Page 302 - e mushaf TR pdf
P. 302

298
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Kehf /46 – Mal                                                                          Kehf /50 – Hani
          mülk, çoluk çocuk...    18-Kehf Süresi       /       Yaprak 09B  Cüz 15  Süre 18  Sayfa 298  bir zaman Biz
                                     Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  meleklere: “Adem’in
             Bütün bunlar                                                                         önünde (Allah’a) secde
          dünya hayatının                              ِ                                         edin!” deyince, onlar da
                                                                                                      derhal secdeye
                                                          َ
          süsleridir.                     ﴾١٨﴿       فهكعلا ةروس           ﴾١٨﴿          298
                                                              و
                                                         ع     َ و                                    kapanmışlardı.
             Ama baki kalacak
                                                                                                       Ne var ki İblis
          yararlı işler ise                                                                           eğilmemişti. O
          Rabbinin katında,                                                                       cinlerden idi. Rabbinin

                                                                                    ف
                                                         ف
                                                                         ف
                                                                                ة
                                                                                            ف ل
                                              ة
                            ةدفن ع رفيةخ   تاةح لا ح صلا    تاةي قاةبلاةو اةيفنحدلا  ةونيةحلا  ةةنييز نو نةبلاةو لاةملا  emrinin dışına çıktı.

             hem mükâfat                                     ۛ
          yönünden, hem de ümit
          bağlamak bakımından                                                                           Ey Adem’in
                                                                                                         evlatları!
          daha hayırlıdır. [3,14;
                                ة ف
                                           ة
                                                                                          ة
                                                                                  ى
          64,15]            ۛ ضفرلا ىر  ةتةو ـ   لاةب  ف     ـ ۛس ـ  حي ـ لار ـ  ج ـ   ن ةمفو ةي ةو ـ  ﴾٤٦﴿ ةما رـ ىل  ل     ـ في ـ  ةخ ةو ا  ةث  ــ باةو ـ  ك حبةر  Onlar size düşman
                                      ة
             Kehf /47 – Gün                                                                         oldukları halde, siz
          gelir, dağları yürütürüz,                                                                 kalkıp Benden ayrı
          yerin dümdüz hale   ن                                       ة                             olarak onu ve onun
                                                 ى
                                                     ل
                                                                                        ۙ
          geldiğini görürsün.   ـ ىل  ةع او ـ      عةو ـ  ضر  ﴾٤٧﴿ۛادةحا فم هفن م فر دا  ف  ـ ۛش ـ ةنر ـ  ها ـ ةف فم ـ ل ـ  ن فم ـ ةغ ـ  ةحةو  ىةةزرا ةب ـ  evlatlarını mı dost
                                                                                                      ediniyorsunuz?
             İşte bütün
          insanları mahşer                         م             ف                                    Zalimler için ne
          meydanına topladık,        ف          ل ة ة      ة                     ة ۜح ى   ة          fena bir bedel! Ne
                            فم تم  ةعةز ــ ف  ـ ل ةب   ةةرةم لحو    فم   ا  ك   اةنقل  ةخام    ك ة ـ ف  اةنو م   ج د ـ ف ـ فئ ـ  ت ـ  ةقل اف  ۛص ـ   ك حبةر  zararlı bir takas!
                                          ح
             eksik bıraktığımız                                                                   [15,28-39; 2,34; 7,12]
          bir tek kişi bile                                                                           İblis meleklerle
          kalmadı. [20,105-107;                                              م
          27,88; 101,5]              ف               ف             ى               ة ة      ة ح ل  beraber bulunduğundan
                            ةني ي مرفج ملا   ىرةتةف      باةت    لا نك  ةعض وةو ﴾٤٨﴿اد عفو ـ ةم فم ك    ل ـ  لةع  لا ـ ةن فن ـ فج ـ  istisna ediliyor.
                                         ة


             Kehf /48 – Hepsi                                                                     Melekler yaratılış icabı
                                                                                                       Allah’a isyan
          sıra sıra Rabbinin                                                                      edemezler, İblis’te ise
          huzuruna arzolundular.                                                                   irade bulunduğundan
                                                                 ة
                                            ف ة
                                  ة
                                                          ة
                                                                                ة
                                        ة
                            ر داةغيل بات  نك ـ  لا اذ ـ نه    لاةم اةنتل ــ فيةو اةي نولو ق ـ ةيةو  هي  يف ام ـ ح ـ   م ةني ي قفش   م ـ   ف  tercihte bulunup itaat

                                                         ة

             Ve şöyle nida                                                                              dışına çıktı.
          edildi onlara: “İlkin sizi
          nasıl yarattıksa, aynen o                                              ف                    Kehf /51 – Ben
          şekilde Bize döndünüz.   ف                                      ا ة      ة             onları göklerin ve yerin
                                  ة ى
                                ة
                             م لظي لةوۜارضاةحاول م       اةم ةع ـ  اود ـ    ةجةوةو اةهيص    فحا ـ ن  ح ي ل    لا ىةريب  لةو ىةري ي غۛص  yaratılışına tanık
                                                                                    ك ي
                                                                                       ة
                                                                             ة

