Page 179 - e mushaf TR pdf
P. 179

175
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Araf /196 – Zira                                                                           Araf /202 –
          benim mevlam, o kitabı 7-Araf Süresi              Yaprak 08A  Cüz 09   Süre 07  Sayfa 175  Şeytanların dostlarına
          indiren Allah’tır ve O     Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  gelince, şeytanlar onları
          bütün iyi kulların                                                                        azgınlığa sürükler,
          koruyucusu olup onları                                                                    sonra da yakalarını
          korur. [11,54-56; 26,75-78;  175  ﴾٧﴿       ِ                    ﴾٧﴿                         bırakmazlar.
                                                           َ
                                                               و
                                                          ع
          43,26-28]                                  فارع ع لا ةروس
          Araf /197 – Allah’tan                          َ      َ و
          başka yardımınıza                                                                             Araf /203 –
          çağırdığınız tanrılarınız                                                                 Onlara keyfî olarak
          ise sizin imdadınıza                                                                   istedikleri bir âyet veya
                                                                                            ة
                                                                               ة
                                                                   ف ة
                                                                                            ح ي
          yetişemezler, hatta   ﴾١٩٦﴿ ـيـ ةن  ـ  لا ــ ي ح  ة    ح صلا  ة ح  ـــ ةو   ةي ـ ةت ـ ل ةو ـ ى   هةو  ۛ بات  ـ  ك ـ  لا لةز ـــ ةن ي ي ذلا   ن ح      ح لا  ةو    ل ـ ح ي ـ ة ي   نا  mûcize getirmediğin
                                                               ة
          kendilerine bile fayda                                       ح                                   zaman
          ve yardımları
          dokunmaz.                                                                                     “Hiç değilse
          Araf /198 – Siz o               م                                                           birşeyler bulup
          müşrikleri (veya         ل ة ا  ك         ة             ة          ة            ة ح       buluştursaydın yâ!”
                                               ة ف
          putları) doğru yola   فم هۛس ففنا لةو فم    رصةن ن و عي ي طةتسةي   ف  ل يه نو د فن م ن و  ةت ـ  عفد ـ  يذلا  ةو   ي ــ ةن  derler.
          dâvet ederseniz
          işitmezler.                                                                                   De ki: “Ben,
          Onların sana baktığını                                                                  sadece Rabbimden ne
          görürsün ama, aslında                   ة      ف   ة ي           ف ي      ة             vahyolunursa ona tâbi
          onlar görmezler.       ن  ـ ي ر ـ  ه ــ فم  ةتةو  او ع    ةي ـ ف س ـ ةم ـ  ل ىد    لا ـ  ه ـ ن  ىلا م  ـ فد    ع ـ  هو ــ ف  ةت ناةو ﴾١٩٧﴿ ور   صفن ن     ةي ـ  olurum. Bütün bu
                                      ۜ
          [35,14]                                                                                  Kur’ân Rabbinizden
          Araf /199 – Sen af ve                                                                     gelen basiretlerdir,
          müsamaha yolunu tut,                                                                     gönül gözlerini açan
          iyiliği emret, cahillere      ف                                                           gerçekleri gösteren
                                                                               ة
                                                                       ة
                                                            ة
                                                     خ ـ   ـ ةع ـ ف
                                                                                  لا نور
                                     ف
                               ف
          aldırış etme.        فر ع ـ ف لا ب ر مأةو ةوف  ف لا ذ ﴾١٩٨﴿ نورصفب ـ  ي ل م ـ ف   هةو كفي ـ ة ي ة        ةي ـ فن ـ ظ ـ  nurlardır. İman edecek

