـ م رةخس ة ة ـ احن ةف ــ حن ا ـ ةن ا ــ ف م اورةخس ـ ف ةت نا لاةق bin de kâfirlerle beraber
فـن
ۜ
kalma!” diye seslendi.
[69,11-12; 54,13-15]
﴾٢﴿ küfrünü içinde gizleyip
Onun bu oğlu,
ة
ح ة
ة
ة
باذةع هفيلةع لح ـ ةي ةو ه ي ـ فخ ـ ي ز ي ـ باذ ـ ةع هي ف ةي ـ يتأ ـ فنةم ۙنو م ة ةت ـ فع ـ ل ـ ۛ ففوس ةف ـ ۛ açığa vurmadığı için, (Hz.
Nuh) onu iman ehlinden
sayıp gemiye almak
istemişti.
Hud /39 – “Artık ا Hud /43 – O:
rüsvay edecek azabın ف ـ م ـ ل يف ــ اةهي فحا ف ق ـ ل ـ اةن ۙ ة ـ حت ـ حن ـ رو لاةرا ةفةو ـ ة فما ـ ةنر ـ ا ـ ءا ا ل ةجاةذا ن ي ةح ـ ىحت ﴾٣٩﴿ قـيـ م م ــ ي “Beni sudan koruyacak
kime gelip çatacağını, bir dağa sığınırım”
ayrıca âhiretteki daimi dedi. Nuh ise: “Bugün
azabın da kimin üzerine م Allah’ın helâk
ineceğini yakında görüp ة emrinden koruyacak
ح
ل ة ة
ح ي
hiçbir kuvvet yoktur.
öğrenirsiniz.” لا ه ـ ف ةق ـ لفو ة ــ ةب ــ ةق ةع ـ ل ـ في ـــ ۛس ن ــ ف ةمل ا ك ـ ل ـ فهاةو ن ـ ةن ـ في ـ فثا ن ـ في ـ ةج فو ةز ل ك ــ فن م Ancak O’nun merhamet
Hud /40 – Nihayet ettiği kurtulur”
emrimiz gelip de tennur derdemez,
kaynadığı zaman Nuh’a ف birden aralarına dalga
dedik ki: ة ة ح ي ا ا ن ن girdi, ve oğlu
ك ــ ب ـ او يف ـ ي ــ اةه فرا ةو ةق ـ لا ﴾٤٠﴿ يـل ــ يل ـ ةقلا ه ةم ن ــ ة ــ ةع ــ ـ ةما ا ةمةو ن ـــ ة ةم ا ن ةمةو ـــ ف boğulanlardan oldu.
“Her hayvan ۜ
türünden erkekli dişili Hud /44 – Kâfirler
ikişer eş ile boğulduktan sonra yerle
göğe: “Ey yer suyunu
haklarında helâk ة ة ح ي ن yut ve sen ey gök
ي ـ
ف
ن
ۜ
hükmü verilmiş olanları ﴾٤١﴿ يــ م ـ ي حةر رو ل ـــ ةغ ــ ف ــ ييحبةر نا ا ـ ةهي ـ ن س ر ـــــ مةو اةه يرفج ةم ــــ ح لا ب ـــ ف س ـــ م suyunu tut!” diye emir
hariç olmak üzere, buyuruldu. Su çekildi,
aileni ف iş bitirildi ve gemi Cudi
bir de iman üzerinde yerleşti ve
ة
edenleri ناةكةو ـ ةن ــ ه فبا حو ـ ن ىندا ةو لاةب ف ك ـ لا ــ ج ــ ةن ـ جفو ةم ــ يف م ــ ه ـ ي ف ب ير ةت ــ فج ــ هةو ــ ة ي “Kahrolsun o zalimler!”
ي
denildi. {KM, Tekvin 8,4}
gemiye al.”
Cudi, Türkiye’nin
Zaten beraberinde ف Güneydoğusunda Şırnak
civarında 2000 m.
iman eden pek az insan ف م ة ة yüksekliğinde bir dağdır.
ي
vardı. [3,7; 26,119-121; ﴾٤٢﴿ ةنير فاةك ـ ةع لا ــ ةم فن ك ــ ةتلةو ا ةم ب ك ـ ف ـ ةنةع ـ فرا ي ـ ب ا ـــ ةن ـ ح ةي لز ــ فع ــ ةم ييف Tevrat, Ararat Dağına
54,11-14] {KM, Tekvin yerleştiğini bildirir (Tekvin,
7,13; I Pier 3,20; 2,5} 8,4). Hz. Nuh’un Irak
tarafında irşadda
Tennur: kapalı bulunduğunu düşünmek
ة
ا ن
daha makuldür. Cudi
ن ي
ocak, fırın mânasına ـ ةي ـ ةمفو ف لا ةم ـ صاةع ل ة ة ةق ـ لا لا ـ ةم ا ء ف ا ـ ةن م ين م ـ ي صفع ـ ةي لةب ـ ةج ىلا يوا ۛس ـ لا ةق ـ ismiyle Musul, Cizre ve
gelir. Türkçeye tandır ي Şam’da birer dağ
olarak geçmiştir. Bu ۜ bulunduğu rivayet
kelime Tefsirlerde edilmektedir.
farklı anlayışlara imkân ف
vermiştir. Hz. ة ف ة ة ل Hud /45 – Nuh
ن ح ي
Havva’dan kalan ve Hz. نا ةف ـــ ك ـ ج فو ــــ ةم ــــ لاام ــــ في ــ ةن ـ ه ــــ ة ةب لاةحةو ةم ـــ حةر ةم ـــ فن لا لا فما ـــ ر ح م ـ فن Rabbine hitâb edip: “Ya
ۛ
Nuh’a intikal eden Rabbî, dedi, elbette
taştan bir ocak, gemide boğulan oğlum da
suyun toplanıp biriktiği ailemdendi, öz
yer, yeryüzünün ة ل ا ة ف evladımdı.
ا
ل ا
fışkıran sular sebebiyle ي ي ع لفقا ءاةمۛس اةيةو ك ءاةم يعلفبا ي ضفرا يقةو ـ ي ـ ةي ل ـ ا ﴾٤٣﴿ قرفغـ ةني ي ة لا ـ م ـ ةن م (Halbuki ben
ة
kaynaması, tan yerinin onları gemiye alırken
ağarması gibi Sen bana
birbirinden uzak kurtulacaklarını,
mânalar düşünülmüştür. müjdelemiştin).
ة
ف ا
لا ــ ة
Elmalılı Hamdi Yazır, لييق ةو ح ي دو ج لا ــ ة ف ـ ىل ةع ف ت ةو ـ ةت ـ ف ساةو ــ ر ة ف فملا ة يض ــ قةو ءام ۛ ض ـ ييغ ةو
tennur’un, bu geminin Senin vaadin
kazanla çalışan buharlı elbette haktır ve Sen
bir gemi, bir vapur hâkimlerin hâkimisin!”
olduğunu ة ة
ح
ة
ح ي
ة ةف
düşündürdüğünü yazar. نا ح بةر ل ا ةق ـ ــــــــــــــــــ هحبةر حو ـ ن ىند ةو اةن ﴾٤٤﴿ ةني ي م ل اظلا مفوقل ل ى ب ـ فع ــ اد ة ف
ة
ل
ف
ح ي
﴾٤٥﴿ ةني ي م كاةحلا مةكفحا ل ۛ تفنا ةو قةح ـ ح ل ف ة ــ ة فعةو ناةو ييلفها ن ـــ ف م ين فبا ــ ي
لا كد
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
225

