Page 310 - e mushaf TR pdf
P. 310

306
          Meryem /26 – “Artık   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Meryem /34 – İşte
          ye, iç, gözün aydın                                                                       hakkında şüphe ve
          olsun!          19-Meryem Süresi       /          Yaprak 03B  Cüz 16   Süre 19  Sayfa 306  tartışmalara girdikleri
          Eğer herhangi bir          Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  Meryem oğlu İsa
          insana rastlarsan: “Ben                                                                 konusunda gerçeğin ta
          Rahman’a oruç                                                                            kendisi olan Allah’ın
          adamıştım, de, o                ﴾١٩﴿         ميرم ةروس           ﴾١٩﴿          306            sözü budur.
                                                             و
          sebeple bugün hiç                            َ َ ع  َ َ و
          kimseyle                                                                               Meryem /35 – Allah’ın
          konuşmayacağım”                                                                        evlat edinmesi olacak iş
                                                                                                    değildir. O bundan
          Meryem /27 – Onu              ف                                                          münezzehtir! Bir işi
                                                ة
                                                              ى
                                                                               ة
                                                                      حي
          kucağına alıp    ى   ةحا ــ ۙاد  ل     لا ن   م  ن  ة  ة  ــ حم ا ـ ةت ا ــ  ير ـ ح ــ ة ــ ۛشةب ـ ر  ةف   ۛان  ـ في ـ  ةع ير ـ ةقةو  ييبر ـ  ف شاةو ي  ةف ـــ  ك ـــ يل ـ  yapmak istedi mi,
          akrabalarına getirdi.                                                                    “şöyle olsun” demesi
                                                                                                      kâfidir. (36,82)
          “Kız Meryem! dediler,               ف
          sen ne tuhaf bir şey   ى
                                                                              ة
                                                       ى ة   ح
                                                                                    ي ا
          yapmışsın öyle!”   ۛح ايس  ي  ف لا ـ ةي ــ ةمفو ا    فن ـ    ك ـ  ل ـ   ةم  ــ ل ـ ا فن  ةف  امفو  ۛص  ــ  نم ـ ن  فحةرل ل      تفرذ    ةن ـ  ييحنا ييل و  ةف ـ  ق ـ  ب  ح ز
                                                                      ح


          Meryem /28 – “Ey
          Harun’un kardeşi!
          Baban kötü bir insan
                                            ة

