Page 249 - e mushaf TR pdf
P. 249
245
Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Yusuf /87 – Yusuf /90 – “Aa!
“Evlatlarım, haydi 12-Yusuf Süresi Yaprak 03A Cüz 13 Süre 12 Sayfa 245 Sen, yoksa sen Yusuf
gidiniz, bütün Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 musun?” dediler.
duyularınızı, hislerinizi
kullanarak O da: “Evet ben
vargücünüzle Yusuf ve 245 ﴾١٢﴿ فسوي ةروس ﴾١٢﴿ Yusuf’um, bu da
و
kardeşi hakkında bilgi َ و و َ و kardeşim!
edinmeye çalışınız.
Gerçekten Allah
Allah’ın
rahmetinden asla ة ل ة ة bizi lütfuna mazhar etti.
ة
ümidinizi kesmeyiniz. حفوةر نم ف او سةـفياةت لةو هي ي خاةو ۛ ف سو ي فن م او س ح سةح ـ ةت ـ ةف او ب ـ ةهفذا ح ي نب اي ة
Şu kesindir ki kim
Allah’ı sayıp
Çünkü kâfirler haramlardan sakınır,
güruhu dışında hiç itaatlara devam ve
kimse Allah’ın ة ف ةك ـ ف ا ف ةق ـ ة ن ح ي ة ة ي ن imtihanlara sabrederse,
rahmetinden ümidini ن ور ــــ ــ لا م فو ــــــ لالا ح لا حفو ةر فنم س ـ في ا ــــ ةـ ــــ ةيل ه حنا ـــــ ۜ ح لا
kesmez.”
Allah da böyle
güzel hareket edenlerin
Yusuf /88 – Onlar mükâfatını asla zayi
ف
Mısır’a varıp Yusuf’un ة ــ ح س ـ اةن ةم ز ــ ةع ـ ي ز ـ لا ا ــــ ةه ـ حي ا ا ــ ا ل ةي اولا ـ ةق ه ة ـ ل ــ في ـــ ةع اول ـــ ةخ ةد ام ة ة ةف ـــ ل ــ ح ﴾٨٧﴿ etmez.”
huzuruna girerek “Aziz ي
vezir! dediler, bizi de,
çoluk çocuğumuzu da Yusuf /91 –
kıtlık bastı, biz bu sefer Kardeşleri de şöyle
pek az bir meblağ ة ة ةف ةي ل ة dediler: “Vallahi de,
ح
ف
getirebildik. ـــ اةن ل ففو ا ــــ ـــ نج ز ــ م ة ـــ ةع اض ـــ ب ـــ ۛ ب اةن ــ فئ ــــ جةو ر ـــ ح ضلا لـــاةن ـــ فهاةو tallahi de Allah seni
bize üstün kılmıştır.
Doğrusu bizler suçlu
Lütfen bize idik!”
tahsisatımızı tam ölçek ة ف
ة
ف
ة
ن
ح ي
ver de, يقح ـ ةن ـ م ـ ةت ــ ۛ ص ـ ي د لا ي زفج ةي ــ ة ح لا نا اةن ة ـــ ل ــ في ـــ ةع قد ــــ ۛ ص ـ ف ح ةت ةو ـل لا ـ ك ـ في ف Yusuf /92 – Yusuf
ۜ
şöyle cevap verdi:
parasını “Bugün sizi kınayacak,
veremediğimiz kısmı da serzenişte bulunacak
sadakanız olsun. değilim!
ة
ف
ي
فذا ه ل ا ي خ ــ ي ـ ةو ف ــ ۛ س و ب م ف ـــ ةع ـــ ل ـــ ت ـ ف ــ ي ــ ةف اةم م ــ ل ــ فم ـ ت ـــ ف ةع ل ـ ةه لا ةق ـ ﴾٨٨﴿
Şüphesiz ki Allah Ben hakkımı helâl
tasadduk edenleri ettim Allah da sizi
fazlasıyla ödüllendirir.” ا affetsin.
ة ة
ة
ل ة
Yusuf /89 – Artık ا ل ــ ةنا لا ةق ـ فسو ت ــ ۛ ي ــ فن ل ك ــ ة ي ة حنا ء او ةق ـ ل ا ـ ﴾٨٩﴿ن ول ـــ ـ ه ا ةج م فنا ــ ت ــ ف ل
ۜ
ة
zamanı geldiğini Çünkü merhamet
edenlerin en
düşünerek Yusuf: merhametlisi O’dur.”
