Page 248 - e mushaf TR pdf
P. 248

244
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Yusuf  /79 –                                                                            Yusuf  /83 – Ama
          Yusuf: “Biz malımızı    12-Yusuf Süresi           Yaprak 02B  Cüz 13   Süre 12  Sayfa 244  babaları Yâkub: “Hayır,
          kimin yanında              Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  hayır! Korkarım yine
          bulmuşsak onu                                                                           nefisleriniz size bir işi
          alıkoyarız.                                                                            cazip gösterip ayağınızı
                                          ﴾١٢﴿       فسوي ةروس             ﴾١٢﴿          244           kaydırmıştır.
                                                              و
          Başkasını tutmaktan                           َ  و و َ و
          Allah’a sığınırım.
                                                                                                     Ne yapayım? Bu
                                                                                                   hale karşı sükûnet ve
          Çünkü biz öyle                                                                                ümit içinde
          yaparsak zalimler
                                                              ة
                                                                           ف
                                                              ح ي ة
          arasına girmiş oluruz!”  ا   فن ة  ـ ۙ    ـ  ـــ  ع   اةن ـــ ةع ات ـــ ةم  اند ــــ ف  ةجةو ن ـ ف  ةم لا  ذ  ف  ــــ أ    خ ــ  ةن  نا     ح لا  ةم ـ ةع ـ  ةذا  ة  ةق ــ لا  sabretmekten başka
                                                                                ن ل
                                           ة
                                                 ة
                            هد
                                                                                                     yapacak şey yok.
          Yusuf  /80 – Vakta ki
          Yusuf’un onu                                                                                Ümidim var ki
          vermesinden ümitlerini                                                                        Allah bütün
                                                                         ة
                                      ة
                                                                                  ة
          kestiler. Bir yana   ۜح ى اي جةن  او   صلةخ   ه  ـ فن ـ   م اوسةـ  ــ ةت ــ في ــ    ف سا ام  ة ة  ةف ــ ل ــ ح  ﴾٧٩﴿ ـ ۟نو     ل ـــــ  م  اظ ــــ ة ى  ا ة ي ي  حنا ــ ا  kaybettiklerimi bana
                                                                                      ل اذا
          çekilip aralarında                                                                           lütfedecektir.
          fısıldaşarak şöyle
          konuşmaya başladılar.                                                                      Çünkü O alîmdir,
          Ağabeyleri dedi ki:   م                   م       ة                          ف            hakîmdir (benim de
                                                                                           ة
                                        ة
                                            ل
                                                                                       ك ــ ي

          “Allah’ı şahit tutarak   فم ك  ة  ــ ل ــ فـي  ةع  ذ ــ ةخا د   فم ةق  ـ ف  ك    ا      ن ا   اةب  او م ة ا ل ح ل    ل ـ  فم     ةت ــ فع ـ ل ـ  ل ة  ـ ا فم   ه ريب لاةق  onların da hallerini bilir
                                                                                                       ve beni elbette
          babanıza kesin söz                                                                         hikmetini ortaya
          verdiğinizi                                                                                 koymak için, bu
                                                                                                       imtihana tâbi
          ve daha önce Yusuf                           ف                                                tutmuştur)”
                                                                               ن
                                                                                       ى
                              ة
          hakkında da işlediğiniz   ةح رفبا    ة ل  ةف   ـ فنل  ۛ ۛ فسو  ي ـ     ييف  م ت طةر ـ ف  ح  ــ ةف اةم  ةق   ـــ فب ــ ل    ةو   م ـــ فن     ح لا   م ــ  ةن اق  ةم ـ  ثفو ــ
          kusuru
                                                                                                        Yusuf  /84 –
          nasıl olur da                                                                              Onlardan yüzünü
          bilmezlikten                                    م                   ف                      çevirip öte tarafa
                                                                                           ة ف
                                                                         ا ة
                                     ف
                                                                                  ن
                                                     ن
          gelebilirsiniz? Ne yüzle  ةني ي م كاةحلا   رفيةخ   ةو هةو ييل    ح لا  ةم ك  ل    فوا   فحةي  ييابا ل    ييل نةذأةي   ىحتةح ۛ ضفرلا  dönerek ufuklara

          döneceksiniz?                          ۛ                                                       seslendi:
          Ben katiyyen buradan                                                                         “Ya esafâ alâ
          bir adım atmam,                  ة                       م        ا                     Yusuf! Nerdesin Yusuf!
          ayrılmam; ancak babam  ـ ر   ة  ة  ح             ا ل ا ي  ك    ل   ن ي  ا     ي            Nerdesin Yusuf!”
          bana izin verirse yahut  ق  ة ۛ  ۛس   ك  ــ ةن ـ  فبا نا   ةي  ـ ةبا ا ـ ةنا ـ  ا  اول و ق  فم ةف   ــــ  يبا  ـ ي ـ  ىلا او  ـــ  ع ـ   جفرا ﴾٨٠﴿
          hüküm verenlerin en
          hayırlısı olan Allah                                                                        Yusuf diye diye,
          hükmünü bildirirse, o                          م                                       üzüntüsünden gözlerine
          başka!”                                  ف   ة                      ة                          ak düştü.
                           ﴾٨١﴿ ةني        ف ـ ي ظ ــ  اةح  ب  ـ ل ـ ةغ ـ في ـ   ل  احن    ك ــ  اةمةو   ام ــ ة ةع ـ  ل ـ فم ــ   اةن   ب لا  ا ا ح ي     ـ ه ـ ةنفد ـ  ةمةو ـ ۛش ا