          değildi. Annen de   ى  ـ في ـ اـ  ۛش ت  ـ فئ ـ     ج فدةقل   ةي ـ  ا ةم ـ ةير ـ  م   اولا     ــ فح ـ  م ـ ل ــ    ه ةق ـ  ةت اةه   ب ت  ة  ةف ـ ا   ةت ـ ف ــ ةق يه ـ ةمفو ــ  ﴾٢٦﴿
          iffetsiz bir kadın                     ف           ۜ                                         ﴾٢﴿
          değildi!”
             Arapçada eb (baba),   ف
          eh (kardeş) ve uht                                                            ى
                                                                 ة
                                                                                        ح
                                              ل
                                                          ة ل
          (kızkardeş) kelimeleri     ك ـ ةنا ــ ف ت  اةمةو ءفو ــ    ۛس ار    فما ــ   با ــ   كو   ناةك  اةم نور  نه ت ــ ۛ ــ  فخا ا ا    ةي ـ ﴾٢٧﴿ يرـا  ةف ــ
          birçok durumda geniş                 ة
          mânada kullanılır. Gerçek                                                                   Meryem /36 –
          bir kardeşlik değil,                                                                       “İyi bilin ki Allah
          akrabalık ve mensubiyet                ف                                                  benim de Rabbim,
          bildirir. Hz. Peygambere    ف                                           ى                sizlerin de Rabbidir.
                                                                                  ۛح
          (a.s.) bu, bir müşkil olarak   ــ فن  ةم   م  ح  ـــ  ل ــ  ك  ـن ف  ك ـ في ــ ۛ     ـ لا ــ   او  ةق    ه  ــ في ـ  ة ي لا  ف تةر ا ـ  ة  ةف ــ ۛش ا ﴾٢٨﴿  غـاي  ةب ك       ا   حم ـ   ـ  Öyleyse yalnız Ona
          sorulmuş, o da: “Meryem                                                                  ibadet ediniz. Doğru
          zamanındaki insanlar,
          kendilerinden önce geçen                                                                      yol budur”
          peygamberlerinin ve iyi
          kimselerin isimlerini                                        ى                              Meryem /37 –
                                                                                          ة
                                                                        ح
                                               ن ن
          çocuklarına isim   ۛ ب اةت  ف      ا    ةت ـ  نا ــ ة ي لا ــــ  ك ــ     ح لا  ـ فب ــ   د  ةع ي  يحنا  ـ  ة ي  ةق ـــ لا ﴾٢٩﴿ ـ  بـاي  ۛص د  ف    لا ـ ةم ـ فه ـ    ي ف ناةك  Sonra onun hakkında
          yaparlardı, yani onlara                                                                 birtakım gruplar kendi
          nisbet edilirlerdi.”                                                                      aralarında ayrılığa
          buyurmuştur. Nitekim: Hz.                                                              düştüler. Artık gerçeğin
          Safiyye, bazı kadınların          م                                                       meydana çıkacağı o
          kendisine “Yahudi kızı                                  ة            ى       ة               mühim günün
                                                                               ۙح
                                    ل
                                                     ا  اكةراةب
          Yahudi!” dediklerini   ـ ينا ـ ي  ۛصفواةو ت  ك ـ فن ــ     اةم ن    في ـ ة  ل ى  ـ  م ين  ــ ةع ـ ل ـ ي  ةجةو ﴾٣٠﴿ ـاي     بةن  ةجةو ـ ةع ـ ل ـ يين  duruşmasında vay o
          şikâyet edince o şöyle
          buyurmuştu: “Sen niçin                                                                      kâfirlerin başına
          onlara: “Oh ya, Harun                                                                        geleceklere!
          babam, Mûsâ amcam,
          Muhammed eşim oluyor,   ة           ى           ى                              ة ن              Bu gruplar
                                              ح
          daha ne isterim!” deseydin  ــــ فم  لةو  ييت د ـــ ة   لا ةو ـــ  ب ار  ةب ةو ـــ  ﴾٣١﴿ ةح    تـ   ح اي  ـ فم  دا    ةم  ـ  ح    لا ـ ةز   نك ــ  ةو  ةو   ةول ــ   ب ـ ح صلا  Yahudilerle Hıristiyanlardır.
                                                                                                     Yahut Hıristiyanların
          ya!”                                                                                     Nesturîler, Yâkubîler ve
                                                                                                     Melkânîler şeklinde
          Meryem /29 –                                                                            bölünmeleridir. Tarihi akış
          Meryem, (bana değil,                                                                       içinde Hıristiyanlık
          çocuğa sorun dercesine)  ل               ة ة      ة          ى ح   ى ة       ف                yüzlerce gruba

                                                 ة
          çocuğu gösterdi: “Nasıl تو ما  ةمفويةو     تفد ل و  ةمفوي   ح يلةع  م ة لس لاةو ـ ح  ﴾٣٢﴿  قـاي  ـ ۛش اراحبةج ينل  ةي ـ فج ـ ةع ـ ي  bölünmüştür. Titiz bir
                                     ة

          olur da, dediler,                                                                       tevhid inancına sahib olan
                                                                                                    Unitaire’lerin yanında,
          beşikteki bebekle                                                                      ekserî hıristiyanların teslisi,
          konuşuruz?” [23,50]       ة                                         ى                    hatta Mormonlar gibi bir
                                                                    ة
                                                                              ح

                                                                                                   grubun politeizm’i (çok
                                                   ة ـ
                                          لا لفو
                                                    ف

