Page 314 - e mushaf TR pdf
P. 314

310
             Meryem /77 –   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Meryem /86 –
          Baksana şu âyetlerimizi                                                                    Suçluları da susuz
          inkâr edip: “Mutlaka    19-Meryem Süresi       /       Yaprak 05B  Cüz 16  Süre 19  Sayfa 310  olarak o yakıcı
          malım mülküm de            Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  cehenneme süreceğiz.
          olacak, çoluk çocuğum
          da olacak!” diyen                                                                           Meryem /87 –
          adamın haline!                  ﴾١٩﴿         ميرم ةروس           ﴾١٩﴿           310     Rahman’ın huzurunda,
                                                             و
                                                                                                     söz almış olanlar
             Meryem /78 – Ne                           َ َ ع  َ َ و                              dışında hiç kimse şefaat
          o, bu adam gaybı                                                                                edemez.
          öğrenmenin yolunu mu
                                                                                                       Bunun mânası
          buldu,              ة                                           ف        ة                şudur: Şefaat ancak
                                                         ة ة
                                      ى
                             ة ح ل
                                                  ة
                                                     ة ـ ح
             yoksa Rahmandan  ةعلـطا ﴾٧٧﴿ۜادلةوةو   ى ة  لاةم ن ةيتنول لاةقةو اةن  ن  ـ ةيا ـ  تا ــ   برةف ك  يذ ح    لا ـ ي    ل  ة  ل ةف ـ ار في ـ ۛ ت  ا    dünya hayatında
                                                                       ة
          kesin bir söz mü aldı?                                                                 Allah’a iman eden, dine
                                                                                                    inanan için geçerli
             Meryem /79 –      ذ         ف                                                         olacaktır. Keza yalnız
          Asla! İşte onun bu           ة                                                          Rahman’ın izin verdiği
                                                                         ة
                                                                                   ل ة
                                                 ى

                                                               ح
          sözünü deftere      بت   ـ ةـن ك  ۛس ل ك ـ ح  ﴾٧٨﴿ ــ ۙاد  ةع  ـ فه  نن مفحةرلا  ـــ فن ــ  ةد   ع ذ  حتا ـــ ةخ ـــ   ما ب  لا ـــ ةغ ــ في ــ ۛ  ف  kimse başkaları için
          kaydedeceğiz ve             ۜ                                                            şefaat edebilecektir.
          azabını da artırdıkça
          artıracağız.                                                                                Meryem /88 –
             Meryem /80 – O      ف                        ۙح ى     ة ف        ة                   “Rahman evlat edindi”
                                                                                                          dediler.


          sözünü ettiği mal ve    ــ يت أ ــ ي ـ اةن  ةيةو لو ق ــ ةياةم ه     ةنةو ـ  ثر ــ  ﴾٧٩﴿ادةم باذةعلا  ـ  م  ه ـ ةن    ل حد مةنةو لو ق ـ ةي اةم
          evlada Biz vâris                                                                             Meryem /89-
          olacağız, nesi var nesi                                                                  Meryem /90 – Böyle
          yoksa Bize kalacak                    م                                                 diyen sizler, öyle çirkin
                                ى

                                                            ن ن
                                                                                        ى
                                ۙح
                                                                                          ف
             ve o, huzurumuza   ﴾٨١﴿ ـاز   ع م  ة   نو ــ لاو ــ  ه ـ ف   لا  ــ ةه ــ  ل ىة ـ ةي ـ ك    ح لا   نو د ن ـ ف   م اوذ  ة حتاةو ــ ةخ ــ  ﴾٨٠﴿ ادر  ةف ـــ  bir iddia ileri sürdünüz
                                                                                                    ki nerdeyse gökler
          tek başına (ilk                                                                             çatlayacak, yer
          yarattığımız gibi mal ve                                                               yarılacak, dağlar yıkılıp
          mülkten, makam ve                                                                 ف            çökecekti!
          mevkiden hatta                      م                               ذ
                                                                                          ة
                                                                        ة
                                       ة
          elbiseden bile          ة  ةع ــ ل ـــ في ـ ه ــ فم  نو  ـــ  نو ـــ  ك ةـي ةو  م  ـــــ ه ـــ ف   ت ةد اةب  ــــ  ع ــ   ب  نور ف ك  ــــ ةي ــ  ۛس   ل  ك ــ ح  Meryem /91 –
          soyunmuş olarak çırıl                                                          ۜ        Rahman’a çocuk isnad
          çıplak) gelecektir.                                                                      etmelerinden ötürü!
             Meryem /81 –                                                                             Meryem /92 –
          Kendilerine kalsa izzet         ة                  ف        ا          ل ة   ى          Halbuki evlat edinmek
                                                                                       ۟ح
          ve kuvvet vesilesi olsun ن  ي  ـ لا ىل ــ ةع  ني ـ ة  ة  لااةن ـ حش ــ ي طاةي  ـــ ل ــ  ۛسفرا  ا  ل ة ل  ة  ةت  م  ا   ل ــــ ف ــ ر   ا   حن ـ  ﴾٨٢﴿ ــــاد  ض  Rahman’ın şanına
                                      ف ةك ـ  فا ــ ير ـ ة

