Page 178 - e mushaf TR pdf
P. 178

174
             Araf /188 – De ki:  Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Araf /190 – Fakat
          “Ben kendim için bile   7-Araf Süresi             Yaprak 07B  Cüz 09   Süre 07  Sayfa 174  Allah kendilerine
          Allah dilemedikçe          Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  kusursuz bir çocuk
          hiçbir şeye kadir                                                                          verince, annesi de
          değilim:                                                                                   babası da ölçüyü
                                                      ِ
                                           ﴾٧﴿       فارع ع لا ةروس        ﴾٧﴿           174       kaçırıp verdiği çocuk
          Ne fayda                                        ع  َ  و                                     sebebiyle şirke
          sağlayabilirim, ne de                         َ       َ و                                      bulaştılar.
          gelecek bir zararı
          uzaklaştırabilirim.
                                م                                                                    Tuttular, Allah’a
                                                                                        ا
                                                    ة ى

                                                                                      ل ة ف
                                                    ح ي ح
                                                             ة ى
          Şayet gaybı bilseydim         ن ة   اش اةم لا ار    ۛض ـ  لةو اع    ةن ــ فف ــ  يسف  ـ ةن ــ ف   ل ك ل ـ فما ل  قــل  birtakım şerikler
                                              ۛ ـ ءا     ح لا   لةو ــ فو   ك ـ فن ـ   ت
          elbette çok mal mülk         ۜ   ة                              ي                        yakıştırdılar. Halbuki
          elde ederdim, bana hiç                                                                       Allah onların
          fenalık da dokunmazdı.                                   ذ                              yakıştırdıkları her türlü
                                                                                                  ortaktan münezzehtir.
          Ama ben iman edecek   ا       ة             ف                     ة        ف       ل ة
          kimseler için sadece bir ءو ح س  لا ي ن  ـ ح س ـ ة ــ  ةم اةمةو ر  لا ن   م تر  ــــ ةت ـ ك ــ ةث ـ   ـ ة ـ ةخ ـ في ـ  ف س ل ب  لا ــ ةغ ــ في ــ ۛ  فعا ــ ل ـ  م  Araf /191- Araf /

                                                               ف

          uyarıcı ve bir                        ۛ                                                 193 – O’na hiç bir şey
          müjdeleyiciyim.” [72,26]                                                                    yaratmaya güç
                             م                                                                      yetiremeyen, zaten
          Bu iki âyet, hak din olan   ة    ة ح         ة                              ة ح ي ل ل ف ي  kendileri de yaratılıp
                                                                                         ة

          İslâm’ın başlıca delillerini   فم ك    ةخ ـ ل ـ ةق  ي ي ذلا ةو   ه ـــ ﴾١٨٨﴿  ۟نو ن  ـ  مفؤ ـ   ي مفو  ي    ـ ش ـ ي ـ  ل ر ــ ةق ـ  ةبةو ريذ ـ ي  ةن لا انا نا  duran mahlûkları mı eş
          pek güzel özetlemiştir.                                                                    ortak sayıyorlar?
             1. Hz. Muhammed
          (a.s.) gibi son derece akıllı,    م                                                       Halbuki o şerikler,
                                                                   ة
                                                                                                         kendilerini
          son derece dürüst,
                                                                                        ةن ـ ف ن
                                       لا ةن
          güvenilir, güzel ahlâkın her  احم  ة ة  ةف   ــ ل ــ  ۛ  ــ في ـ اةه  ة ي  ك  ف سةي ل اةه ــ ةجفو ةز اةهفن   م  ـ  لةع ـ ةجةو    ة ةد حاةو   سف ــ ف   م  putlaştıranların

          bölümünde mükemmel bir                                                                 imdadına yetişemezler.
          şahsiyetin onu tebliğ edip
          yaşamasında tatbik etmesi.                                                                 Hatta onlar kendi
                                             ا
                                        ة ل ة ة
                            ن
                                                                                         ن
                                                             ى
                                                        ح
             2. Göklerin, yerin ve   ة ح لا  اةوةعةد  ف تلةقفثا احملةف  ه ـ ي   ب  ف تةرةمةف افيف    ةخ ـ ي  ىلفمةح ت ة  ةح ـ ةم ـ ل ـ ف  اةهيشةغ ةت ـ ح  nefislerine bile yardım
          her bir yaratığın iyice                 ۛ                                                   sağlayamazlar.
          incelenmesi, o mükemmel
          nizamın, her şeye kadir
          mükemmel bir yaratıcısının                        م                                         Şayet siz onları
          mutlaka bulunduğu.   ا ة                                                                 doğru yola çağıracak
                                                       ة
                             ة
                                              ة
                                                                                ن
                                                                ل اح
             3. Âciz ve fanî olan   احملةف ﴾١٨٩﴿ ةنير    نك احشلا ةن م  حنةن و  ـ ةـن ك  ة ى  ـ  لا ـ  ۛص ا  ةتا ن  ة  ة حبةر ـ  ه ـ اةم   ل ـ  ئ ـ ف ــ في ـ ةت ـ ةن ـ  olursanız size uymazlar.
          insanın, diğer bütün            ي
          insanlar gibi dünyadan
          ayrılacağı gerçeği. Bütün                                                                 O müşrikleri siz ha
          hayatları emanet veren,                                                                hakka çağır mışsınız, ha
          onları istisnasız geri alıyor.                                                         susmuşsunuz, size karşı
                                 ة
                                                         ا
                            ن
                                                                           ى
                                               ا ام
          Şimdiye kadar gerçeği     ح لا  ىلاةعةت ةف ام  ن ا  ـ ي ـ ة نت ـ ي ـ  ه ــ ة ـ  يف ءاةك ر  ة ل ل  ةج ـ ةع ـ ة ــ   ه  ش ـ   اح  ۛص ــ  لا ـــ  نت ا ــ ي ـ  ه ــ اةم  ن  onların durumu aynıdır.
          anlamadıysa, bari imtihan     ۛ              ة    ة
          vakti dolmak üzere iken                                                                    [22,73-74; 37,95;
          fırsatı değerlendirip, Hakka                                                                 37,93; 21,58]
          dönmeli. Hasılı, bu üç küllî                           م
          delilden de anlamayan                                                                      Araf /194-Araf /

