Page 305 - e mushaf TR pdf
P. 305
301
Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 Kehf /82 –
ءزجلا 18-Kehf Süresi / Yaprak 01A Cüz 16 Süre 18 Sayfa 301 Gelelim duvara: O
Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 duvar şehirdeki iki
yetim çocuğa aitti.
ِ
301 ﴾١٨﴿ فهكعلا ةروس ﴾١٨﴿ Duvarın altında onlara
َ
و
ait bir define gömülü
﴾١٦﴿ ع َ و idi. Babaları, salih, iyi
bir insandı.
Rabbin onların reşit
olacakları çağa gelip,
ى
ة ة ي ة ة ف ل
ة ة ل
ة ف ي
ك تل ة ة ف اۛس نا لاةق ﴾٧٥﴿ارفبۛص ة ي عةم ةعي ي طتست ف ة فنل كحنا كل ل قا م لا ـ ف لاةق definelerini o zaman
ة
ة
çıkarmalarını irade
Kehf /75 – “Sen buyurdu.
benimle arkadaşlık Bütün bunlar
etmeye katlanamazsın Rabbinden birer lütuf
dememiş miydim?” ى ف ة ة ةق ين ةف اةهدفع ـ ة ve rahmet olup, ben
ح
dedi. ارذ ع ـ يين د ل ن ــ ف ـ م ۛ تفغ ـ ةب فد ـ ل ــ ۛ ـ فب ـ ي ح اص ت ل ـ ة ـ ۛ ةب ء ف يۛش ن ةع ـ ف hiçbirini kendi
Kehf /76 – Mûsâ: görüşümle yapmış
“Eğer” dedi, “sana bir değilim.
daha soracak olursam, İşte hakkında
bundan böyle benimle ة ة ل ا ف ة ل ا ل ا ي ن ا ة ة sabırsızlık gösterdiğin
ح
ف
hiç arkadaşlık etme! ــ ةبا ــ افو ةف اةه ـ ل ـ فها ام ـ ةت ـ ط ـ ةع ـ ة ف سا ةةير ـ ةق ل ـ فها اةي ـ ةتا اةذا ىتةح اق فناةف ـ ط ـ ل ـ ة ﴾٧٦﴿ meselelerin içyüzü
Artık özür bunlardan ibarettir.”
dileyemeyecek hale [47,13; 43,31]
geldim.” Kehf /83 – Bir de sana
Kehf /77 – Tekrar yola Zülkarneyn’i sorarlar.
ف ل
ى
ف ل
ة
devam ettiler. ة ةف ض ـ فن ـ ةق ـ ح ـ ةقا ـ ةما ـ ه ةي نا دير ي ـ اراد ــ ة ج اةهي يف اد ــ ة ـ ةف ــ ةجةو ه ـ اةم و ف حي ي ــ ۛ ض ــ نا “Size onun bir
Nihayet bir şehre varıp ۜ ي hadisesini anlatayım”
o şehir halkından de.
yiyecek istediler, Zülkarneyn, anlamı ve
ama ahali bunları kapsamı geniş olan bir
ة
ة
ة
ة ة
ف ة ة
ل ة
ى
misafir etmemekte ۛ ك نفيةبةو يينفيةب قار ف اذنه لاةق﴾٧٧﴿ارفجا هفيلةع ۛ تذةخحتل ۛ ت ش ـ فئ ـ فول لاةق kelimedir. Zülcenaheyn
ة
diretti. vasfına benzer, “iki
Bu sırada Hızır orada kanatlı” yani işin çeşitli
yıkılmaya yüz tutmuş yönlerine vâkıf,
bir duvar görür görmez mükemmel demektir.
ف
ة
ة
ى
ة ل
ة
onu düzeltiverdi. ف تةناةكـف ة ةةني ي فسلا احما﴾٧٨﴿ارفبۛص هفيلةع فعـ طةت ف سةت ة اةم ل ـ فم ليوأةت ب ك ئ حبةناۛس Karn: asır, boynuz, aynı
ح
Mûsâ: “İsteseydin” ي zamanda yaşayan
dedi, “elbette buna topluluk, güneş kursu,
karşı iyi bir ücret bir toplumun başı,
alabilirdin.” efendisi vs. Görünene
Kehf /78 – Hızır: “İşte” ة ا ل ف ل ة ف ة ve görünmeyene sahip,
ةف ـ
ـ
ة ف
م
dedi, “seninle ك لةم هءاةرةو ناةكةو اةهةبييعا نا تفدةرا رفحةبلا ي ف نولمفعةي ة ةنييكاۛسةم ل dünyanın doğusuna da
ayrılmamızın vakti batısına da sahip,
gelmiş bulunuyor. dolayısıyla cihangir
mânaları da
Şimdi sana hakkında ة ل ف ة ل ى ة ح ف mümkündür. Tefsirlerde
ة ـ
sabırsızlık gösterdiğin o ــ م فؤ ـ ةن ـ في ـ ن م هاةو ةبا ـــ ناةك مل ــ غ ـ ة ةف ــ لااحماةو ﴾٧٩﴿ اب ف صةغ ةةني ي فۛس ل ك ذ خأي daha çok cihan
meselelerin içyüzlerini fatihlerinden
tek tek bildireceğim: Makedonya kralı
Kehf /79 – Evvela, o Büyük İskender (M.Ö.
