Page 247 - e mushaf TR pdf
P. 247

243
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Yusuf  /70 –                                                                               Yusuf  /77 –
          Onların yüklerini    12-Yusuf Süresi              Yaprak 02A  Cüz 13   Süre 12  Sayfa 243   Onlar: “Eğer o
          hazırlatırken, su kabını,  Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  çalmışsa, zaten daha
          öz kardeşinin yükünün                                                                    önce onun kardeşi de
          içine koydurdu.                                                                            hırsızlık etmişti”
                            243           ﴾١٢﴿       فسوي ةروس             ﴾١٢﴿                           dediler.
                                                              و
          Kervan hareket edince                         َ  و و َ و
          de Yusuf’un                                                                                Yusuf bu sözden
          görevlilerinden biri:                                                                  duyduğu üzüntüyü içine
          “Ey kafile! durun, siz                                                                     attı ve onlara belli
          hırsızlık yapmışsınız!”                                                                         etmedi.
                                 ل
          diye nida etti.     ــ ي ـ  ه  ي خا      ــ ل  فحةر ييف  ةة ـــ ةياةقس     ة  ــ ةع ـ ل لا ــ ح  ةج  م ــ ف   ه زاةه   ب  م ـ ف ـ ةج ـ  ة  ة  ةج ــ حه ـ  ه ز  ة ة  ةف ــ ل ـ احم  İçinden de dedi ki:

          Yusuf  /71 – Onlar geri                                                                   “Asıl kötü durumda
          dönüp geldiler ve:                                                                         olan sizsiniz. İleri
          “Mesele nedir, ne                         م                                             sürdüğünüz iddiaların
                                                                                    ة ة

                                      ة
          kaybettiniz ki, bizi   اول اةق ﴾٧٠﴿ ــ  قراس  ة  ك  ة ي  ف  ــــ  ت ـــ اةه لا ــ ي ع ـ ي ــ ر حنا  ـــ  ة ل   حذ ةؤ ــــ  م  ن حذا   ة ل   ث ـــــ حم  gerçek yönünü Allah
                                        و
                                      ن
          suçluyorsunuz?”                       ل فم ــ ۛ               حيا ن                       pek iyi biliyor ya, o
          dediler.                                                                                        yeter!”
          Yusuf  /72 –                                                                            Yusuf  /78 – Yusuf’un
          Görevlilerden biri:                            ة                     ة           ل       kardeşini alıkoyması
          “Hükümdarın su kabını  ةع اةو ــــ  ص  د    ةن ــــ فف ــ  ق ــ    اولا ةق ـ ﴾٧١﴿ نو د ق  ـــ فف ـ  ةت اةذا  ةم  م     ــ ل ـ في ـــ ه ــ ف ـ  ةع  اول  ةو   ا   فق ـــ ةب ـــ  karşısında, onlar şöyle
          kaybettik. Onu getirene                                                                         dediler:
          bir deve yükü ödül var.
          Buna ben kefilim” dedi.                                                                 babası iyice ihtiyar (Bu
                                                                                                    “Aziz vezir! Onun


                                                    ل ل
                                                                           ا
                                                                         ة
          Yusuf  /73 – “Allah’a   ن  اةت     ح ل   اولاةق ﴾٧٢﴿  مييعةز يه ـ  ب اةن ا ةو  ريع ةب  ـ ي  لفم ح يه ب ءاةج نم ـ ف ة   لةو     ك لم  لا ــ ة  ف  küçük evladını

          yemin olsun ki, biz                                                                           kaybetmeye
          ülkede fesat çıkarmak,                                                                       dayanamaz),
          nizamı bozmak için             م
          gelmedik, siz de bunu                                                                     onun yerine bizden
                                                    ة ف
                                       ة
          biliyorsunuz. Hele   ــ ةني  يقر اۛس  احن    ك ــ    اةمةو  ضفرلا       ـ فئ ــ  لاةن ــ  ن ـ فف ـ س ـ ةد    ف  ـ ي   جاةم  تـ فم  ــ  ل ـ فم ـ  ةع دق  ة ل ــ ف ة  istediğini alıkoy.


          hırsız, hiç değiliz!”
          dediler.                                                                                Gerçekten seni anlayış
                                               ف          م                                        gösteren, iyilik sever
          Yusuf  /74 – Görevliler:                                                                  insanlardan olarak