                                                         ة
                                                              ة
                                                                               ة
                            ة
                                           ى
                                                                        ل
                                                                                          ة
                                                                              ن
                                                                                 ـ
                                                                                و
          insanın, gerçeği bulmasına    نو ق ة  ـ فم    ي ـ فخ ـ ل ـ   هةو اـ  ـ في ـ  ۛش  قلفخ    ةي ــ  ل اةم نو    ك ـ  رش ﴾١٩٠﴿  ك رش  ي ام  ةع ـ ح ـ ف
                                                                        يا ـ ف
          yol kalmamıştır.                                                                        195 – Allah’tan başka
                                                                                                  dua ve ibadet ettiğiniz
                                                                                                  bütün putlar, sizin gibi
             Araf /189 – O’dur                                                                           kullardır.
          ki sizi bir tek candan                          ا
                                      ة
                                                                                      ة
                                                                      ة ة
                                                       ل ة ى
          yarattı ve bundan da,   ي ف  ةو   ا   ن  ﴾١٩٢﴿ نور   صفنةي فم هۛس ف ـ فنا لةو ار ف صةن فم هل نو ع  ـ ف س ـ ةت ـ ي ط ـ ي ـ  ةيلةو ﴾١٩١﴿

          gönlü kendisine ısınsın                                                                     Onların tanrılığı
          diye eşini inşa etti.                                                                     hakkındaki iddianız
                                                                                                     yerinde ise, haydi
          Erkek eşini sarıp                م                م                                     bakalım onları çağırın
                                                ة
                                                                               ف
                                                      ا
                                                                                  ة ي
          bürüdü, o da hafif bir   فم ه و م ت  فوةع ةدا ل  فم ك  فـيلةع ءاةوۛس فم ك  ة  ة    ل ةي ــ حت ـ  ب ـ و ع  ىند هلا ىلا فم ه و عفدةت  da size cevap versinler
          yük yüklendi, hamile                            ۜ                                              bakalım!
          kaldı. Onu bir müddet
          taşıdı.                                                                                       Nasıl icabet
                                                                                                   edecekler ki, onların
          Hamileliği ağırlaşınca   ن       ة                ة ة        ة                     ل ل  yürüyecek ayakları mı
          her ikisi de Rableri olan   ح لا  ن و       د  ن ــ ف   م  نو   ع د  ةت ن  ــ ي ي ذ ـــ ة ـــ ف ـــ  ح ح ي ﴾١٩٣﴿نو ت ـــــ  ـــ  م ا  ۛص م   فما ا   فن ــــ  ت ـــ ف  var? Yoksa tutacak
                                                            لا نا
          Allah’a yönelip “Eğer                                                                        elleri mi var?
          bize sağlıklı, kusursuz
          bir evlat verirsen     م      م                                    م
          mutlaka Sana şükreden              ة             ف                           ل               Veya görecek
                                   ف ي
          kullarından oluruz”        ك ــ فن ـ  ت ـ فم  نا فم ك ــ  ةف م ــ ف ـ ل ـ ةي ـ ف س ـ ي جةت ـ ي ـ  ب ـ ل او   ه و ــ  ع فدا  ةف فم ـ  ك     فما ـــ اةث ل ـــ      ع ـ اةب  د  gözleri mi var? Yahut
          diye yalvardılar. [4,1;                                                                  işitecek kulakları mı
          49,13; 30,21] {KM, Tekvin                                                                   var, neleri var?
          2,21-22}                                                                                     De ki: “Haydi
                                           ل
                                                ة ل
                               ة
                                                                       ل
                                                       ة
                                                                                                    bütün şeriklerinizi
                             اةه ب  نو ش طفبةي  دفيا فم هل فما اةه ب نو     ـ ةي ل ـ فم ـ  ش ـ   جفرا م  ة ل لا ـ  ه ـ ف  ﴾١٩٤﴿ ـيـ ةن  ۛص ـ ا   يق  د  çağırın, sonra bana

                                                                                                 istediğiniz tuzağı kurun,
                                                                                                      haydi elinizden
                                                                                                 geliyorsa bir an bile göz
                                                                                             ل ة
                                                       ة ل

                                ة
                                                                 ة
                                                                                     ل
                                                 ن
                                                                                                    açtırmayın!” {KM,

                           ۜ   ب ــ اةه   نو ع  ـــ ف س ـ ةم ــ  ةي ن اةذا م  ـــ  ه ــ ف  ل فما  اةه     ب ـــ  ن ور  ص ــ       ــ فب ــــ   ي  ن  فعا ـــ  ي ـــ  فما ل  ــ  ه ـ فم  Mezmurlar 115,2-8;
                                                                                                      İşaya 44,9-20}
                                                                  م
                                                           ة
                           ﴾١٩٥﴿  ن ور     ت ل ـــــ ة ـــ فن ـ  ظ ــ  ةف  نود  ـ ي ـ    يك  حم ــــ  ث فم ك  ة  ــ  ءا  ا ةك ر ـــ   ش  او ـــ  ع فدا       ق ــــ ل
                                                                           ة

                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          174
   173   174   175   176   177   178   179   180   181   182   183