Page 303 - e mushaf TR pdf
P. 303
299
Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Kehf /54 – Biz bu Kehf /58 – Senin
Kur’ân’da, insanlar için 18-Kehf Süresi / Yaprak 10A Cüz 15 Süre 18 Sayfa 299 mağfireti bol Rabbin,
her türlü misal ve Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 merhametlidir.
öğüdü, farklı üsluplarla
tekrar tekrar ifade ettik. Eğer işledikleri
ِ
299 ﴾١٨﴿ فهكعلا ةروس ﴾١٨﴿ suçları sebebiyle onları
و
َ
Fakat birçoğu ع َ و cezalandıracak olsaydı,
bunları anlamadı. Zira azabı onlara hemen
bütün varlıklar içinde gönderirdi.
tartışmaya en düşkün ف
olan insandır. ف ة ح ة ف ة Fakat onlar için
ة
ن
ناس ـ ۛ فن لا كـنا ةو لةث ةم ـ ل ك ن ـ ف م ساحنل ل ـ نار قلا اذنه ييف اةنففةرۛص فدةقلةو belirlenmiş bir süre
ف
ح
ۜ
Kehf /55 – O vardır ki o vaade
geldiğinde
insanları, kendilerine Allah’ın cezasından
peygamber geldiği ذ
halde, inanmaktan ve ا ي ا ف ل ة ى ل ا ك kaçıp sığınacak hiçbir
ة
Rab’lerinden mağfiret ه ـــ م ة ـ ءا ةج فذا اون ــ مفؤ ــ ي نا ۛ ساحن ةمةو ـ ةم ا ــ ةن ــ ةع لا ــ ﴾٥٤﴿لةدةج ءف يۛش رةث yer bulamazlar. [35,45;
dilemekten alıkoyan 13,6]
şey, sırf Allah’ın
düsturu uyarınca, Kehf /59 – İşte o
ا
ة
evvelki ümmetlerin ة ة ف ة ف ف ل ح ي ة ف şehirlerin harabeleri!..
başına gelen azabın ــــ ي ـ ةن يلحولا س فمـ حنـ ة ــ ةي تأ ـــ ه ــ ةت نا لا م ه حبةر ــ ف اور ــ ف س ــ ةت ــ فغ ــ ف ــ ةي ةو ىد لا ــ ه ــ ن Oraların ahalisi
kendilerinin de zulümlerinde ısrar
başlarına gelmesini edince onları imha
yahut âhiret azabının ettik. Onların helâkleri
gözlerinin önüne ة ف ة ف ف için de, bir vaade tayin
ح ي
ف
konulmasını ةنير ي م ـ ةب ـ حش ـ لا ةنييلسر لا ـ م ـ ۛ ف لسر ـ ن اةمةو ﴾٥٥﴿ ىلب ق باذةعلا م فوا تأةي ـــ هةي ـ ل ettik.
beklemeleridir. [29,29;
8,32] O şehirler, Mekkelilerin
yolları üzerinde olan Sebe,
ف Medyen, Semud, Sedum
Kur’ân insanın ف ة ح gibi yerlerdir.
ي
kalbini ve aklını ب ــ ه او ض ـــ ــ ي ـ حفد ـ ل ل ط اةب ب ـ لا ــ اورةف ك ةنيذ لا ــ ي ل د اةج يةو ـ ۛ يرذ مةو ـ فن ـ ـ ةن
uyandırmak için her Kehf /60 – Bir vakit
türlü vasıtayı, çeşitli Mûsâ, genç
misalleri, farklı anlatım yardımcısına: “Durup
tarzlarını kullanmış, ف ل ة ن ا ة ف dinlenmeyeceğim,
ى
ا اةمةو ييت
ikna etmek için ـ مل ظا ن ـــ ف ةم ةو﴾٥٦﴿ او ز ـــ ه او ر فن ـــ ذ ا ةي ـ ا ا اوذ ـــ ةخ ـــ ة حتاةو ق ـــ ح ةحلا demişti, ta ki iki denizin
denemediği yol birleştiği yere
kalmamıştır. Bunlardan varacağım.
anlamayan, artık azabın Varamazsam senelerce
tepesine inmesini yürümeye devam
ة
ح ــ
beklemelidir. ف تةم حدةقاةم ــ ة ي ــ س ةنةو اةه ــ فن ــ ةع ۛ ضر ة تا ن ب ر ـ ةيا ـ حبةر ـــ يه ةف ــ فعا ــ ة ك ذ ن ة م ـ حم ــ ف edeceğim.”
