Page 176 - e mushaf TR pdf
P. 176

172
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Araf /171 – Hem                                                                         d- İnsanlığın babası
          bir vakit biz o dağı bir   7-Araf Süresi          Yaprak 06B  Cüz 09   Süre 07  Sayfa 172  Hz. Âdemin sulbünden
                                                                                                   kıyamete kadar gelecek
          gölgelik gibi              Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  bütün zürriyetini çıkarıp
          İsrailoğullarının                                                                      onlara: “Ben sizin Rabbiniz
          başlarının üstüne                                                                       değil miyim?” dedi. Onlar
                                                      ِ
          kaldırmıştık da onlar,           ﴾٧﴿       فارع ع لا ةروس        ﴾٧﴿           172      da: “Elbette” dediler. Ve o
          dağın üzerlerine                                ع  َ  و  َ و                           gün takdir kalemi, kıyamete
          düşeceğini sanmışlardı.                       َ                                         kadar olacak şeyleri yazdı,
                                                                                                  bitirdi. Bu son izah aslında
                                                                                                   çeşitli tariklerden hadis
          O zaman demiştik ki:                                  ف                                  olarak rivâyet edilmiştir.
          Size verdiğimiz bu                   ا      ة                                           Tefsircilerin ekserisi bunu
                                                                            ة
                                                                                            ي
          kitab’a ciddiyetle       ـــ  ع    ب ــ ه ــ فم   قاةو  ه  ـــ حن ـ او   ا   حن ـــ  ة   ل ة  ظةو  ة  ـــ ل ـ    ح  ظ  ه  ة ة  ـ ةق فو ــ  ه ـ فم   ك ـ حنا ـــ  ةف لةب  ف لا ـ ةج ـ  ــ ةت ـ فق ـ اةن  ةن فذاةو  kabul ettikleri gibi,
          sarılın ve içindeki     ۛ                                                                müslümanlar arasında en
          gerçekleri düşünüp hiç                                                                    yaygın inanç da budur.
                                                                                                    Bütün insanların aslını
          hatırınızdan çıkarmayın                                                                 teşkil eden genlerin, bütün
          ki Allah’ı sayıp           م                     م              م                          insanların Babasının
                            ة

                                                                   ة
                                                                                   ن ا
          kötülüklerden    ۟نو ق ة  ةت فم ــ حت ـ  ك ة  ة ح  ـ يف ا ـ ي ــ ل  ه ـ ةع ــ ل  ةم اور    ك ــ  فذاةو   ة حو ق   ب فم ــ  ك  اةنفي    ةت ــ  ا اةم اوذ   خ ـ  sulbüne sığabileceğini
          sakınasınız.                                                                                genetik biliminden
                                                                                                 öğrenmekteyiz. Allah rûhlar
                                                                                                  aleminde bu ilk ahdi almış
             Araf /172- Araf /                                                                       olup, bizlerin “kalû
          173 – Rabbinin Âdem                                                                      belâ”dan beri müslüman
                                                                                    ل ي
          evlatlarından, misak   ة       حر   حي ــ ةت ــ  ه ـ فم   ذ  م       ظ ن ـ ف ـ  ه ـ و   ر    ه ــ ف   م   ةم ةدا ن  يان  ةب ن  حبةر ــ ك      م ــ ف ــــ ي  ة   ة  ـــ  ذ  ةخا فذاةو ﴾١٧١﴿  olmamıza mani yoktur.
          aldığını da düşünün:                                                                      Allah’ın kudreti böyle
                                                                                                  yapmayı dilemişse öyledir.
                                                                                                       Vallahu a’lem.
          Rabbin onların
          bellerinden                           م                            ا

