Page 313 - e mushaf TR pdf
P. 313

309
             Meryem /65 –   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Meryem /73 –
          Göklerin, yerin ve o                                                                   Âyetlerimiz kendilerine
          ikisinin arasında olan    19-Meryem Süresi       /       Yaprak 05A  Cüz 16  Süre 19  Sayfa 309  açık açık okunduğu
          herşeyin Rabbidir O.       Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  zaman o kâfirler iman
                                                                                                 edenlere dediler ki: (Bu
             Öyleyse yalnız                                                                          uhrevî ve manevî
          O’na kulluk et. O’na   309      ﴾١٩﴿         ميرم ةروس           ﴾١٩﴿                       halleri bir tarafa
                                                             و
          ibadetinde sabır ve                              َ َ و                                     bırakalım, dünya
          sebat göster.                                َ َ ع                                       hayatının realitesine
             Ona denk ve adaş                                                                         bakalım) Bu iki
          olacak hiç kimse bilir                                                                   zümreden, mümin ve
          misin?               ة                                        ة ف           ة           kâfirlerden hangisinin
                            ف    ـ ط ـ  ب ــ ر  ف صاةو  ه فد  ـــ  ب ــ  ـ فع ا ةف  ام  ـ ةبا ــ في ــ ةن ـ  ه ــ ة  ةمةو  ضفرلاةو     ت اةوم ــ ن  ح سلا   ح بةر  makamı daha üstün,

             Meryem /66 –                                                                         grup ve topluluğu daha
          Böyle iken kâfir insan:                                                                   muteberdir?” [6,53;
          “Sahi, ben öldükten                                                                         46,11; 26,111]
          sonra diriltilip                                      ى
                                       ة
          kabirimden çıkarılacak      ـ  م ا ـ ح ت  ةم اةذاء    ي  ــ ۛس ـ نا  فن لا    ف  ةيةو ــ  ق ـ  لو  ﴾٦٥﴿۟ح اي مس  ه  ة ة     ف  ــ ةه يه ـ ل ةت ـ فع ـ ل ـ ل  م ـ ۛ   تةداةبع   ل ــ    Sırf geçici menfaatlere
          mıyım?” der. [13,5;                                                        ۜ           şartlanmalarını âyet pek
                                                                                                  beliğ bir şekilde beyan
          36,77-79]                                                                               buyurmaktadır. Öyle ki
             Meryem /67 – O                          م                                              onlar o halleri değil
          insan hiç düşünmüyor   ة         ل ة   ف     ف    ة ل      ى ح                     ة ل ـ ۛس ــ ۛ  düşünüp anlamaya

          mu ki, o hiçbir şey                 ـــ ۛس ـ نا ا    حن ـ ةخا ـ ل ــ فق ــ  هاةن  فن لار     ــ ذ ك ــ  ةي لةوا ﴾٦٦﴿ ةح  ج رــاي  ة  ـــــ    فخ ا   ففو  çalışmak, söz olarak
          değilken Biz onu                                                                              bile işitmek
          yaratıp var ettik?                                                                            istemiyorlar,
                                                                                                    kendilerine yapılan
             Meryem /68 –
                                                         ة ة

