Page 246 - e mushaf TR pdf
P. 246

242
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Yusuf  /64 –                                                                             Yusuf  /67 – Ve
          Yâkub dedi ki: “Daha    12-Yusuf Süresi           Yaprak 01B  Cüz 13   Süre 12  Sayfa 242  “evlatlarım!” diye ilave
          önce onun kardeşini        Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  etti:  “Şehre aynı
          size inanıp güvendiğim                                                                   kapıdan değil de, ayrı
          gibi bunu da size inanıp                                                                 ayrı kapılardan girin.
          emânet edeyim, öyle             ﴾١٢﴿       فسوي ةروس             ﴾١٢﴿          242       Gerçi ben ne yapsam,
                                                              و
          mi?                                           َ  و و َ و                                   Allah’tan gelecek
          Ben size değil sadece                                                                  takdiri önleyemem. Zira
          Allah’a ısmarlarım.                                                                      hüküm yetkisi, yalnız
                                                                                                     Allah’ındır. Onun
          Çünkü en iyi koruyan      ا       م              ف  ة            م                        içindir ki ben ancak
                                                                                   ن ف
                                                                                          ة
                                 ل ن
                                                     ل ا
                                                              ح ي
          Allah’tır ve O,     ــ ي ــ  ه  ي خا ىل ـــ ةع  فم ك  ـــ فن ــ  ـت   ما  ام  ك ــ ة  لا  ه  ة  ـــ ل ــ في ــ  ةع  فم ك  ـــ  ـن  ةم ا ل  ةه ــ لا  ةق ــ  O’na dayanır, O’na
          merhametlilerin en                                                                       güvenirim. Tevekkül
          merhametlisidir.”                                                                       edenler de yalnız O’na
          [11,57]                                                                                         dayanıp
                                                                                                     güvenmelidirler.”
          Yusuf  /65 – Yüklerini   ة ة                   ل      ى               ن

                                                ح
          açınca da, zahîre    ل ةو ـــ احم  ﴾٦٤﴿ ـيـ ةن  ـ ي م   حاةرلا    مةحفر    ــ ا ةو   هةو      ــ اظ   فاةحرفي  ةخ  ــ    ح لاةف   م ـــ فن ةق  ـ فب ــ  ۜل  O zamanki yönetimin
          bedellerinin yükleri                                                                       kalabalık yabancı
          içine geri konulduğunu                                                                    gruplara  kuşku ile
          gördüler ve:                                                                              bakması sebebiyle

                                         ي ة
                                                                                                      böyle bir tedbir
                                                                                  ة
          “Baba, baba! dediler,   اولا ةق  م       ا ت ة     ـــ ةت ــ  ه ــ فم  ر    حد   ف ل ـ في ـ ه ـــ ف ـ  ةعاض   ب   ــ ۛ  اود ـــ    ةج ةو م  ــــ  ه ــ ف  ةع ات  ةم ـــ او ح  ةف ـ ةت ـ  düşünmüş olabilir.
          daha ne istiyoruz, işte   ۜ
          verdiğimiz zahîre                                                                             Yusuf  /68 –
          bedellerimiz de bize                                                                   Babalarının kendilerine
          geri verilmiş!                                                                           emrettiği şekilde ayrı
                                 ل ة
                               ــ ل ــ اةن  فها ري  ةنةو ــــ ي م ــ    ي ة  ا ت ة  ةعاض  ـــ  ذ   يه    ب ــ ۛ ـ  ت ــ اةن  ر  حد   ف ل ـ في ــ  اةن  نه  يغ  ــ فب ــ ي  ةن اةم ـ ةناـا  ا ل  ةي ـ ةباا  ayrı kapılardan girerek

          Gidelim, yine evimize             ۛ                                ۜ                      onun emrini yerine
          erzak getiririz,                                                                           getirdiler. Ama bu
          kardeşimizi de koruruz,                                                                     tedbir, Allah’ın
          hem bir deve yükü de                  ف                 ف                                kendileri hakkındaki
                                                   ة


          fazla alırız.     ة  ةق ـ ا   ل  ﴾٦٥﴿ريس ــ ةي لفي    ك ـ  ك لنذ ري  ة  ك ــ في ـ ةب ل ـ ي ع ـ    د اةد  ف  ــ ز    ةن ةو  اةناةخا  ظف  ةنةو ــ فح ـ ة ل  takdiri karşısında hiç
                                       ي

          Çünkü bu sefer                               ۜ                                           bir fayda sağlamadı.
                                                                                                     Sadece Yâkub’un
          aldığımız, az bir                                                                      içindeki bir dileği açığa
          ölçektir (ihtiyacımıza                                           م                         çıkarmış oldu. O,
          yetmez)”                 ة  ف     ن ة     ى                 ن              ة       ة         kendisine Biz
                             ـــ ايه   ب ين  ل ـــ ةت ـ  ت أ ــ حن ــ ي     ح لا   ــ ةن   م اق  ةم نو   ت  ـ  ت فؤ ـ   ــ  ثفو ــ  ىحتةح فم ك  ةم ـ ةع ـ  ـ  ه لسفرا    ل ـ فن  öğrettiğimizden ötürü