          Yusuf  /81 – “Siz                                                                           Yaptıklarından
          dönün, babanıza deyin                                                                      dolayı oğullarına
          ki:                                                       م                            duyduğu kızgınlığını da
          “Sevgili babamız,                    ة ح                        ة ح                      belirtmiyor, öfkesini
                                                       ف
          bizler farkına varmadan اةه  ـ ي ـ  يف  اةن  ف    ا  ي  ـــ ايت ـ  لا ري  ـ ي ع ــ  لاةو  اةه  يف احن ـ ي ــ  ة  ك ـــ   ييت ــ لا ةة  ف ةق ـ ةير ــــ  لا ـــ ــ  ف سةو ـ ةـ
                                        ل فق ـ ةب ـ ل ــ
                                                                                      ل
                                                 ة
                           ۜ                                                    ف                 yenmeye çalışıyordu.
          oğlun inan ki hırsızlık
          etmiş.                                                                                        Yusuf  /85 –
          (Su kabının onun   م             م                                                      Oğulları şöyle dediler:
                                                                            ة
                                                                 ة
                                                             ف
                                       ل  ف ــ  س
          yükünde çıktığını   فم ك    ــ فنا  فم ك  ة ل  ت  ة ة  ـــ لحو ـــ ف ــ  ۛس ل ـــ ةب  لا  ةق ـ ﴾٨٢﴿ و ن  اص  ة ي ة  حناةو ـ  ا ل ــــ ۛ     د    ق ــ  “Ömrün geçti gitti, hâla
                                                                                                     Yusuf’u dilinden
          gözlerimizle gördük)
                                                                                                     düşürmüyorsun.
          Biz ancak bildiğimize
          şahitlik ediyoruz.                        ف                                                Vallahi “Yusuf!”

                                                       ف
                           ى
          Söz verdiğimiz zaman,  ۜاعي ـ  ي مةج   م     ــ  ت أ ـــ ةي ـــ ين ـ ي    ب ــ ه ـــ ف  ةي نا    ن ل      ح لا ىۛسةع  لي  ـ ي م ـ ۜ  ةج  ر  ةف ـ ۛ ص ـ فب ــ  ى  فما ــ ۜار  ل  diye diye kederden

                                                                                                     eriyeceksin veya
          bu durumun ortaya                                                                            büsbütün ölüp
          çıkacağını nereden                                                                            gideceksin”
          bilebilirdik?                              ن
                                  ل ا ة
                                                     ح
                                                                                  ف
                                                                                            حنا ـــ

                           ىف  ـ ن  ۛسا اةي  لاةقةو  م هفن ـ ف  ةع ىلةو ةتةو ـ ﴾٨٣﴿ ـيـ  م  ــ ةح ــ يك  ف لا  م  ــ ةع ــ يل ـ ي ـ  لا ةو ــــ  ه  ه  ة ي  Yusuf  /86 – “Ben,
          Gayb bize emanet                                                                       dedi sıkıntımı, keder ve
          edilmiş değil ki!”
                                                                                                     hüznümü sadece
                                  ف                                                               Allah’a arzediyorum.
             Yusuf  /82 –
          “İnanmazsan, gittiğimiz      ــ  ه ــ  ةو ك ـ ي ظ ــ  مي  ةف  نز  ف لا ن ــ ة ــ  ح ــ   ف   م   ها  ـــ في ـ ةن ـ  ةع  ت  ة  ـــ ةي ـ ح ض ـ ف  فباةو  ف   ي ـــ  سو ـ ۛ  ن  ةع ــ ىل  Hem sizin
          şehrin ahalisine ve yine                                                                 bilemediğiniz birçok
          içinde geldiğimiz                                                                        şeyi Allah tarafından
          kafilede bulunanlara                                                                         vahiy yolu ile
          sor.                 م                          م                                             biliyorum.”
                                                            ف
                            ة
                           نو ك   ةـت ى ن  ـــ حت ـ  ةح    ــ ۛ ف     ك ـــ   ر  ي ـ  س و   ذ ـــــ ةت  ال ؤ  ةت  ـــ فف ــــ ةت ــ  ن  ةت  ـ ا      ح ل     ةق ـ ل ا ـ  او  ﴾٨٤﴿
             Bütün
          samimiyetimizle ifade
          ediyoruz ki              م
          söylediğimiz doğrunun                                               م
                                             ة ي ة
                                                                           ة
                                                                   ف
                                                                                     ل ى
                                        ل ا
          ta kendisidir.”     ـ ييحث ةب  او  ــ ك  ف شا ام ـ ة  ـحنا  لاةق﴾٨٥﴿ ةني  ـ يك ــ   ل اةهلا    م ــ ةن   نو ك    ةـت فو ا اضر  ةح ــ
                                                                                          ة
          Dönüp babalarına
          ağabeylerinin bu
          sözlerini naklettiler.
                                  ة
                                                           ن
                                                    ة
                                                                             ن
                                                                                  ة ي
                           ﴾٨٦﴿ ن و م   ة  فع ــ ل ـــ  ــــــــــــــ ةت  لا ــ ةم       ح لا  ةن م    ملفع  ل ة   ةو   ا       ح لا  ىلا ييان ز ــ  ح ةو
                                                                                        ف
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          244
   243   244   245   246   247   248   249   250   251   252   253