          Meryem /30 – Derken   ـ  هي  يف يذ ح    لا ـ ي  ح قةح ـ ف ة  ةق  ۛ ةميرةم   نفبا   ىۛسييع ك  لنذ ـ ﴾٣٣﴿ايةح    ثةعفبا    ةيةو ـ ةمفو  tanrıcılığı) kabul ettiklerini
          bebek: “Ben Allah’ın                                                                       de görürüz. Hülasa:
          kuluyum, dedi, O bana                                                                   “Yeryüzünde başka hiç bir
                                                                                                       dinin mensupları
          kitap verdi, beni                                                ف                       Hıristiyanlar kadar farklı
          peygamber olarak    ا                    ة      ة    ة        ة ن ف ل      ة           inançlara ve din savaşlarına
                                    ي

                                     ۜ
          görevlendirdi.   ىض   ــ ن  ةقاةذا  ه ــ ةناةح  ــ فب ــ   س د ــ    لةو ن  ـ حت ـ  خ ــ  م ذ ـ ف  ةي نا    ح  ك ـ  نا   ل  اةم ﴾٣٤﴿نور  ةي ـ فم ـ ةت ـ  girmemişlerdir.” [De
                                                 ۙ
                                                                                                     Glasenapp, Les cinq
          Meryem /31 – “Nerede                                                                     grandes religions, Paris,
          olursam olayım beni                                م                                       Payot, 1954, s. 415)
          kutlu, mübarek kıldı.   م             ة                    م                                Meryem /38 –
                                             ن
                                                                                         ى ة

                                                ح ي
                                                         ن
                                                                          ل لو ق
                                                         ۜ
                                                          و
          Yaşadığım müddetçe   فم ك   حـبةر  ةو  ييحبةر    ة ح لا  ناةو ﴾٣٥﴿ ــ  ـ ةي ـ ك  ةف فن ك  ــ  ه    ة    ةي ام  ـ حن ا ـ ة ـ  ةف ار  فما ـ  ل  Neler işitecek, neler
          bana namazı ve zekâtı                                                                     görecekler onlar, o
          farz kıldı.”                                                                           huzurumuza gelecekleri
                                                                                                  gün! Gerçeği pek güzel
          Meryem /32 –                                                                             anlayacaklar o gün.

                                       ة ف
                                              ة
          “Anneme saygılı,   ـ فن   م    باز ـ فحلا  ۛ فلةتفخاةف ﴾٣٦﴿ ي ي قـ  م  ـ ف س ــ ةت ـــ   م طار    ص ـــ  ة  ــ اذ  نه   هود  ـ  ب ــ    فعاةف  Ama o zalimler bu gün
          hayırlı evlat kılıp, asla   ة                                       ة     ۜ                tam bir şaşkınlık
          zorba, bedbaht ve                                                                             içindedirler.
          hayırsız biri yapmadı”
          [17,23; 31,14]                                            ف        ة
                                ف سا ـ فع م  ل  ﴾٣٧﴿ ي ي ظـم  ةع  ـ  مفوةي  ةم ن ـ ف ـ فش ـ   دةه   ماورةف ك  ةنيذ    ح
          Meryem /33 –                                                                    ۛ  ةب ـ في ــ  ن ـ ه ـ ةف فم ـ فيةو ـ ل  ل ـ ل ـ ي
          Doğduğum gün de,
          öleceğim gün de,
          kabirden kalkıp
          dirileceğim gün de                          ة ف   ة ح     ن     ف            ل



                                                                     ۛ
          selam üzerime olsun!”  ﴾٣٨﴿نييب م      للۛ    ة ض ييف  ةمفوةيلا  نو م لاظلا   ن كل اةنةنو ت     ۙ    ف    فب ـ ص ـ ةي ر ـ ةمفو ةي ـ أ    اةو مه  ب ـ ف
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          306
   305   306   307   308   309   310   311   312   313   314   315