          Araf /200 – Her ne                                                                          kimseler için bir
          zaman şeytandan sana                                                                     hidâyet ve rahmettir.”
          bir vesvese gelecek                                                                         [2,129; 6,104]
          olursa, hemen  Allah’a
                                   ة
                                                                                            ل
                                                           ة ي
          sığın. Çünkü o duaları   ف  ـ  غز ةن  ناط  ـ في ـ  ة حشلا ن ـ ة   م ك ة ة    ةغ ـ حن ـ  ة    زفنةي احماةو ﴾١٩٩﴿ ييل ةن ـ  ـ  ه اةج  ف    لا ـ  نةع  ف ض رفعاةو
          işitip icabet eder ve her                                                                  Araf /204 – Öyle
          şeyi bilir.                                                                                   ise, Kur’ân
                                                                                                   okunduğunda hemen
          Allah’ın emirlerine ve                                                                  ona kulak verin, susup
          rızasına aykırı tarafa çeken,  ة  ة ة                            ة       ف ن ي          dinleyin ki merhamete
                                          ح ح ي ﴾٢٠٠﴿ يــ  م
          içten içe dürten herhangi bir  حتا ن ـــ ة ـــ ةق ــ افو  ــ ي  ي ذ  لا نا  ــــ يل ـ  ةع  ع  ـــ ي م ــ ي ــ  ۛس   ه ـــ    حن ا   ۜ  ح لا ب  ـ ةت ـ  ع ـ  ذ  ةف ـ ف س ا  nail olasınız.
          vesvese gelirse, müminin
          Allah’a sığınması, istiaze
          kalesine girmesi                                                                            Gerek namazda,
          emrolunuyor. İnanç                                                                       gerek namaz dışında
          esasları, ibadetler, haramlar,     ة ة       ة                       ا ة

          insanlara karşı davranışlar,   ـــ فم   ه اةذ  ا ـــ ةف  او ر ـــ حك  ذ  ةت  نا  ة  لا ن ــــ ة ـ حش ـــ في ــــ ط ـ   ــ   م  ف  ط ــ  ئ ا ــــ    ة  ــ ح س ـ  ه ـ فم  ةم اةذا ي  Kur’ân okunurken
          hülasa insanın hayatında                                                               mânasını bilmeyenlerin
          karşılaşacağı her türlü                                                                  sükût edip sükûnet ve
          durumda vesveseye mâruz                                                                  huşû ile dinlemeleri,
          kalınca Allah’a yönelmek,                                                                    bilenlerin ise
                            ة
          O’nun korumasına girmek                                                                      mânalarını da
                                                                                   ة
                                       ة ة
                                                                            ي
          gerekir. Âyetin muhatabı   نورصق ــ ف   يل حم ث  ف    لا ــ ح يةغ    ةنو ـ  ه ـ  ف فم ـ ي  ةي م ه  ــ  ناةو ــ ف ــ حد م  فخاةو ﴾٢٠١﴿ۛنورص   م ــ فب ــ
          zahiren Hz. Peygamber                                                                    düşünmeye çalışarak
          görünmekle beraber,                                                                      dinlemeleri gerekir.
          aslında bu hitabı işiten
          bütün insanlardır.                                                                        Araf /205 – Sabah
          Araf /201 – Allah’a   ة ي ف                        ة ة   ن         ف    ة                 ve akşam Rabbini,
          karşı gelmekten   ا  ــ اةم  ـحنا ل ــ  ق اةه  ـــ ةت ــ ةب ــ في ــ ةت ـ  فجال فو     ةت م    ل ا ــ ف ــ  ت أ ـــ ه ــ  ب فم ــ ةي ا ـــ ةق  ة ــ لا ــ لاو ــ  ي    ةذ ا  ةو ﴾٢٠٢﴿  içinden yalvararak,
                                      ۜ
          sakınanlara şeytandan                                                                    ürpererek ve yüksek
          bir hayal sinyali                                                                         olmayan, kendinin
          ilişince, hemen                                                                          işitebileceği bir sesle
          düşünüp kendilerini   م                                            ا
                                                    ة
                                                                                           حت ا ــ ـ ب ــ  ع
          toparlar, basiretlerine   فم ك  ـــ فن    حبةر      ئ ا ۛ ـ  م ر  ـــ اص  ةب  اذ   م ي ــ ح ـــ  فن   يحبةر ـــ ي   نه  ـــ  ة ي ة  لا ى ــ نح و  ةم ـ  يا ــ  ة ل  zikret, gafillerden olma!
          tam sahib olurlar. [3,7]                        ۛ                                           [17,110; 76,25]
          Allah’a karşı gelmekten                                                                       Araf /206 –
          sakınanlar, müttakiler,                                                                Rabbine yakın melekler
                                                    ة
          hissetmezler. Şeytan onları    ن  ف  ق ـ  لا ـ   ةئر ـ  ق  اةذاةو ﴾٢٠٣﴿ ـن و  ــــ  ن   م فؤ ــــ  ي  م فو  ـــ ةم ــ  ل  ة ـــ ةق ـــ  فح ةر ةو ىد ــــ ى   ه ةو  O’na kulluk ve ibadet
                                            ي
          kendilerini tam emniyette
                           نار
          da etkilemeye çalışır. Fakat   ف                                                             etmekten asla
          onlar bunu bildiklerinden,                                                              kibirlenmez, hep O’nu
          şeytanın bir tayf, bir hayal                                                            tenzih ederler ve yalnız
          eseri gibi bir etkisine mâruz  م                    م                                     O’na secde ederler.
          kalıp gözleri bulanabilir.   ة ة       ة               ة  ة ح     ل    ة
                                                        ف

