Page 177 - e mushaf TR pdf
P. 177

173
          Araf /179 – Biz   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Hz. Peygamber
          cehennem için cinlerden  7-Araf Süresi            Yaprak 07A  Cüz 09   Süre 07  Sayfa 173  (a.s.m) “İsa nüzul edinceye
          ve insanlardan öyle                                                                     kadar ümmetim içinde, hak
          kimseler yarattık ki       Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  üzere kaim olan bir
                                                                                                        topluluk eksik
          onların kalpleri vardır                                                                     olmayacaktır.” Bir
          ama bu kalblerle idrâk                      ِ                                              rivayette: “Kıyamet
                                                           َ
                                                               و
          etmezler, gözleri vardır   173   ﴾٧﴿       فارع ع لا ةروس        ﴾٧﴿                   kopuncaya kadar, hak üzere
          onlarla görmezler,                             َ  ع   َ و                              kaim olan bir topluluk eksik
          kulakları vardır onlarla                                                               olmayacaktır” buyurmuştur.
          işitmezler.
                                                                                                              Araf /182 –
          Hasılı onlar hayvanlar   ة  ة         ة      ف       ف     ى       ة       ف      ة       Âyetlerimizi yalan

          gibi, hatta onlardan da   نو هقف    ةي ـ ة ف  ل    بول ق فم هل سفن لاةو حنج    لا ـ    ةن م  ارييثةك ةمحنةهةج ـ  ل اةنأةرةذ فدةقلةو  sayanları, farkına


          şaşkındırlar. İşte asıl                                                                varamayacakları şekilde
          gafil olanlar onlardır.                                                                   yavaş yavaş helâke
          [46,26; 2,18; 8,23; 22,46; 2,171]                                                        yaklaştırırız. [6,44-45]
          {KM, İşaya 6,9-10; Matta 13,13-  ا                                                      Araf /183 – Ben onlara
                                                                            ة
                                                           ة
                                       ة
                                                                  ة
                                                  ة   ن
                             ة ن
                                                                                   ل
          14}              ك ئللوا اةه ـ  ب نو عةمسةي   ف  ل ناةذا فم هلةو اةه ب نورصفب ي ل  ن ي  فعا ـ فم ه ـ ة لةو اةه  ب ـ  mühlet veririm; fakat
          Araf /180 – En güzel     ۜ                                                               vakti gelince Benim
          isimler Allah’ındır, o                                                                    cezalandırmam pek
          halde bu isimlerle O’na                                                                  kesin ve şiddetlidir.
          dua edin. O’nun isimleri                                ا                               Araf /184 – Bunlar hiç
          konusunda haktan    ا    ة   ن ف       ة       ف      ة ن   ۜح    ل     ف      ة ف        düşünmediler mi ki
          sapanları terkedin. Onlar    ــ ةم ـ ا ء  ف سلا     ح   ل ةو ﴾١٧٩﴿ نول    لا ـ  فاةغ ـ   م ه ك ئللوا ل ـ ۛضا م     ـ ل  ه ــ ف  ةب ماةع ـ فنلاةك  kendilerine tebliğde

          işlediklerinin cezasını                                                                   bulunan arkadaşları
          çekeceklerdir. [17,110;                                                                      Muhammedde
          20,8]                                                                                    delilikten hiçbir eser
                                                               ة
                                                                ح
                                                         ف
                                                  ة
                            ة
                                         ا ل
                                                                                                     yoktur. O sadece
          kadar fazla güzel fiilleri ve  نفوزفج يۛس يه ئاةم ف سا   يياف  نو د حل ي ةنيذلا   ي  او رةذةو اةه ب  هو عفدا  ةف ـ ىنن ف س  لا ـ  ح ـ  ف  ilerideki tehlikelerden
          Allah Teâla sayılamayacak
                               ة

          eserleri ile Kendisini      ۜ                                                           kurtarmak için görevli
          tanıtmaktadır. Bu fiillerin                                                              bir uyarıcıdır. [34,46;
          kaynağı O’nun güzel                                                             ف       81,22] {KM; Yuhanna
          isimleri, isimlerin kaynağı
          da zatî ve sübûtî sıfatlarıdır.  ة ف  ة   ا  ة       ة           ة                            7,20; 8,48}