ة
Kehf /56 – Kur’ân’da adı
Halbuki Biz resulleri bildirilmeyen bu genç
azap getirmeleri için ي ن yardımcının Yûşa İbn Nun
ل
ف ل
(Josue) olduğu tefsirlerde
حنا هاد
değil, sadece iman ـ ةو ف ي هو ه ـــ فف ــ ةق ــ ةي نا ىة ة نك ـــ حن ـــ ا م ــــ ه ــ ف ب ول ــــ ق ىل ـ ةع اةن ف ـ ةع ـ ل ــ ـ ةج ا ة ي ۜ ةي ــ ة rivayet edilir.
edenleri Allah’ın
rahmetiyle Mûsâ (a.s.)’ın Hızır (a.s.)
müjdelemeleri, inkâr ile kıssası Tevratta yer
edenleri ise bekleyen ا almaz. Fakat Buharî’de
ف ي ى
ة ي
tehlikeleri haber verip اود ةي ــ فه ـ ةت ـ ة ـــ فنل ةف ىد ــ ه ـــ ن ف لا ىلا م ــــ ه ـــ ف ع د ـــ ف ةت نا ةو ۜار ــــ فق ةو م ــ ه ـــ ف ن اةذا ن nakledilen bir hadîse göre
uyarmaları için Hz. Peygamber (a.s.) bu
kıssadaki Mûsanın
göndeririz. İsrailoğullarının meşhur
Peygamberi Mûsâ (a.s.)
olduğunu bildirmiştir.
Kâfirler ise hakkı Bundan ötürü, onun, bazı
ى
ل ى ي
اد
batılla kaydırmak için ـــ ذ ه ــ فم خ اةؤ ة ـ ةم ــ ل ة ـ ي فو ــ ح لاو ـ فحةر ذ رو ف لا ـ ةغ ــ ة ف حبةر ـ ك ةو﴾٥٧﴿ ــــــ ةب ا اذ ا oryantalistlerin iddia
mücadele verirler. ۜ ettikleri gibi başka biri
(mesela Gılgamış)
Onlar bütün ف olduğunu düşünmeye sebep
yoktur.
âyetlerimizi, bütün ة ف ة ف ة ة ة ة ة Bu âyette geçen iki deniz
uyarmalarımızı hep فن م او د ج ـ ةي فنل د عفو ةم م ه ةب ـ ل ل ـ ف ـ ۛ باذةع ـ لا م ه ــ ل لحج ـ ةع ـ ل او ب ام ب ــ ة ك ـ ۛس ـ hakkında, tefsirlerde
alay konusu yaparlar. ۜ dünyanın üç kıtasına
dağılmış birçok yerler
tahmin edildiği gibi, işarî
Kehf /57 – tefsir kabilinden bazı
ف ة ف
ا ل ة
Rabbinin âyetleriyle ف ـ ةع ـ اةنل ةجةو او م ة ة ظام ة ة ـ ل فم ـ ح ـ ل ـ ه اةن فها ـ ل ـ فك ـ ىر ق ـ لا كل تةو ـ ﴾٥٨﴿ىلئفو و د ن ـ يه ةم ــ tevcihler de teklif
öğüt verildiği halde ن edilmiştir. Fakat bu gizemli
kıssadan alınacak hisse,
onlara sırtını dönen ve bunları bilmeye bağlı
elleriyle işleyip irtikâb değildir.
ettiği suçlarını unutan Kehf /61 – Onlar iki
kimseden daha zalim ا ن ل ة ا ة ى denizin birleştiği yere
ةو ا ةق فذ ــ
ة
kim olabilir? ىحتةح حر فب ـــ ال هي ل ــ ةف ــ نت ــ ىسو ـــ ن م لا ي ﴾٥٩﴿ عفوةمـ ۟اد مه ل ـ ةم ـ فه ـ ل ـ نك ـ ف vardıklarında balıklarını
unutmuş bulundular.
Biz onların kalplerine
bunu anlamalarına
engel olacak perdeler, Balık sıyrılıp
ف
ل ل
ى
ة
kulaklarına da ağırlıklar ـ فج ـ ةعةم ةم اةغ ة ةب ام ة ة ةف ــ ل ـ ح ـ ل ـ ﴾٦٠﴿ اب ق ح ة يضفم افوا نفير ـ ةب ـ فح ـ لا ةع ةم غ فبا ـ ل ــ ة ـ فج ـ ةم ـ ل denizde bir yol
koyduk. tutmuştu bile.
Sen onları hidâyete
çağırsan da, artık onlar
ة
ى
ebediyyen hidâyete ﴾٦١﴿ ابرۛس رفح ف لا ـ ةب ـ ي ف ه ة ـ ييب ـ ل ـ ۛس ذ ـ ةخ ــ ة حت اةف ام ـ ةتو ــ ه ـ ة ح اةي ةن ام ةب ـ في ـ ن ـ ه ــ ة ـ س ــ
gelemezler. ة
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
299