          Ama çok geçmeden gerçeği  حبةر ــ ك  ف     فذ ك ـــ  ر  اةو ﴾٢٠٤﴿ نو م ـ ةحر   ت فم ــ  ك  ـ لةع لاو تص ــ فناةو   ه ـ ل او ع  ـ  م ـ  ةت ف ساةف
          sezer, Allah’a sığınmak                                                                   Kur’ân-ı Kerîm’de
          gerektiğini hatırlar,                                                                     14 âyetin okunması
          basiretleri açılır, vartadan                                                           veya işitilmesi sırasında
          kurtulurlar.                                                                           “tilavet secdesi” yapılır.
                                                      ف ة
                                         ف
                                ف
                                                                        ى
                             حو د غلا ب ل فو  لا ن ــ ة ـ ةق ـ       ـ ةج ــ فه ـ  م ر  لا نو د ةو ىة  ـ ي ـ ةف ـ  ي خةو ا  ح  ةت ـ ۛ ض ـ ع ر ـ  ة       ةن ـ فف ـ س ـ ك  ييف  Bu secdeyi yapmak
                                                                                                          vaciptir.
            ه دجس                                                                                   Mushaf-ı Şerifteki
                                                                          م
                                                                                 ة
                             ة       ـ فن ـ ةد    حبةر ــ ك   ع ةنيذ ـ ي  ة ة  ف     ــ ةن لا ــ ةغ ـ  ف ا ـ   م فن ك    ةت ـــ  ل ةو    لاۛص لاةو  sıraya göre bu âyetler
                                                                                          ن ف
                                            لا نا
                                             ح ح ي ﴾٢٠٥﴿ ةنييل
                                                                                                         şunlardır:
           ﴾٠٠٠٠﴿                                                                                    A’râf, 206; Ra’d 15;
                                                                                   ذ              Nahl 49; İsra 107; Meryem
                                                                                                    58; Hac 18; Furkan 60;
                                             ة
                                 ة
                                                                              ة
                           ﴾٢٠٦﴿ نو د ج ف سةي  هلةو  هةن  ـ ۛس ـ  حب ــ  ح ـ و     ي ةو  ه ــ ي   ت ةد اةب   ع ن ــ ف ــ  ةع نور ب  ــ ف س ـ ةت ـ ك  ةي ل ة  Neml 25; Secde 15; Sad 24;

                                                                                                    Fussilet 38; Necm 62;
                                                                                                     İnşikak 21; Alak 19.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          175
   174   175   176   177   178   179   180   181   182   183   184