                                                                ا

                                                             ف ي
          “Peki, yalancı   اول اةق ﴾٧٤﴿ ي ةن ـ ـ  يب ذ ا    م    ك ـــــ فن ــ  ت ـــ ف ك ـ   ـ  ن ا   ه   ااز ــــــ ةج ام ــــــ ة  ةف  اولا  ةق ـ ﴾٧٣﴿  görüyoruz!”
          çıkarsanız, cezası ne?”                                      ل ؤ    ة
          dediler.
          Yusuf  /75 – “Cezası,     ف
          dediler, kimin yükünde   ة  ن
                                           ة
          çıkarsa, işte o onun    ل ذ ــ ك  ك ـــ  ۜ       ه ل ؤ  ااز ـــ ةج ةو  ـــ  ه ــ  ــــــــ  ل ـ ةف  يه    فحةر يف     ي  ـــ  ةد   ج  و ن  ةم ـــ ف    ااز ل ؤ    ه  ة  ـــــ ةج
          cezasıdır (yani çalması
          sebebiyle kendisi rehin
          ve mahkûm olur).”
          Biz zalimleri böyle   ل   ا     ة              ة   ل                   ة ح



          cezalandırırız!” {KM,   ـ  هي  ي خا    ءاةع و    ةق  مه ت  ةف ــ ةب ــ ةد     ا    ب ــ ا   فو    ع ـ ةي ـ ف ــ فب ـ  ل  ﴾٧٥﴿ ـيـ ةن  ـ ي م  لاظ لا ـ   يز  ةن ــ فج ــ
          Çıkış 22,2}
             Hz. İbrâhim (a.s.)’ın                  ف
          şeriatına göre suçu sabit

          olan hırsız, eşya veya   ۛ فسو   ل  اةند  نك ـــ ف ـ  ي ـ    ن ة  ك ـــ ذ    ل ـ  ك     هي     ـ  ءا ا   ي خ ــ  ا ل  ةع و ن ــ ف   م  اةه ـــ  ة  ف سا ـ ةت ـــ فخ ـ ةجر  ة   ث ـــ حم
          parasını çaldığı adamın   ۜ                  ۜ
          kölesi yapılırdı.
          Yusuf  /76 – Yusuf, öz                                                          ف
                                            ا
                                            ة
          kardeşinin yükünden   ن       ف ل ح ي         ف                  ة ل   ف     ة
          önce, öbürlerinin   ۜ   ح لا اشـءا  ـــ ۛ ة  ةي نا ل ا  ك  ـــــ ةم ــ  ل ـ    لا ن  ـ ي   ي د   ي ــ  يف    هاةخ  ـــــ ذ   ا    ــ ةي ـ أ    خ   ل  نا    ك ـ  اةم

          yüklerini aratmaya
          başladı.
          Sonra su kabını    ا                         ح  م
          kardeşinin yükünden   ةق ـ ا   ل ـ او  ﴾٧٦﴿  مييلةع مل ف  ـ  ع يذ    ك ـ ل   ي  ةقفوةفةو  ءا    ۛ    ةم  تا    ةر   ةج ـ   ـ فن ةن ـ اش ـ    ف  ةن ــ ر ةف ـ ةد  ع
          çıkarttı.                                               ۜ
          İşte Biz Yusuf’a,
          kardeşini alıkoyması

                                                                ل  خا ق ر
          için böyle bir plan   ـ   ف   ي ـ  س و اةه ةر ــ ۛس ا ة  ــ ةف   ل  ةق ن ــ ف ــ فب ـ ۛ   م    ه ــ ة ل ة  ۛس د  ـ ةق ــ ف ــ  ةف    ف قرس  نا ةي ــ ف  ف ي
          öğrettik.                      ح                              ة
          Yoksa, Allah
          dilemedikçe
                            ن
                                  ى
          Hükümdarın kanununa    لا ۛا  ــــ ةك ـ نا ـ  ــ ةم  ر  ۛش   م  ة ل  اةق   م  ة   ي م  ة لةو  ه  ييف
          göre, kardeşini alması   ةو ح    ح                 ل   ا   فن ـــــ  ت ــ ف  ــ ف ـ فب ــ ةه د ـ لا ــ  ه ـــ ف       ةن ــ فف ــ س ـ ي
          uygun olmazdı.
          Biz dilediğimiz
          kimseleri pek üstün   ى  ى ل ا  ة  ي ة ح  ف      ا   ل        ة               ة    ل
                                               ي
          derecelere yükseltiriz.   ـ في ـ اخ  ۛش ابا  هـل ن   ا  زيزةع ــ لااةه  ــ ا   حيا ـــ  ةي  اولا ةق ـ ﴾٧٧﴿نو ف     ةتام ـــ ة ـ ص ـ   ب   مل  ا   فع ــــ
          Her ilim sahibinin
          üstünde daha iyi bir                                      ف                       ف
          bilen bulunur. [58, 11]
                                            ف
                                                     ة
                                                                                      ى
                           ﴾٧٨﴿ نسـ ةني     ـ ي  فح م لا ن ــ ة ـ   م  ك  ن  ة ي  ۛ   ـ ةنا ــ ير ــ  ك ـ ةنا ــ  ةم اند  ف ل  ـ  خ ــ ذ   ةحا ــ ة  ةف  ار  ك ـ يب ـ ي ـ
                                                            حنا  ه
                                                                        ة
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          243
   242   243   244   245   246   247   248   249   250   251   252