gemi, denizde çalışan 324) üzerinde durulsa
ة
ى
ى
ف ل ا ة
ف ل ا
birtakım fakirlere ait اةم هحبةر اةم هل دفب ي نا اةنفدةراةف ﴾٨٠﴿ۛارفف كةو اناةيفغط اةم هق ـ ة هر ي نا اةنيشةخةف da, onun bazı vasıfları
ي
ف
idi. Ben onu kasden bir Kur’ân’da bildirilen
miktar zedeledim. Zülkarneyn’e
uymamaktadır.
Zira öte yanında, ة
ل
ى
ى
ة
sağlam olan bütün ةك ـ نا ةف ـــــــ ر اد لا ــ ج ـ ة ل ة ف ةو ا احم ﴾٨١﴿ امفح ر ۛ بر ـ فق اةو ىةو نك ـ ــ فن ـ ةز ه م ار ةخ ـ في ـ Daha önce
gemileri gasbeden yaşayan İran kralı
zalim bir hükümdar Büyük Dariyus (M.Ö.
vardı. ف 521) olma ihtimali de
Kehf /80 – Oğlan vardır; zira o da,
ة
ف
çocuğuna gelince: ة ل ــ ه ــ اةم ز ك ــ فن ـ ـ فح ـ ةت ــ ه ةت نا ـك ـ ةو ة ــ ةم ـ ي د ةني ــ لا ي ـ ف ن ــ يت ـ ةمي ـ في ـ ةي نفي ةم ل ل ـ غ ـ ة ــ zamanında meskûn
Onun ebeveyni mümin dünyanın büyük
insanlar idi. kısmını ele geçirmiş,
ف İsrailoğullarını da Babil
Bu çocuğun onları ة esaretinden serbest
ل
ف
ة ى
ا نا
ileride azgınlığa ve ه ـــ اةم حد ــــ شا اةغ ا ــ فب ـ ل ــ ةي نا ك ة ل حبةر ـــ ةد اةر اةف ۛاح ــ ل اۛص ام ــ ة ب ـ ه و ل ة ةو ك ـ bırakmış, dine bağlı
küfre sürüklemesinden olduğu bildirilen bir
hükümdardı.
korktuk. Zülkarneyn vasfı KM,
ف Daniel, 8,3.20 ile de
Kehf /81 – ف ة irtibatlandırılmaktadır.
Onların Rabbinin, ةع ــــ فن ـــ ةع ــ ل ـ ت ــ ه ةف اةمةو ۛ ك حبةر فن م ىةةمفحةر ۗام ة ك ـ فن ــ هز ــ ة اةجرفخ ةي ةو ـ ف س ـ ةت ـ
kendilerine, onun
yerine daha temiz, daha Ashab-ı kehf,
Hızır ve Zülkarneyn
hayırlı, gibi gizemli konularla
۟
۟
ة
ة
ة
ى
merhamette ondan ن ةع ـــ ف كةنولةـ ف سةيةو ﴾٨٢﴿ رفبۛص هفيلةع فعـ ط ف سةت مل ة ف اةم ليوأ ف ةت ـ ك لنذ يرفما ل sûrenin atmosferinde
ا
dolu olan bu kutlu
ۜ
ي
ۜ
ي
daha hisli bir çocuk ۜ başka çok ihtimaller de
ihsan etmesini diledik. bulunabilir. Doğruyu
ذ م bütün yönleriyle
ف
ى
﴾٨٣﴿ كار ذ ه ـــ فن ــــ م فم ك ة ــــ ل ـ في ـ ةع اول ـــــ ة ـــ فت ا ۛس ل ـــ ق ن ف ـــ لا ي ذ bilmek, Allah Teâlaya
ف ةق ـ ر ةن ـــ في ـ
ۜ
mahsustur.
ۜ
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
301