          Allah Kendisini nasıl   ح قةح  ـ لا ــ   ب ن و  ـــ ةي  ة ــ فه ـ  د    حما اةن  ــ ل ــ فق ـــ  ةخ ن  ـــ حم ـ ف   م ةو ﴾١٨٠﴿ نول  ةي او ـ فع ـ ةم ـ  ك ــ  نا ــ  اةم         Araf /185 – Hiç
          tanıtıyorsa insanın da öyle                                                                 düşünmezler mi
          tanıması gerekir. Yoksa                                                                    göklerin ve yerin
          insan kendi sınırlı akıl ve                                                                hükümranlığını, o
          duyuları ile Allah’ı tavsif                          ف                                   muazzam saltanatı?
          etmeye kalkarsa ciddî                      ن      ة ح       ة ح            ة

          eksiklikler ve yanlışlar   ـ  ه ــ فم   جر د  ـ ةن ـ ف س ـ ةت ــ ف  ۛس اةن   ب او ـ ةي ا ـ  ت ا ــ    ك ـــ  بذ ـــ  لا ةو ـ ي ي ذ ـ ةن  ﴾١٨١﴿ ــ ۟نو    ل   بةو ــ ةي يه ــ  دفع          Düşünmezler mi
          yapabilir. Kur’ân, Allah’ı                                                                 Allah’ın yarattığı
          ulûhiyetin nihayetsiz                                                                  herhangi bir mahlûktaki
          hususiyetlerini ortaya                                                                    ilahî düzenlemeyi?
          koyacak en güzel isimlerle              ف                                                Onu da düşünmezlerse
          tanıtır. Bu ilahî isimler   ة ل           ة ح ي  ة            ة    ة   ة                    bari ecellerinin
          vasıtasıyla insan,   فملةوا ﴾١٨٣﴿  نييت ـ ةم يد  ك ـ في ـ ي   نا م ه    ل ـ ف  فماةو ـ ييل  ﴾١٨٢﴿ ۛنو ملفعةيل    ثفي    ةح ـ   م ــ فن
          yaşayışının her türlü                        ۜ                                           yaklaşmış olabileceği
          durumunda Allah ile bir bağ                                                                   ihtimalini?
          kurma imkânına kavuşur.                                                                      O halde buna iman
          Esma-yı hüsnanın en                                                                     etmedikten sonra, daha
          önemli işlevi Allah ile   ة ل           ة ح ي  ف                              ة          hangi söze inanırlar?


          insan, insan ile Allah   فملةوا ﴾١٨٤﴿  نييب م ري ي ذةن لا ةو ه نا  ة  ة ي     ج ـ حن ــ     ـ  ب ـ ه ـ فم   فن م   حاص  ـ  با ـ ۛ  ةم اورك  ةي ـ ةت ـ ةف ـ ح
          arasında münasebetleri en                        ۜ                                      Araf /186 – Allah kimi
          ideal bir seviyede                                                                        şaşırtırsa onu doğru
          gerçekleştirmektir. Kur’ân,                                                              yola getirecek yoktur.
          insanlığa indirdiği esma-yı                                       م                    Allah onları azgınlıkları
                                                        ة ف
          hüsna bağları ile, şirkin ayrı   ة                                  ة                        içinde bırakır,


          ayrı tanrılara dağıttığı    ءيش   ف ۛ  ن      ح لا   فن م  ةقلةخ  ـ ا    ةمةو ضفرلاةو    تاةوم ـ ن  ة    ح سلا    تو    ةم ـ ل ـ ك  ييفاور  ةي ـ فن ـ ظ ـ  körükörüne yuvarlanır
          münasebete koyar. Böylece  ۙ                                                           giderler. [5,41; 10,101]
          birçok kavramı, Allah ile
          bu isimler, insanlık için
          mümkün olan en yüksek                                           م                          Araf /187 – Sana
          seviyede bir marifetullahı                                                ا              kıyametin ne zaman
                                                         ل
                                                                       ة
                                                                                ف ل
                                                                                       ةع ـ ن
          gerçekleştirirler. Hz.   ةب ث      ةح ـ ي ي د ـ   ـ فع ــ ةد    ه  ة  ـ ل ـ  ه ـ ةف فم ـ  ب ـ ح يا  ةجا بر  فقاد ــ   ـ ةت ـ ۛ ة  ةق نو ك ةـي نا ىس ن ل ف  geleceğini sorarlar.
          Peygamber (a.s.) şöyle                  ۛ                                          ةو   ا
          buyurmuştur: “Allah’ın 99
          ismi vardır. Kim bunları                                                                   De ki: “Onun ne
          bellerse, bunlarla Allah’ı                                                              zaman geleceğine dair
          zikrederse cennete girer.”                                                              bilgi yalnız Rabbimin
                                       ة
                                                                                    ة

