Page 300 - e mushaf TR pdf
P. 300

296
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Kehf /28 –                                                                               Kehf /31 – İşte
          Rablerine, sırf O’nun    18-Kehf Süresi       /       Yaprak 08B  Cüz 15  Süre 18  Sayfa 296  onlara, içlerinden
          rızasını ve cemaline       Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  ırmaklar akan Adn
          kavuşmayı umdukları                                                                        cennetleri vardır.
          için,
                                                       ِ
                                          ﴾١٨﴿       فهكعلا ةروس           ﴾١٨﴿          296           Orada tahtlar
                                                          َ
                                                              و
             sabah akşam                                 ع     َ و                                   üzerine kurularak
          yalvaranlarla beraber,                                                                      kendilerine altın
          sıkıntılara karşı candan                                                                  bilezikler takılacak,
          sabret.                                                                                  ince ve kalın ipekten
                                                                       ح
                                  ف
                                                                               ة
                                                       ة ة
                            ح يشةعلاةو ند  ةو  ف   م ه  حبةر  ــ ف  ب ـ لا ــ ةغ ــ  نو ع د  ةي ن  ـ ي ي ذ ــ ة ـــــ ف  ة لا ةع ـــ ةم كۛسف ــ ف  ةن ر ب ف صاةو  yeşil elbiseler
                                                                                       ف
                                                                                                        giyecekler.
             Dünya hayatının
          süslerini arzulayarak                                                                   Tahtlara kurulacaklar.
          sakın gözlerini onlardan                                                                 Ne güzel mükâfattır
          başkasına çevirme.                                                                      bunlar ve ne güzel bir
                                                                         ة
                                                         ة
                                                                                     ة

                                 لا ـ ةن
                            ةونيةح  ف ةة ـ  ـــ ييز  دير  ت  م  ــ فن ـ  ه ــ ف ـ  ةع ك اةن  ةع د  ـ فع ــ   ـ في ــ  ةت لةو  ه  ــ ةه ــ  فجةو  نو    دير   ي ـــ  meskendir o cennet!
                                                                                           ي
                                                ۛ ي
             Kalbini Bizi                                                                            [35,33; 25,75-76]
          zikretmekten gafil
          bıraktığımız, heva ve               ذ
          hevesine uyan                                                                                 ب  ح ز

                                                                                    ة
                                                         ـ  ذ فن
                                ةه ـ ينو ـ  ه  ــ ةعةب  ة حتاةو  ا       ك ـــ ةنر ـ  ةع  ه  ف  ـــ ل ــ ةب ــ  ف  ــ فغا ن  ةم فع ـ ف  ـ ـ ط ــ   تلةو  اةي ــ فنحدلا
                                                                       ل ةف ــ ل ـ ةق اةن
             ve işi hep aşırılık
          olan kimselere itaat
          etme. [6,52; 20,131]

                                                                                       ل ة
                                                                            ى


                                      ة

             Kureyş eşrafının   فنمفؤ  ف  ــ ل ـ  ي ــ    ةف ءااش   ۛ  ةف  ـ فنةم   فم ك حبةر    فن م  ق  ف    لا ـ ةح ـ ح  ل قةو ﴾٢٨﴿ اطر ـ  ف  هر ـ فما نا  ةو ـك ـ  ﴾٤﴿
          Hz. Peygamber (a.s.) a:
          “Biz sana geleceğimiz
          vakit fakirleri yanından
          çıkar” demeleri vesilesi        ة     ل ى         ة ح         ا        ف
                                                                      ل ة ي
                                                                                    ة ۛ
                                  ة
                                                                           ف

          ile nazil olmuştur.   ــ اةه   ق دار س فمه ب طاةحا ۙاراةن ةني ي م لاظل ل اةنفدةتفعا احنا ر ففكةـيل ـ ةف ءااش ن  ةمةو ـ ف
                           ۜ                                              ۙ                         Kehf /32 – Onlara
                                                                                                    şu iki kişinin halini
             Kehf /29 – De ki:
          “İşte Rabbiniz                                                                                misal getir:
          tarafından gerçek geldi.  ة            ف              ف                         ف ي
                                                                      ا
                                                                                     ة


                              بار ـ  حشلا ۛ سفئ ب ةهو ـ  ج ولا يوش ـ ف  ةي لفه ملاةك  ءاةم باو ثاةغي اوثي ي غتس ـ ف  ةي ناةو  Onlardan birine iki
                            ۜ ة