                                                                       ى
                                                                                                      tebliğ, adeta bir
                                                                                   لةو لفب
                                              ة
          Senin Rabbine yemin   ـ ةني  ة  ـ حش ـ ي طاةي  لاةو م  ـ  ه ـ ف  ة حنر ش  ل  ــ ةن ـ فح ـ  ك حبةر  ةف ـــ  ةو ﴾٦٧﴿اـفيۛش كةي فم ـ ة    ـ ةق فن م  “sağırlar diyaloğuna”
          olsun ki Biz onları da,                                                                    dönüşüyor. Onlar
          şeytanları da diriltip                                                                  dünyayı kazanmak ve
          huzurumuza                                                                               yaşamak için dinden
          toplayacağız,                               ى                                           uzak kalmak gerektiği
                                                                     ة
                                                      ۛح
                                 ة
                                           ل حم ــ ةن ــ فن ــ ةعز ـ ح ــ فن
                                م  ن       ة ة   ث ـــ ﴾٦٨﴿ اي ث ـ  ج  ةم ة  ـ ةه ـ حن ـ  ةج لفو    ةح ــ  ــ  ه ـ  فم  ة حنرض  ة ة   ث ــ ل حم ـ  ن ـ فح ـ  düşüncesine kapıldılar.
             sonra da                                                            ة
          cehennemin çevresinde                                                                    Fakat bu çok kısa ve
          dizüstü çökmüş                                                                          dar görüşlülüktür. Zira
          vaziyette oraya                                                                   م     onların beğenmedikleri
                                                                                                      müminler, kısa
                                                ى
          getireceğiz.          ل ة    فعا ـ  مل   نفحةنل  ة ة  ﴾٦٩﴿  تـاي     ع ـ  ن ن مفحةرلا  ة    ةع ـ ىل       ۛش ـ  حد  ل ا  م    حي ــ  ه ـ ف  ل    ا  ةةعي ـ ش ل ك ـ  zamanda dünyada çok
                                                                                          ح
                                                ۛح
             Meryem /69 –                 ث ـ حم            ح                           ي          ilerlediler, zengin ve
          Sonra da her                                                                              azgın kâfir önderler
          topluluktan, Rahmân’a                                                                       perişan oldular.
          isyan etmede en ileri               ة    م                                       ة
                                                                  ى
                                                                                           ح
                                                                   ح
                                                                               ن ل
                                                          ف ي
                                              ح ي
          gidenleri çekip          ةع ـ ىل  ة ن  ـ نا  ةك اةه  دراةولا فم ك  ـ فـن   م ناةو﴾٧٠﴿ صاةهـ  لـاي  ـ  ب ى ـ لفوا م     ه ـ ف  ةني ي ذلا ب  Meryem /74 –
          ayıracağız.                 ۛ                                                            Halbuki Biz onlardan
                                                                                                    önce, gerek mal ve
             Meryem /70 –                                                                              eşyaları, gerek
          Sonra o cehennemi                                                                       gösterişleri daha güzel
          boylamaya daha çok       ة ح  ة              ة ح       ة       ۛح ى     ى       ة         durumda olan öyle