          Alimlerin çoğuna göre,   ـــــ فم يف  ـ ي   ه ر ذ ـــ ةي ةو ه  ة    ل ــ  ةه ل  ن ةف  ـــ ة ـ ا   ة ي  د      ح لا  ةم ـــ فن  ي ــ ف ض ـ  ل ــ ل  ﴾١٨٥﴿ ـو ن   ي ـــ  م فؤ ـ  ن  nezdindedir. Vaktini
          esma-yı hüsna tevkifîdir,          ۜ                                                        O’ndan başkası
          yani dinde hangileri
          bildirilmiş ise yalnız onlar                                                                 açıklayamaz.
          kullanılır. Mesela: “Allah
          alîmdir”, denir, ama aynı                                                                 O kıyamet öyle bir
                                                         ة
                                                                         ة

                                                                  ةي ـ ف
          mânaya geliyor diye “Allah  يس ر ـ ن ـ اةه   م نا ة ل ة  ـ ةعا ـ حيا  ة ـ  ة    ح سلا  ـ ن  ةع ك    ةن ـ  ولةـس ﴾١٨٦﴿ نو هةم  ةي مه ـ ف ـ فع ـ   ن اةيفغ   ط ـ  meseledir ki, ne
          âriftir, fatîndir, bilgedir”   ۜ  ف                                                    göklerde ve ne de yerde
          denilmez. Allah’a                                                                       ona tahammül edecek
          yaraşmayan isimler
          vermek, veya vasfettiği bazı                                                              hiç kimse yoktur!”
          isimleri O’na vermemek,          ة
                                                                                           ف
                                                                ة
                                  ة
          hakkında kullanmak, yahut  ي ف    ف تل قةث  ةو ه لا    ا ح ي  ــ ةو   فق ـ اةه ت   ل اةهي ح  ــ ةج ــ يل ـ   ي ل   ـ فن ـ ةد   يحبةر ـ ي   ع اةه  ف  ـ ل ـ  م ـ   ع ام  ة ي  قــل  O size ansızın
                                                                                        حنا ـ ة
          O’nun isimlerini putlar
                                                                                                   gelecektir. Sen sanki
          o isimleri te’villerle       ۜ                          ۛ                               onu biliyormuşsun gibi
          gerçeğinden saptırmak
          tarzlarında olur. Mezkûr                                                                 onu sana soruyorlar.
                                                                     ف
          yanlışlardan her biri,                             ة
                                                                                           ة
                                                                              ة ف
                                              ة
                                        ة ة ة
          Allah’ın isimleri konusunda  اةهفنةع    ح يفةح كحناةك كةنولةـ ف سةي ىةةتفغةب  ح ي    لا  فم كـييتأةت  ة    ل ضفرلاةو   تاةو ن م ح سلا  De ki: “Ona dair
          “haktan sapma” ya girer.   ۜ                 ۜ                  ۜ                         gerçek bilgi yalnız
          Araf /181 –                                                                              Allah’ın nezdindedir;
                                                                                                   ama insanların çoğu
          Yarattıklarımız içinde,                      ذ                                             bunu bilmezler.”
          daima Hakka giden yolu                                                                  [21,38; 42,18; 79; 42]
                                 ة
                                           ة
                                                 ة
                                                             ن

          gösteren ve onunla   ﴾١٨٧﴿ نو م ة    ةي ـ لفع ـ  ل ساحنلا  ة   ا  ك ـ ةث ـ ر    ة ل  حن ك  ن ن  ــ ةدفن     ح لا   لةو   ع اةه  ف     ع ـ ل ـ  م ـ     ف ة ي   ق ــ ل حنا ـ اةم  {KM, Matta 24,3;
          adaleti gerçekleştiren bir                                                                  Markos 13,32}
          topluluk vardır.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          173
   172   173   174   175   176   177   178   179   180   181   182