                                                                                            ل
          zürriyetlerini almış ve     اةنده  ۛش ىل ن  ـ   ـ ف  ةب اولا  فم ةق   ـ  ك  ل ة  ا  م    فنا ـ  ن ل  ف ـ س ـ ه ـ ف ل ـ ف س ـ   ت    حبر ب  ةع م ةد  ــ ةه ـ  ف شاةو
                                                                                    ه ـ ف ـ ىل
          onların kendileri   ۛ     ۛ         ۜ      ة                   ۛ                              ب  ح ز
          hakkında şahitliklerini
          isteyerek “Ben sizin
          Rabbiniz değil miyim?”                               م
          buyurunca onlar da   ا    ل               ة         ة    ة ي      ف               ف ل
                                           ۙ
          “Elbette!” diye ikrar   اولو ق ــ ةت فوا﴾١٧٢﴿ ةنييل ف   اةغ اذنه ن ـ ف  ةع احن  ـ  ق ـ ني ـ ةم ـ حنا  ة ـ  ا ك ـ  لا ةمفو ــ  ــ  ق ـ لو ـ ةي او  ةت نا
          etmişlerdi.                                                                                  ﴾٣﴿
             Kıyamet günü “Bizim
          bundan haberimiz                            م
          yoktu!”
                                                    ة
                                                                             ةبا  ك
              yahut: “Ne yapalım,     ةب ن    ة       حر   حي ـــ  م ىة ــ ف ـــ فع ـــ   د  ه ــ فم   ذ احن    ك ـــ  ةو  ل  ةق ن ــ ف ــ فب ــــ  ـ  م  ا ةن ل ؤ ا ــ ا ن ة  ة  ف شا ــ ر    ل ا  ـحنا ــ اةم  ة ي
          daha önce babalarımız  ۛ
          Allah’a şirk koştular,
          biz de onlardan sonra                     ف                                م                Araf /174 – İşte
          gelen bir nesil idik,                                                                    Biz böylece, âyetleri
                                                                      ف ة
                                                             ة
                                              ة ن
          şimdi o bâtılı       ـ   تا ةيلا    ن ف     ــ ةف ــ ح ص ـ ل     ن ك ل ذ  ةو   ك ـ  ﴾١٧٣﴿نول طفب  ـ  م ـ  لا لةع ةف ام  ب اةن ـ ة ـ  ل ةف ــ  ت ـ فه ـ  ل ك  ا    iyice açıklıyoruz, olur ki
          başlatanların yaptıkları                                                                     düşünürler de
          sebebiyle bizi imha mı                                                                    inkârlarından dönüş
          edeceksin?” gibi                                                                                yaparlar.
          bahaneler ileri                      ة                                        ة          Araf /175- Araf /176 –
                                                                          ة
          sürmeyesiniz diye Allah  ن    ةتا ـ في ـ اةن  ه ةيا   ـ  تا ــ اةن  ن   ي ي  ة ح ي  ة  ةع ـ ل ـ في ـ ه ـ فم ةن  ــ ةب ـ ا   ـلا ـ ذ     ـــ  ل  فتاةو﴾١٧٤﴿ نو ع ــ   جر  ةي  ــ  فم هلةع ة ح  ل ةو ـ  Onlara, kendisine
          bu ikrarı aldı. [4,176;                                                 ف                âyetlerimiz hakkında
          30,30; 33,72; 57,8]                                                                       ilim nasib ettiğimiz
                 Bu âyette Cenab-ı                                                                 kimsenin de kıssasını
          Allah, Kendisini Rab kabul                                                              anlat: Evet, o adam bu
          ettiklerine dair insanlardan   ة         ة        ة                         ة           ilme rağmen o âyetlerin

                                         ي
          ikrar aldığını     لةو ــ فو  ﴾١٧٥﴿ ةنيواةغ  ف لا ن ـ ة ـ   م نا  ـ ةك ـ  ةف ناط  ـ في ـ  ة حشلا ه  ة  ـ فتا ـ ةب ـ ةع ـ  ةف اةه  ـ فن ـ  ــ ۛس ـ ل ـ  م ةخ  فن اةف  çerçevesinden sıyrıldı,
          bildirmektedir. Bu ahdin                                                                 şeytan da onu peşine
          zaman ve mekânı hakkında                                                               taktı, derken azgınlardan
          farklı anlayışlar mevcuttur.                                                                 biri olup çıktı.
          Âyet-i kerime bu esas                                                                     Eğer dileseydik, onu o
          prensibi kesin olarak ortaya               ة              ن                 ة
                                               ة ف
                                      ة
                                                             ل ا ة
                                                                                         ن
                                                                                        اة
          koymakla beraber, işin   ـ ينو ــ  ه  ــ ةب ـ ةه ةع  ـحت اةو   ضفرلا  لا د ة ي  ــ ل ـ ة ـ ى  فخ ا  هحن    ل ــ  ك ــ  ةو اةه ـــ  ب  هاةن  ـــ فع ــ  ة  ل ـ ةف ر ــ  ش ـ فئ  âyetler sayesinde yüksek
          cereyan tarzını kesin olarak  ۛ                                                         bir mevkiye çıkarırdık,
          bildirmediğinden anlayış                                                                lâkin o yere saplandı ve
          farkları ortaya çıkmıştır.                                                               hevasının esiri oldu.
          Şöyle ki:                  ذ                                               ف                    Onun hali tıpkı