                                           ۜ
             Artık dileyen iman                                                                     üzüm bağı lûtfettik,
          etsin, dileyen inkâr                                                                    bağların etrafını hurma
                                                                                                   ağaçları ile donattık
          etsin.”                                                ة ة
                                        ة
                                                           ن
                            ة ي
                           احنا    تاةح ـ  ل ا ح صلا اول    ــ  م ـ  ةعةو او    ةم ــ  ن ـ  ا ةنيذ ـ ي  لا نا  ى  ف  ـ ةتر ـ   م  ف تءااسةو
                                                                 ح ح ي ﴾٢٩﴿ ةفـاق
                                                                                        ة ۛ
             Şu da bir gerçektir                                                                       ve bahçelerin
          ki Biz o zalimlere,                                                                         arasında da ekin
                                                                                                          bitirdik.
                                                      ا
             duvarları                     ة     ة  ة ن                     ل       ل        ة
                                                                                                    Kehf /33 – Her iki
                                                               ۛ
                                                                                 ة
                                                                                         ي
                              ي
          kendilerini çepeçevre   يرفجةت     ندةع   ف    تاحنةج      فم هل ك ئللوا ﴾٣٠﴿ ىلةم    ةع ـ  ةنۛسفحا    فنةم رفجا    عيض  نل ـ  bağ da meyvesini verdi,
          kuşatmış olan müthiş                                                                       hiç bir şeyi eksik
          bir ateş hazırladık.
                                                                                                        bırakmadı.
                                                                    ة
                                                                  ة ح
                            ة
                                                                              ة ف
                                                       ل
             Eğer susuzluktan
          feryad edecek olurlarsa  نو س  ف  ةيةو ـ ل ـ ةب ـ  بةه ةذ   فنم  ةرواۛسا فن م اةهييف نفولةح ـ  ي  راةه ـ فنلا  مه   م ـ ةت فن ـ فح ـ  ت ـ  O iki bağın



          kendilerine erimiş                                                                       arasında da bir ırmak
                                                                                                          akıttık.
          maden gibi yüzleri
          haşlayan bir su verilir.
                              ة  ةع ـ ل ـ ى  يف ني  ة  ــ حت ـ نك ـ يـ ـ ة ـ ي ـ اةه   م  قر  ـ ةت ـــ فب ـ  ف ساةو س د   س  ـــ فن ـ    ى  ـــ ف ض ـ  ار  م ــ فن  ى   ث ــ ةي ـ با ـ  خا  Kehf /34 – O
                                                             ي
             O ne fena bir                            ة                                           şahsın başka serveti de
                                                                                                    vardı. Arkadaşıyla
          içecektir ve cehennem                                                                      konuşurken ona:
          ne fena bir barınaktır!
          [47,15; 55,44]
                                                                                          ا ة ف
                                                ى
                                                                                                       “Benim, dedi,
                               ــ  ه ــ فم  ة ل  ف بر ف ضاةو ﴾٣١﴿۟اقةفةتر م  ف تةن س ـ ةحةو       با ةو  ة  ـ حث ــ  لا ةم   ن  ك ــ   ــ فع ــ   ئاةرلا  malım ve servetim
                                                     ف
             Kehf /30 – İman                                        ۜ                ۜ
          edip güzel ve yararlı                                                                  senden çok olduğu gibi,
          işler yapanlara gelince,
                                                                                                      maiyyet, çoluk
                                                ل
                                                                      ة
                                                         ة
                                                                          ف

             şu bir gerçek ki   اةم هاةنفف  ةحةو ـ ف ة  باةنفعا     فن م  نفيةتحنةج اةم ه  دةح   ل اةنلةع ـ ةج نفيل ة  ـ  جةر ىل  ةم ـ ةث ـ  çocuk bakımından da
                                                                                                        senden daha
          Biz güzel iş yapanların                                                                       ilerideyim.”
          işlerini asla zayi
                               م
          etmeyiz.
                                                              ى
                                   ك ـ اةهل    ة  ا ت ةتا  ـ ف  ن     ـ حن ـ ةت ـ في ـ ن  ةجلا  ف ف ة  نك ـ  اةتل ﴾٣٢﴿ۜاعفرةز اةم  ــ في ـ ةن ـ  ه ـ  ف  ـ ةع ـ ل ـ ةب اةن  ةجةو ل   ب ـ ةن ـ فخ ـ

                                        ف
                                                                   ة
                                                         ة
                                                 ى
                                                                        ى
                                   ل ن ا
                                                                 ف
                           ۛ       ـ ةث  ه ــ ةم ــ ر  ة ة  ةو   ك ـ  ﴾٣٣﴿ۙارةهةناةم هل ة ل خ   اةنرحج ةفةو ا  ۛش  ـ في ـ ـ ـ ۙ ـ   هفن م  ف  ة لةو ـ ةت فم ـ ظ ـ  فم ل
                                                          ذ
                                                            ل ل ل ا
                                                  ة
                                                                                         ة
                                         ل ى
                                 ى
                           ﴾٣٤﴿ ارةفةن  زةعاةو لاةم كفن     ك ةث ـ  م ر ـ  ا اةنا  ه رواةح  ـ  ي ةو ـ   هةو ه  ـ  ب ـ ي   حاص ـ ۛ   ل لاق ةف ـ ة

                                      ح
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          296
   295   296   297   298   299   300   301   302   303   304   305