ا
ل ة
ة ن
حنا اةن
“Siz, dedi, ـــــ فن ةم ه ــــــ ة ي ة لا ن ـــ ح ح ةع ـــ ل ـــ في ـــــ ةم د ــ ف ةق ي ــ ي خا اذ ــ نه ةو ف ــ ي ــ سو Yusuf /93 – Şu
cahilliğiniz döneminde ۜ gömleğimi alın
Yusuf ile kardeşine babamın yanına varıp
yaptığınız muameleyi onun yüzüne sürüverin,
elbette biliyorsunuzdur o zaman gözü
ة
ح ن ة
ل
değil mi?” ةق ــ لا ـ او ﴾٩٠﴿ ةنيينسفح م ــ ف لا ر ـ فجا عي ي ــ ض ـ ي ل ة ح لا ن اةف ر ـ ف ص ـ ب ــ ةي ةو ق ة ةي ــ حت ــ açılacaktır.
ة
ف
Cahillikleri, Sonra da bütün
yaptıkları işin م çoluk çocuğunuzla
kötülüğünü buyurun, yanıma
ن ة
ن
ف ي
bilmeyişleri, yahut ة ةق ــ لا ﴾٩١﴿ ـ ةن ة ة ك ـ حن ـ ل ا ــ ةخ ـ طا ــ ييـ ناةو اةن ة ةع ــ ل ـ في ــ ح لا ة ن ة ـــ ر ك ةثا د ل اةت ح ل ـــ ةق ــ ف gelin.”
neticede doğuracağı
zararı hesap
edememeleri anlamına Bu âyette
gelebilir. Yahut yeterli م م bildirilen “gömleği
ة
ن ة
ف
bilgi, tecrübe ve م ـــــــ فر ةح ل ا ةو ـــــ ه ةو فم ك ل ــــ ح لا رففغ ةي ةمفو ـ ةيلا م ك فـيلةع ۛ بيرفث ةت ــ ل ة yüzüne sürmekle Hz.
olgunluğa ــ ۜ ي Yâkub (a.s.)’ın
gözlerinin açılması”
ulaşmadıkları çağ Tevrat’ta yer almaz.
kasdedilmiş olabilir.
Hz. Yusuf (a.s.) bu
tabiri, onları kınamak, ن ة ف ة ي ﴾٩٢﴿ ـيـ ةن Yusuf /94 –
ح
ي
hakaret etmek için هفج ةو ىلةع هو ــ ا ل ـ ق ـ ةف اذ ــ نه يص ــ ةق ـــ ي م ـ ي ـ ب او ب فذا ةه ــ ـ ي م حاةر لا ـ Kafile daha Mısır’dan
değil, bilakis mazeret ayrılır ayrılmaz, öteden
telkini konusunda ipucu babaları:
vermek, tövbeye teşvik م
etmek için “bilmeyerek ة ة ل ف ف ل “Doğrusu, ben
ة
ى
yapmıştık” dedirtmek لةو ـــ احم ﴾٩٣﴿ ةني ي عةم ــ فجا فم ك لفه ا ـ ب يينو ـ ت أ ةو ۛار ي ــ ص ـ ي ـ ةب ت أ ــ ةي ي يبا ــ Yusuf’un kokusunu
için kullanmıştı. Zira ۟ alıyorum, sakın beni
onların içine düştükleri bunak yerine koymaya
yoksulluk kendisine kalkışmayın!” dedi.
pek dokunmuştu. ا
ف ل
ة ة
ي
نا لفو ة ة ف ــ ۛ ل ـ ــ ةح ي ـ سو ير د ــ جل ي يحنا م ب ـ ه و ـ ف ـ ل ة ةق ـ لا ـ ي ع ـ ري ف ة ةف ـ ۛ ص ـ ل ـ ت Yusuf /95 –
ا لا
ي
Oradakiler: “Vallahi,
dediler, sen hâla, o eski
saflığında devam
ف ة
ن ي ة
﴾٩٥﴿ ي ي دــم ــ ةق ـ لا ك ل ل ــ ة ـــ ۛض يف ـــ ي ة ل ك ة ل اةت ح حنا ــ اول اةق ﴾٩٤﴿ نو د ت ـ ةف ـ حن ــ etmektesin.”
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
245

