Page 231 - e mushaf TR pdf
P. 231

227
             Hud /54- Hud /56  Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Hud /59- Hud /60
          – “Galiba                                                                              – İşte Âd halkı buydu...
          tanrılarımızdan biri seni  11-Hud Süresi          Yaprak 04A  Cüz 12   Süre 11  Sayfa 227
          pek fena çarpmış!”         Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  Rablerinin
          demekten başka bir şey                                                                  âyetlerini inkâr ettiler,
          söyleyemeyiz.                                                                          O’nun peygamberlerine
                                                       ٍ
                            227            ﴾١١﴿        دوه ةروس            ﴾١١﴿                   isyan ettiler ve Hakka
                                                            و
             Hûd dedi ki: “Ben                            و َ و                                    karşı gelen her inatçı
          Allah’ı şahit tutuyorum,                                                                  zorbanın isteklerine
          siz de şahid olun ki:                                                                           uydular.
          ben sizin Allah’a şerik
          koştuklarınızdan hiç                                                    ة                  Hem bu dünyada
                                       ا ي ة
                                                                       ة
                                                                                  ح ي
                            ن
                                                                                            ف ي
          birini tanımıyorum.   ة ح لا          ف شا ـ ه ـ   د  يي ح نا لا  ةق  ـ  ا    ن ا ض  ــ فع ـ    ل ـ ةه ـ  ت ـ  باةن ــ  س ـ  ءو  ةب ك  ن    فعا ـــ ةت ـ ير ـ  لا لو ق  ةن  ــ  نا  lânete tâbi tutuldular,
                                                                                                      hem de kıyamet
             Artık hepiniz                     ۜ                                                         gününde.
          toplanın, bana
          istediğiniz tuzağı                        م                                               Evet, Âd toplumu,
          kurun, hiç göz                        ة              ة                ل   ا              Rab’lerini tanımayıp

          açtırmayın, hiç süre   ــــــ يه     ن و  د ن   م ـــــ ف  ﴾٥٤﴿ ۙن و     ــــ فش ـ ر   ك ـ   ت  ام ـــ ح   م   ء يار ي  ــ ةب ي ـ يحنا  او د  ـــ ةه ــ    ف شاةو  inkâr yolunu tuttular.
          tanımayın.                                                                                Dikkat et: Nasıl da
             Ben benim de,                                                                        defoldu gitti o Hûd’un
          sizin de Rabbiniz olan                                                                    kavmi Âd! [53,50]
                                 ة
                                                                   ة
                                                                         ى ة
                                                 ي
                                                ح
          Allah’a dayanıp   ن      ح لا  ىلةع   ة ف  ـ ةو   حك ــ   تل  ةت يينا ﴾٥٥﴿  ن ور ظ  ــ فن ـ   ت ل  حم ــ  ث اعي ي مةج  يين ود  ةف ـــ ييك ـ    Hud /61 – Semûd
          güvendim.                                                                               kavmine de kardeşleri
             Hiç bir canlı                                                                           Salih’i elçi olarak
          yoktur ki mukadderatı                                                  م                      gönderdik.
          Onun elinde olmasın.       ن      ة ح ي         ن       ة ح ي ة ا                              “Ey benim
                                                نا

                               ة
          Rabbim elbette tam     طارص   ىلةع   ييحبةر     ۜ اةه تةي ـ صاةن ب ذ خا ةو ه لا  ةحباةد       م ـ فن  اةم  ۜ فم ك  حبةر  ةوييحبةر  halkım!” dedi, “Yalnız

          istikamet üzeredir.”                                                                     Allah’a ibadet edin,
          [10,71]
                                                                                                        çünkü sizin
             Allah’ın yaptığı   م                    م                                            O’ndan başka ilahınız
                                           ف
                                                              ل ة
                                                 ا
                                  ة ي
          her iş doğrudur,   فم ك  فـيلا ايه ب     تلسفر  اةم فم ك  ـ فغل ـ  ـت  فبا دق ـ ف ة  ةف  افو ة  ف ح   اةف   ن ةت ـ لةو ـ  ﴾٥٦﴿ مي ي قةت ف س   م ـ  yoktur.
          güzeldir. Onun rızası   ۜ               ا
          hakta, doğruluk ve                                                                           Sizi topraktan
          adalettedir. O,                                                                          yetiştirip yaratan, sizi
          dürüstlüğün hâmisi,   م                                                                  orada yaşatan O’dur.
          doğruların        ح      ن        ة ح ي              ة         ى ة         ف لفخةت ف سةيةو
                                                        ح
                                                                     ة
                                                                  ۛ
                                                                                                      O halde O’ndan
                                               ۜ
          yardımcısıdır.       ك ــ ل ىل    ةع ــ  ييحبةر  نا     اىـفيۛش  هةنو رض ـ    ةت لةو  فم كرفيغ امفوةق ييحبةر    mağfiret dileyin, yine