          Yusuf  /66 – Yâkub                                                                      ilim sahibi idi. (Bunun
          şöyle cevap verdi: “Siz                                                                  içindir ki “Allah’tan
          kendiniz helâk                                                   م                          gelecek takdiri
                                                                                            ا
                                                                                            ة
          olmadıkça,  onu bana         ن       ة ن                 ة ن  ة ا      ة       ف ل ح ي  önleyemem” demişti.)
                                                                         ۛ
          getireceğinize dair    ةن ـــ  ق ـ لو  اةم ىل  ةع  ــ    ح لا  لاةق  فم هق ـ ة   ث فوةم  هفو    ةتا ـ  ــ ل ـ  احم  ةف  فم ك ـــ  ب طاةح   ي ــ نالا  Fakat insanların çoğu
          Allah’ın huzurunda                                                                       bu gerçeği bilmezler.
          sağlam bir söz
          vermeden  ben asla onu
          sizinle göndermem.”                                                                       Yusuf  /69 – Onlar
                                                                             ة

                                 ـ ل ـ او   خ فداةو د ـ     حاةو  با  ـ ةب فن ـ   م اول ــ  خ د ــ ف  ةت ل ي  ـ ةب ا ــ  ن ـ ح  ةي لاةقةو﴾٦٦﴿ يــل  يكةو ـ  Yusuf’un huzuruna
                                                                   ة ة

          Onlar kendisine kesin                                                                    girince, öz kardeşini
          söz verince de dedi ki:                                                                   yanına aldı ve: “İyi
          “Allah Teâla da bu                                                                        bilesin ki ben senin
          söylediklerimize                          م                                               kardeşinim, onların
                                                                                         ل
                                           ن
                             ي
          şahittir, gözeticidir.”    نا  ءي    ۛش ــ ف   م ــ فن     ح لا   فم     ةن م  ك    ةع ــ فن ـــ    ا فغ ـ يين    ا اةمةو   ة  ةقرف  ـ ةت ــ ة ــ   م باةو  فبا ــ فن م  yaptıklarına üzülme!”
                                                                             ح

                                                                                                     dedi. {KM, 53,34}
                               ۜ                                        ۜ
                                                                                      ذ
                                                                                   ة
                            ة
                                                                                            ف
                                                                                   ح ي   ل
                                                                                    م
                           نول  ح      ف        ة  ف     ة  ــ فيل ـ ةف  ه ــ ل ـــ ةي ــ ةت ــ ةو   حك ــ ل لا ــ  م ـ ةت ـ  كةو ــ  ةع ةو     ۛ  ة ف  ة  ۜ  ح ةع  ـ فيل ـ ةت  ه ــ ةو   حك ـ   تل  ن   لا ك  حلا
                                      ف
                                   ة
                                                   ل
                                                            ل
                                                                                       ة ة
                                 ــ فغ ــ يين   ي نا ك ـ  اةم م   ب ا م   هر ــ ف ـ و    ه ـــ ف  ة  ـــ ةما ث  ـــ في ـــ    ةح ن     ــ اول    م ـــ ف  ةخةد ام ﴾٦٧﴿
                                                                                       لةو ـ ح
                                           ۜ
                                                                 ة ح ي          ن

                           ۜ      ـ ن ض ـ ي ـ اةه  ةق  ۛ بو ق  ـ فع ـ  ةي س  ــ فف ـ  ةن يف ىة ـ ي  ةجاةحلا ءي ــ ف  ۛش ن   م  ـــ ف    ح لا  م فمـ ةن  ةع ـ فن ـ  ه ـ
                                                   ذ
                            ة
                                       ة
                                                                                           حناةو
                           ۟نو م ة  ــ فع ــ ل ـ  ةيل ساحن ة  ة    ك ــ ةث ـ لار ـ  ل ة  ك ــ ن لةو   ها  ة ح  ةعام     ف  ــ ل ـ  ل م ـ ة ــ ل ـ فم ـ ةن ـ   عوذ ة    ل ـ ــ  ه  ة ي
                                                     ا حن
                                                         ن

                            ة      ـ   ها   اةق ل  ةخا   ه    ل ــــــ في ـ  ي ة  ا    و ا   ف ــــــــ   س وي ىل ن  ــــــ ةع        ــ اول  ةخ ةد ام  ة ة
                                     ل
                                                   ن ۛ
                                             ا ىن                                     لةو ــــ ح  ﴾٦٨﴿
                                                   ف
                                 ة
                           ﴾٦٩﴿ ن ول      ـــ فع ــ ةم ــ  ةي  او   ام ــــ ة ك ــ  ن ا ـ   ب  س  ـــــ فب ـــ ةت ـــ  ئ ـ ف  ةت ل  ة   خا ــ كو   ةف  ـــ ة  ةنا ــ  ا  ل ل ل  ا ي ي ح نا ــ  ي
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          242
   241   242   243   244   245   246   247   248   249   250   251