          diye, Allah’tan başka                                                                  yakışmaz. [2,116; 9,30]
          bir takım tanrılar
                                                                                                      Meryem /93 –
          edindiler.                                                                              Göklerde ve yerde kim
                                 ى
                                                                                  ى
                                                                 ف
                                                                                  ۙح ل
                                                      ي ة
                                 ۛح
                                                                            ةف ــ ة ــ فع ـ
             Dünyevî varlığa   ﴾٨٤﴿ ــاد  ةع م  ة    ةن ام  ا  م  ة    ةع ـ ل ـ في ـ ه ـ ف حن ــ ة ـ  ع ـ ل حد ـ  ه ـ ف  لةج  ةت ل ﴾٨٣﴿ازا فم     ةت ـ  ؤ   حز    ه ـ  varsa, Rahman’a sadece
          ve iktidara nerdeyse                          ۜ                                          ve sadece kul olarak
          dinî bir vecd ile                                                                              gelecektir.
          “tapınan” ve dünyevî
          başarının bu                                                                               Meryem /94 – O
          tezahürlerine tanrısal     ف   قوس         ى                ة ي        ف ة             bunların hepsini ilmi ile

                                                                 ح


          nitelikler yakıştıran   ةني ي مرفج ملا    ةنةو ــ    ﴾٨٥﴿ ففةوـ ۙاد   ن ن مفحةرلا   ىلا ةنيق  ـ  م ـ حت ـ ي  لار شفحةن ةمفو ةي ـ  ihata etmiş, tek tek
          insanlardan                                                                                 tesbit etmiştir.
          bahsediliyor.                                                                              Meryem /95 – Ve
             Meryem /82 –                      م                                                      onların hepsi de
                                                           ة
                                           ة
                                                                  ى

          Hayır, hayır! Taptıkları   ــــ ةة  ةع اف ــــــ ة  ة  ــ حش  لا  نو  ــــ فم ــــ  ل ـــ ك ــ  ةي ل ﴾٨٦﴿  ۢا د فر  و   ةم  ة  ــــــ ةه ـــــ حن ــــــ  ةج   ى لا ـ ن ي  kıyamet günü O’nun
          o nesneler onların                                                                       huzuruna tek başına
          ibadetlerini                                                                                   gelecektir.
          reddedecekler ve
          kendilerine düşman                                                                ة
                                                                             ة
                                                   ى
                                                                                            ح ي
          olacaklardır. [35,14;   ة  ـــــ ةخ ــ ذ  ة حتا  او    ةقةو ـ لا ـ  ﴾٨٧﴿  ۢادفه  ةع   ــ  ـ ن م ـ ن  ـ فن ـ  ةد لا ـ فحةر   ع   ذ  ة حتا  ــ ةخ ــ    ن ـــ ةم  لا
          46,5]                                                   ح
             Meryem /83 –
          Görmüyor musun ki
                                                  ى
          Biz kâfirlere şeytanları   ة            ۙح ي ى                 ة        ة ى
                                                                                           ح
          musallat ediyoruz,     تاةو ن م ح سلا  داةك  ةت ـــ ﴾٨٩﴿ادا اـ  ۛش م   ج د  ل ـ ةق ــ ف ـ فئ ــ  ت ـ ف ــ في ـ  ﴾٨٨﴿ لةو ـ ۜاد  ـ  نن م  فحةرلا
          onları oynatıp
          duruyorlar.
             Meryem /84 – O                ى                                           ة
                                                                    ة ف
                                                                                    ة ح
                                   ف ل

                                          ۙح
          acele etme. Biz onların  افو    ةع ــ  ةد  نا ﴾٩٠﴿ ادةه لاةب ج ـ ف لا  ر خةتةو     ضفرلا  ح قۛشفن ةتةو  هفن م نرط  ةي ـ ةت ـ ةف ـ
          halde onlar hakkında
                                                                                  ـ
                                                        ح
                                                                                      ف
          günlerini saymaktayız.
          [14,42; 86,17; 3,178;
          31,24]                   م
                                           ى ة ة
                                                                                ى ة
                                    ف ي
                                                               ح
                                                                                           ح
             Meryem /85 –        فنةم  ح    ك ـ ل  نا﴾٩٢﴿ۜادلةو ذ خحتةي ف ل ة    نا نن مفحةرل ل يغةبفنةي   ي  اةمةو﴾٩١﴿ۛادلةو ن ن مفحةرل ل
          Gün gelecek, Allah’ı
          sayıp haramlardan
          sakınan müttakileri,
                                     ل
                                                                            ة ف
                                                                                       ة
                                                 ى
             Rahman tarafından     ـ ن ص ـ  هي ـ فم  فحا  دق ة ل ـ ف ة ﴾٩٣﴿ۜادفبةع  ن ن مفحةرلا    ي تا  ا ة ح ي ن    لا ضفرلاةو    تاةو ن مسلا ي ف
          ağırlanacak konuk                                  ح                              ح
          heyet olarak
          toplayacağız.                                              م
                                                                             ى
                                                                            ۜح
                                ى
                                                             ن
                                                                               ـ
                                                                             اد
                           ﴾٩٥﴿ اد ر ـــ ةف    ة  ــ  ق ــ ني ـ ةم ــ  ف لا ةمفو ـــ ةي   هي ــ يتا  م    ح    ﴾٩٤﴿ ةع  فم  ة  ـــ حد    ه ــ  ةع ةو
                                                                                ـ
                                                                       ةو ك ـ ل ــ  ه ــ ف
                                   ف
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          310
   309   310   311   312   313   314   315   316   317   318   319