Page 183 - e mushaf TR pdf
P. 183

179
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Enfal /26 –                                                                                Allah tuzak
          Düşünün ki bir zaman   8-Enfal Süresi             Yaprak 10A  Cüz 09   Süre 08  Sayfa 179  kurmaz. Sadece tuzak
          siz dünyada az ve zayıf    Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  kuran olursa, tuzağı
          idiniz.                                                                                     boşa çıkarması
                                                                                                   anlamında, müşakele
                                                      ِ
                                                        َ ع َ
                                                              و
             Öyle ki insanların   179      ﴾٨﴿       لافن ع لا ةروس        ﴾٨﴿                    babından, bu fiil O’na
          sizi tutup kapacağından                              َ و                                isnad edilir. Müşakele:
          endişe ediyordunuz.                                                                        Muhatabın lafzını
                                                                                                   kullanarak, farklı bir
                                                                                        م           mâna kasdetmektir.
             Bu halde iken                                                                        Mesela itaatsizlik edip
                                           ة ف
                                                   ة

                                                                               ل ي ا
          Allah size yer yurt   ة   ــ ةخ ــ  فا ــ نو  ةت ضفرلا  ــ ي   ف نو ف  ـ ف س ـ ةت ــ ف ض ـ ةع ــ   م ل  ةق ـ يل ـ ي ـ  ــ  ت ـ فم  فنا فذا اور  ك ـ ــ   فذاةو  sırıtan çocuğuna babası:
          nasib etti, sizi                                                                        “Sen gül bakalım, ben
          yardımıyla destekledi,                                                                     de sana gülerim!”
                                                                                                      derken, babanın
             sizi temiz ve helâl       م            م                      م     ة                gülmesi gibi. Müşakele
                                                                                            ف ل
          şeylerle rızıklandırdı, ta     ـ ةن ــ ف ص ـ يهر   ب  فم ك  ـــ  د  ة ل ة  حياةو فم ك  ي و ا ن  ــــ ن ـــ  ةف  س ا ة  لا ـ حن ـ     م ك  ح  ــ ةت ــ ةخ ـــ ط ــ ةف  ةي  نا  üslubunda olmaksızın
          ki şükredesiniz.                                                                         Allah Teâla hakkında
                                                                                                 tuzak, istihza, hud’a vb.
                                                                                                  kavramları kullanmak
             Enfal /27 – Ey                    م                                                       caiz değildir.
          iman edenler! Allah’a           ة            م   ة ح  ة       ة ح        م

          ve Resulüne hıyanet   ـــ ةه ـ ا  ا   ل  ةي ــ حيا ا ﴾٢٦﴿ نور ك  ةت فم ــ فش  ك  ــ ةع ـــ ل ـ  ل    تاةب  ـ  حي ـ    طلا  ــ ةن   م  فم ك ـــ ةق ةز ةرةو
          etmeyin,                                                                                  Enfal /31 – Onlara
                                                                                                  âyetlerimiz okunacağı
                                                                                                          zaman:
             bile bile
          aranızdaki                     ا ل       ة          ن              ة      ن       ة ح
                                                        ح
          emanetlerinize de    ـ فم ك  ت اةن اةما  او  ـــ  خ ـ  نو ـ  ةتةو لوسةر لاةو  ـ    ة ح لا  نوـاو   خ ـ  ـــــــ ةت ل   ةما ن  لا ـــ ي ي ذ ــ ة ــ  ن ــ او  “Artık anladık!
          hıyanet etmeyin.                                                                          Biliyoruz! Dilesek
                                                                                                  bunun benzerini biz de
             Enfal /28 – Biliniz  م                                                                 söyleyebiliriz. Bu,
                                                                                                      önceden geçmiş
                                                                       ة
                                                                                           ل
                                               ة ل
                                        ل ا
          ki mallarınız ve   فم ك ــ   ل اةو ــــ فما  ام  ـ ـــــ ة  ـحن ا  او م  ة ا  ـــــ ل ـــــ  فع اةو ﴾٢٧﴿ نو م  ة  ـــ  ت ـــ فم ةت   ــــ فع ـــ ل ـــــ  فن ا ةو  insanların
          evlatlarınız, sadece                                                                   masallarından başka bir
          birer imtihan                                                                             şey değildir” derler.
          konusudur. Büyük                                                                                [25,5-6]
          mükâfat ise, âhirette                                                  م
          Allah nezdindedir.     ا   ل              ل ا      ن  ة ح ل                   ة ل
                                        ۟
                                                                                                     Enfal /32 – Hani

