Page 301 - e mushaf TR pdf
P. 301

297
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Kehf /35- Kehf /                                                                         Kehf /42 – Çok
          36 – Bu adam gururu    18-Kehf Süresi       /       Yaprak 09A  Cüz 15  Süre 18  Sayfa 297  geçmeden, bütün
          yüzünden kendi öz          Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  serveti kül oldu...
          canına zulmeder
          vaziyette bağına girdi                                                                      Sahibi bu halini
          ve:                                          ِ
                            297           ﴾١٨﴿       فهكعلا ةروس           ﴾١٨﴿                   görünce, bağın çökmüş
                                                          َ
                                                              و
                                                         ع
                                                                                                  çardakları karşısında,
             “Zannetmem ki bu                                  َ و
          bağ bozulup yok olsun;                                                                           yaptığı
          kıyametin kopacağını                                                                    masraflarına, harcadığı
          da sanmıyorum.                        ل ا ة                  ة               ة              emeklere acıyıp
                                        ف ل
                               نه ـ ايه  ذ ةد  ـ يب ـ ي ـ  ةت نا ن ـــ ح  ظا اةم لا     ــ  لا ـ  ل  م ــ ةن ــ فف ـ س ـ  يه   ةق ـ  ظ ةو   هةو ــ  ة    ةج ــ حن ـ ةت ـ   ه  ـ ل  ةخةدةو  avuçlarını oğuştura
             Bununla beraber                             ۛ                                                 kaldı!
          şayet Rabbimin
          huzuruna götürülecek                                                                        “Ah!” diyordu,
                                 ة ة
                                                                                 ا     ة
          olursam           ة ح  ـ نةد   جل  ييحبةر  ىلا ت    فد       د ر ن  ة لةو ىة  ا  ةعاسلا   ح ـ ةق ةة ـ  ئا ـ ةم ـ ۙ ـ  ئ ـ ف  َ حن  ا ظ ـ  اةمةو ﴾٣٥﴿ ةبا ل ى  “n’olaydım, Rabbime
                                           ن ي
                                                                                         اد
                                                                                            ـ ۙ
                                                                                                    ibadette hiçbir şeyi
             o zaman elbette                                                                          ortak yapmamış
          bundan daha iyi bir                                                                            olaydım!”
          âkıbet bulurum.” dedi.   ف
                                                                            ة
                                                                  ة ة
                                                                             ـ
                                                                           ب
                                                                            ل
                                                                            ـ
          [41,50; 46,11]      رةف ك  ل ا         ـــ  ي ةو ــ   هةو هب حاۛص  ه    ل ـ  لاةق﴾٣٦﴿ ق   م  ـ فن ـ اةه    م ـ فن ـ ة ى  ى ارفيةخ  Kehf /43 – Hasılı



                                                                          ا
                                     ا  ه رواةح
                                ف ۛ ت                                                                o, Allah’tan başka
             Kehf /37- Kehf /                                                                    kendisine sahip çıkacak
          38 – Konuşma                                                                                bir topluluk da
          esnasında arkadaşı bu                                                            ة     bulamadı, kendi kendini
                                                ة
                                                              ة
                                                                     ة
          şahsa:           ﴾٣٧﴿  جةر كيحوـ ىل  ة ن  ـ ۛس حم ـ  ث  ةفط  ـ  ن فن ـ ة ف   م حم ــ  ث بار  ت ـ   فن م  ة  ة  ـ ل ــ ةق ـ  ك  ةخ يذ ح   ب ـ لا ـ ي  de kurtaramadı.
                                ۜ
             “Ne o” dedi,                                                                            Kehf /44 – Öyle
          “yoksa sen, senin aslını                                                                  bir yerde himaye ve
          topraktan, sonra da bir   ا  ة ة                           ة ا                     ن    yardım, sadece hak ve
                                                                                ن
                                            ى
                                                                                        ل ة
                             ي
                                                                 ب ـــــ
          damla meniden yaratan, فذا  ل فو  ةو   ل ــ  ﴾٣٨﴿ ـــاد  ةحا   ا ل  ي ح بر ـــ ي  ة   كر ــــ  ف شا لةو    يحبةر ــ  ي     ح لا  ـــ  ةو   ه  احن  ل ـ نك ـ  hakikatin ta kendisi
          bilahere de seni böyle                                                                 alan Allah’a mahsustur.
          tam mükemmel bir
          insan şekline getiren                                                                     En iyi mükâfatı da,
          Rabbini mi inkâr                ة                                                         en güzel âkıbeti de
                                          ح
                                                       ن ة
                                                          ة ۛ
          ediyorsun?         ة  ـــ  نر  ةت نا    ن ف ي   ب ـ ۛ  ح لا لا  ةة  ة ي  ــــ حو     ق ل   ۙ   ح لا  ءااش اةم  ت  ف   ق  ــــ ل ـــ ۛ  ة ة  ــ حن ــ ةت ـ  ك  ةج ت  ف  ــ ل ــ ۛ  ةخةد  veren O’dur. [40,84;
                                                                                                         10,90-91]
             Fakat sen inkâr
          etsen de şunu bil ki                                                                      Kehf /45 – Dünya
          benim Rabbim       ة ة       ى               ا ف ل           ى     ى ة   ة    ة ح ل ل ل  hayatı hakkında onlara
                                                                 ةف ـ ن