                                                               ۛ

             Siz ise, size böyle                                                                  etmediğim gibi, bizzat
          bir buluşma                                                                             kendi yaratılışlarına da
          belirlemediğimizi iddia                ف                                                    şahit kılmadım.
          ederdiniz değil mi?”   ن                   ا ن   ف     ف     ي       ى             ة ل
                                                                               ۟
          [78,38; 89,22]   ةم ةد    ل   او د  ـــ  ج ــ    ف سا  ة  ـ ل ــــ ةم ــ ل ـ  ئ ـــ ك ــ   ل  اةن  ــــ ل ــ   ق  فذا ةو ﴾٤٩﴿ ــــا د  ةحا  ك  حب ةر ــ  Ben sapık ve
                                                                                                     saptıran kimseleri
             Kehf /49 – İşte                                                                       hiçbir zaman yanıma
          herkesin hesap defteri                                 ف             ا                 yaklaştırmam, yardımcı
                                                                               ة
          önüne konuldu.      ل              ةف  ن    ف      ة               ي ح ي  ا             edinmem. [34,22-23]
                                 رفما  فنةع ــ ةق     لا ن ــــ ة ـــ  ج ـــ ح ــ ةف ــ ۛس   م نا  ك ــ    س    فب ــــ يل ـ ي ـ ۛ  ا لا او  ةف ـ ۛس ـــ ةج ـــ  د
                                                                     ۜ
             Mücrimlerin                                                                             Kehf /52 – O gün
          defterdeki kayıtlardan                                                                 Allah müşriklere der ki:
          korktuklarını ve şöyle   م

                                                               ل ا

          dediklerini görürsün:      ةع ـ ۜحو د فم ك ة  ـ ل فم ـ   هةو ي ـ ينو د ن ـ ف   م ءاةي ـ  لفوا  ه  ـ ةت ـ  ة ا  حيحر  ذةو ه ـ ةن وذ  ة  ل  ح بةر ــــ يه ا     ةف ـ ةت ــ حت ــ  خ ـ  ortaklarım olduklarını
                                                                                                     “Haydi bakalım,
                                                         ة

             “Eyvah bize! Bu                                                             ۜ         iddia ettiğiniz putları
          deftere de ne oluyor?                                                                     çağırın, gelsinler!”
                                                                                    ة
                                                                         ى
                                                                                    ح
                                             ة
                                ة ف
                                                                 ل ا
             Ne küçük komuş,  ضفرلاةو     تاةو  ن مسلا   ح ـ  ف  ـ ةه ـ  تفد ـ  ه ـ فم   ةخ ـ ةقل  ف شااةم ﴾٥٠﴿لةدةب ةني ي م لاظ    ل ل ـ  ۛ سفئ ب  İşte çağırdılar

          ne büyük, yazılmadık                                                                    ama, onlar kendilerine
          şey bırakmamış!”                                                                          cevap vermediler.
                                                                   م
                                                   ف ة
                                                                                            ة
                                ى
             Böylece yaptıkları   ﴾٥١﴿ ــاد  ةع ن  ح  ـ  م ـ ض ـ يل ـ ي ـ ة ـ   ض  لا ذخ  ة   م  ت   اةمةو  م  فنا ق ف ل  ةخلةو  Biz aralarına bir
          her şeyi yanlarında                                     ك ـ فن ـ   ـ حت ــ            ــ ل ـ ة ـ  ف ـ س ـ ه ـ ف  uçurum koyduk. [46,5-
          buldular.                                                                               6; 6,94] [36,59; 30,14]
             Şu kesin ki Rabbin                              ة                                           Kehf /53 –


          kimseye zulmetmez.   ة  ةف ـ ل ـ فم فم  ةع د  ةف  م  ــ فم ــ  ت ــ ف ــ ة ــ  هفو ـ  ةعةز ةنيذ ح    لا ـ ي  ة ي ءا ا  ــ ر   ةك ـ   ش اودا ـ ةن لو  ــ  ق ـ  ةي  ةمفو  ةيةو ـــ  Suçlular ateşi gördüler,
          [3,30; 75,13; 4,40;                                        ة                            orayı boylayacaklarını
          21,47]                                                                                      iyice anladılar.
                                                                                                     Etrafı yokladılar,
                            ة          ـــ  م ــ فج ــ  مر ــ نو  ف ل  ى ا ق  ف  ةجةو  م ه ة ل او ب  ةي ـ ف س ـ ةت ـ ي ج ـ ي ـ  fakat ondan kaçacak bir
                                         لا اةر ةو ﴾٥٢﴿ ـ
                                                        بفوةم م ه       ـ ةع ـ ل ـ ةب اةن ـ في ـ ةن ـ ف  ـ ف  yer bulamadılar.
                                                                                  ا
                                                                                           ة
                                ى
                           ﴾٥٣﴿۟افر    ـ ف ص ـ  ةم اةه  ــ فن ـ  ةع اود  ةي م ــ ف ــ  ج ـ    ة لةو  اةه و ع   م م ه    حن ـ ف ــ  قاةو ــ  ل ة  ا اوحن  ة    ـ ظ ــ  ةف ةراحن لا ـ

                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          298
   297   298   299   300   301   302   303   304   305   306   307