          [64,15; 21,35; 63,9]    ةي ـ حيا ا ــ اةه  ﴾٢٨﴿  مي ي ظةع رفج ا  هةدفن   ع  ـ    ة ح لا  ناةو   ة  ــــــ فت ـــ ةن ـــ ۙ   ف  فم ك   د ل فو ا ةو  bir zaman da onlar: “Ya
                                                                                                  Rabbî, eğer bu Kur’ân
             Enfal /29 – Ey                                                                       senin tarafından gelmiş
          iman edenler! Siz                  م                                                       hak bir kitap ise
                                                                                     ن
                                                                           ف ي
          Allah’ı sayar    رح        ى اناةقر  فم     ف ـ  ك ـ ة ف  ن  ة  ـــــ حت ــــــ  ق ــ او   ة ح لا   ةي ــ فج ــ  ةت نا ـــاو  ا  ـــ  ن  ةم ا ن  ة ح لا ـ ي ي ذ ــ ة
                                                 ل لةع
          haramlardan       ف  فةك ـيةو  ف
          sakınırsanız,                                                                              hemen üzerimize
                                                                                                 gökten taş yağdır, yahut
             Allah size hakkı                                  م             م                    bize acı bir azap ver!”
                                                                                                        demişlerdi.
                                                                    ف     ل
                                                 ف ةف ـ ف ض ـ
          batıldan ayırd edecek    ﴾٢٩﴿مي ي ظ  ـ ةع ـ  ف لا ل  ـ لا و  ذ   ن  فم   ةو     ح لا  ك ة  رففغةيةو فم ك  تاةـ حيۛس فم كفـنةع
          bir anlayış kuvveti                                ۜ
                                                                                                        Enfal /33 –
          verir,                                                                                    Halbuki sen onların
                                                                   ف
                                                                            ة
             sizin günahlarınızı
                                       ل ة
                                                   ل ة
                                                                            ح ة
                                                                                                  müddetçe Allah onları
          örter, sizi affeder. Allah  ة ۜكو جرفخ ي فوا كول  ـ  تفق ـ  ةي فوا كوت  ـ  ي ـ فث ـ  ب ـ   ل اورةف ك    ةني ي ذلا ـك     م  ـ ك ـ ر  ب  فمةي فذاةو  aralarında bulunduğun
                                                                                            ي


                                                                                                   azaba uğratmaz; eğer
          büyük lütuf sahibidir.                                                                  onlar istiğfar ederlerse
          [57,28]                                                                                  Allah bu takdirde de
                                                                                    م             [29,53; 38,16; 70,1-3;
                                                                                                    onlara azab etmez.
                                                                             ة
                                                              ن
             Enfal /30 – Bir
                                                        ن
                              ي
          vakit de o kâfirler senin اةذاةو ﴾٣٠﴿ ةنير    نك ـ  ـ اةم ف لا ر  ةخ ـ في ـ     ح لا    لا  ر ك   ح  ةو     فم ــــ  ـــــــ ةيةو ن ور  ــــ فم ــــ ك ــــ  ةي ةو  26,87]


                                        ي
                                                             ۜ
          elini kolunu bağlayıp
                                                                                                      Burada “azaba
             zindana mı                                                                           uğratmaktan” maksat,
                                                                             ن
          atsınlar, yahut   ة  ــ فث ـ ل   م اةن  ــ  ق ـ ل ــ  ة ف  ل  ءاا  ة  ۛس د ـ ف ـ  م ـ فع ـ ل اةن ـ ةن فو ــ ۛش  ةق  او    ةق ـ لا ـ اةن  ةيا م  ة    ةع ـ ل ـ في ـ ه ـــ ف ـ  ت ا ـ  ن   ت ـ فت ــ ىل  onları kökten imha
          öldürsünler mi,                                                                             edecek bir azap
                                                                                                   gönderilmesidir. Hz.
                                                                                                     Peygamber (a.s.)
             yahut seni ülke                                                                       aralarında iken, Allah
          dışına mı sürsünler diye  ف   ن                                    ا                     Teâla böyle bir azap
                                                                              ة ا
                                                                                          ا
                                                                                      ف

                                                              ة ة ف
                                                                           ل ح ي ة
                                                  ي
                                                                                           ة ي
                                 ف ي
          birtakım tuzaklar   ة  ك ـ نا   نا    ة ح  اولا ـ ةق فذاةو ﴾٣١﴿ ــيـ ةن  يلحولا ري  ـ ي طا ــ  ۛسا لا اذ ــ نه  نا   اذنه  göndermeyeceğini
                                     حم هللا
          planlıyorlardı.                                                                 ۙ              bildiriyor.
             Onlar tuzak                                                                            İstiğfardan maksat
          kuradursunlar, Allah da                                            ة                    ise: ya müşriklerle aynı
                                                             ة
          tuzak kuruyordu. Allah   ةن م  ىةةر اةج ــ  ح اةن  ة  ـ ل ــ في ــ  ةع  ر  ة  ــ فم ا ـــ  ط ـ  ةف  ك د   ع ــ فن ــ    ـــ فن   م  ق  ـــ ةح ـــ ح  ف لا ةو   ه  ـــ  ة  نه ـ اذ  memlekette kalan
                                                  ف
          tuzak kuranların en                                                                     müminlerin istiğfarları,
          hayırlısıdır.                                                                             yahud kendilerinin
                                               ف                                                    Allah’tan mağfiret
                                                                      ة
                                           ة ن
                                                                 ل
                                ح      ل  ــ  ي ـ ةع ـ ةب ذ ــ فم ه    ح لا  ن ا  ةم ةو ـ ا ك ـ  ﴾٣٢﴿ يـــم  ـ يلا باذ   ب اةن ـ ةع ــ  ـ فئا وا  ءام  ة ا  لا ـ ح س ـ ة  dilemeleridir.
                                                                                   ل
                                                                                     ت ـــ


                                                                     ف
                                 ة
                                                         ح
                                                                                            ل
                           ﴾٣٣﴿ن ور ففغةت ف س  ـ ةي فم ـ   ه ةو فم هب ذةع  ة ن  ـ  ا ك ـ نا     ح لا    م ـ    ةمةو   ۜ        يف ـ ي ـــ ه ــــــ فم  ـــ ۛ ت  فناةو
                                                       ة

                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          179
   178   179   180   181   182   183   184   185   186   187   188