          Allah’tır. Rabbime hiç   ك تحنةج    فن م ارفيةخ   نةي تفؤ ي نا ييبةر   ح    ىسةع ﴾٣٩﴿ۛادلةوةو لاةم كفنم لةقا اةنا  şu misali ver: Dünya



          bir şeyi ortak saymam.”                                                                 hayatının durumu şuna
                                                                                                          benzer:
             Kehf /39 –
          “Benim servetimin ve     ل     ى    ى ة              ا ة      ى              ة ة            Gökten yağmur

                                                                                  ف
                                                                                           ف
          çoluk çocuğumun   ةح بصي      ف  فوا﴾٤٠﴿ۙاقلةز   اديعص   ي ۛ  ةح بصتةف   ف  ةمسلا   ح ا  ء    ةن م اناةبس ح اةهفيلةع لسر يةو  indiririz, onun

          sayısının seninkinden                                                                   sayesinde yeryüzünde
          daha az olduğunu                                                                       bitkiler yeşerip gürleşir,
          düşündüğüne göre,                                                                        çok geçmeden kurur,
          bağına girdiğinde:                ة            ى ة ة ة                 ى ة                rüzgarın savurduğu
                                 ة

                            ةحةب ف صاةف   يهرم  ـ ةث ـ ة   ب طي ـ  ي ح اةو ﴾٤١﴿ ابلط  هل ةعي ي ط  ـ ل ـ ةت فن ـ ةت ف س ـ  ةف ارفو ــ ةغ اةهل ؤ  ا  ةم ـ ا    çerçöp haline gelir.

             “Maşaallah! Allah                                                                   Allah her şeye hakkıyla
          ne güzel dilemiş ve                                                                    kadirdir. [39,21; 10,24]
          yapmış!                                                                    ف

                                                                             ن ا ل ة
                           لو ق ةيةو ـ اةه ـ شور     ع ـ  ن  ـ  ة ةع ـ ىل  ةيواةخ  ة ي هةو اةهييف قف    اةم فنا ـ ة  ىلةع   ة    ك ـ حف ـ في ل ه  ح   ي ـ ةق ـ   ب ل


             Ondan başka
          gerçek güç ve kuvvet
          sahibi yoktur.” demeli
          değil miydin?                         م
                                            ة
                                                       ة
                                                                           ف
                                                              ى
                            هن ور   صفني   ةةئ ـ  ف  هل فن ك ةـت فملةو﴾٤٢﴿ ةحا ـاد  ا ل  ة   كر    ف شا ـ  ة      ل ـ فم  ة  اةي ل ـ في ـ ةت ـ يين
                                                                                ب ـ ي ح بر ـ ي
                            ة
                                    ة

             Kehf /40- Kehf /
          41 – Olur ki Rabbim
          senin bahçenden daha
          iyisini bana verir ve
                                                                        ة
                                                                                 ن
                                        ن ف
                                             ة
                                                               ى
                                                لا ك ل
                                                                    ة
          senin o bahçene gökten    ه ق   ل  ـ   ة ح   لا ــ ةح ـ ح ــ ةو  ةيلةو ـ ف ة   ه ـ اةن ﴾٤٣﴿ۜارصتفن م ناةك اةمةو    ح لا   نو د ن   م ــــ ف
          bir afet indirir de    ۜ
             bağın kupkuru
          toprak kesilir;         ـ فنحد ـ اةي  لا  ةوني  ة ف  ـ ةث ـ ل لا ـ ةح ـ  ة ل بر ـ ف ـ  ه ـ ةم فم  ف ضاةو ﴾٤٤﴿ فقـ ۟اب  ـ  ع ر  ــ في ـ  ةخةو اباةو  ةخ ـ في ـ ر ةث  ــ
                                                                                  ى
                                                                    ى
             yahut bağının suyu
          çekilir de ondan artık
          büsbütün ümidini                                                                  ف
                                                                     ا ة
                                          ة ف
          kesersin.” [67,30]
                                                                                       ل ا
                                  ة  ةف ـ ف صا ـ ةب ـ ةح  ضفرلا      تاةب  ـــ ةن يه ــ   ب ط ة ة  ــ ةت ــ ل ـ  فخاةف  ءاةمس      م ـ ةن لا ـ ح    هاةن  ف  ة  ـ لز ـــ  فنا ءام ك ة

                                                                                     ى ف
                                ى
                           ﴾٤٥﴿ د ار         م ـــ فق ـ ةت ــ         ح     ك ـ ل ۛش ـ  ءف ي  ن  ةع  ـ ىل    ح لا  ة ن  ـ  نا ةكةو   حا   ح  ـ ةير ـ  لا  هو رذ ــ ةت ام  ي  ةه ـ ش ـ ي ـ
                                                                      ۜ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          297
   296   297   298   299   300   301   302   303   304   305   306