          müstahak olanları      ـ ي م ـ ةني   لاظلا رذ ـ ةنةو افو  ـ ة ةق ـ  حتا ةنيذلا   ي  ي   ن حم ــ ةن ـ  حج   ث ــ ﴾٧١﴿ايضفق ـ ةم امفتةح  ك حبةر  nesiller helâk ettik ki
          elbette Biz pek iyi                                                                        saymaya gelmez.
          biliriz.                                                                                         Başlıca
             Meryem /71 –        ف                                                               ölçülerinin, maddî refah
                                         ة
                                                                                    ى
                                            ة ح
                                                                  ة
                                                                                    ح
                                                            ن
                                                                             ي
          Sizden hiç kimse   اورةف ك   يذلا   ي ـ ةن  لاةق    تاةن  ـ  تا ـ ةباةن ــ  حي ـ  ةيا فمهفيل    ةع ـ  ن  ـ فت ــ ىل   تاةذاةو﴾٧٢﴿اي ث جاةهي  يف ـ  olduğu vurgulanıyor.
          yoktur ki cehenneme
          varmasın.                                                                                 Meryem /75 – De
                                                                                                  ki: Dini inkâr edenlere
             Bu Rabbinin                                                                           Rahman biraz mühlet
          katında kesinleşmiş bir   ف   ى                                             ن ا   ة ح      versin, bundan ne
                                        ح
                                                                               ح يا اون
          hükümdür.         فم ك   ةو ﴾٧٣﴿ ـاي د    ةن   نۛسفحاةو    ى ل  اماق ـ ة       ةخ ـ ةمرفي     ـ  نفي  ةقيرف ف    لا ـ ة    ل  ۙ     ةما  ـ  ةني ي ذل ل  çıkar?
                                                                         ي
             Burada vürud:                                                                          Ama işin sonunda,
          girme, fakat “uğrayıp                                                                   onlar kendilerine vaad
          geçme” mânasında bir                                                         ذ             olunan azabı veya
                                 ف
                                          ى
          girme ifade eder. Bu   ـــ فن  ةم ل   ق ــ ﴾٧٤﴿ يءرةو  اـا  ى  ل      ةثا ـ ثا ـ   نس  ل  ـ فم   ه نر   م  م  ة  ل ة  kıyameti görünce
          işkâli, Hz. Peygamber             ف                    فحا ـ ۛ                    فها ــ ل ـ ك ـ ةقاةن ـ فب ـ ل ـ  ه ـ ف ـ فن   ةق ـ   ف
          (a.s.) ın şöyle giderdiği                                                                     işte o zaman
          rivayet olunmuştur.                                                                      öğrenecekler: kimmiş
          “Herkes cehenneme                                                                 ف     mevkii daha düşük ve
          girer, fakat müminler   ل     ا ن ي  ۛح ى          ة        ف  ــ ل ــ ةي ـ فم ــ    ة ة ة  ة  kimmiş asker ve
                                                        ح
          için Hz. İbrâhim’e   اةم افواةر اةذا    ـ ىحت  ةح اد    ةم ـــ   نن مفحةرلا  ــ  ه    ل  فدد  ةف    ة ــ للضلا   ح  ي ف  نا ك ـ  maiyyeti daha zayıf!
          olduğu gibi ateş serin                                                                        [3,61; 62,6]
          ve selamet olur.”
                                                                                                      Meryem /76 –
             Meryem /72 –                                                                          Allah hidâyeti kabul
                                                                         ة
                                         ة
                                                            ة
                                                                                حما   نود
          Sonra Allah’ı sayıp   ح  ۛش ــ  ر ةو   ه ن ـ ف ــ  ةم نو م ة  ـ ةف  ةة ـ ةيۛس ـ فع ـ ل ـ  ةعا ح سلاا  ي ة    ا   حم ـ  ةو  ۛ باذ  ف  ـ لاا ـ ةع ـ  ة ي ة  ـــ     ي ـ ةعو  edip doğru yola
          fenalıklardan sakınan                        ۜ                                               gelenlerin ise
          müttakileri kurtararak                                                                     feyizlerini artırır.
          zalimleri dizüstü                                                                            Baki kalacak
          çökmüş vaziyette orada                  ة                                               dürüst ve yararlı işler,
                                                     ن ح
                                                                                     ل ى
                                                                     ى
          bırakacağız.     ىد  ـــ ى   ه افود  ــ ةت ـ ة  فها ن  لا  ـــ ي ي ذ ـ ة    ح لا  ةي ةو ـــ يز ـ   د  ﴾٧٥﴿ فنـاد  ـ  ج ف  ـ ةع ـ    ف ضاةو انا  ةم ـ ةك ـ  Rabbinin nazarında
                            ۜ                              ي                                           hem mükâfat
                                                                                                 bakımından daha üstün,
                                                                                                       hem de âkıbet
                                ى
                                                     ة
                                                                               ة
                                             ى
                                ح
                           ﴾٧٦﴿ادرةم  رفيةخةو  اباةو ةث   ـ  ك حبةر  ـ  ةدفن     ـ في ـ  ع ر  ةخ     تاةح   ل اصلا   ح ــ    تاةي ق    ف لاةو ـ اةب  yönünden daha iyidir.
                                  ة
                                                                                                        [9,124-125]
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          309
   308   309   310   311   312   313   314   315   316   317   318