             Hud /57 – Eğer                                                                         O’na dönün, tövbe
          haktan yüz çevirirseniz,                                                                          edin.
          ben müsterihim, zira                   ة
                                                 ح
                                                                          ة ة
                                                                      ا ل
                                                            ة
                                                      ي
                                                                    ة
                                 ة
          size ulaştırmakla    ةةمفحر ب  هةعةم او نةما ن  ةنيذلاةو اىدو ه اةنفيحجةن اةنرفما ءاةج احملةو ﴾٥٧﴿  ظيفةح   ي   ءف يۛش  Çünkü Rabbim
          görevli olduğum                                                                         kullarına çok yakın ve
          buyrukları size tebliğ                                                                      onların tövbe ve
          ettim.                                                                                      dualarını kabul
                                                                                                 edendir.” [2,186; 7,73-76;
             Rabbim dilerse,    ن                 ة ف                  ة              ة     ة           26,155-159]

                                                                                          ۛ
          sizi gönderip yerinize     تاةيا ب او دةحةج   داةع    كل  تةو ـ ﴾٥٨﴿   ظييلةغ    باذ    ةع ـ  فن م فم ه اةنفيحج ـ ةنةو احن م
                                                                                                    Şirke yer veren inanç
          başka bir topluluk                                                                        sistemlerinde, Allah’a
          getirir.                                                                                    ancak bazı aracılar
             Ama siz O’na                                  م                                      vasıtasıyla ulaşmanın şart
                                                                                                    olduğu vurgulanır. Hz.

                                      اةو فت ـ  ب ـ

          hiçbir şekilde zarar     ييف او ع    ﴾٥٩﴿ديينةع      ة  ح    ك ـ ل   ةج ـ راحب  ة    رفما او عةب ة ا ل  ة  ـ  هل   حتاةو ـ   س ر افوص ـ ۛ  ةعةو  فمه حبةر  Salih (a.s.), insanların

          veremezsiniz.                                                                             Rab’lerine perdesiz ve
                                                                                                    aracısız yönelip niyaz
             Muhakkak ki                                                                           edebileceğini bildiriyor.
          Rabbim her şeyi
                                                        ة ا

                                                                                                     Hud /62 – “Yahu
                                                        ح ي ة ل
                                                                     ف
                                   ة ل
                                        ة
          denetlemektedir.   ى ادفع ـــ  ب لا  فم هحبةر  اورةفةك اىداةع نا لا  ـ ني ق ـ   ةةم  لا ةمفوةيةو ىةةن  ة  ـ ل اةي ـ فع ـ  فنحدلا ــ  ه ذ  نه  Salih!” dediler, “Sen

             Allah’ın Hafîz,         ۜ                          ۜ                                   şimdiye kadar ümit
          denetleyen olmasının                                                                     bağladığımız bir kişi
          anlamı şudur:                                                                             idin. Şimdi ne oldu
             Hiçbir şey O’ndan   ن           ة ى               ل        ن ي                          sana. Ne diye bizi
                                                                                                    atalarımızın taptığı

          saklanamaz. Bütün   ة ح لا  او د بفعا مفوةق اةي لاةق ۢاح  لاص   ۛ ـ  فم هاةخا   ةدو مةث ىلاةو ﴾٦٠﴿ ۟  د و ه    مفوةق  داةع ل  tanrılara tapmaktan



          işlerinizi görüp                                                                              vazgeçirmek
          kaydettirir de ona göre                                                                       istiyorsun?
          karşılığını verir.                 م                                      م
                                                       ل
                                 ة ف
                                                                                            ـ
                                                                                           ا
                                                                                            ـ

             Hud /58 – Azaba   ض فرلا ن ـــ ة   م   فم ك  ة  ـــ ۛش ـ  ا  فنا  ةو ــ  ـــ في ــــ ر    ه   ه  ةغ  ه  ن ي لا ن ــــ ف ـــ   م   فم ك  ة ل ـــــ ةم  Doğrusu, senin
                                                                                                    çağırdığın bu fikrin
          dair emrimiz gelince                                   ۜ                                 doğruluğundan şüphe
          Hûd ve beraberinde                                                                             içindeyiz,
          olan müminleri,                                                                            kuşkulanıyoruz.”
          tarafımızdan bir rahmet             ة
                                                       ا
                                                   ة ي
          eseri olarak kurtardık,     بيج م   ي    بيرةق ييحبةر  نا   ح ي    هفيلا او بو ت   ة حم ث  هور ففغت ف ساةف اةهي   ك ـ يف فم ـ  رةمفعةت ف ساةو
                                                                     ة
                                                                                    ة

          onları pek ağır bir          ي         ۜ
          azaptan selamete
          çıkardık.                                                م
          Birinci kurtarma Âd halkını  ف ل ا  ل ة ا  ة  ى
          imha eden kum    نا اةني   ـ فن ــ نه ـ  ةتا اذ ـ نه ل  ـ فب ـ  ةق احو ـ  ف  ـ  جر  ةم اةنييف تفن     ــ فد ك ـ ۛ  ةق  ح   لاصا ةي ـ ۛ ـــ   اولا  ةق ـ  ﴾٦١﴿
          fırtınasından, ikincisi ise
          âhiret azabından kurtarmayı
          ifade eder.
                                                         ح
                                                    ة
                                            ا ة ي
                           ﴾٦٢﴿بير م  هفيلا   اةنو عفدةت ام   م ك    ۛش ـ   ـ ح  يف ـ ي  ة ة ي  ا ن  ـ فع ـ    ةي اةم دب  ةن ـ فع ـ ة
                                                                  ل اةنحناةو اةنل ؤاةبا د ب

                                   ي
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          227
   226   227   228   229   230   231   232   233   234   235   236