                a- Babasının sulbünden                                                              köpeğin durumuna
                                                             ف
                                             ل
                                                                    ف ي
          ayrıldığı sırada olmuştur.   ف  ك ـ ةي  ه ــ ل ـ ف ثةه     ـ فت ـ  ر  ةت فوا ث  ف  ةي ـ ل ـ ةه ـ ف  ة  لم  ـ فح ـ     ةع ـ   هفيل  ةت نا ب  ف ف    لا ـ ةك ـ ل ـ  ك ةم ـ لةث   هلةثم ةف ـ ة  benzer: Üzerine varsan
              b- Baba sulbünden çıkıp   ۜ                                 ۛ
          ana rahmine düşerek                                                                     da dilini sarkıtıp solur;
          yumurtayı döllemesiyle                                                                 kendi haline bıraksan da
          ceninin oluşmasını                                     ف                                 yine dilini salar solur!
          müteakip ruh üflenme                                 ة         ة                              İşte bu, tıpkı
                                                                                         ة
                                                                ح
                                                         ن
                                                                                لا ل
                                     ف ةق ـ ۛ ص ـ ۛ ص
          vaktinde (takriben dört   ـ لا ص       ـ فق ا ـ   ص ـ  ةف  اةن ت اةي ا ب  او ب ذ ك  ـ ي ي ذ ـ  ةن  ح لا مفو  ـ ةق ـ  ف    ةم ـ ةث ــ ك ل نذ  âyetlerimizi yalan sayan
          aylık iken) olmuştur.                    ۛ                                             kimselerin misalidir. Sen
              c- Büluğa erme çağında                                                              olayı onlara anlat, olur
          Allah’ın nimetlerine ve
          rububiyetine bizzat şahit      ف                                                        ki düşünüp kendilerine
          olmaları tarzında olmuştur.   ة       ة                                        ة          çekidüzen verirler.
                                                                                ة
                                                ح
                                                                           ة
          Bu yorumu yapanlar âyette   ن  ح    ك ــ  بذ ـ او    ب ـ ةيا ـ  تا ــ اةن  ةنيذلا  ـــ لا  ىل  اس ـ ءا ةم ــ ةث ـ  ﴾١٧٦﴿ن ورحكةف  ةي  ـ ةت ـ  ة ح  ل ــ ةع ـ فم هل            Araf /177 –
                                                        ف ةق ــ  مفو   ي
          temsili (sembolik) bir                                   ۛ ة                               Âyetlerimizi yalan
          anlatım olduğunu                                                                           sayarak sırf kendi
          düşünürler ve derler ki:                                                                kendilerine zulmeden o
          Allah varlığının, birliğinin                                           ف                   kimselerin hali, ne
          delillerini kâinata
                                                                  ة
          yerleştirmiştir. Kendi   يدةت  ف لا ةو    ح لا   ةف ــــ  ه ـــ  ن  ــ فه ـــ   د  ةم ـ ةي فن ﴾١٧٧﴿نو م  ف  ــ ظ ـ  ل ـ    ك ـ  نا ـ ةي او  ـ فم ه  فناةو ـ ۛس ف  ل  çirkin bir ibret
          varlıklarına yerleştirdiği   ــ  م ـ فه ــ ي                                                   levhasıdır!
          akılları da buna tanıklık   ۛ                                                                 Araf /178 – Allah
          etmiştir. Bunları yapmakla,                                                             kime hidâyet ederse işte
          insanın Rabbini ikrar                                                                   doğru yolu bulan odur;
          etmesi için bütün şartları                              ا                                kimi de şaşırtırsa işte
          hazırlamasıyla âdeta onun   ة           ف           ة   ن        ف                      onlar da kaybedenlerin


          şahitliğini almış saymıştır.  ﴾١٧٨﴿ ن ور ـــــــ س اةخ ــــــ لا    م ـــــــ  ه   ك  ــ  ئ ـ  ل لوا ـــــ ةف   ل  ــــ  ل ــ  ـــ ف ض   ي   ن ــــــ ف  ةم ةو  ta kendileridir.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          172
   171   172   173   174   175   176   177   178   179   180   181